Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/468 E. 2021/386 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/468
Karar No
2021/386
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1381 KARAR NO:2024/1640 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:14/04/2021 NUMARASI:2019/468 E. - 2021/386 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 01.04.2014 tarihinde "Satış ve Hizmet Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davacı ile davalı arasında bir cari hesap ilişkisi kurulduğunu, davacının sözleşme ekinde yer alan geri dönüşebilen atıkları...'den satın alacağını ve satın aldığı hurdalar karşılığında, "bronz talaşı" diye tabir edilen değerli hurdalarla ya da nakit olarak ödeme yapılacağını, sözleşme imzalandıktan sonra davacı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve en son hurdaların tesliminin sağlanması için davalı...'ün ... fabrikasına 2 adet sızdırmaz konteyner teslim ettiğini, ancak, davacı üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmesine rağmen, davalı tarafça hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız ve hukuka aykırı şekilde taraflar arasında akdedilen 01.04.2014 tarihli "Satış ve Hizmet Sözleşmesi" nin feshedildiğini, hurdaların tesliminin sağlanması için teslim edilen 2 adet konteynerin de iade edildiğini, davalının sözleşmeyi haksız feshi üzerine davacı tarafından Gaziosmanpaşa .. Noterliği vasıtasıyla 06.11.2018 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek, cari hesap sonrası kalan bakiye alacak 27.551,52 TL ile 2 adet konteynerin iadesinin istendiğini istendiğini, ancak davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını ve cevabi ihtarname de keşide edilmediğini, tüm bunlar üzerine davacı alacağını tahsil etmek amacıyla ... numaralı dosyasıyla genel haciz yoluyla 66.952,60 TL tutarında takip başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalı borçlunun ... numaralı dosyasına vaki itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin 27.551,00 TL üzerinden devamına ve %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacı tarafından .... sayılı dosyasından teminat alacağı ve konteyner bedeli konu edilerek davalıya karşı 26/01/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığını, taraflarınca yetkiye itiraz edilmesi üzere, dosyanın Büyükçekmece'ye gönderildiğini,.... sayılı dosyasından ödeme emri çıkarıldığını ve borca itiraz edildiğini, takip talebinde çıkarılan ödeme emirlerinde ve arabuluculuk başvurusunda alacak konusunun "teminat bedeli alacağı ve konteyner bedeli" olarak ifade edildiğini, ancak iş bu davada davacı, "cari hesap ilişkisine dayanan bakiye" alacağı talebinde bulunmakta konteyner bedeli konusunda ise herhangi bir talepte bulunmadığını, ... Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik nedeniyle ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayın incelemesinde, her iki tarafın tacir olduğu, davalı tarafın yerleşim yeri de dikkate alındığında mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava açılmadan önce arabulucuk dava şartının yerine getirildiği, arabuluculuk tutanağında uyuşmazlığa ilişkin gerek eski gerekse yeni icra dosya numaralarının ve uyuşmazlık konusunun belirtildiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi olması ve sözleşmeye dayalı alacak talepleri için 10 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğundan davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, davada hukuki yararın bulunduğu, taraflar arasında satış ve hizmet sözleşmesi bulunduğu, alıcının ... AŞ olduğu, sözleşmenin konusunun geri dönüşebilen atıkların, davalı tarafından davacıya satılması davalının üretim ve faaliyetleri sonucunda ortaya çıkacak olan ve daha önce çıkmış olan demir metal çapakları ve talaşları, alüminyum, demirdışı toz ve parçacıklarının atıklarının toplanması ayrılması taşınmazı ve geri kazanılması işleri olduğu, sözleşme süresinin 1yıl olarak düzenlendiği, tarafların yükümlülüklerinin sözleşmenin 4. Maddesinde düzenlendiği, malların teslimi ve ödemenin sözleşmenin 5. Maddesinde düzenlendiği, sözleşmenin yürürlük tarihinin 01.01.2014 tarihi olduğu, davacı tarafın fatura ve sevk irsaliyelerini sunduğu, davacı tarafın davalı tarafa gönderdiği ihtarname ile sözleşmenin tek taraflı feshi nedeniyle 3 adet sızdırmaz konteynerların teslimi ile açık hesap sonrası kalan 27.355 TL'nin davacının hesabına gönderilmesinin talep edildiği, dosyada tarafların BA ve BS kayıtlarının istenildiği, icra dosyasının celbedildiği, icra takip kalemlerinin teminat olarak kalan bakiye alacak 27.355,00TL, büyük ve küçük sızdırmaz konteyner bedeli ile işlemiş faiz bedelinin ve ihtarname bedelinin talep edildiği, dava değeri olarak 27.551,52 TL'nin belirtildiği, davalı tarafça sözleşmenin feshine ilişkin her ahngi bir belgenin sunulmadığı, dosyada mali müşavir bilirkişi ...'den rapor alındığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporda davacının ticari defterinin incelendiği, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları uyarınca davalıdan 27.551,35TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, ba ve bs kayıtlarının incelendiği, kantar fişlerinin incelendiği, davalı tarafın 2013 yılında ltd şirketi olduğu 2014 yılından AŞ olarak hesaplarda bulunduğu, buna ilişkin davalı tarafın son celse beyanı olduğu, faturaların ve irsaliyelerin incelendiği, davalı taraf adına ...'ın isim ve imzası ile tesliminin yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafın rapora itiraz dilekçesinde teslim edilen kişiye ilişkin açık bir itirazının bulunmadığı, davacı tarafın teslim ile alacağa hak kazandığı ancak ancak gerek ihtarname içeriği gerekse icra takip içeriği, icra takibi ile bağlılık kuralı dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği, davaya konu alacak talebinin likit olmadığı yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden bu tazminat istemlerinin reddine karar verilerek... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesinin 2018/23297 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 27.355,00TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, devamına karar verilen toplam 27.355,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranlarda avans faiz uygulanmasına, yasal şartları oluşmadığından davacının icra inkâr, davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın kaldırılarak icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İİK 67. madde gereğince icra inkar şartlarının gerçekleştiğini, faturaya dayalı cari hesap alacaklarının likit alacak olduğunu, somut olayda davalı tarafın sözleşmesel ilişkiyi kabul ettiğini, taraflar arasında mal alış verişi olduğunun sabit olduğunu, bununla birlikte davalı tarafın defterlerini dosyaya sunmamasının aleyhine değerlendirilerek borcun kayıtlı olduğunun kabulü ile bu hususun kendi defterleri bakımından da aydınlatılacağı endişesiyle dava dosyasına sunulmamış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, alacağın likit olduğunun ispat edileceğini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, mahkeme gerekçeli kararında takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranlarında avans faiz işletilmesine yönelik karar verdiğini ancak avans faizinin değişken oranlarda uygulanan bir faiz türü olduğunu, mahkemece yazılmayan "değişen" kelimesinin karara eklenmesi gerektiğini, aksi halde hükmün hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın ve icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satımdan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, satış ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemenin kabul etmiş olduğu alacak miktarının likit ve bilinir olup olmadığı, mahkemece icra inkâr tazminat talebinin ret kararı ile hükümde belirtilen faize ilişkin kararın isabetli olup olmadığına dairdir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 01.01.2014 tarihli satış ve hizmet sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede davacının alıcı, davalı şirketin satıcı olduğu, sözleşmenin konusunun 2.maddede, ek1'de yer alan geri dönüşülen atıkların ... tarafından ...'e satılması, tarafların sorumluluklarının, atık alımı, taşınması ve bertaraf edilme koşullarının düzenlenmesi olarak belirtildiği, tarafların yükümlülüklerinin 4.maddede düzenlendiği, malın teslimi ve ödeme başlığı altında ... tarafından dökülen talaşlı atık metallerin üretici firmanın kantarında tartılarak kantar fişi ile birlikte ...'e teslim edileceği hususlarına yer verildiği, davacı tarafça davalı şirket adına demir hurda olarak değişik tarihli fatura ve sevk irsaliyesi düzenlenmiş olduğu, sevk irsaliyesi altında imzaların mevcut olduğu, davacı tarafça davalıya Gaziosmanpaşa .... Noterliğinde düzenlenen 06.11.2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede; davacı ile 01.04.2014 tarihli gerçekleştirilen sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı feshedilmiş olması nedeniyle müvekkilinin sözleşmeden dolayı bırakılan ve sayıları belirtilen konteynerlerin taraflarına teslimi ve peşin yatırılarak karşılığı alınmayan bakiye kalan alacakların ödenmesi ve ayrıca teminattan açık hesap sonrası kalan 27.355,00 TL'nin hesaba gönderilmesinin talep edildiği, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine davacı tarafça davalı şirket ve dava dışı .... AŞ aleyhine... sayılı dosyasında 27.355,00 TL şirket nezdinde teminat olarak kalan bakiye alacak, 14.000,00 TL büyük sızdırmaz konteyner alacağı, 11.000,00 TL küçük sızdırmaz konteyner alacağı ve bunların her birine işletilmiş olan faiz ile ihtarname bedelinden oluşan toplam 66.952,60 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi (%9,75 yıllık) ve değişen oranlardaki faizi ile tahsili talepli 26.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirketin itirazı üzerine davacı tarafça İİK'nın 67. maddesi gereğince, harca esas değer 27.551,52 TL alacak üzerinden itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, tarafların delilleri dosyaya ibraz ve gerekli delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 24.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından sunulan ticari defterlerin tasdiklerinin süresi içerisinde yaptırıldığı, HMK'nın 222/2. madde kapsamındaki koşulları taşıdığı, davalı tarafından herhangi bir şekilde bilirkişi incelenmesine ticari defterlerin verilmediği, kayıtların bulunduğu adresin bilgisinin dosya içerisinde mevcut olmadığı, davacının sunduğu kayıtlar üzerinde yapılan incelemede 2014 yılı açılış kayıtlarında davalı şirketin 167.928,35 TL borcu olduğu, tanzim etmiş olduğu faturaların ve davanın gerçekleştirdiği ödeme ve tanzim ettiği faturaları neticesinde 21.01.2014 tarihinde hesapta 152.243,14 TL borcun davalı hesabına virman edildiği, virman edilen borç tutarı ile birlikte davalının tanzim ettiği faturaları davacının fatura ve ödeme kayıtları neticesinde 2014 yıl sonunda 27.551,52 TL alacağın 31.12.2014 tarihli kayıt ile sipariş avansları hesabına virman edildiği, sonuç olarak davacının ticari defter ve kayıtları kapsamında takip tarihinde davalının 27.355,00 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; davanın kabulüne ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından ödemeler yapıldığını, herhangi bir borcun söz konusu olmadığını belirterek, ek rapor alınmasını veya davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair hüküm tesis edilmiştir.Ticari ilişki sonucunda davacının alacaklı olduğu tartışmasızdır. Yukarıda yer verildiği üzere alacağın kaynağı taraflar arasındaki yazılı şekilde gerçekleştirilen sözleşme ve bunun karşılığında düzenlenen faturaya ve sevk irsaliyeleridir. İİK'nın 67/2 fmaddesinde; "... Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi mevcuttur. İtirazın iptali davasının en önemli özelliğinden birisi, dava sonucunda davacı veya davalı lehine tazminata hükmedilmesidir. Somut olayda olduğu gibi, alacaklı bir davada haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı lehine tazminata hükmedilir. Bu tazminat doktrin ve uygulamada icra inkâr tazminatı olarak isimlendirilmektedir. İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın haksız olması yanında, alacağın likit yani taraflarca bilinebilir olması da gerekir.Somut olayda, davacının alacağının sözleşme uyarınca düzenlenen faturaya dayanan alacak olduğu ve taraflarca bilinebilir yani likit bir alacak olduğu göz önünde bulundurularak davacı yararına %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir iken aksi gerekçe ile bu talebin reddedilmiş olması isabetli görülmemiş, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Diğer taraftan, itirazın iptali davasına konu olan icra takip talebinde davacı tarafça takip konusu alacağa takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek avans faizi ve değişen oranlardaki faiz ile tahsil talebinde bulunmuştur.Mahkeme tarafından yalnızca %9,75 oranında avans faizi uygulanmasına dair karar verilmekle yetinilinerek, değişen oranlarda ifadesine yer verilmemiştir. Bu kabul, faizin değişkenliği ve talep dikkate alındığında yerinde olmamıştır. Bu konuya ilişkin davacı istinafının kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Ayrıca, davacı tarafça dava tarihinden önce TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabuluculuk başvurusunda bulunularak buna ilişkin tutanağı dava dilekçesine eklemiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 12 ve 13 fıkraları gereğince arabuluculuk ücreti hakkında karar verilmemiş olması isabetli görülmemiştir. Hükmün, bu yönden de resen düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı ilamsız icra takibine yaptığı itirazın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptaline, takibin, 27.355,00 TL asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre değişen oranlarda hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte tahsili için devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, 2-Likit alacağa yönelik haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2 hükmü gereğince, hüküm altına alınan alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 5.471,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.868,62 TL karar harcından, peşin yatırılan 470,52 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.398,10 TL karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı ile 470,52 TL peşin harç gideri olmak üzere toplam 514,92 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından harç dışında yapılan toplam 747,85 TL yargılama giderinin, kabul ve red oranına göre hesaplanan 742,46 TL'lik bölümünün davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre belirlenen 27.355,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 196,52‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 9-Artan gider ve delil avanslarının, yatıran taraflara iadesine,10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından sarf edilen istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, peşin istinaf karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince, davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından harcanan 162,10 TL başvuru harcı gideri ile 65,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 227,10 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,13-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 21.11.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/468, K. 2021/386, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-468-e-2021-386-k-e7b83d029369