Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/423 E. 2020/508 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/423
Karar No
2020/508
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/2 Esas KARAR NO: 2024/203 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/10/2020 NUMARASI: 2019/423 E. - 2020/508 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... San, ve Tic. Ltd. Şti arasında 6361 sayılı kanuna göre 22.02.2010 tarihli ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme konusu 5 adet ... asansör ve tüm aksesuarlarının kiralandığını, davalı şirket 27.12.2018 tarihi itibariyle toplam 85.301,93 TL kira borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünü ve davalıya Beşiktaş ... Noterliği 28.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcunu 60 gün içinde ödemesi aksi takdirde sözleşme feshedileceğinin ihtar ve 02.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, borç ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiğini, davalının Kanunun 25. ve sözleşmenin 42. ve diğer maddeleri gereği kiralananları müvekkiline teslim etmesi gerekirken etmediğini ve borcunu da ödemediğini, bu nedenle İstanbul 3. ATM 2019/960 D.İş sayılı dosyasında talebin kabul edildiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamın icraya konulduğunu, bu nedenlerle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin tespitine, sözleşmeye konu malların müvekkili şirkete aynen iadesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı olarak arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın konusu gereği Sulh Hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle de davanın reddi gerektiği, davaya konu sözleşmenin tek taraflı olarak feshinin mümkün olmadığını, müvekkilinin 26.11.2018 tarihine kadar tüm ödemeleri yaptığını, müvekkili hakkında Ankara 2. ATM 2018 /862 esas sayılı dosyasında Konkordato ile kesin mühlet kararı verilmiş olup, bu nedenle İİK 'nun 296. maddesi gereği sözleşmenin tek taraflı feshinin mümkün olmadığını beyan ederek, davanın usulden veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshine yönelik ihtarın tebliğinin Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.11.2018 tarihli geçici konkordato mühleti içinde yapıldığı, konkordatonun, borçlunun ödemelerini ve icra takiplerini durdurduğu, bu anlamda davalı borçlunun temerrüde düşmediği, zira borçlunun kesin konkordato mühleti olan 26.04.2019 tarihinde borcun tamamını ödediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından satıcı firmaya 28.02.2018 tarihinde 125.000-USD ödeme yapıldığını ve ödeme yapıldığı tarih itibarıyla TL’ye dönüldüğünü, kur farkının davalı kiracıdan talep edildiğini, kur farkının talep edilmesinin finansal kiralama sözleşmesinin 16. maddesine uygun olduğunu, kesin ödeme planı gereğince kiracının ödemelerini yapması gerekiğini, davalı kiracının kur farkını ödememesi üzerine Beşiktaş ....Noterliği'nden, 28.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, 60 günlük yasal sürede ödeme yapılmaması üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, 28/02/2018 tarihinde satıcıya yapılan 125.000-usd ödeme TL bedele çevrildiğinde 475.837,50-TL yaptığını, ancak kendilerine bugüne kadar bilirkişi raporundan da tespit edildiği gibi davalı tarafça sadece 437.168,67-TL yapıldığını, aradaki fark olan 38.319,77-TL yönünden kendilerinin alacaklı olduğunu, bu rakama 3.933,18-TL hukuk masrafı eklendiğinde davalıdan 42.675,31-TL alacaklı durumda olduklarını, bilirkişi tarafından eksik inceleme yapıldığını,Kesin Mühletin Sözleşmeler Bakımından Sonuçları başlıklı İ.İ.K 296. maddesinin ‘borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden, sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümler borçlunun konkordato yoluna başvurması halinde uygulanmaz’’ hükmünü içerdiğini, kanun koyucubub söz konusu hükümle sözleşmelerin her türlü feshini engellemediğini, sadece konkordato yoluna başvurması gerekçesiyle sözleşmenin feshedilemeyeceğini belirttiğini, kısaca İ.İ.K 296. maddesinin, alacaklıyı her türlü fesih imkanından yoksun kılan bir düzenleme olmadığını, nitekim doktrinde ve yerel mahkeme kararlarında bu hususun açıkça belirtildiğini, (Gaziantep 1. Asliye ticaret Mahkemesi 2018/1173 E., İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/877 E., İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1031 E.) dolayısıyla sözleşmelerin haklı nedenle feshedilebileceğini, Yerel mahkemenin kanunun koyucunun amacını ve kapsamını aşarak geçici mühlet ile birlikte verilen tedbir kararından önce doğan taksitlerin takip yasağı kapsamında olduğu, mühlet kararından önce doğan taksitlerin ödenmemesi dolayısıyla sözleşmenin feshedilemeyeceğine ilişkin tespitinin yasa ve usule aykırı olduğunu, Konkordato süreci içerisinde firmaya verilen geçici veya kesin müddet içerisinde “maddi hukuka ilişkin sürelerin, mevcut durumda fesih ihtarnamesinde verilen 60 günlük sürenin işler nitelikte olduğunu, yani firmaya verilen geçici müddetin, fesih süresini kendiliğinden durdurmayacağını ve kesmeyeceğini, nitekim, mevcut olayda haksız bir fesih söz konusu olmadığını, yasal 60 günlük sürede borcun ödenmediğini ve sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğinin mevcut bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini,Davalı kiracının, ihtarnamenin tebliğinden sonra 6361 sayılı yasanın 31/1 maddesi uyarınca verilen yasal süre içinde hiçbir ödeme yapmadığını, huzurdaki dava açılıncaya kadar yapılan bir ödeme de bulunmadığını,Konkordato davasında mühlet kararı verilmesi üzerine, sözleşmelerin feshine ve maddi hukuka ilişkin hakların kullanılmasına engel teşkil edecek hüküm bulunmadığını, Finansal kiralama sözleşmesi hizmet sözleşmesi niteliğinde olup, özel kanun olan 6361 sayılı yasanın 31. maddesi gereğince temerrüt nedeniyle sözleşmenin feshinin mümkün olduğunu,Takip yasağının, mühletten önce doğan kiraları kapsamakta olup, mühlet içinde doğan taksitlerin ödenmesinin yasal olarak zorunlu olduğunu,Finansal kiralama sözleşmesine konu asansörlerin, davalı tarafından işletmesi içerisinde kullanılmadığını, işletmesinin devamı için zorunlu nitelikteki ekipmanlardan olmadığını, müvekkili şirket tarafından haricen öğrenildiği üzere finansal kiralama konusu asansörlerin Çorum Belediyesi ek hizmet binasına monte edilip orada kullanıldığını, konkordato projesinin başarıya ulaşması ve işletmesinin devamı için zorunlu olmadığı yerel mahkemeye beyan edilmesine rağmen, bu hususta hiçbir araştırma yapılamadığını, işin esasına girilmeden konkordato mühleti içinde borçlunun ödemelerinin ve icra takiplerinin durduğu bu anlamda borçlunun temerrüde düşmediği sözleşmenin fesih koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini,İ.İ.K 287. maddesi ‘’ Konkordato talebi üzerine mahkeme 286. Madde de belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı verir, 297/2 haller dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü tüm tedbirleri alır’’ hükmünü içermekte olup, söz konusu maddenin Konkordato davasına bakan mahkemenin vereceği ihtiyati tedbir kararının borçlunun malvarlığı ile ilgili olacağını belirterek sınırlama getirdiğini, mülkiyeti 3. kişilere ait malları kapsayan tedbir kararı verilmemesi gerektiğini beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, finansal kiralama konusu malların iadesi talebine ilişkindir.Yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.Her ne kadar Mahkemece, finansal kiralama sözleşmesine konu malın iadesine ilişkin ihtarnamenin ve bu ihtarnamede verilen sürenin, davalı hakkında verilen konkordato mühleti içerisine denk düştüğü, bu nedenle borçlunun temerrüde düşmediği, 26.04.2019 tarihinde borcun tamamının ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; İİK'nun 296.maddesinde, sözleşmelerin konkordato başvurusu yapılması nedeniyle feshedilemeyeceğinin düzenlendiği, oysa somut olayda finansal kiralama sözleşmesinin, konkordato mühletine yönelik olarak değil, kira taksitlerinin ödenmemesi nedenine dayalı olarak feshedildiği, bu nedenle sözleşmenin ihtarname ile feshinin anılan kanun maddesine aykırı bulunmadığı, davalı hakkında verilen mühlet kararlarının ihtarname ile sözleşmenin feshine ve malların iadesinin istenmesine engel teşkil etmediği, aksi yönde bir düzenleme de bulunmadığı anlaşılmaktadır.Toplanan deliller ve Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu birlikte dikkate alındığında; ihtarname tarihi itibariyle davalının finansal kiralama sözleşmesi kapsamında bakiye borcunun bulunduğu ve davacı tarafından verilen 60 günlük süre içinde ödemenin yapılmadığının sabit olduğu, süreden sonra yapılmış olan ödemenin temerrüt koşullarını ortadan kaldırmadığı, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/927 Esas sayılı mühlet kararlarında, sözleşme konusu mallara dair İİK 307. Madde gereğince verilmiş bir tedbir kararının da bulunmadığı, bu nedenle davacının sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu ve bu hakkın kanuna uygun olarak kullanıldığı, 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 23.maddesi uyarınca finansal kiralama konusu malın mülkiyeti davacı finansal kiralama şirketine ait olduğundan, sözleşmenin sona ermesiyle davacının malın iadesini isteme hakkının bulunduğu, açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan sebeplerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 26/10/2020 tarih, 2019/423 E., 2020/508 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜNE, Taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine konu, ".... A.Ş.15/02/2018 TARİHLİ PROFORMASINDA YER ALAN; “5 Adet, 2018 MODEL, ... MARKA, 3300AP TİPLİ, 800 KG KAPASİTELİ, 7 DURAKLI, 1M/S HIZINDA, PASLANMAZ ÇELİK KAPILI ASANSÖR VE TÜM AKSESUARLARI” nın davacıya iadesine;4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,5‬0 TL karar harcından peşin alınan 853,88 TL'nin mahsubu ile 2.561,62‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 853,88 peşin harç, 6,20 TL vekalet harcı, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 57,90 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.562,38‬ TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 44,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 193,1‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/423, K. 2020/508, T. 26.04.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-423-e-2020-508-k-a880aad63347