Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/354 E. 2020/383 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/354
- Karar No
- 2020/383
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1780 KARAR NO : 2024/817 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15.09.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/354E., 2020/383K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... ve ... Parseller üzerine konut yapmak üzere davalı kooperatifin kurulduğunu, Sincan 1. Noterliği'nin 28/02/2000 günlü, ... yevmiye sayılı karar ile ortaklığa kabul edildiğini ve müvekkilinin kendisine teslim edilen "..." adresindeki daireyi kullandığını, kooperatifin nakit ihtiyacını karşılamak için 01/09/2005 günlü genel kurul toplantısında peşin bedelle ortak alınmasının benimsenerek 16/08/2004 tarihli yönetim kurulu kararında bahçe katlara (kotlara) peşin bedelli ortaklık yapılmasının kabul edildiğini, müvekkili ve onun durumundaki ortakların sonraki yıllarda yok sayılarak genel kurul toplantılarına çağırılmadığını, buna rağmen giderlere katılmalarının istendiğini, imar barışı kapsamında kayıt belgeleri ile 84 konut için müracaatta bulunularak bahçe katlarındaki dairelerin mesken dışı gösterildiğini, bu sebeple anılan konu ile ilgili olarak düzenlenen kayıt ve belgelerin gerçeğe aykırı olduğunu, daha sonra Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne yapılan başvurunun reddi üzerine konunun Ankara 10. İdare Mahkemesi'ne (E.: 2019/1235) götürüldüğünü, ayrıca gerçeğe aykırı olarak çizilen projeler nedeniyle Ankara Batı C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/78 D. İş dosyasına sunulan raporda, yapının mesken olarak kullanıldığının tespit edildiğini beyan ederek, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; husumet ve zamanaşımı itirazlarından sonra esasa yönelik olarak; KK. ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde kooperatife ait 19 ve 20 parsel üzerine 84 daire inşa etmek için gerekli izinlerin alınıp inşaatın tamamlandığını ve ortaklara kura ile dağıtıldığını, davacının ortaklık başvurusunun olmadığı ve hakkında karar ve belge bulunmadığını, dilekçe ekinde sunulan belgelerin herhangi bir hak sahipliği oluşturmadığını ve doğruluğunun şüpheli olduğunu, kooperatif tapuları incelendiğinde, hak sahipliği ileri sürülen kısımların eklenti olduğunu, davacının bugüne kadar aidat ödemediğini ve ortaklıkla ilgili işlemlere katılmadığını, kat mülkiyetine geçişe 2018 yılında başlanıp 2019 yılında tamamlandığını, davacının işgalci konumunda bulunduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "Dava; kooperatif üyeliğinin tespiti talebine ilişkindir. Davacı, davalı kooperatife peşin bedel ödemek suretiyle ortak olduğunu ve kendisine teslim edilen taşınmazı fiilen kullandığını iddia etmiş; davalı ise davacının ortaklık sıfatını kazanmadığını, üyelik için yazılı talebinin bulunmadığını ve üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini , talebin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Davalı yanın zamanaşımı defi, ön inceleme duruşmasında incelenerek değerlendirilmiş ve davanın niteliği gereği bu yöndeki itiraz reddedilmiştir. Davalı kooperatifin kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporunda; davalı kooperatif yönetim kurulunun 23/02/2000 tarihli kararı ile ... ada ... parseldeki taşınmazın alt katında bulunan kömürlüklerin tadilatı ile A blok kuzeydoğu dairenin davacıya verilmesi ile şartlı üye olarak ortaklığa kabulüne karar verildiği, kooperatifin 14/02/1999 tarihli olağan ve 01/09/2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantılarında alınan kararlar ile peşin bedel ödenmesi suretiyle ortak alımına dair karar verildiği, davacının genel kurullara çağrılmamış olduğu, hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığı, kooperatif yöneticileri hakkında görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerinden bahisle ceza yargılaması bulunduğu, mahkememizin 2013/465 E sayılı dosyasında alınan rapor ile davacının 4.000,00 TL ödeme yaptığının açıklandığı, davacının, genel kurulca benimsenen ilke çerçevesinde, kooperatif yetkili organının açık bir kabulü ile ortaklığının başladığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin genel kurul kararı ile kooperatife peşin bedel ödemek suretiyle ortak alınmasına karar verilerek bu konuda yönetim kurulunun da yetkili kılındığı, davacının ortak olarak kabulüne ilişkin yönetim kurulunun açık kararının bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacının genel kurul toplantılarına çağrılmadığı görülmüşse de; kooperatifin yetkili organı tarafından genel kurul kararı gereği davacının üyeliğe kabul kararının davalı kooperatifi bağlayacağı ve üyeliğe bağlı taşınmazın konut olarak kullanılmasının projeye aykırı olması hususunda davacının kusuru bulunmadığı, normal daire statüsünde olmayan taşınmazların tadilatı ile satılmasına kooperatifçe karar verildiğinden sonuçlarına da davalı kooperatifçe katlanılması gerektiği, bu hususun üyelik tesisi işlemlerini geçersiz kılmayacağı, nitekim Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/78 değişik iş sayılı dosyasında da tespit edildiği üzere taşınmazın fiilen de davacı tarafından kullanıldığı, kooperatifler hukukunun açık kapı ilkesi gereği davacının davalı kooperatife üye olduğunun kabulü gerektiği, ortaklığın niteliğine göre davalı kooperatifin parasal edimleri talep hakkının saklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Genel kurul ve karar defterleri detaylı incelediğinde davacının üyelik başvurusunun olmadığı ve üyeliğe kayıt edildiğine ilişkin bir karar veya belgenin de bulunmadığını, noter ve Bakanlık kayıtları incelendiğinde davacının iddia ettiği tarihten bu yana hiçbir üyelik kaydı bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik, hukuka aykırı ve yetersiz olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/354E., 2020/383K. sayılı dava dosyasında verdiği 15/09/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 373,20 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına. 29.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 29.05.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...