Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/348 E. 2020/402 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/348
Karar No
2020/402
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/96 KARAR NO: 2024/287 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24.09.2020 NUMARASI: 2019/348 E. - 2020/402 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı ... arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 01/07/2015 tarihinde kat edilerek borçlulara Üsküdar ... Noterliği'nin 01/07/2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile 2.273.748,17-TL nakdi 3.200,00-TL gayri nakdi alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; Davalı tarafa çıkarılan tebligatların davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı ...'ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan nakdi kredi alacağı yönünden 421.259,10-TL ihtiyaç kredileri alacağı, 19.930,26-TL rotatif kredi alacağı, 8.000,00-TL çek tazmin bedeli, 1.568.419,52 işlemiş faiz, 78.420,98-TL BSMV olmak üzere toplam 2.096.029,86-TL alacaklı olduğu ve takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacak için uygulanacak yıllık %100 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, fazlaya ilişkin istemin haksız olduğu, gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalı tarafından 3.200,00-TL çek bedelinin depo edilmesi gerektiği ve belirtilen miktar yönünden tazmin tarihlerinden itibaren tazmin tutarları üzerinden uygulanacak yıllık %100 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamı gerektiği anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (449.189,36-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki; nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalı tarafından 421.259,10-TL ihtiyaç kredileri alacağı, 19.930,26-TL rotatif kredi alacağı, 8.000,00-TL çek tazmin bedeli, 1.568.419,52 işlemiş faiz, 78.420,98-TL BSMV olmak üzere toplam 2.096.029,86-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacak için uygulanacak yıllık %100 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalı tarafından 3.200,00-TL çek bedelinin depo edilmesine yönelik yapılan itirazın iptaline, gayri nakdi alacağa ilişkin takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden tazmin tarihlerinden itibaren tazmin tutarları üzerinden uygulanacak yıllık %100 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, asıl alacağın (449.189,36-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas bilirkişi raporunun eksik ve hatalı tanzim edildiğini, eksik ve hatalı hesaplamalara ilişkin itiraz edildiğini, ek rapor alınması talep edilmiş ise de itirazları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, bilirkişi raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını, son ödeme tarihi itibariyle kalan ana paraya işletilecek olan %22 oranında akdi faiz ve sonrasında eklenecek BSMV tutarı ile oluşacak tutarın eksik hesaplandığını, takip ve dava tarihi itibariyle asıl alacaklarının eksik hesaplandığını, bilirkişi raporunda yer alan tespitleri kabullerinin mümkün olmadığını iddia ederek, kararın davanın kısmen reddi yönünden kaldırılmasına ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini, kabul edilen tüm alacak miktarı üzerinden ise %20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, kredi sözleşmesinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlenip düzenlenmediği, kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket ile davacı bankanın Sultanbeyli Şubesi arasında 05.07.2012 tarihinde 500.000,00 TL 03.06.2014 tarihinde 1.500.000,00 TL genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, davacı banka tarafından ,davalı şirket ve dava dışı kefillere Üsküdar ... Noterliğinde düzenlenen 01.07.2015 tarihli kat ihtarnamesinin gönderildiği, davalı şirkete çek taahhüt kredisi, devre faizli nakdi krediler, taksitli ticari kredilerin açılıp kullandırıldığı, banka ile akdedilen sözleşme hükümlerinin ihlal edilmiş olması nedeniyle kredi hesabının kat edildiği, muhataplardan dava dışı gerçek kişilerin rehin dayanağı olan sözleşme kapsamında borçtan sorumlu bulundukları ayrıca gerçek kişilerin müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiği, ayrı ayrı kredilerden olan alacaklara yer verildiği, ihtarname ekinde ise 3 adet hesap özetinin eklenmiş olduğu, hesap özetlerinin çek taahhüt kredisi, devre faizi nakdi krediler ve taksitli ticari kredilere ait olduğu, davacı banka tarafından alacağın tahsili amacıyla kat ihtarı gönderilen dava dışı gerçek kişilerle birlikte davalı şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 13.12.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibinde 458.910,95 TL ihtiyaç kredileri, 19.954,66 TL rotatif kredi alacağı, 8.000,00 TL tazmin edilen gayri nakdi krediler-karşılıksız çek ödemesi alacağı, 1.692.987,99 TL işlemiş faiz, 84.649,41 TL BSMV ve 9.245,16 TL diğer masraf alacağı olmak üzere toplam 2.273.748,17 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davacı bankanın 30.07.2015 tarihinde ise davalı şirket ve gerçek kişiler hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla toplam 490.877,45 TL alacak nedeniyle icra takibini başlatmış olduğu, davalı şirket tarafından, borca, asıl alacağa ve faiz ile ferilerine itiraz edildiği, davacı banka tarafından davalı borçlu şirketin itirazına konu olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptali amacıyla bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. 01.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda; asıl kredi borçlusu ... Tic Ltd Şti ile davacı barıkanın Sultanbeyli şubesi arasında 05.07.2012 tarihinde 500.000,00 TL 03.06.2014 tarihinde 1.500.000,00 TL Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmelere istinaden nakdi krediler kullandırıldığı, davalı borçlu şirketin kredinin 8 adet taksidini ödediği, en son taksit ödeme tarihindeki borç bakiyesinin 417.907.20 TL olduğu, bu tarihten sonraki taksitlerin ödenmediğinin tespit edildiği, 15.06.2015 tarihinden 01.07.2015 kat tarihine kadar yıllık% 13,08 faiz üzerinden baliğ olan alacağın hesaplandığı, bankanın E-5 Pendik Şubesinden ... Ltd şirketi lehine ... Tic Ltd Şti lehine nakdi krediler, ticari KMH, taksitli ticari kredi acılıp kullandırıldığı, akdedilen sözleşme gereği kredi hesabının 01.07.2015 tarihi itibariyle kat edildiği, "muhataplardan ... borçtan rehin verin sıfatıyla sorumlu bulunduğu, ... muteselsil kefil sıfatıyla sorumludur.” şeklinde belirtilerek her türlü fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere Türk lirasi kredilerden kaynaklanan toplam nakdi alacak, 443.894,80 TL ve 9.600,00 TL gayrı nakdi alacak bulunduğu, bu kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ... adına kayıtlı ... parsel,... ada kayıtlı ... kat ... nolu bağımsız bölüm daire niteliğinde taşınmazın 1 dereceden 700.000.00 TL ipotekli olduğu, borcun tamamından işlemiş işleyecek ferileriniden rehin verenlerin sorumlu olduğu, müteselsil kefillerden ... bu borçlardan sorumlu olduğu, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibarın işleyecek faiz ile birlikte 24 saat içinde ödenmesi aksi taktirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalılardan asıl borçlu ...Tic Ltd Şti nin sözleşmede yazılı adresine gönderildiği, tebligat şerhinde daimi çalıştığını beyan eden kişiye 03.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun anlaşıldığı, verilen süre sonunda borç ödenmediğinden davalının temerrüdünün 05.07.2015 tarihi itibariyle oluştuğu, taraflar arasındaki, Genel Kredi Sözleşmesinin, “temerrüt faizi oranına ilişkin,” 22.nci maddesi; (Aynen), “müşterinin. muaccel olan kredi borçuna temerüt faiz uygulanacağını kredi borcunun muaccel olduğu tarihte bankanın TCMB uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzü fazlası üzerinden hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyecektir." düzenlenmesinin olduğu, görüldüğü gibi; ... muaccel hale gelen borçlarda bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın banka'nın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %100 (yüzde YÜZ) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” ifadelerinin belirtildiğini, banka tarafından TCMB'ye bildirilen 24.01.2017 tarihli azami faiz oranı listesinde ; görüldüğü gibi; bankanın bildirdiği listede kısa vadeli kredilerin azamı yıllık faiz oranının iskonto kredilerinde %65 diğer kısa vadeli kredilerde %50 olduğunun görüldüğü, bu faiz oranının, sözleşmeye göre %100 fazlası üzerinden, %100 temerrüt faizi oranına tekabül etmekte olduğu, davacı bankanın nakdi krediler için yıllık %100 temerrüt faizi talep ettiği, davacı bankanın davalı şirkete kullandırılan kredilere ilişkin banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda ; davacı banka'nın takip talep tarihi itibariyle; asıl borçlu ... san ve tic ltd şti *tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla,” nakdi ticari kredilerinden 449.,189.36 TL asıl alacak hesaplandığı, davacı bankanın borçlunun temerüt tarihinden 1257 gün sonra 13.12.2018 tarihinde takibe geçtiği, sözleşmeye göre uygulanan temerrüt faizinin yıllık %100 olduğu, asıl alacağın bu süredeki işlemiş faizinin 1.568.419,52 TL ve bunun %5 gider vergisi olarak 78.420.98 TL olmak üzere toplam alacağın 2.096.029.86 TL olarak hesaplandığı, davacının takip talebinde ; 9.245,16 TL diğer masraf talebinin belgeleri ibraz edilmediğinden hesaplama dışı tutulduğu, davacı bankanın 3.200.00 TI çek taahhüdü riskinin mevcut olduğu, depo edilmesi istenen toplam gayri makit kredinin 3.200,00 TL olduğu, buna mukabil davacı banknın ise takip talebinde nakdi ticari kredilerden 486.865,61 TL ASIL ALACAK (Nakdi krediler), 1.692.987,99 — TL İŞLEMİŞ TEM. FZ. 4100, 84.649.41 — TL Gider vergisi 05, 9.245,16 — TL Masraf alacağı, 2.273.748,17 TL TOPLAM ALACAK, 3.200,00 TL Çek yaprağı depo talebinde bulunduğu, Davacı bankanın itirazin iptal davasını 2.172.762.14 TL alacak matrahı üzerinden açtığı, takipten sonra davalıdan varsa yapılmış bir ödeme belgesi sunulmadığı, dolayısıyla davacı bankanın takipte talep ettiği miktar ile açılan dava miktarı arasındaki farkın 100.986,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz edilerek, raporda faize ilişkin yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, asıl alacak miktarının yanlış hesaplandığını ve bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi rapor sonucuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Bilirkişi raporunda, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin faize ilişkin düzenlemesi dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Asıl alacağa dair hesaplamalar ise genel kredi sözleşmesindeki kabul edildiği şekilde banka kayıtları üzerindeki yapılan incelemeler sonucunda tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 27. maddesinde , bankanın defterleri ve kayıtlarının kesin delil olacağı düzenlemesi mevcuttur. Raporda kat tarihi itibariyle bankanın alacağının hesaplanmasında uyumsuzluk bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı bankanın talep etmiş olduğu alacak toplamından bilirkişi raporu sonucunda tespit edilen alacak toplamı arasındaki fark 100.986,00 TL olup bu miktar içerisinde davacı banka tarafından alacak kalemleri içerisinde yer verilen ve ispatlanamadığı için toplam alacak miktarına bilirkişi raporunda dahil edilmeyen 9.245,16 TL tutarlı masrafta dahildir. Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümleri ve davacı bankanın bilgi ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda kabul edilen miktar yönünden ilk derece mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK7nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/348, K. 2020/402, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-348-e-2020-402-k-f00cf36d50a9