Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/3224 E. 2020/2963 K. – Ticari Şirket

Konu: Ticari Şirket

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/3224
Karar No
2020/2963
Karar Tarihi
Konu
Ticari Şirket

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1045 KARAR NO : 2025/1303 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2024 NUMARASI : 2022/1033 Esas - 2024/201 Karar DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun davacı ... Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nin %2 hisse payı ile ortağı olduğunu, davacı şirketin, ...'nun ortaklık vasfıyla bağdaşmayan davranışlarından ötürü işleyişi aksadığını, ... Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketi, ...'nun genel kurul toplantılarına katılmaması nedeniyle genel kurul kararları alamadığını, davacı şirket tarafından; muhtelif tarihlerde ''sermaye artırımı, limited şirketten anonim şirket'e geçiş'' konulu sebeplerle şirket genel kurulunu toplamaya yönelik girişimlerde bulunulduğunu, şirket ortağı olması nedeniyle davalı ...'na toplantılara katılımı için usule uygun ihtarname gönderildiğini, ancak davalının genel kurul toplantılarına katılım göstermediğini ihtarnamelere de cevap vermediğini, 12.09.2022 tarihinde usule uygun yapılan çağrının ardından ortaklar kurulu toplandığını ve toplantıda; davacı şirketin %2 hisse payı ile ortağı olan ...'nun ortaklık görevlerini yerine getirmediği, sermaye artırımı, anonim şirkete geçiş gibi şirketin büyümesine yönelik hiçbir çalışmanın içinde olmadığı, şirket toplantılara katılmadığı hususları müzakere edilerek ortaklıktan çıkarılması için hukuki işlemlerin başlatılmasına karar verildiğini, davanın kabulü ile davalı ortak ...’nun haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 22 Ağustos 2020 tarihinde müvekkili ...'nun ikametinin ve bu şirket dışında 1992 yılından bu yana faaliyet gösterdiği ve geçimini temin ettiği beyaz eşya ticaretini devam ettirdiği mağazası Giresun Dereli ilçesinde meydana gelen sel felaketi nedeni sekteye uğradığını, sel felaketi nedeni ile müvekkilinin ve ilçenin merkezinde bulunan tüm binaların yıkıldığını ve yeniden yapıldığını, müvekkilinin binaların yıkılması ve yeniden yapılmasına kadar ticari faaliyetini askıya almak durumunda kaldığını ve bu süreçte maddi olarak tüm ilçe esnafı gibi maddi sıkıntılarla muzdarip olduğunu, 2020 yılı sel felaketi sonrası kendi geçimini sağlamakta zorlanan müvekkilinin, yıllarca kar almadığı, kendisinin ve yerine ikame ettiği oğlunun şirket yönetiminden uzaklaştırıldığı, toplantılara sadece imza atmak için çağrıldığı, kararları değiştirme ya da veto yetkisi olmadığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına yönelik usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararı olmadığından davacı firmanın aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeni ile davanın usulden reddine, aksi halde şartları oluşmadığından davanın esastan reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise Amerika'da kurulu ... MFG. firması ile yapılan muvazaalı ticaret dikkate alınarak hesaplama yapılarak, müvekkili ortağın ayrılma akçesinin esas sermaye payının gerçek değerinin ve ...'nun 2007 yılında şirket olması tarihinden bu yana kar payının müvekkiline ödenmek sureti ile şirketten ayrılmasına izin verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Dava konusu uyuşmazlıkta davacı şirketin ana sözleşmesinin incelenmesi neticesinde ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı, yine nisap bakımından da özel bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davaya dayanak olan 12/09/2022 tarihli olağanüstü genel kurulun 4. maddesinde davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması için hukuki işlemlerin başlatılması yönünde karar verildiği, kararın dava dışı ortak olan ... tarafından alındığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin %98 payına sahip olan dava dışı ortak olan ..., %2 payına sahip olan ise davalı ... ... bulunmaktadır. Davacı şirket iki ortaklı limited şirketi olduğundan şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarmaya ilişkin genel kurula iki ortağın da toplantı nisabı bakımından katılması gerektiği, ancak çıkarma kararına ilişkin 12/09/2022 tarihli genel kuruldaki kararın iki ortak tarafından değil de tek ortak tarafından alındığı, bu yüzden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 621. maddesinde sayılan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu nisabının sağlanmadığı, Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları gereğince iki ortaklı limited şirketlerde ortaklardan sadece birinin katılımı ile alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının Kanunda belirtilen nitelikli çoğunluğu sağlamadığı ifade edildiğinden 12/09/2022 tarihli genel kurulun 4 nolu kararında ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin bir genel kurul kararı olmadığı sabit olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde ve beyan dilekçelerinde belirttikleri üzere davalı ..., müvekkili ... Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nin %2 hisse payı ile ortağı olduğunu, davalı ...'na şirket nezdinde düzenlenen genel kurul toplantılarına katılımı için usulüne uygun ihtarname gönderilmesine karşın katılım sağlamaması neticesinde genel kurul kararları alınamadığını, davacı şirket tarafından; muhtelif tarihlerde ''sermaye artırımı, limited şirketten anonim şirkete geçişermaye artırımı, limited şirketten anonim şirkete geçiş'' konulu sebeplerle şirket genel kurulunun toplanma girişimlerde bulunması ...'nun şirketin ortağı olmasına rağmen usulüne uygun ihtarnemeler neticesinde katılım sağlamaması üzerine 12.09.2022 tarihinde usule uygun yapılan çağrının ardından ortaklar kurulu toplanmış olup; toplantıda TTK m. 640/III hükmü uyarınca haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılması gerektiği ve gerekli hukuki işlemlerin başlatılmasına karar verildiğini, davalı taraf her ne kadar, ortaklıktan çıkarılma için haklı sebebin bulunmadığını ve buna ilişkin usule uyulmadığını iddia etmiş olsa da dava dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları ek evraklarda görüldüğü üzere bütün usul ve şartların yerine getirildiğini, tanık beyanlarından da görüldüğü üzere davalı ...'nun şirket ortaklığından doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin açık olduğunu, TTK 640/3 hükmü gereğince ortaklıktan çıkarma için haklı nedenin oluştuğunun aşikar olduğunu, mahkeme, kanunda belirtilen yeter sayı ile alınmış genel kurul kararı olmadan, mahkemeye başvuru yapılamayacağının gerekçesi olarak aktif dava ehliyeti yokluğunu belirtmiş olsa da böyle bir değerlendirme yapmanın hukuki olmadığını, hukuken örtülü bir boşluk olduğunun açık olduğunu, iki ortaklı bir limited şirkette temsil edilen oyların en az üçte ikisinin varlığını aramanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin salt kanunun lafzından anladığı hükmü esas alması, hukuken bir boşluk olduğunu değerlendirmemesi hak arama hürriyetine engel teşkil ettiğini, Yargıtay'ın karşı oy yazılarına paralel düşüncede olan bir çok yazar da iki ortaklı limited şirketlerde haklı sebebe dayanan ortalıktan çıkarma davasının açılabilmesi için genel kurul kararında ağırlaştırılmış nisapın aranmaması gerektiğini savunduğunu, yargıtay kararları ve doktrinde yer alan görüşler dikkate alındığında iki ortaklı limited şirketler açısından ortaklıktan çıkarma için mahkemenin aradığı dava şartı olan ağırlaştırılmış nisap çoğunluğunun burada uygulanma alanı bulunmadığını, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması, işbu ortaklar kurulu kararının gereğinin yerine getirilmesi ve şirket tüzel kişiliği de muhafaza edilerek, haklı neden oluşturan davalı ortak ...’nun şirket ortaklığından çıkarılması ve şirketin tek ortaklı olarak devamına karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, istinaf başvurularının kabulü ile haklı davalarının kabulüne,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı şirketin ticaret sicil kaydının incelenmesinde, iki ortaklı bir limited şirket olduğu, dava dışı %98 hissesi olan ortağın katılımıyla, %2 oranında hissesi olan davalının haklı nedenlerle mahkeme kararıyla şirket ortaklığından çıkarılması hususunda 12.09.2022 tarihinde ortaklar kurulu kararı alındığı görülmüştür. Şirket ana sözleşmesinde ortağın haklı nedenle şirketten çıkarılmasına ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı şirket tarafından, davalı ortağın haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 640/3. Maddesinde, şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır, olduğu düzenlenmiştir. TTK'nın 616/1-h maddesinde ise bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. TTK'nın 621/1-h maddesinde de, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması, önemli kararlar arasında sayılmış olup, bu genel kurul kararlarının, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 621/1-h maddesi emredici şekilde düzenlenmiş olup, bir istisnası da öngörülmemiştir.Bu durumda TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma davasının açılabilmesinin ön şartı, TTK 621/1-h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararıdır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3224 E., 2020/2963 K. sayılı ve 17/06/2020 tarihli ilamı ve işbu ilama ilişkin Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/11-63 E., 2023/722 K. sayılı ve 05/07/2023 tarihli ve ayrıca ilamında da belirtildiği üzere; haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket gene. kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır. TTK’nın 621. maddesi uyarınca şirket ortağının şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusundaki genel kurul kararlarının temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği öngörülmüş olup, iki ortaklı limited şirketlerde ortaklardan sadece birinin iştiraki ile toplanan genel kurulda kanunda aranan nitelikte çoğunluğun sağlanamayacak olması karşısında mezkur karar yok hükmündedir. Somut olayda, dosya kapsamına ibraz edilen 12.09.2022 tarihli genel kurula sadece diğer ortağın katıldığı ve onun olumlu oyu ile karar alındığı görülmekle birlikte anılan genel kurul kararında davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin olarak geçerli nisaplarla karar alınmamıştır. Bir ortağın limited şirket ortaklığından haklı sebeplerle çıkarılmasına ilişkin olarak geçerli nisaplarla alınmış genel kurul kararının bulunması dava şartı olup, eldeki davada bu şart sağlanamadığından ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/3224, K. 2020/2963, T. 12.09.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-3224-e-2020-2963-k-9d0ccf0f2a77