Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/322 E. 2022/677 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/322
- Karar No
- 2022/677
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2023/58 KARAR NO:2025/701 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/09/2022 NUMARASI:2019/322 E. - 2022/677 K. DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket arasında 09.08.2018 tarihinde imzalanan "... İstanbul Avcılar Sabit İstasyon Temsilciliği Franchise Sözleşmesi" uyarınca, müvekkilinin franchise alan sıfatıyla sözleşme hükümlerine uygun şekilde yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının edimlerini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve ödediği bedellerin iadesi ile maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, sözleşmenin imzalandığı gün, sözleşme eki olan ödeme planına uygun şekilde 40.000 TL franchise giriş ücreti ve giriş paketi bedelinin davalıya ait banka hesabına havale yoluyla ödendiği, işletmenin açılacağı yerin ..., Beylikdüzü/İstanbul adresi olarak belirlendiği ve bu adreste 03.09.2018 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığı, peşin olarak 6.000 TL (depozito + kira) ödeme yapıldığı, bu bilgilerin davalıya iletildiğini, sözleşme gereği işyerinin faaliyet gösterebilmesi için gerekli olan ürünlerin ve techizatın yalnızca davalı firma tarafından sağlanabileceği, bu nedenle sözleşmenin ve sistemin mantığı gereği ürünlerin zamanında gönderilmesinin elzem olduğunu, müvekkilin de iş yeri iç düzenlemelerini tamamladığını, açılış tarihinin 08.10.2018 olarak belirlendiğini ancak davalı tarafın, ürünlerin en kısa sürede teslim edileceği yönünde vaatlerde bulunduğu, ardından da döviz kurundaki artış gerekçesiyle 2.000 TL ek ödeme talep ettiğini, müvekkilinin işletmesini faaliyete geçirebilmek adına bu ödemeyi de 05.10.2018 tarihinde gerçekleştirdiğini , buna rağmen, açılış tarihinden yaklaşık 20 gün önce sevk irsaliyesiz, eksik ve asıl techizatı içermeyen temizlik ürünlerinin getirildiğini, bu ürünlerin işletmenin açılışı için yetersiz olduğunu, müvekkilin bu ürünleri iade etmeye hazır olduğunu, davacının makineler dahil asıl giriş paketini hiç teslim almadığını, davacının tüm ödemeleri yapmış olmasına, lokasyonu belirleyip kira sözleşmesi imzalamış ve dekorasyon süreçlerini tamamlamış olmasına rağmen, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle işletmesini açamadığını, davalının bu haliyle basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilinin Adana ... Noterliği'nin ... sayılı 09.10.2018 tarihli noter ihtarnamesiyle sözleşmeyi haklı nedenle ve derhal feshettiğini beyanla sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti, davalı tarafa yapılan 40.000 TL (franchise bedeli) + 2.000 TL (ek ödeme) olmak üzere toplam 42.000 TL ödemenin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iadesi, şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ve 30.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; taraflar arasında 09.08.2018 tarihinde imzalanan franchise sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirketin ve davacının edimlerini yerine getirme konusunda başlangıçta iyi niyetli çaba içinde bulunduklarını, ancak davacı tarafın sözleşme imzalanmasından sonra sözleşmede belirtilen lokasyon olan İstanbul Avcılar bölgesinde yer bulamadığını ve Beylikdüzü bölgesinde bir iş yeri kiraladığını,ancak bu değişikliğin sözleşme gereği yazılı olarak ve... adresine yapılması gereken bildirim yoluyla yapılmadığını, sadece firma yetkilisine SMS ile bilgi verildiğini bu durumun müvekkil firma tarafından sözleşmeye aykırı bulunduğunu, davacı tarafın yer seçimi konusunda gerekli bildirimi yapmaması üzerine de, müvekkil firmanın ilk parti ürünleri sözleşmede belirtilen sürede iş yerine teslim ettiğini, ikinci parti ürünler için sözleşmede yazılı teslim süresine hala uyulmakta olduğunu, davacının franchise giriş paketi içeriğini değiştirme talebinde bulunduğunu, bir alt pakete geçilmesini talep ettiğini, ... başvurusu yapacağını bildirerek faturalandırmayı geciktirdiğini, dolayısıyla teslim sürecinde karışıklık oluştuğunu, döviz kurundaki yükselme, makine tedarikçilerinin stokçuluk yapması gibi nedenlerle teslimatta zorluklar yaşandığını ancak buna rağmen sözleşme süresine riayet edileceği hususunun davacıya bildirildiğini,davacının teslim süresi henüz dolmamış olmasına rağmen sürekli işletmenin açılış tarihi vererek müvekkil firmaya baskı kurduğunu, 08.10.2018 tarihinde ikinci parti ürünlerin teslimi için iş yerine gidildiğinde iş yerinde kimsenin bulunmadığını, davacının telefonla da ulaşılamadığını, 2 gün sonra tekrar gidildiğinde ise iş yerinde firma tabelalarının söküldüğünü ve bu duruma ilişkin tutanak düzenlenerek davacıya gönderildiğini, teslim süresi dolmamışken davacı tarafından 09.10.2018 tarihinde noter kanalıyla ihtar çekilerek sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini,davacının taleplerinin tümden reddine , karşı dava olarak sözleşmenin haksız ve tek taraflı feshi nedeniyle 1.000 TL tazminatın, sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarihli 2019/322 E. 2022/677 K. sayılı kararı ile;"ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Taraflar arasındaki sözleşmenin davacı yanca haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, 2-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, davacının ödemiş olduğu 42.000-TL bedel ve 17.804,30-TL menfi zarar olmak üzere toplam 59.804,30-TL'nin 12.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Manevi tazminat davasının REDDİNE,-Karşı davanın REDDİNE,"karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı/karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı/ karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firma, susuz araç yıkamanın Türkiye distürbütörü olup bölgesel olarak alıcılarla franchise sözleşmesi yaparak Türkiye çapında susuz araç yıkamanın yaygınlaşması üzerine çalıştığını, yıllar içinde 100’e yakın firma ve şahıslara franchise vererek Türkiyede bu sistemin gelişmesi ve yaygınlaşması için çalıştıklarını, davacı ile de franchise alınması konusunda anlaşarak 09.08.2018 tarihinde ... İstanbul/avcılar Sabit İstasyon Temsilciliği konusunda anlaşarak franchıse sözleşmesini imzaladıklarını, taraflar arasında sözleşmenin imzalanması ile birlikte taraflar sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmek için görüşmelerin iyi niyet çerçevesinde devam ettiğini, davacı taraf sözleşmenin imzalanmasından bir süre sonra imzaladığı bölgede kiralık yer bulamadığı ve bölgeyi beğenmediği için lokasyon bölgesinin dışındaki yerlere bakmaya başladığını, yargılamanın bilirkişi raporuna dayandırıldığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak farklı bir lokasyonda yapmış olduğu lokasyon tespitini de değerlendirmeye almadığını, bunun yanında Franchise sözleşmesinde ürün teslimlerinin 30 iş günü içinde yapılacağı açıkca belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu sürenin hesaplanmasında hataya düşüldüğünü, müvekkili tarafından teslim edilen ürünler bilirkişilerce görmezden gelinerek değerlendirilmeye alınmadığını, teslim edilen ürünlerin davacının işletmesel faaliyetlerinin yerine getirmeye yeterli olduğunu, bilirkişi hesaplamasında kira depozito ücreti, koltuk takımı, şahsi bilgisayar alımlarını bile maddi tazminat olarak hesapladığını, davacı depozito ücretini iade almış koltuk takımlarını ve şahsi bilgisayarını hala kullandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte davacı haksız kazanç elde ettiğini, talepleri doğrultusunda mahkemeden ek rapor talep edilmiş mahkemeye sunulan 10.01.2022 tarihli ek raporda itirazlarına ilişkin değerlendirmenin inceleme alanlarına girmediği belirtilerek kök raporu tekrar ettiklerini belirtildiğini, mahkeme tarafından ara kararla dosya yeni bir bilirkişiye gönderilmesi noktasında hüküm kurulsa da davacı tarafından masraf yatırılmadığından dosya bilirkişiye gönderilmemiş daha sonra mahkemenin ara kararından dönmesi ile birlikte haksız ve hukuksuz bilirkişi raporu hükme dayanak gösterilerek dosya karara çıkarıldığını, davacı sözleşmenin ilgili maddesini müvekkili firma tarafından sürekli uyarılmasına rağmen yerine getirmediğini, Franchıse giriş paketine ait ürünlerin büyük bir kısmı davacıya teslim edilmiş ve hala davacıda bulunmasına karşılık mahkeme tarafından talepleri karşılıksız bırakılarak, davacının teslim almış olduğu ürünler hesaplanmadan dosyanın karara çıkarılması, davacının haksız kazanç elde edilmesini sağladığını beyan ederek, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/322 Esas ve 2022/677 Karar sayılı kararın müvekkili aleyhine olan kısımların kaldırılmasını, davanın reddini, karşı davanın kabulünü, talep etmiştir.Davacı/ karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında imzalanmış olan Franchıse sözleşmesi müvekkili açısından ağır edimler içermesine karşın müvekkili tarafından tüm edimlerin yerine getirildiğini, müvekkili bu süreçte manevi olarak da çok fazla yıprandığını, manevi tazminat talebinin yerel mahkemece haksız olarak reddedildiği ve müvekkili aleyhine vekalet ücreti çıktığından bir de bu ödemeyi yaparak daha büyük bir zarar içine girdiğini, manevi tazminata ilişkin müvekkili aleyhinde verdiği red kararı haricinde usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararı hukuka ve usule uygun olduğundan davalının haksız istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini, talep etmiştir. GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Asıl dava, taraflar arasında yapılan franchise sözleşmesinin haklı nedenle feshinin tespiti, ödenen bedelin iadesi ile maddi ve manevi tazminat, karşı dava ise sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 09/08/2018 tarihinde 2 yıl süreyle geçerli "... İSTANBUL AVCILAR SABİT İSTASYON TEMSİLCİLİĞİ... SÖZLEŞMESİ" imzalandığını, müvekkilinin gerekli giriş ücreti ve giriş paketi ürün bedelini ödediğini, işyeri kiraladığını, tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının gerekli ekipmanları göndermediğini bu nedenle işyerinin açılamadığını davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini beyanla sözleşmenin haklı nedenle feshine, ödenen toplam 42.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile iadesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata ve 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının sözleşmede belirtilen bölgedeki yerleri beğenmeyerek yazılı bir mutabakat sağlanmadan Beylikdüzü’nde 03/09/2018 tarihinde iş yeri kiraladığını, iş yeri lokasyonunun sözleşmeye uygun şekilde bildirilmediğini, lokasyon hakkında bilgilendirme eksikliğine rağmen, sözleşmede belirtilen süre içinde ilk parti ürünlerin teslim edildiğini, davacının Franchise paketini düşürerek alt pakete geçme talebinde bulunduğu ve faturalandırma sürecini uzattığını ikinci parti ürün tesliminde bazı gecikmeler yaşanacağının bilgisinin davacıya verildiğini, 08/10/2018’de ikinci parti ürünlerin teslim edilmek istendiği, ancak davacının ürünü almadığını, teslim süresi dolmadan 09/10/2018’de ihtarname göndererek sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini beyanla davanın reddini ve haksız fesih nedeniyle davacı aleyhine 1.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. 24.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalının ticari defterlerine göre, davacı yanın yapmış olduğu 09.08.2018 tarihli 40.000,00 TL, 05.10.2018 tarihli 2.000,00 TL tutarındaki ödemelerin kayıtlı olduğu, davacının 42.000,00 TL alacaklı olduğu, davacı ile ... arasında imzalanmış “kira sözleşmesi” nin başlangıç tarihinin 03.09.2018, 1 aylık kira bedelinin net 3.000,00 TL,depozito bedelin 3.000,00 TL olarak belirlendiği, dosyaya sunulu belgelere göre, davacının dava konusu işyerinin tesisi aşamasında, 6.000,00 TL kira ve depozito bedeli, 4.661,00 TL mobilya, (sadece teklif belgesi mevcut olup, teklifin alım ile sonuçlanıp sonuçlanmadığı belli olmadığından takdir mahkemeye ait olmak üzere) 5.302,90 TL bilgisayar, 1.304,30 TL masraf fişleri, 1.400,00 TL güvelik sistem bedeli 6.000,00 TL elektrikli kepenk bedeli, 6.100,00 TL tabela bedeli olmak üzere toplamda 30.768,20 TL maliyet üstlendiği bu ödemelerin içerisinde, davacı yanın istifade etmeye devam edebileceği harcama kaleminin mobilya ve bilgisayar olabileceği değerlendirilmiş olup (toplam 9.963,90 TL), bu tutarların tespit edilen toplam harcama miktarından mahsup edilmesi gerektiği, davacının fesih iradesinin yerinde görülmesi halinde, teslim edilen ürünleri aynen iade etme yükümlülüğü bulunduğu , davalı yanın karşı davaya konu ettiği maliyetler yönünden ise dava dosyasına sunulu dayanak belge yer almadığından, karşı dava yönünden herhangi bir tazminat hesaplaması yapılamadığı, işyerinin kiralanmasından davalının hemen haberdar edildiği, davalı tarafından ... adresine Ek-2 belgesinin doldurularak gönderilmesi gerektiği bu yükümlülüğün yerine getirilmediği ileri sürülmüş ise de, bu yükümlülük yerine getirilmemesine rağmen davalının sözleşmede belirtilen ürünleri zamanında teslim edeceğini belirtmesi ve bu ürünlerin bir kısmını da davacıya teslim etmesi nedeniyle anılan yükümlülüğün yerine getirilmemesine davalının zımnen muvafakat verdiği anılan hususun sözleşmenin ihlali olarak ileri sürülmesine olanak bulunmadığı, davacının, sözleşmede yer almamasına rağmen davalıya 05.10.2018 tarihinde 2.000,00 TL ödeme daha yaptığı ve yine sms yoluyla sürekli ürünlerin teslimini talep ettiği davacının ürünlerin teslimi ve sözleşmenin ayakta kalması için çaba harcadığı buna rağmen davalının teslim yükümlülüğünü zamanda yerine getirmediği, davacının mal teslimine ilişkin olarak göndermiş olduğu sms’lere malların teslim edileceği tarihini de içeren net bir cevap verilmesi gerekirken herhangi bir cevap verilmediği, birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, davacının ödemiş olduğu 42.000-TL'lik bedelin iade edilmesi gerektiğini, bu bedele ihtarname tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği,Menfi zarar kapsamında davacının ayrıca 20.804,30-TL maddi tazminat da talep edebileceğini, davacının manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Franchise sözleşmesi her iki tarafın da borç altına girdiği karşılıklı edimler içeren bir sözleşme olup, her bir tarafın borcu diğer tarafın borcunun karşılığını oluşturmakta ve edimler arasında değişim söz konusu olmaktadır.Başka bir deyişle franchise sözleşmesinde franchise alan ile franchise verenin borçları aynı zamanda diğer tarafın ediminin karşılığını ihtiva etmektedir.Franchise verenin kendisine ait franchise sistemini franchise alana kullandırma ve onu ticari faaliyeti sırasında devamlı olarak destekleme yükümlülüğüne karşılık, franchise alanın franchise verenin mal veya hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yürütme ve franchise verene belli bir bedel ödeme yükümlülüğü gelmektedir.Dosya kapsamına göre, Taraflar arasında 09.08.2018 tarihinde 2 yıl süre ile geçerli olmak üzere“... İstanbul Avcılar Sabit İstasyon Temsilciliği Franchise Sözleşmesi”İmzalandığı, sözleşmenin 8.5 maddesine göre: “Franchise veren, Globowax araç temizleme sistemi için ... teşvikli- ... girişimci paketi belgesinde belirtilen teçhizat, personel kıyafetlerini ve matbaa malzemelerini sözleşmenin imzalanmasından ve yer tespiti lokasyon bildiriminin belirlendikten sonra yazılı olarak yapılmasından itibaren en geç 30 iş günü içinde tam ve eksiksiz biçimde Franchıse Alan’a teslim edecek ya da teslim edilmek üzere kargo’ya teslim edecektir” hükmünün düzenlendiği, davacının sözleşme tarihinde 40.000,00 TL ve 05.10.2018 tarihinde 2.000,00 TL Franchise giriş ücreti ve giriş paketi ürün bedelini ödediği, 03.09.2018 tarihinde işyeri kiraladığı sözleşmesi yaptığı, davalı tarafından bir miktar ürünün 08.10.2018 tarihinde davacıya teslim edildiği, ancak fesih tarihine kadar tüm ürünlerin teslim edilmediği, davacının bu konudaki mesajlarına cevap verilmediği, davacı tarafından sözleşmenin Adana 4. Noterliği'nin ... numaralı 09.10.2018 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiği tespit olunan somut olayda, davalının sözleşme hükmü gereği, teslimle yükümlü olduğu ürünleri yer tespitinin bildirilmesinden sonra 30 iş günü içinde teslim etmekle yükümlü, ancak bu yükümlülüğün süresi içinde yerine getirilmediği, davalının 03.09.2018 tarihinde işyeri kiralayarak lokasyona ilişkin davalıyı hemen haberdar ettiği, sözleşme gereği davacının lokasyonu ...adresine Ek-2 belgesini doldurarak göndermesi gerekiyorsa da , bu yükümlülük yerine getirilmediği halde davalının ürünleri teslim edeceğini belirtmesi ve kısmen teslim etmesi dikkate alındığında, seçilen işyerine muvafakat verdiğinin kabulü gerektiği, ifaya başlandıktan sonra bu hususun davacı tarafından sözleşmenin ihlali olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davalının sözleşmesel yükümlülüğünü süresinde yerine getirmemesi nedeniyle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği anlaşılmıştır. Haklı sebeple sözleşmeyi fesheden davacının yaptığı ödemeleri ve menfi zararını talep edebileceği , bu kapsamda 42.000-TL sözleşme giriş bedeli ile menfi zarar olarak davacının belgelendirerek yaptığı harcamaların 20.804,30-TLolarak hesaplandığı mahkemece 3000,00 TL depozito bedelinin davacı kiracıya iade edilecek olması nedeniyle hesaplanan maddi zarardan mahsubu ile 17.804,30-TL olarak tespitinin yerinde olduğu, 42.000-TL bedel ve 17.804,30-TL menfi zarar olmak üzere toplam 59.804,30-TL'nin temerrüt tarihi olan 12.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve yasal şartları bulunmayan manevi tazminat talebinin reddine dair asıl dava yönünden kurulan hükmün dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu, sözleşmenin asıl davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle karşı davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı, davalının teslim ettiği ürünlerin davacının ürünleri iadeye hazır oldukları yönünde beyanda bulunduğu, bu ürünlerin aynen iadesinin mümkün olduğu bu nedenle somut olayda davalının inşai bir hak olan takas talebinin bulunmadığı, asıl davacının alacağından mahsubu gereken bir miktar olmadığı , davalının teslim ettiği ürünlerin iadesinin dava konusu edilmediği bunun için ayrıca yasal yollara müracaat edilebileceği gözetildiğinde karşı davanın reddi kararının da yerinde olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davalı-karşı davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih ve 2019/322 E. 2022/677 K. sayılı kararına karşı davalı - karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.085,23-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.038,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.046,85-TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Karşı dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın Davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı-karşı davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025