Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/216 E. 2021/611 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/216
Karar No
2021/611
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/473 Esas KARAR NO: 2024/1798 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/09/2021 NUMARASI: 2019/216 E. - 2021/611 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankaya rehinli olan menkulleri icra satışından sonra müvekkiline teslim etmeyen davalı ... hakkında İstanbul ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğinden sonra davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, icra takibine devam edebilmek için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak davalının toplantıya katılmadığını bu sebeplerle borçlu/davalı ...'ın haksız ve kötüniyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk Derece Mahkemesince; Alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 25.04.2002 tarihli yedieminlik sözleşmesi gereğince, uyuşmazlığa konu malların davalıya teslim edildiği, davalının "teslim alma" eylemini (tasarruf işlemi) inkar etmediği, hatta gerek icra takibine yaptığı itirazda ve gerekse duruşmalarda, davacının iddia ettiği şekilde bir teslimat içeriğini reddetmeyip kabul anlamında beyanda bulunduktan sonra depodaki malları alması için davacı bankaya başvurduğunu ve anahtarı da verdiğini belirttiğini, ancak davalının teslim olgusunu ispatlayamadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne" şeklindeki gerekçeleri ile; "Davanın Kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın İptaline, takibin devamına, İcra inkar tazminat talebinin Reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı banka ile aralarında yedieminlik sözleşme olduğunu, davacı banka ile ilişkisi bulunmadığını, bu kapsamda verilmiş bir yedieminlik ücretinde bulunmadığını, başka müşterisi olduğunu ve bankanın arayıp eşyaların olduğunu ve o dönem kiralanan depoya koymak istediklerini, bankanın müşterisi olduğu için yardımcı olmak amacı ile kabul ettiğini, bankanın ne getirip bıraktığı konusunda bilgisi olmadığını ve çalışanlarının eşyaları bir köşeye koyduklarının, aradan geçen 3 yılın sonunda kiraladığı yerden taşınmak zorunda kaldığı ve bankaya eşyalarınızı gidip alın dediğini, anahtarı da kendilerine bıraktığını, bankaya yardımcı olmak için malları aldığını, ve ne olduğunu bilmediğini, mevcut ilişkinin yediemin ilişkisi olmadığını, ücret almaksızın yapıldığını, yerel mahkeme kararında 25/04/2002 tarihli yedi eminlik sözleşme olduğu belirtilmişse de böyle bir sözleşmenin olmadığını, bankanın kusurlu olduğunu, vekillerinin kendi sorumluluklarını yerine getirmemek için dava açtıklarını, İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/216 Esas; 2021/611 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın yeniden görülerek davanın reddine karar verilmesini aksi halde dosyanın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP Davacı vekili istinafa cevap sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından dava dilekçesi ile Şişli ...İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında hacizli menkullerin davalıya yediemin olarak bırakıldığını ve malları teslim etmediği için malların değeri üzerinden icra takibi başlatıldığını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekiline ait 20/06/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle; ... ile yapılan bedelsiz yeddiemin sözleşmesinde, davacı bankanın neyi teslim ettiğini ispat edemediğini, Kaldı ki bedelsiz yeddi-emin sözleşmesi ile belirsiz bir süre için sorumluluk altına sokulduğunu, var olan bu süresiz ve geçersiz sözleşme ile borç ve sorumluluk altına konulamayacağını, bir vatandaş olan müvekkiline "banka istediği zaman iade" edilecek şeklinde belirsiz bir ibare ile sorumluluk yüklenemeyeceğini böyle bir sorumluluğun karşısında müvekkilinin taşınmazın anahtarını banka yetkililerine teslim ederek haber verdiğini ve kiracı olduğu iş yerinden ayrıldığını, müvekkilinin dava konusu emtiaları almadığını, dava konusu emtiaların ne olduğu belirli ve ispat edilebilir olmadığı için müvekkiline dava konusu iddia edilen belirsiz mal grubunun da teslim edilmediğini, davacının davasını ispat edemediğini belirtmiştir. Davalı borçlu itiraz dilekçesinde;" Hakkımda açılan ilamsız ödeme emrine itiraz sebebim böyle bir hurdanın bahsi geçen ... bankası çalışanları tarafından kendi yerleri olmadığı için benim şirket deposunda bırakılıp bir daha aranmaması. Ben 2009 yılında kirada olduğum adresten başka bölgeye taşınmak mecburiyetinde kaldığımdan eski kiralık yeri terk ettiğimi. Bu hurdaların alınması içinde o zaman görevliye haber verdiğimi 'Anahtarı da onlara bıraktım, alıp almadıklarını ve bu malın akıbetini şimdi icra kanalı ile öğrenmiş bulunuyorum. Böyle bir hurdayı ne taşıdım nede nerede olduğuna baktım. Hurda ile ilgili olaak ... bankası ... mahallesi şube çalışanları bu hurdanın alınıp alınmadığını veya ne olduğunu bilirler. Sonuç olarak Kendi mallarına sahiplik etmeyen, ancak belgesiz faturasız bir malın kaybını alakası olmayan ... tan sormak hatta ... takibi başlatmak yasalara aykırı olduğunu bilmelidirler. Böyle bir borcum olmadığından sizin nezdinde itiraz ediyorum. "denilmektedir. 25/04/2002 tarihli yediemin sözleşmesinde, "Dökümü ekli listede yer alan emtiayı yediemin sıfatıyla ücretsiz olarak muhafaza etmek üzere teslim aldım. Teslim aldığım malları, banka tarafından istendiği zaman aynen teslim edeceğimi yediemin sıfatıyla şimdiden kabul ve taahhüt ederim." denilmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak iki ayrı bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı banka tarafından yediemine teslim edilen malların içeriğini hangi malların teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği dosyada teslim edilen menkullere yönelik ayrıntılı bir liste mevcut bulunmadığı ve ayrıca davacı banka teslim edilen menkullerin davalıdan istenilmesine rağmen davalı tarafından iade edilmediği hususunu da ispat etmesi gerektiği, davalının kirada bulunduğu dükkandan taşınması sebebi ile menkullerin davacı tarafından teslim alınmasını kabul ettiğine ilişkin beyanın rızai bir teslime ilişkin olup söz konusu menkullerin davacı tarafından davalıdan istendiğini göstermeyeceği ve ispat yükümlülüğünün yer değiştirmeyeceği anlaşıldığından mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/09/2021 tarih, 2019/216 E. 2021/611 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN REDDİNE 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 273,24 TL'nin mahsubu ile 154,36-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 16.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 26,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 188,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/216, K. 2021/611, T. 25.04.2002, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-216-e-2021-611-k-db574c714b28