Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/206 E. 2020/10 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/206
- Karar No
- 2020/10
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1716 KARAR NO : 2024/1748 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14.01.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/206 E., 2020/10 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait yemek şirketi bulunduğunu, davalı şirketin inşaat şantiyesindeki yatılı ve yatısız işçilerine kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri gönderdiğini, müvekkilinin ayın sonunda davalı işyerine fatura keserek verdiği hizmetin bedelini davalıdan talep ettiğini, fakat davalının ödemelerini ilk günden bu yana düzensiz yaptığını ve müvekkilini mağdur ettiğini, davalı şirkete toplamda 4 adet fatura kesildiğini, bu faturaların ilkinin 30.06.2018 tarihli 005191 numaralı fatura olduğunu, davalı şirketçe ödemesinin 08 08 2018 tarihinde banka kanalıyla yapıldığını, 31.07.2018 tarihli 005205 numaralı ve 31.08.2018 tarihli 005221 numaralı faturalarla ilgili de 05.10.2018 tarihinde 1.000,00 TL, 26.11.2018 tarihinde 1.000.00 TL olmak üzere toplamda 2 defa ödeme yapıldığını ve kalan tutar için müvekkiline sürekli ödeme tarihi verildiğini, fakat kalan tutarın ödenmediğini, bu iki fatura ile ilgili alacağının tahsili için davalı şirket aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2018/45920 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak bu tutarların tahsil edilebildiğini, müvekkilinin önceki ayların ödemeleriyle ilgili alacaklarını alamamaya ve sıkıntı yaşamaya başlayınca, eylül ve ekim aylarına ilişkin alacaklarıyla ilgili 9.199,44 TL bedelli 052935 numaralı faturayı 12.12.2018 tarihinde keserek davalı şirkete götürdüğünü, şirket çalışanlarının faturayı teslim almaktan imtina etmesi üzerine şirket adresine RR06109550644 barkod numaralı ptt gönderisiyle ilettiğini, gönderiyi tebliğ alan davalı şirketin bir ihtarname yollayarak "ilgi faturanızın içeriği yemek bedelinin tarafımızdan karşılanacağı konusunda tarafınıza verdiğimiz herhangi bir taahhüt bulunmayıp verildiği iddia edilen kahvaltı ve yemek bedeli ile hiçbir ilgimiz bulunmamaktadır." şeklinde hakkaniyete aykırı şekilde beyanda bulunulmak suretiyle faturayı iade ettiğini, ilgili faturaya ilişkin alacağın temini için Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/610 E. sayılı dosyasıyla 08.01.2019 tarihinde borçlu şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını, ancak borçlu şirket tarafından takibe itiraz edildiğini ve 31.01.2019 tarihinde takibin durduğunu, durdurma kararı taraflarına tebliğ edilmediği için takibin durduğunu sonradan öğrendiklerini, itirazın iptali davası öncesi dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen konuyla ilgili uzlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin davalının çalışanlarına yemek verdiği hususunun davalı çalışanlarının ve birçok tanığın beyanıyla ispatlanabileceğini, yine davalı şirketin önceki aylarda yaptığı ödemelerin ve icra dosyasının da taraflar arasındaki ticari ilişkiye karine olduğunu beyan ederek, davalı-borçlunun itirazı haksız ve yersiz olduğundan, itirazın iptali ile Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/610 E. sayılı dosyasında takibin devamına, haksız ve dayanaksız yapılmış bulunan itiraz sebebiyle takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, takip tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ... Konutları projesinde duvar kağıdı uygulaması yapan müvekkili şirketin işçilerinin hiçbir talimat veya direktif almadan davalı tarafın ... Lokantası isimli iş yerinde yemeklerini yiyerek faturanın müvekkili şirkete gönderilmesini talep ettiklerini ve müvekkili şirketin ilk faturanın tarafına gönderilmesi ile birlikte işçilerinin bu lokantada yemek yediklerini öğrendiğini, davalı tarafın mağduriyetinin önüne geçmek için tamamen iyi niyetle yemek bedellerinin ödendiğini ve davalı tarafın devam eden tarihlerde bu işçilere yemek verilmemesi hususunda şifahen uyarıldığını, bu uyarıya itimat etmeyen davalının işçilere yemek vermeye devam ettiğini ve düzenlenen faturalara noter kanalı ile itiraz edilmesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/610 E. sayılı takip dosyasından talepte bulunduğunu ve bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin çalıştırdığı işçilerin iaşe bedellerine ilişkin olarak işçileri ile yemek dahil anlaşma yapmakta olduğunu ve herhangi bir yemek firması ile anlaşma yapmadığını, davalı ile müvekkili arasında akdedilmiş olan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının tamamen kötüniyetle hareket ederek lokantasına gelen şahıslara yemek verdiğini ve kimin hangi tarihte yemek yediğini dahi yazmayan faturalarla talepte bulunduğunu, müvekkili şirket işçilerinin inşaat şantiyesinde yatılı olarak kalmadıklarını, duvar kağıdı uygulama işinin gün içerisinde tamamlanan işlerden olduğunu, yatılı işçi çalıştırılmasını gerektirecek bir iş olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça beyan edilen kahvaltı, öğle ve akşam yemeği bedellerinin ödenmesinin Türk İnşaat Sektöründe hayatın olağan akışına aykırı bir çalışma şekli olduğunu, hiç kimsenin usta olarak anlaştığı işçilere kahvaltı ve akşam yemeği ödemekle mükellef olmadığını, müvekkili şirketin ödeme yaptığını gören davalının kötüniyetle 12.12.2018 tarihinde yeni bir fatura düzenleyerek bakiye alacağı için fatura düzenlediğini iddia ederek söz konusu icra takibini başlattığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının müvekkili şirkete gönderdiği faturalarda ... ve ... ibarelerine yer verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ... isimli projenin tahminen ... konutları yakınındaki diğer proje olduğunu ve müvekkili şirketin bu projede görev dahi almadığını, buna rağmen söz konusu faturaların davacı tarafın mağduriyetinin önüne geçilmesi için ödenmiş ise de bu ödeme tarihinden sonraki hiçbir faturanın kabul edilmeyeceğinin de bildirildiğini, müvekkili şirkete sadece 12.12.2018 tarihli faturanın gönderilmiş olduğunu ve bu faturaya da itiraz edildiğini, düzenlenmeyen bir faturanın ödenmesine ilişkin olarak Ankara Batı İcra Dairesinin 2019/610 E. sayılı icra takibinin iptalinin gerektiğini, 12.12.2018 tarihli fatura ile talep edilen ve nasıl hesaplandığı dahi belirlenemeyen bu faturanın izahının gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...davalı tarafından taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı savunulmuşsa da, davacı tanığının beyanı ve davalı yanın kısmi ödemelerinden taraflar arasında yemek dağıtımı konusunda hizmet sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının, dava konusu edilen fatura konusu yemeği dağıtımını ifa ettiği halde davalı tarafından tüm işe dair ödeme yapılmadığı, davalıca yapılan kısmi ödemenin mahsubu ile davacının kayıtlarına göre 9.199,44 TL TL alacağının bulunduğu kanaatiyle davanın kabulüne..." karar verilmiştir. İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davaya cevap dilekçesindeki hususları tekrarlayarak; yerel mahkemeye yaptıkları itirazlar ile yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu bildirdiklerini, ancak yetki itirazılarının dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin adresinin Çankaya olduğundan yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının dikkate alınarak davanın usulden reddinin gerektiğini; Müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, davacı tarafın kayıtları esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun eksik olduğunu, müvekkili şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak yeni bir rapor düzenlenmesi gerektiğini; Yerel mahkemenin tanık dinletme taleplerini reddederek savunma haklarını kısıtladığını, sadece "teslimatlardan haberi dahi olmayan" davacı tanığının beyanları ile karar verdiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında akdedilen yemek satımı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; davalının yetki itirazının mahkemece 16.07.2019 tarihli duruşmada TBK m 89 uyarınca yerinde olarak reddedilmiş bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/206 E., 2020/10 K. sayılı dava dosyasında verdiği 14.01.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 628,41 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 157,10 TL'nin mahsubu ile kalan 471,31 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 18.12.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20.12.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza