Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/2046 E. 2019/1508 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/2046
Karar No
2019/1508
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1725 Esas KARAR NO:2024/1902 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2024/983 D.İş - 2024/969 Karar TARİH:27/08/2024 KARAR TARİHİ:28/11/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... A.Ş. ("...Türkiye") arasında mevcut bulunan ticari ilişki kapsamında ... Türkiye'ye 11 adet fatura kesildiğini, taraflar arasında kesilen faturalara cari mutabakat sağlandığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, 06.11.2023 tarihli ... fatura numaralı KDV dahil 339.920,71.-TL, 09.11.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 161.891,14.-TL 15.11.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 647.564,54.-TL, 30.11.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 739.451,16.-TL, 30.11.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 342.143,14.-TL, 15.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 753.968,56.-TL, 20.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 639.101,03.-TL, 20.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 464.596,56.-TL, 25.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 412.150,84.-TL, 25.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 369.821,88.-TL, 26.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 636.427,62.-TL olmak üzere KDV dahil toplam 5.507.037,18.-TL tutarında 11 adet faturanın ödeme vadesinin geldiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, cari hesap mutabakatına göre, borçlu ... Türkiye tarafından 22/02/2024 tarihi itibariyle müvekkiline 17.224.949,14.-TL tutarında borçlu olunduğunun da kabul edildiğini, İİK'nun 257/1 fıkrası koşullarının oluştuğunu, dilekçe eki faturalar, sevk irsaliyeleri ve cari hesap mutabakatı ile alacağın ispat edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin muaccel hale gelmiş alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile İcra ve İflas Kanunu’nun 257 vd. hükümleri uyarınca, borçlunun yed’inde veya üçüncü şahıslarda bulunan taşınır ve taşınmaz mallarının ve dahi alacaklarıyla diğer haklarının, takdiren teminatsız olarak aksi halde mahkemenizce uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 27/08/2024 tarih 2024/983 D.İş -2024/969 sayılı kararında; " TALEP: İhtiyati haciz istemine ilişkindir.Muaccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz kararı verilemez. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağının vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet teşkil edecek hallerin bulunması gerekmektedir. Bu haller İİK'nun 257/2 maddesinde sayılmıştır. Buna göre vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı borçlunun muayyen bir ikametgahı yok ise, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır, yahut kaçar veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunur ise bu halde ihtiyati haciz istenebilmektedir. Bu hallerin varlığını mahkemeye kanaat getirecek delillerle ispatlanması gerekmektedir. Buradaki ispat tam değil, yaklaşık bir ispattır. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında; borçlu ile aralarında ticari ilişki olduğunu kabul ettiği dikkate alındığında, salt fatura düzenlenmesi (teslim alma imzası olmayan veya olup da imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı belli olmayan)taraflar arasında borç ilişkisi olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığına mahkememizce kanaat getirilmiştir.Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki kapsamında sadece faturaya dayanak gösterilerek ihtiyati hacze hükmedilemez. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14 Hukuk Dairesi 2019/2046 E. 2019/1508 K. Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2020/1162 E. 2020/1168 sayılı ilamı) Anılan kanun maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; talep eden tarafından fatura asıllarının sunulmadığı, sunulan faturaların fotokopi olduğu, fotokopi faturaya dayalı alacak talep edenin muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağının bulunduğuna mahkememizce kanaat getirilmemiş olup; alacaklı tarafından faturanın her zaman kesilebileceği, keza borçlu tarafından faturanın kayıtlı olması dahilinde bile borçlu tarafından iade edilip edilmediğinin, ancak anılan alacak kalemleri ve mutabakata ile ilgili hususların yargılama aşamasında belli olacağı nazara alınarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği anlaşılmakla, faturaya dayalı ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, İİK 257/2 maddesinde belirtilen şartlar hasıl olmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilmiş olan ret kararı hatalı olup yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkemece verilmiş olan kararın ortadan kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, Müvekkili tarafından kesilmiş 11 adet e-faturanın borçlu tarafından kabul edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden, 06.11.2023 tarihli ... fatura numaralı KDV dahil 339.920,71.-TL, 09.11.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 161.891,14.-TL, 15.11.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 647.564,54.-TL, 30.11.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 739.451,16.-TL, 30.11.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 342.143,14.-TL, 15.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 753.968,56.-TL, 20.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 639.101,03.-TL, 20.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 464.596,56.-TL, 25.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 412.150,84.-TL, 25.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 369.821,88.-TL, 26.12.2023 tarhli ... fatura numaralı KDV dahil 636.427,62.-TL olmak üzere KDV dahil toplam 5.507.037,18.-TL tutarında 11 adet faturanın kesildiğini ve KFC'nin bu faturaları kabul ettiğini, taraflar arasında kesilen faturalara istinaden cari mutabakat sağlanmasına rağmen ödeme yapılmadığını,Sayın Mahkeme tarafından gerekçeli kararda; "...talep eden tarafından fatura asıllarının sunulmadığı, sunulan faturaların fotokopi olduğu, fotokopi faturaya dayalı alacakta talep edenin muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağının bulunduğuna mahkememizce kanaat getirilmemiş olup; alacaklı tarafından faturanın her zaman kesilebileceği, keza borçlu tarafından faturanın kayıtlı olması dahilinde bile borçlu tarafından iade edilip edilmediğinin, ancak anılan alacak kalemleri ve mutabakata ile ilgili hususların yargılama aşamasında belli olacağı nazara alınarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği anlaşılmakla, faturaya dayalı ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " şeklinde ifadeler ile ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, ancak alacağa temel olan faturalar e-Fatura olduklarından asıllarının mahkemeye sunulmasının da mümkün olmadığını, zira e-Faturanın kağıt çıktısı üzerine, “Aslı Gibidir” vb ifdeler yazılmasının geçersiz olduğunu, E-faturanın asıl halinin ancak Gelir İdaresi Başkanlığı Sistemi üzerinden başarıyla geçmiş XML versiyonu olduğunu, ancak UYAP sistemi üzerinden bu formatta belge sunulamamakta olup yine dijital asılın fiziki olarak da sunulmasının mümkün olmadığını, ancak tekrar belirtmek gerekir ki, alacağa konu pdf hali dosyaya sunulan faturaların GİB üzerinden alacaklıya iletilmiş ve faturalara itiraz edilmemiş olduğunu,e-Fatura alacaklısının da borçlusunun da tacir olduğunu ve e-faturaya itiraz edilmediği göz önünde tutulduğunda ihtiyati haciz talebine dayanak alacak kalemlerinin muaccel ve kuvvetle muhtemel olduğunu, mahkemenin müvekkili tarafından eski usulde fatura düzenlemesi zorunluymuş gibi fatura asıllarını talep etmesinin ve bu fatura asıllarının sunulmamış olmasından mütevellit muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağının bulunduğuna kanaat getirilmediğini belirtmesinin hatalı ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu,Davalı şirketin kaşeli imzalı borcu kabul beyanı içeren mutabakat mektubu bulunduğunu, davalının müvekkiline olan borcuna istinaden cari hesap mutabakatı da yapılmış olup, borçlunun 22.02.2024 tarihi itibariyle müvekkiline 17.224.949,14.-TL tutarında borçlu olduğunu kabul ettiğini (Ek-2: 22.02.2024 tarihli hesap mutabakatı, 1 sayfa), iki tarafın da söz konusu borç tutarı üzerinde mutabık kaldıklarını kabul ettiklerini, imza ve kaşeli hesap ekstrelerini faks yolu ile karşılıklı olarak birbirlerine ulaştırdıklarını, bu durumda, davalı/borçlu tarafından yazılı, imzalı ve kaşeli olarak kabul edilmiş olan faturaların yerel mahkeme tarafından asıllığının ve geçerliliğinin sorgulanmasının hatalı olduğunu,Yargıtay’ın kökleşmiş içtihatlarında da, ihtiyati haciz talep edenin alacağının varlığı ve muaccel olduğuna dair iddiasını yaklaşık olarak ispat etmesinin yeterli olduğunun, alacağın hangi sebepten doğduğunun önem arzetmediğinin, önemli olanın alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yaklaşık olarak ispat edilmesi olduğunun vurgulandığını, bu noktada, alacağın yargılamayı gerektirmesi gibi kanunda yer almayan gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunun hükme bağlandığını, işbu dilekçe ekinde sunulan faturalar ve cari hesap mutabakatı ile alacağın yaklaşık olarak değil açıkça, tam olarak ispat edildiğini ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 19.03.2019 tarihli, 2019/506 Esas ve 2019/342 Karar sayılı ilamı), ayrıca ekte sundukları sevk irsaliyeleri ile sipariş konusu malların teslim edildiğinin de ispatlandığını(Ek-3: e-faturalarda belirtilen ürünlerin teslim edildiğine ilişkin sevk irsaliyeleri, 10 sayfa), dolayısıyla müvekkili tarafından siparişlerin gereği gibi ifa edildiğini, teslim edildiğini ve sonrasında faturaların kesildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmemiş olup ayrıca taraflar arasında cari hesap mutabakatı dahi düzenlendiğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, davalı tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını, mahkeme tarafında ihtiyati haciz talebinin reddi yönünde verilen kararın hukuka ve Yargıtay İçtihatlarına aykırı olduğunu (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15.09.2015 tarihli, 2015/7000 Esas ve 2017/10983 Karar sayılı ilamın, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin, 2019/206 E., 2019/288 K., 28.02.2019 tarihli kararı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2019/259 E., 2019/265 K. 21.02.2019 tarihli kararı; İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin D 2018/917 E., 2018/803 K., 02.05.2018 tarihli kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18.04.2017 tarihli ve 2016/9486 Esas sayılı, 2017/3106 Karar sayılı kararı),İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; ticari satış ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsilini temin için ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispattır.İhtiyati haciz talep dilekçesi ekinde sunulan, ilki 06/11/2023 sonuncusu 26/12/2023 tarihli 11 adet ve toplam 5.507.037,18-TL bedelli e faturalar ile irsaliyeli faturalar birlikte incelendiğinde, 15/12/2023 tarihli 753.968,56-TL bedelli e fatura haricindeki tüm faturaların bağlı bulundukları irsaliyelerin teslim alan kısımlarının imzalı olduğu, yine 22/02/2024 tarihli mutabakatta, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket tarafından, ihtiyati haciz talep edilen şirkete gönderilen kaşe ve imzalı metin ile 31/12/2023 tarihi itibariyle ihtiyati haciz talep edene 17.224.949,14-TL borçlu olunduğunun, cari hesapta mutabık olunup olunmadığının sorulduğunun, ihtiyati haciz talep edenin tutarda mutabık olduğunu bildirdiğinin kayıtlı olduğu, ihtiyati haciz talebine dayanak toplam 5.507.037,18-TL bedelli 11 adet faturanın mutabakat tarihinden önce düzenlenmiş oldukları ve mutabakat kapsamında kaldıkları, ihtiyati haciz talep eden tarafın faturalara dayalı, rehinle temin edilmemiş ve muaccel alacağı bulunduğunu anılan mutabakat ile yaklaşık düzeyde ispat ettiği anlaşılmış olup, mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesi yerinde olmamış, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak ihtiyati haciz isteminin %20 teminat mukabilinde 5.507.037,18-TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 27/08/2024 tarih ve 2024/983 D.İş - 2024/969 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, -İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; 2-İİK.'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 5.507.037,18-TL'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK.259, HMK.87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 5.507.037,18-TL alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 1.101.407,44-TL tutarında nakdi veya mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilk derece mahkemesi veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 4-İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına,5-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 704,50TL ihtiyati haciz karar harcı talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 6-İlk derece mahkemesinde alacaklı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 704,50 TL ihtiyati haciz harcı ile 30,00 TL tebligat gideri olmak üzere; toplam 1.162,10TL' nin borçludan alınarak alacaklıya verilmesine, bakiyesinin alacaklı üzerinde bırakılmasına, 7-Dairemiz karar tarihi itibariyle alacaklı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz talep eden alacaklıya iadesine, 9-İstinaf eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 232,00 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş dönüş gideri olmak üzere; toplam 1.401,4‬ TL' nin borçludan tahsili ile ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine,10-Artan gider avansı olması ve talep halinde, avansı yatıran tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/11/2024 tarihinde İİK.258/2 ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/2046, K. 2019/1508, T. 18.04.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-2046-e-2019-1508-k-dbb246ead19f