Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/185 E. 2020/403 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/185
Karar No
2020/403
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2233 KARAR NO: 2023/1675 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/07/2020 NUMARASI: 2019/185 E. - 2020/403 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 08/05/2017 tarihinde takım gaz sensörleri ve bunların kontrol ve programlama yazılımlarının yurt dışından ithal edilmesi ve müvekkili şirket teslimi, bu edimin karşılığında da davalı şirketin bir miktar komisyon olarak alacağı konusunda sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmenin 3/2 maddesine göre de müvekkili şirketin 57.057,95.-TL miktarı sipariş avansı olarak davalı firmaya ödeyeceğini taahhüt ettiğini, müvekkilinin taahhüt ettiği edimini hemen ifa ederek 16/05/2017 tarihinde davalı şirketin IBAN numarasına gönderdiğini, davalı firmanın sözleşmede üstlenmiş olduğu edimlerinin hiç birini ifa etmediğini, müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin göndermiş olduğu sipariş avansını da iade etmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Ankara ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirketin ödeme emrine karşı yetki itirazında bulunduğunu bunun üzerine dosyanın yetkili İstanbul İcra Dairelerine gönderildiğini, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile borçluya yeniden ödeme emri gönderildiğini, bu ödeme emrine de davalı tarafça borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalı şirketin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın Bakırköy ... Noterliği'nin ... tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile KDV dahil 35.102,37.-TL tutarında fatura gönderdiğini, kesilen bu faturaların müvekkili şirket tarafından Ankara .... Noterliği'nin 05/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini iddia ve beyan ederek davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 08/05/2017 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme ile müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı .. isimli firmadan gaz sensörlerinin ithalatının yapılmasına aracılık etmesi ve bu aracılık karşılığında da müvekkili şirkete komisyon ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından gaz sensörleri alımına aracılık edildiğini ancak davacı şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, nakit ödemeyi yaptığını ancak çekleri vermediğini, müvekkili şirketi aradan çıkartarak doğrudan müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı şirket ile bağlantı kurduğunu, sözleşmeye konu ürünleri getirdiğini ve ödemeyi doğrudan o firmaya yaptığını, davacı şirketin müvekkili şirkete mail atarak yapmış olduğu aracılık işlemlerine karşılık KDV dahil 35.102,37.-TL komisyon ücretine ilişkin olarak fatura kesilmesini ve arta kalan 21.955,58.-TL'nin iade edilmesini talep ettiğini, davacı şirketin maili üzerine müvekkili şirket tarafından 02/01/2018 tarihli ve 329348 sıra numaralı fatura kesilerek Bakırköy ... Noterliği'nin 20/01/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından davacı tarafın talebi doğrultusunda fatura kesildiğini, davacı şirketin atmış olduğu mailin aksine kötü niyetli olarak faturaya itiraz ettiğini ve faturayı Ankara ... Noterliği'nin 05/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkili şirketin yerine getirmesi gereken her türlü edimi yerine getirdiğini ancak davacı şirketin vermesi gereken çekleri ve müvekkili şirketi saf dışı bırakarak doğrudan firma ile kendisi bağlantı kurarak ürünleri getirmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından sipariş edilen ürünlerin getirilmediğini, davacı şirketin kötü niyetli olarak sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, müvekkili şirket hakkında icra takibi başlattığını, müvekkilini zarara uğrattığını, komisyon ücretinin tamamının alınmadığını iddia ve beyan ederek davanın reddine, davacının asıl alacağının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla sipariş avansının iadesi istemi ile açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 08.05.2017 tarihli sözleşme düzenlendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taraflar arasında sözleşme kapsamında davalının edimini yerine getirip getirilmediği, davacının sipariş avansının iadesi talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 08.05.2017 tarihli sözleşmenin 3,2 maddesinde; EK-1 de yer alan cihaz teklifine göre ... otomasyonun belirleyeceği banka hesabına teklif toplamının %40'ının sipariş avansı olarak yatırılacağı, (14,596,44EUR)=57,057,95TL), 3,3 maddesinde; bakiye kalan (28,461,10EUR)=111.262,98TL)nın 60-90-120 günlük 4 eşit taksitli çeklerle ödeneceğinin düzenlendiği, yine sözleşmenin 4,1 maddesinde; ... otomasyonun EK-1 de yer alan 3 kalem malzemeyi ... Teknolojileri firmasına 6-8 hafta içerisinde teslim edeceği, 4,2 maddesinde; sözleşmeye konu olan fiyat teklifinin sipariş olarak işleme alınması için ... Bina Teknolojilerinin, ödeme başlığı altında belirten şartları yerine getirmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının 16,05,2017 tarihinde 57,075,95TL yi davalı şirketin banka hesabına gönderdiği, ancak sözleşmenin 3,3 maddesinde belirtilen bakiye kalan miktar için 60-90-120 olmak üzere 4 eşit taksitli çeklerin verildiğine dair davacı tarafından herhangi bir belge ve delil ibraz edilmediği, davacının, davalı şirkete gönderdiği mail ile davalı şirketin yapmış olduğu aracılık işlemine karşılık 35.102,37 TL komisyon ücretine ilişkin olarak fatura kesilmesini ve arta kalan 21.955,58 TL’nin iade edilmesini talep ettiği, bu hali ile davacının, davalının 35.102,37 TL komisyon ücreti alacağının kabulünde olduğu, bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya 21,995,58TL cari hesapta borçlu göründüğünün tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime olduğu anlaşılmış, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı, yine davacının icra takibinde bulunurken haksız ve kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 21.995,58-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş" davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 21.995,58-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı firmanın sözleşmeyle üstlendiği edimleri yapmadığı halde mahkemece müvekkil tarafından ödenen fazla ücretin kısmen reddedildiğini, mahkemenin davalının edimini ifa etmediği hakkında hiçbir yorum içermeyen yok hükmündeki bilirkişi raporunu kararına esas aldığını, raporda şirket tarafından iade edilen faturanın takdiri mahkemeye bırakılmasına rağmen mahkemece bu konularda hiçbir yorum yapılmadığını, hükme gerekçe yazılmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında hiçbir kanaate varılmadığını, mahkemece ödemezlik defi prensibinin unutulduğunu, müvekkilin zaten davalıya 57 bin TL gibi bir avans gönderdiğini, bu avansın gereğini yapmayan davalı yana müvekkilin neden hala ödeme yapacağını anlayamadıklarını, davalının hiçbir şey yapmadan ücret kazanır hale geldiğini, davalının edimini ifa ettiği düşünülen halde bile mahkemece kısmen kabul kısmen ret verilmesinin hatalı olacağını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf başvurusunun haksız olduğunu, müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı bir kusuru veya davranışı olmadığını, davacının kötü niyetli olarak sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, müvekkil şirket tarafından gaz sensörleri alımına aracılık edildiğini ancak davacı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, nakit ödemeyi yaptığını vermesi gereken çekleri vermediğini, müvekkil şirketin distrübitörlüğünü yaptığı şirket ile kendisinin doğrudan bağlantı kurarak müvekkil şirketi saf dışı bıraktığını, sözleşmeye konu ürünleri getirerek ödemeyi doğrudan o firmaya yaptığını, davacı şirketin müvekkil şirkete mail atarak yaptığı aracılık işlemine karşılık KDV dahil 35.102,37 TL komisyon ücretine ilişkin olarak fatura kesilmesini ve arta kalan 21.955,58 TL’nin iade edilmesini talep ettiğini, davacının maili üzerine müvekkil şirket tarafından 02.01.2018 tarihli ve ... sıra numaralı fatura kesilerek Bakırköy ... Noterliğinin 20 Ocak 2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderildiğini, davacı şirketin gönderdiği mailin aksine faturaya itiraz ettiğini ve faturayı Ankara ... Noterliğinin 05.02.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade ettiğini, müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı bir kusur veya davranışı bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67. maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında (Ankara İcra Müdürlüğü'nde başlatılan icra takibine yetki itirazı sebebiyle dosya yetkisizlik ile İstanbul İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiştir); alacaklı tarafından borçlu aleyhinde 16.05.2017 tarihli dekonta istinaden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 05.12.2019 tarihli muhasebe bilirkişisine ait raporda davalının 2018 yılı yevmiye defterinin 01.01.2018 tarihli açılış fişinde davacının 226 ... bina teknolojileri hesabında 57.057,95 TL alacaklı olduğu, davalının yevmiye defterinin 02.01.2018 tarihindefaturanın ... Şti hesabına 35.102,37 TL borç kaydedildiği, davacının talebi üzerine davalının 35.102,37 TL fatura düzenleyip gönderdiği, davacının mail talebi ile talep ettiği faturayı davalıya ihtarname ile iade ettiği, cari hesap ekstresine göre davalının davacıya 21.995,58 TL borcu bulunduğunun görüldüğü belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasında 08.05.2017 tarihinde sözleşme tanzim edildiği, sözleşme konusunun davacı ... Ltd Şti'nin satın alacağı ... markalı gaz sensörleri ürünlerini ve programlama yazılımını kapsadığı, 57.057,95 TL sipariş avansının davalıya ödeneceğinin belirtildiği, davalının bu sözleşme ile taahhüt ettiği işleri davacının yazılı izni olmadan kısmen veya tamamen başkasına devredemeyeceği, davalının sözleşme ekinde yer alan 3 adet malzemeyi davacıya 6-8 hafta içinde temin edeceğinin belirtildiği, davacı tarafından davalıya banka yolu ile 16.05.2017 tarihinde 57.057,95 TL avans ödemesi yapıldığı, davacıya ait mail hesabından davalıya gönderilen 10.10.2017 tarihli mailde 35.102,37 TL komisyon faturası KDV dahil fatura kesilmesini 21.955,58 TL'nin havale gönderilmesini istedikleri, davalı tarafından maile istinaden davalı adına 02.01.2018 tarihli 35.102,37 TL fatura tanzim edildiği, davacı tarafından düzenletilen 05.02.2018 tarihinde ihtarname ile faturaya itiraz edildiği, faturanın iade edildiği dosya kapsamında sabittir. Davalı cevap dilekçesinde müvekkil şirket tarafından gaz sensörleri alımına aracılık edildiği, ancak davacı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirmediği, nakit ödemeyi yaptığı, vermesi gereken çekleri vermediği, müvekkil şirketin distribitörlüğünü yaptığı şirket ile doğrudan bağlantı kurarak müvekkil şirketi saf dışı bıraktığı, davacının vermesi gereken çekleri vermemesi, müvekkil şirketi saf dışı tutarak doğrudan firma ile kendisi bağlantı kurarak ürünleri getirmesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından sipariş edilen ürünlerin getirilemediğini belirttiği, davacı tarafından gönderilen email ile de 35.102,37 TL fatura düzenlenmesinin istenilmesi göz önüne alındığında mahkemece itirazın kısmen iptaline dair verilen karar hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2020 tarih ve 2019/185 E., 2020/403 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/185, K. 2020/403, T. 05.02.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-185-e-2020-403-k-1e00ab7ff444