Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/155 E. 2020/517 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/155
- Karar No
- 2020/517
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/765 KARAR NO : 2025/396 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : Doç.Dr. ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/155 E.-2020/517 K. Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; rüzgar enerjisine dayalı elektrik üretim faaliyeti yapan müvekkilinin, Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği uyarınca yapılan yarışma sonucunda davalıya ait İzmir-Havza enerji iletim hattına bağlanma hakkını kazandığını, taraflar arasında önce 15.12.2011 tarihli RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, Davalı tarafça RES Katkı Payı Anlaşması uyarınca 16.01.2019 tarihli 2018 yılı RES Katkı Payı Tutarı açıklamasıyla 24.651.404,66 TL bedelli faturanın gönderildiğini, müvekkilinin fatura bedelini ihtirazi kayıtla ödediğini, Taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşmasının 3. maddesine göre RES Katkı Payının her yıl, teklif mektubunda davalı ...'a kWh başına ödenmesi taahhüt edilip sabitlenen kuruşun, bir önceki yıla ait TÜFE oranı ile güncelleştirilmesi ve güncelleştirilmiş bu bedelin, o yıl içerisinde üretilen elektrik enerjisi ile çarpılması ile hesaplanacağını, davalı tarafın ise katkı payını Teklif Mektubu, Yönetmelik ve ekleri ile RES Katkı Payı anlaşması hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi ile hesaplandığını bildirdiğini, taraflar arasındaki ilişkiye anlaşmanın imzalanmasından çok önce icap niteliğinde verilen Teklif Mektubu hükümlerinin değil, RES Katkı Payı Anlaşmasının uygulanması gerektiğini, RES Katkı Payı Anlaşması ile Yarışma Yönetmeliğinde düzenlenen hesaplama yönteminin aynı olduğunu, Davalı ... tarafından ihale öncesi katılımcılara imzalatılan ve ihaleye katılmanın zorunlu ön koşulu olan Teklif Mektubunun davalı tarafça tek taraflı olarak hazırlandığını, yarışmaya katılacak üretim şirketlerine metnin içeriğini müzakere etme ve değiştirme hakkı verilmeyen, soyut ve genel nitelikte hazırlanan standart bir metin olduğunu, Teklif Mektubunda yer alan ifadelerin taraflarca farklı yorumlandığını, TBK'nın 23. maddesi uyarınca müvekkilinin yorumuna itibar edilmesi gerektiğini, genel işlem şartı niteliğindeki Teklif Mektubu ile RES Katkı Payı Anlaşması hükümlerinin çeliştiği kabul edilir ise taraflar arasındaki bireysel sözleşme olan RES Katkı Payı Anlaşmasına hiyerarşi olarak üstünlük tanınması ve Teklif Mektubu karşısında öncelikle uygulanması gerektiğini, Dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkili şirkete zarar veren Genel İşlem Şartı niteliğindeki Teklif Mektubunun TBK'nın 25. ve TTK'nın 55-f maddeleri uyarınca geçersiz olduğunu, davalı tarafça yapılan hesaplama sisteminin esas alınmış olması halinde ileride RES Katkı Payının, müvekkilinin üretim gelirlerinden daha fazla olması sonucunu doğuracağını, bu durumun dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, İleri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ihtirazı kayıtla ödenen şimdilik 90.000,00 TL.'nin ödeme tarihi olan 30.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 22.09.2020 tarihli ıslah dilekçesinde; dava değerini 10.959.066,54 TL’ye artırmıştır. Davalı vekili; dava konusu RES katkı payı anlaşması, EPDK onayına tabi olan ve EPDK'nin ikincil düzenlemelerinde yer alan anlaşmalardan olduğundan ticari anlaşma olmadığını, niteliği ve içerdiği düzenlemeler bakımından özel hukuku aşan bir rejime tabi olduğunu, idari sözleşme niteliğinde olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğunu, Dava dilekçesinin talep sonucunda belirtilen fatura ile kendilerine tebliğ edilen dava dilekçesi ekindeki fatura ve dekontun farklı olduğunu, bu nedenle davacı tarafça talep sonucunun açıklanması gerektiğini, Davacı şirketin EPDK tarafından onaylanan, "Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak sunduğu teklifler doğrultusunda İzmir Havza TM barasına bağlantı hakkı kazandığını, lisans alarak faaliyetlerine başladığını, müvekkili ile davacı arasında RES Katkı Payı Anlaşması aktedildiğini, Müvekkilince RES Katkı Payı faturalarının RES Katkı Payı Anlaşması gereğince, Yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda hesaplandığını, davacı tarafından sunulan teklif mektubunda, RES katkı payı tutarının, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirilerek (kümülatif) müvekkili Teşekküle ödeneceğinin çekişmesiz şekilde kabul ve taahhüt edildiğini, gerek müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan RES katkı payı anlaşmasının, gerekse davacı şirket tarafından sunulan teklif mektubu formunun, bu Yönetmeliğin aynı tarihte yayımlanan ekleri olduğunu, aralarında hiyerarşik bir ilişki kurmak suretiyle teklif mektubunun yok sayılmasının hukuka uygun olmadığını, Yönetmeliğin ekinde basılı olarak yer alan katkı payı anlaşmasının imzalanmasının Yönetmelik gereği zorunlu olup, müvekkili Teşekkül veya davacı şirketin söz konusu anlaşma üzerinde herhangi bir değişiklik yapma imkânı bulunmadığını, Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, yarışma sırasında sunmuş olduğu teklifin tüm şartları ile birlikte, davacı şirket için bağlayıcı olduğunu, daha sonra bu teklifte yer alan hesaplama şekli ile bağlı olmadığının öne sürülmesinin dürüstlük kuralına uygun olmadığını ve teklifin değiştirilmesi anlamına geldiğini, bunun da Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, Davacının teklifinde yer alan hesap şekli ile bağlı olmadığının kabulünün, diğer istekli firmalar bakımından haksız rekabet teşkil edeceğini ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağını, Yönetmeliğe uygun şekilde yapılan hesaplama ile düzenlenen dava konusu RES katkı payı faturasında hukuka aykırılık bulunmadığını, RES katkı payının davacı şirketçe iddia olunduğu şekilde uygulanacağı düşünülürse, yıllara yayılan sürecin enflasyon ve fiyat değişimleriyle birlikte, müvekkil kurumun hak ve menfaatlerini zedeleyici mahiyette olmasının yanı sıra, teamül haline gelen enflasyon uygulamaları açısından da tutarsızlık oluşacağını ve bu durumun uygulamanın gerekçesine aykırılık teşkil edeceğini, Davacının yarışmaya katılırken kabul ederek imzaladığı teklif mektubu, taahhütname ve anlaşmanın, bağlantı hakkı kazandıktan sonra kendisine dayatıldığını öne sürmesinin iyi niyetli olmadığını, Yarışma Yönetmeliği ve eki metinlerde yer alan düzenlemelerin tüm istekli firmalara uygulandığını, Kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça talep edilen faiz türü, oranı ve faiz başlangıç tarihinin de yersiz ve dayanaksız olduğunu, Savunarak, davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesince; "Taraflarca imzalanan sözleşmede RES katkı payının hesabı teklif mektubundaki hesaplamadan farklı olarak düzenlenmiştir. Davada uyuşmazlık hesap yönteminde teklif mektubu veya sözleşmeden hangisini dikkate alınacağı konusunda toplanmaktadır. Taraflarca imzalanan sözleşmenin RES katkı payının hesap şekli ile ilgili formül rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılan başvurulara ilişkin yönetmeliğin 9. maddesine uygun şekilde kaleme alınmıştır. Davalı tarafça RES katkı payı hesabı ile ilgili teklif mektubundaki ibarelerin aynen sözleşmeye geçirilmesi mümkünken farklı bir hesap şeklini içeren sözleşme imzalanmıştır. Her ikisi de tacir olan tarafların serbest iradesi ile imzalamış oldukları anlaşmaya sadık kalmaları gerektiği açıktır. Taraflar arasındaki anlaşma hükümleri açık olup, herhangi bir yoruma ihtiyaç gerektirmemektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde RES katkı payının hesaplanmasında taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. maddesindeki formülün öncelikle uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TÜFE güncellemesinin teklif yılından mı yoksa üretim yılından mı itibaren yapılması gerektiği konusunda toplandığı, davalı tarafından hesaplamanın TÜFE güncellemesinin teklif yılı esas alınarak yapıldığı, bu hesap şeklinin sözleşmeye uygun olmadığı, TÜFE güncellemesinin taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesi hükmü uyarınca ilk üretim yılından başka bir anlatımla üretim tesisinin ilk ünitesinin kabulünden itibaren yapılması gerektiği, mahkemece alınan 14.02.2020 tarihli bilirkişi raporunun 10. sayfasının C bölümünde yer alan hesap şeklinin buna uygun olduğu, ilk tesisin geçici kabulünün 2017 yılında yapıldığı, 2017 yılı TÜFE oranın %11,92, 2018 yılı TÜFE oranının %20,30 olarak gerçekleştiği, buna göre davalı tarafından ödenmesi gereken KDV dahil fatura bedelinin 15.335.249,47 TL olarak hesaplandığı, fazla yapılan ödeme miktarının ise (24.651.404,66 TL-15.335.249,47 TL)=9.316.155,19 TL olarak hesaplandığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.316.155,19 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağın 90.000,00 TL'sine dava tarihinden, kalanına 17.07.2020 ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesince RES Katkı Payı Anlaşmasının taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygulanacak metin olduğu kabul edilmesine rağmen anlaşmaya göre yapılması gereken hesaplamada hataya düşüldüğünü, sözleşme hükümlerine göre RES Katkı Payının her yıl, teklif mektubunda davalı ...’a kWh başına ödenmesi taahhüt edilip sabitlenen kuruşun, bir önceki yıla ait TÜFE oranı ile güncelleştirilmesi ve güncelleştirilmiş bu bedelin, o yıl içerisinde üretilen elektrik enerjisi ile çarpılması sonucu hesaplanacağının açık olduğunu, ancak gerekçeli kararda üretim tesisinin ilk ünitesinin geçici kabulünden itibaren, anlaşmada yer alan birim fiyatın TÜFE ile güncellenmiş haliyle hesaplama yapılması gerektiği sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, RES Katkı Payı Anlaşmasında gerekçeli kararda belirtildiği gibi geçici kabul tarihinden itibaren kümülatif bir güncellemeden bahsedilmediğinin yoruma açık olmayan şekilde sabit olduğunu, emsal Yargıtay kararlarında da uyuşmazlığa RES Katkı Payı Anlaşmasının uygulanması gerektiğine hükmedildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek, İlk derece Mahkemesi kararının yargı yolu dava şartı noksanlığı bakımından hukuka aykırı olduğunu, davacının bağlantı hakkı kazandığı yarışmalara ilişkin düzenlemeler içeren yönetmelik parça parça değerlendirilerek bir kısmının göz ardı edilmesinin yerinde olmadığını, yerel mahkeme kararında belirtildiğinin aksine, teklif mektubu, ve RES Katkı Payı Anlaşması hükümlerinin hesap şekli bakımından çeliştiğine yönelik gerekçenin yerinde olmadığını, aksine yorumun RES kapasite tahsis yarışmalarına ilişkin tüm sürecin düzenlendiği yasal dayanak olan yarışma yönetmeliğini yok sayar nitelikte olduğunu, itirazları baki olmakla birlikte dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da bu yönde görüş bildirildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere yerel mahkemece kesin sürede ıslah talebini yerine getirmeyen davacıya aynı işlem için yeniden süre verilmesi ve davacının süresinde yapılmayan ıslah talebine göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : I-Davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden; Dava, davalı tarafça düzenlenen ve ihtirazı kayıtla ödenen RES Katkı Payı faturasının taraflar arasındaki Res Katkı Payı Anlaşması hükümlerine uygun olarak düzenlenmemiş olduğu iddiasıyla fazla ödenen kısmın istirdatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. II-Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden; Davacı şirket tarafından davalı Kuruma verilen 25.08.2011 tarihli Teklif Mektubunun; "25.08.2011 tarihinde, Bergres RES projesi için üretilen kilowatsaat (kWh) başına RES katkı payı teklifi verilmesiyle ilgili bütün belgeler ve mevzuat tarafımızdan tamamen okunmuş ve incelenmiş olup, bütün şartlarıyla kabul edilmiştir. Bergres RES projesinde yıllık üretilecek net elektrik enerjisi için kilowatsaat (kWh) başına 4,52 kuruş teklifimiz ile ... tarafından, yıllık net elektrik enerjisi üretimimizin çarpılmasıyla bulunacak toplam RES Katkı Payı tutarını, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar TUİK tarafından Ocak ayında açıklanacak yıllık TÜFE oranında güncelleştirerek takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar, tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz." şeklinde olduğu, Yarışma Yönetmeliğinin 9. maddesinde; "(1) Yarışma katılacak şirket, RES'te üretilen kWh başına kuruş olarak belirlenen RES Katkı Payı tutarını, üretim tesisinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere ve tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süreyle her yıl ...'a ödemeyi taahhüt eder. Bu yönetmelikte yer alan usul ve esaslar çerçevesinde belirlenen ve şirket tarafından ...'a ödenmesi taahhüt edilen kilowatsaat (kWh) başına kuruş cinsinden RES katkı payının yıllık net elektrik enerjisi üretimi ile çarpılması sonucu toplam RES Katkı Payı tutarı belirlenir. Toplam RES katkı payı tutarının hesaplanması için aşağıdaki formül uygulanır. "Toplam RES Katkı Payı Tutarı = kr*E*TÜFE Kr = Şirket tarafından ...'a kilowatsaat (kWh)başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş, E = Bir önceki Yılda Gerçekleşen Yıllık Net Elektrik Enerjisi Üretimi (kWh) TÜFE = TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksi" düzenlemesinin bulunduğu, Taraflar arasındaki 15.12.2011 tarihli RES Katkı Payı Anlaşmasının 3. maddesinin, "Şirketin bağlantı hakkı kazandığı RES projesinde üretilecek her bir kWh elektrik enerjisi üzerinden 4,52 kr/kWh olarak belirlenen yarışma sonucuna esas RES katkı payı tutarı aşağıdaki yöntem ile ... tarafından hesaplanacaktar. Toplam RES Katkı Payı Tutarı= kr*E*TÜFE Kr= Şirket tarafından ...'a kilowatsaat (kWh)başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş, E = Bir önceki Yılda Gerçekleşen Yıllık Net Elektrik Enerjisi Üretimi (kWh) TÜFE= TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi Tesisin yıllık net elektrik enerjisi üretimi üzerinden hesaplanan bir önceki yıla ait yıllık toplam RES katkı payı tutarı, her yılın 15 Ocak günü saat 17.00'ye kadar T'EİAŞ tarafından şirkete faturalanacak ve Şirketin ödemeleri her yılın 31 Ocak günü saat 17.00'ye kadar ...'ın hesabına yapılacaktır." hükmünü içerdiği. Anlaşılmıştır. Yukarıda görüldüğü üzere, RES Katkı Payının hesaplanması ile ilgili Yönetmelikteki ve RES Katkı Payı Anlaşmasındaki hükümler birbirinin tamamen aynıdır. İlk derece Mahkemesince isabetli olarak, RES katkı payının hesaplanmasında, Yönetmelik hükmüne de uygun olan, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. maddesindeki formülün öncelikle uygulanması gerektiği kanaatine varılmış olup, bu doğrultuda formülün ilgili kısmındaki, "TÜFE = TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksi" düzenlemesinde, faturanın düzenlendiği yılın Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksinden söz edildiği göz önüne alınarak, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun "SONUÇ" kısmının 3. bendindeki alternatif hesaplama yöntemi ile belirlenen tutar esas alınarak karar verilmesi gerekirken, Yönetmelik ve Anlaşma hükümlerinde TÜFE güncellemesinin üretim yılından ödemeye esas yılına kadar (kümülatif) olarak yapılması gerektiğine dair bir hüküm bulunmamasına rağmen, bu alternatif hesaplama yöntemine göre belirlenen tutar üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.11.2020 tarih ve 2019/155 E., 2021/517 K. sayılı KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; "Davanın KABULÜNE, 10.959.066,54 TL'nin davalıdan tahsiline, alacağın 90.000,00 TL'sine dava tarihinden, kalanına 17/07/2020 ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Karar ve İlam Harcı Alınması gerekli 748.612,83 TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan 187.153,46 TL harcın düşümü ile arta kalan 561.459,37 TL harcın davalı tarafdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı Davacı tarafından İlk derece aşamasında yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 116,70 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.616,70 TL ile istinaf aşamasında yapılan 38,00 TL. tebligat gideri, 11,00 TL. posta gideri. 162,10 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.827,80 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Davacının dava açarken ödediği 1.536,98 TL peşin harç ve 185.616,48 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 187.153,46 TL harcın davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine, Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 2/(3), 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan 711.181,33 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine," III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 748.612,83 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 159.096,64 TL. mahsubuyla kalan 589.516,19 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, IV-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, V-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, 30.04.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza