Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/160 E. 2021/50 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/160
- Karar No
- 2021/50
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/672 - 2025/397 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/672 KARAR NO : 2025/397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/01/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/160 E.-2021/50 K. Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; rüzgar enerjisine dayalı elektrik üretim faaliyeti yapan müvekkilinin, Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği uyarınca yapılan yarışma sonucunda davalıya ait Sayalar-Akhisar enerji iletim hattına bağlanma hakkını kazandığını, taraflar arasında önce 15.12.2011 tarihli ve sonra 07.04.2016 tarihli RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, Davalı tarafça RES Katkı Payı Anlaşması uyarınca, 16.01.2019 tarihli 2018 yılı RES Katkı Payı Tutarı açıklamasıyla 12.272.787,69 TL. bedelli faturanın gönderildiğini, müvekkilinin fatura bedelini ihtirazi kayıtla ödediğini, Taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşmasının 3. maddesine göre, RES Katkı Payının, her yıl, teklif mektubunda davalı ...'a kWh başına ödenmesi taahhüt edilip sabitlenen kuruşun, bir önceki yıla ait TÜFE oranı ile güncelleştirilmesi ve güncelleştirilmiş bu bedelin, o yıl içerisinde üretilen elektrik enerjisi ile çarpılması ile hesaplanacağını, davalı tarafın ise katkı payını Teklif Mektubu, Yönetmelik ve ekleri ile RES Katkı Payı anlaşması hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi ile hesaplandığını bildirdiğini, taraflar arasındaki ilişkiye anlaşmanın imzalanmasından çok önce icap niteliğinde verilen Teklif Mektubu hükümlerinin değil, RES Katkı Payı Anlaşmasının uygulanması gerektiğini, RES Katkı Payı Anlaşması ile Yarışma Yönetmeliğinde düzenlenen hesaplama yönteminin aynı olduğunu, Davalı ... tarafından ihale öncesi katılımcılara imzalatılan ve ihaleye katılmanın zorunlu ön koşulu olan Teklif Mektubunun davalı tarafça tek taraflı olarak hazırlandığını, yarışmaya katılacak üretim şirketlerine metnin içeriğini müzakere etme ve değiştirme hakkı verilmeyen, soyut ve genel nitelikte hazırlanan standart bir metin olduğunu, Teklif Mektubunda yer alan ifadelerin taraflarca farklı yorumlandığını, TBK'nın 23. maddesi uyarınca müvekkilinin yorumuna itibar edilmesi gerektiğini, genel işlem şartı niteliğindeki Teklif Mektubu ile RES Katkı Payı Anlaşması hükümlerinin çeliştiği kabul edilir ise taraflar arasındaki bireysel sözleşme olan RES Katkı Payı Anlaşmasına hiyerarşi olarak üstünlük tanınması ve Teklif Mektubu karşısında öncelikle uygulanması gerektiğini, Dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkili şirkete zarar veren Genel İşlem Şartı niteliğindeki Teklif Mektubunun TBK'nın 25. ve TTK'nın 55-f maddeleri uyarınca geçersiz olduğunu, davalı tarafça yapılan hesaplama sisteminin esas alınmış olması halinde ileride RES Katkı Payının, müvekkilinin üretim gelirlerinden daha fazla olması sonucunu doğuracağını, bu durumun dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, İleri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ihtirazı kayıtla ödenen şimdilik 90.000,00 TL.'nin ödeme tarihi olan 30.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 12.12.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; dava değerini 5.456.009,46 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili; dava konusu RES katkı payı anlaşması, EPDK onayına tabi olan ve EPDK'nin ikincil düzenlemelerinde yer alan anlaşmalardan olduğundan ticari anlaşma olmadığını, niteliği ve içerdiği düzenlemeler bakımından özel hukuku aşan bir rejime tâbi olduğunu, idari sözleşme niteliğinde olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğunu, Davacının, dava konusu fatura bedelinin hesabında uygulanması gerektiğini ileri sürdüğü formüle göre, istirdadını talep ettiği alacak miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesi mümkün olduğundan belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, Davacı şirketin EPDK tarafından onaylanan, "Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak sunduğu teklifler doğrultusunda ... RES olmak üzere, dört ayrı tesis için sisteme bağlantı hakkı kazandığını, lisans alarak faaliyetlerine başladığını, müvekkili ile davacı arasında RES Katkı Payı Anlaşmaları aktedildiğini, Müvekkilince RES Katkı Payı faturalarının RES Katkı Payı Anlaşması gereğince, Yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda hesaplandığını, davacı tarafından sunulan teklif mektubunda, RES katkı payı tutarının, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirilerek (kümülatif) müvekkili Teşekküle ödeneceğinin çekişmesiz şekilde kabul ve taahhüt edildiğini, gerek müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan RES Katkı Payı Anlaşmasının, gerekse davacı şirket tarafından sunulan teklif mektubu formunun, bu Yönetmeliğin aynı tarihte yayımlanan ekleri olduğunu, aralarında hiyerarşik bir ilişki kurmak suretiyle teklif mektubunun yok sayılmasının hukuka uygun olmadığını, Yönetmeliğin ekinde basılı olarak yer alan katkı payı anlaşmasının imzalanmasının Yönetmelik gereği zorunlu olup, müvekkili Teşekkül veya davacı şirketin söz konusu anlaşma üzerinde oynama yapma imkânı bulunmadığını, Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, yarışma sırasında sunmuş olduğu teklifin tüm şartları ile birlikte, davacı şirket için bağlayıcı olduğunu, daha sonra bu teklifte yer alan hesaplama şekli ile bağlı olmadığının öne sürülmesinin dürüstlük kuralına uygun olmadığını ve teklifin değiştirilmesi anlamına geldiğini, bunun da Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, Davacının teklifinde yer alan hesap şekli ile bağlı olmadığının kabulünün, diğer istekli firmalar bakımından haksız rekabet teşkil edeceğini ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağını, Yönetmeliğe uygun şekilde yapılan hesaplama ile düzenlenen dava konusu RES katkı payı faturasında hukuka aykırılık bulunmadığını, RES katkı payının davacı şirketçe iddia olunduğu şekilde uygulanacağı düşünülürse, yıllara yayılan sürecin enflasyon ve fiyat değişimleriyle birlikte, müvekkil kurumun hak ve menfaatlerini zedeleyici mahiyette olmasının yanı sıra, teamül haline gelen enflasyon uygulamaları açısından da tutarsızlık oluşacağını ve bu durumun uygulamanın gerekçesine aykırılık teşkil edeceğini, Davacının yarışmaya katılırken kabul ederek imzaladığı teklif mektubu, taahhütname ve anlaşmanın, bağlantı hakkı kazandıktan sonra kendisine dayatıldığını öne sürmesinin iyi niyetli olmadığını, Yarışma Yönetmeliği ve eki metinlerde yer alan düzenlemelerin tüm istekli firmalara uygulandığını, Kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça talep edilen faiz türü, oranı ve faiz başlangıç tarihinin de yersiz ve dayanaksız olduğunu, Savunarak, davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesince; "Mahkememizce sözleşmenin 3. maddesine göre RES katkı payının hesaplanması ve bu yönde değerlendirilme yapılması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, denetime ve dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan raporda özetle; 4,12 TL birim fiyatın, 2018 yılındaki TÜFE oranı esas alınmak suretiyle güncellenerek ve güncellenmiş birim fiyat esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde, 2018 yılı için ödenmesi gereken katkı payının KDV dahil 6.816.778,23 TL olduğu, davalı tarafından 2018 yılı için tanzim edilen faturanın 12.272.787,69 TL olduğu nazara alındığında, davacının 5.456.009,46 TL bakımından fazla ödeme yaptığı belirtilmiş olmakla,...davacının davalı yanı dava tarihinden evvel temerrüde düşürmediği, bu nedenle dava tarihi itibariyle temerrüde düşmüş sayılması gerektiği" belirtilerek, davanın kabulüne, 5.456.009,46 TL'nin 90.000,00 TL'sine 01.04.2019 dava tarihinden, 5.366.009,46 TL'sine 12.12.2019 ıslah tarihinden işleyecek avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar etmiş; İlk derece Mahkemesinin yargı yolu itirazlarının reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, davalı tarafça düzenlenen ve ihtirazı kayıtla ödenen RES Katkı Payı faturasının taraflar arasındaki Res Katkı Payı Anlaşması hükümlerine uygun olarak düzenlenmemiş olduğu iddiasıyla fazla ödenen kısmın istirdatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 372.700,00 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 93.175,00 TL'nin mahsubuyla kalan 279.525,00 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine, 4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, 30.04.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza