Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/922 E. 2021/50 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/922
Karar No
2021/50
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/814 KARAR NO: 2024/925 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/01/2021 NUMARASI: 2018/922 E. - 2021/50 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 28.02.2018 tarih – 256665 sayılı ve 31.152,93 TL bedelli, 20.03.2018 tarih – 256666 sayılı ve 20.440,16 TL bedelli iki adet fatura karşılığı davalıdan 51.593,9TL alacaklı olduğunu, mezkur faturaların davalıya teslim edilmiş olduğunu, davalının fatura içeriğine yasal süresi içinde itiraz etmediğini ve 12.441,00 TL'lik kısmını ödediğini, aradan uzun zaman geçmesine rağmen fatura bedellerinin bakiyesinin ödenmediği için Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile 39.152.9 TL asıl alacak ve 1.825,61 TL reeskont avans faizi - ticari faiz olmak üzere toplam 40.977,70 TL'nin icra masrafı, faiz ve ücreti vekalet ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin devamına, kötü niyetli olarak itiraz yapıldığından toplam alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;müvekkili şirket ile davacı taraf arasında ticari ilişkinin olduğunu, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında imzalanan sözleşme uyarınca; müvekkili şirket ile davacı tarafın; müvekkili şirkete ait birtakım makine ve ekipmanların birim bedelleri üzerinden hesaplanan tutarlarıyla ve sözleşmede kararlaştırılan ödeme yöntemleri ile davacı tarafa devredilmesi suretiyle anlaştığını, 30.11.2017 tarih-... sayılı ve 56.000,00 TL bedelli fatura ve 31.12.2017 tarih-... sayılı ve 53.500,00TL bedelli iki adet faturanın devredilen ekipmanların karşılığı olarak davacı tarafa kesildiğini ve işbu faturaların ... yetkilisi olan ... tarafından bizzat imzalanmak suretiyle teslim alındığını, 2 adet faturanın davacıya ait şirket tarafından teslim alınmış olmasına rağmen faturalardan kaynaklanan ödemelerin yapılmadığını, bu iki faturanın da hâlihazırda tutulan cari hesap ekstresine eklendiğini, müvekkili tarafından 12.411,00 TL'lik kısmının banka aracılığıyla davacıya ödendiğini, 28.03.2018 tarihli, 359164 sayılı, 242,37 TL bedelli bir diğer faturanın davacı tarafa kesildiğini ve davacı tarafın 13.707,98 TL alacaklı hale geldiğini, Beylikdüzü Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından kesilen 27.03.2018 tarih/... sıra no'lu ve 13.785,75 TL tutarlı idari para cezasının müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşme uyarınca davacının sorumluluğunda olan bu para cezasının müvekkili tarafından davacıya fatura edildiğini, bu faturanın cari hesaba işlenmesi ile de müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu kalmadığı gibi, müvekkili şirketin 77,76 TL alacaklı hale geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunun her iki tarafın kabulünde olduğu, uzman bilirkişi tarafından incelenen davacı defterlerinde, icra takibi ile davaya konu 20.03.2018 tarih ve ... No.lu ve 28.02.2018 tarih ve ... No.lu (20.440,16 +31.152,93=) 51.593,09 TL toplam tutarlı iki adet faturanın gelirler kısmına, davacıdan alacak olarak kayıt edildiği, ancak davalının bu fatura karşılığında 12.441,00 TL ödeme yaptığı, ödemenin 23/03/2018 tarihinde "Bankadan gönderilen havale fişi " olarak kayıtlara geçildiği, dosyada mevcut tarafların imzasının ve kaşesinin bulunduğu bila tarihli sözleşmenin konusunun makine ve ekipman satışı olduğu, makine ve ekipmanların davalı tarafından davacıya satıldığı, sözleşmenin 11. maddesinin de söz konusu makine ve ekipmanlardan kaynaklanan ayıp ve kusurlardan dolayı oluşacak zararlardan alıcı ve satıcının yükümlülüklerinin düzenlendiği, davalıya kesilen idari para cezasının dosyada sunulu sözleşme konusu makine ve ekipmanlarla ilgili olmaması ve söz konusu ekmeklerin ambalajlarında davalı şirketinin unvanının yer almasından dolayı davacıya rücu edilemeyeceği, ancak davacı ile davalı şirket arasında dosyaya sunulan sözleşme ilişkisi dışında tam buğday ekmeği alım satımı ve buna benzer bir ticari ilişkinin de olduğu, davalının gıda maddesi üretmesi veya idari para cezası kesilen ürünlerin ambalajında davalı şirketin unvanın yer alması sebebiyle gıda maddelerinin üretim ve muhafazasından sorumlu olduğu anlaşılmakla yapılan ödemede dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, faturaya dayalı alacağın likid olması karşısında davacı lehine ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi uygun görülmüş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde her ne kadar ticari defterlerin incelenmediğini beyan etmiş ise de; mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı tarafın defterlerini sunmadığı, yerinde inceleme talepli dilekçe sunduğu, mahkememizce de talep doğrultusunda bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiş ancak söz konusu inceleme için davaya konu yıllara ait ticari defterlerin bilirkişiye ulaştırılmadığının raporda değinildiği anlaşılmakla mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki tespitin olayın oluş şekline uygun görülmesi nedeniyle bilimsel veri ve içeriğe sahip denetime elverişli kabul edilmiş, hükme esas alınmış, davalı vekilinin yeni heyetten rapor alınması talebi yerinde görülmemiştir... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.152,09 TL asıl alacak bakımından Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, takdiren %20 oranında belirlenen 7.830,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ticari defterlerinde 51.593,09 TL toplam tutarlı 2 adet faturanın gelirler kısmına davacıdan alacak olarak kaydedildiği, ancak müvekkilinin bu fatura karşılığında 12.441,00 TL ödeme yaptığı, dosyadaki mevcut sözleşmenin 11.maddesinde de söz konusu makine ve ekipmanlardan kaynaklanan ayıp ve kusurlardan dolayı oluşacak zararlardan alıcı ve satıcının yükümlülüklerinin düzenlendiği, davalıya kesilen idari para cezasının dosyadaki sunulu sözleşme konusu makine ve ekipmanlarla ilgili olmaması ve söz konusu ekmeklerin ambalajında davalı şirketin unvanının yer almasından dolayı davacıya rucü edebileceği ancak davacı ile davalı şirket arasında sözleşme ilişkisi dışında tam buğday ekmeği alım ve satımı ve buna benzer bir ticari ilişkinin olduğu, davalının gıda üretmesi veya idari para cezası kesilen ürünlerinin ambalajında davalı şirketin unvanının yer alması sebebiyle gıda maddelerinin üretim ve muhafazından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, bilirkişi heyetine defterler üzerinde inceleme yetkisi verildiğini, ancak müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, eksik incelemeye dayandığının ortada olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından itirazlarının reddine karar verildiğini, taraflarınca sunulan faturalar dikkate alınmaksızın karar verildiğini, müvekkili şirketin davacı ile imzalanan sözleşme uyarınca davacının müvekkiline bir takım makine ve ekipmanların hesaplanan tutarlarıyla sözleşmede kararlaştırılan ödeme yöntemleriyle davacı tarafa devredilmesi suretiyle anlaşmaya varıldığını, 2 adet faturanın devredilen ekipmanların karşılığı olarak davacı tarafa kesildiğini, yetkilisi tarafından imzalanarak teslim alındığını, 2 faturanın şirket tarafından teslim alınmış olmasına rağmen faturalardan kaynaklanan ödemelerin yapılmadığını, iki faturanında cari hesap ekstresine eklendiğini, davacı tanığı ve firma yetkilisi ... yeminli beyanında, yaklaşık iki seneden beri davalı şirketle faturalı olarak çalıştıklarını, kendisinin kardeşinin yanında çalıştığını, dava konusu faturayı teslim aldığını, imzaların kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, TC Beylikdüzü Kaymakanlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından kesilen 27.03.2018 tarihli 13.785,75 TL tutarlı idari para cezasının müvekkili tarafından ödendiğini, davacı tarafın sorumluluğunda olan para cezasının müvekkili tarafından davacı tarafa fatura edildiğini, davacının bu faturaya itiraz etmediğini, dolayısıyla hükmün eksik incelemeye dayalı olarak oluşturulduğunu, sözleşmeden kaynaklı rücu hakkına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacının bahse konu rücu işlemi nedeniyle düzenlenen faturalara süresince itiraz etmeyerek içeriğini kabul ettiğini, sözleşme koşullarına ilişkin yapılan tespitin hatalı olduğunu, üretilen ürünlerin ambalajlanmasının davacı tarafın üstlendiğini, dolayısıyla üretilen mamullerin son kullanma tarihi vs etiketlenmelerinin davacı tarafından yapıldığını, müvekkiline kesilen idari para cezasının ürünlerdeki son kullanma tarihinin hatalı olmasından kaynaklandığını, davacının ürünleri son kullanma tarihine ilişkin etiketleme yaptığı göz önünde alındığında verilen hizmetin ayıplı olduğunu ve ayıp nedeniyle müvekkiline idari para cezası uygulandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu, sözleşmenin 11.maddesi gereğince müvekkilinin rücu hakkının hukuka uygun olması nedeniyle davacının kendisine teslim edilen faturalara itiraz etmemesinin dikkate alınmaması ve rücu hakkının olmadığı yönünde hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takip konusu yapmış olduğu faturalardan dolayı alacağının sübuta erip ermediği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında tarihsiz olarak mal satış sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmede alıcının davacı, satıcının davalı şirket olduğu, sözleşmenin konusunun ise mülkiyeti satıcıya ait olan makine ve ekipmanların birim bedelleri üzerinden hesaplanarak alıcıya satılmasının yapılması işi olduğu, 11. maddesinde, alıcının yükümlülüklerinin düzenlendiği, davacı tarafça davalı adına 28.02.2018 tarihli ekmek satışına ilişkin KDV dahil toplam 31.192,93 TL bedelli faturanın ve 20.03.2018 tarihinde toplam 20.460,16 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davalı şirket tarafından davacı adına 31.12.2017 tarihinde toplam 53.500,00 TL bedelli değişik malzemelere ait faturanın düzenlenmiş olduğu, Beylikdüzü Kaymakamlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından 27.03.2018 tarihinde ,davalı şirket adına idari para cezası yaptırımı kararı alındığı, idari para cezasının miktarının 13.785,75 TL olduğu, yaptırım nedeni olarak 22.01.2018 tarihinde Esenyurt/İstanbul adresinde yapılan denetimde tam buğday ekmek dilimi ürününden alınan numunede yapılan muayene ve analiz sonucunda 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunun 21.maddesinin 5.fıkrasına aykırılık tespit edildiğinin belirtildiğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen 21.05.2018 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede, davalı şirkete mal müdürlüğü tarafından kesilen 13.785,75 TL tutarındaki idari para cezasının fatura edildiğinin bildirildiği, söz konusu bildirimde mal satış sözleşmesinin 11.2 maddesi uyarınca taraflarına kesilen 13.785,75 TL tutarındaki idari para cezasının fatura edildiği, aralarındaki cari hesabın tamamı ile kapatıldığı, herhangi bir borcun olmadığının belirtildiği, davacı tarafça 02.08.2018 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 18.711,93 TL asıl alacak, 924,71 TL işlemiş faiz, 20.440,16 TL asıl alacak 900 TL işlemiş faiz olmak üzere 40.977,70 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu şirket tarafından icra takibine karşı itirazda bulunulduğu, davacının ise İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri dosyaya celp ve ibraz edildikten sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve tanık dinlenilmiştir. Tanık ... 05.11.2019 tarihli zapta geçen beyanında; yaklaşık iki seneden beri davalı şirket ile faturalı olarak çalıştıklarını, kendisinin kardeşinin yanında çalıştığını, görevinin evrakları götürme, fatura teslim, alma, getir götür işlerine bakmak olduğunu, sadece kendisinin faturayı teslim aldığını, imzaların kendisine ait olduğunu, davalı şirketin bir ceza verildiğini ilettiğini, bu cezanın bizden kesileceğini belirttiğini, faturayı teslim etmek istediğini, aynı ürünü kendilerininde davalı firmanında yaptığını, faturaya ilişkin ürünün tam dilimli buğdaylı ekmek ürünü olduğunu, karşı tarafın ürettiği ürünlerinde olduğunu, davalının gıda ambalajlarını verdiğini, kendilerininde ekmekleri bu ambalajlara yerleştirdiklerini, onlara teslim ettiklerini, poşetlerin üzerinde üretim tarihinin yazdığını, son kullanma tarihinin ise kendilerine barkod etiket verdiklerini, son kullanma tarihinin barkod etiket yapıştırarak belirlediklerini, bu faturalarda da ceza nedeniyle kendilerinden kesinti yaptıklarını, irsaliyelerle faturaların davalı firma ile uyuşmadığını, kendisinin davalı firma sahibi ile konuştuğunda ne malum kimin ürünü şeklindeki beyanının kabul edilmediğini, tüm ürünlerin kendi firmamızdanmış gibi kabul edilerek cezayı mahsup ettiklerini, telefonla görüşüp ücrete bağlamaya çalıştıklarını, en son 10.000,00 TL üzerinden anlaşmaya çalıştıklarını, davalı firmayla 2016-2017 yıllarında çalıştıklarını, davalı firmaya tam buğday ekmeği ve gıda ekmeği yaptıklarını, çalışmalarının günlük olduğunu, ürüne göre değiştiğini, 1000-1300 civarında olduğunu, paketli ve paketsiz olanların bulunduğunu, paketli ürünlerin davalı markasının kullanıldığını, davalının poşetleri temin ettiğini, paketlemeyi günlük yaptıklarını, son kullanma tarihini davalının kendisinin belirlediğini, ancak hatalı ürünü olarak tarihi geçmiş olan ekmeğin hatalı kabul edildiğini, günlük çalıştıkları için ekmeklerin günlük paketlendiğini, makinenin elektronik olduğu için gramının kendisinin kestiğini, hata olmadığını, son kullanma tarihinin davalının belirleyip paketlere kendilerinin yapıştırdıklarını, davalının verdiğini, bekleme süresinin aşılmadığını, ürünlerin zamanında teslim edildiğini, Tarım Bakanlığı tarafından aylık denetlendiklerini beyan etmiştir. 05.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosyada taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının kayıtlarından alınan tablo 3: 2018 yılı işlemlere göre, davacının davalı ile 31.01.2018 tarihinden 20.03.2018 tarihine kadar sürdürülen ticari işlemler neticesinde 91.180,09 TL'lik mal ya da hizmet sunduğu, bu işlemlerinin içinde icra takibi ile davaya konu 20.03.2018 tarih ve ... nolu ve 28.02.2018 tarih ve ... No.lu (20.440,16 *31.152,935) 51.593,09 TL toplam tutarlı iki adet faturanın da gelirler kısmına, davacıdan alacak olarak kayıt edildiği, mevzuat gereği ödemelerin görünmediği, ancak, davacının davalıdan bu fatura karşılığında 12.441,00 TL ödeme yapıldığını beyan ettiği, söz konusu ödemede beyanından sonra, (51.593,09-12.441,005) davacının, davalıdan, 39.152,09 TL tutarında alacağının göründüğünün tespit edildiği, öte yandan, davalı vekili ilk cevap dilekçesinde, “...Dava konusu olan iki adet fatura davacı tarafça müvekkile kesilmeden önceki cari hesap incelendiğinde; müvekkilinin 23.275,76 TL alacaklı olduğu, bu iki adet faturanın kesilmesinden sonra ise davacının 26.361,36 TL alacaklı hale geldiği, bu tarihten itibaren; davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça ikrar ettiği üzere ve cari hesap ekstresinde de yer aldığı üzere müvekkili tarafından 12.411,00 TL'lik kısım banka aracılığıyla davacıya ödendiği beyanında bulunarak söz konusu faturaların içeriklerini kabul ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının faturaların içeriklerini ispat ettiğinin düşünüldüğü, faturaların ödendiğinin mükellefiyetinin davalı tarafta olduğu, öte yandan, dosyada, davalının, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi gereğince 8 gün içinde davalının itirazı, yine aynı Kanununun 23 maddeliye göre davalının açık ve gizli ayıp bildiriminin bulunmadığı, ayrıca, davalının ispat edici belgelerle davacının faturalarını ödediği ile ilgili belgede sunmadığının da görüldüğü, diğer taraftan, Gıda Yük. Mühendisi Bilirkişi tarafından, “5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununa bağlı olarak Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliklerine göre bağlı olarak sorumluluk ambalaj üzerinde belirtilen işletme kayıt numarasına sahip gıda işletmecisine aittir.” tespit ve değerlendirmesine göre de davalının ödediği idari para cezasından davacının sorumluluğunun bulunmadığının düşünüldüğü, takipte işlemiz faiz talebi değerlendirildiğinde, davacının delilleri arasında, davalıya davacı tarafından keşide edilmiş ihtarname ile davacının işletme hesabı defterinde TTK 1530.maddeye göre davalı tarafından yapılan eşdeğer ödeme görülmediğinde, takipte işlemiş faiz hesaplanmaması gerektiğinin düşünüldüğü, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının borç/alacak durumunun 31.07.2018 takip tarihi itibariyle asıl alacak olarak 39.152,09 TL olması gerektiği, ancak takip tarihinden itibaren ticari avans faizi üzerinden temerrüt faizi işletilebileceği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının borç/alacak durumunun 31.07.2018 takip tarihi itibariyle asıl alacak olarak 39.152,09 TL olması gerektiği, yukarıda açıklanan nedenlerle, takipte işlemiş faiz hesaplanmaması gerektiği, toplam alacağın 020'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebi konusunda değerlendirmenin münhasıran mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. 12.10.2020 ek bilirkişi heyet raporunda; bilirkişi kök raporundaki görüş ve kanaatlerin aynen korunduğu, taraflar arasında örneği dosyada bulunan tarihsiz sözleşmeye göre davalı satıcının davacı alıcıya makine ve ekipman satmayı taahhüt ettiğini (m. 2 ve 3) ve ek rapor ekindeki makine ve ekipmanların davalı tarafından davacıya satıldığı; sözleşmenin 11. maddesinin de söz konusu makine ve ekipmanlardan kaynaklanan ayıp ve kusurlardan dolayı oluşacak zararlardan alıcı ve satıcının yükümlülüklerinin düzenlendiği; davacı ve davalı arasında makine ve ekipman satıcı dışında tam buğday ekmeği gibi gıda maddelerinin alış ve satışının yapılıp yapılmadığı konusunda bilirkişi heyetinin tam kanaat sahibi olmadığı, davalıya kesilen idari para cezasının dosyada sunulu sözleşme konusu makine ve ekipmanlarla ilgili olmaması ve söz konusu ekmeklerin ambalajlarında davalı şirketinin unvanının yer almasından dolayı davacıya rücu edilemeyeceği, davacı ile davalı şirket arasında dosyaya sunulu sözleşme dışında, yazılı sözleşmeye davalı olmayan bir ticari ilişkinin de bulunduğu, takip dayanağı faturaların da bu ticari ilişki kapsamında satışı yapılan mal veya hizmetten doğduğu, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyetinin tam olarak tespit edilemediği; dolayısıyla da davalı şirketin üretim ve muhafazasını yaptığı gıda ürünleri nedeniyle dava dışı üçüncü kişi ve idareye karşı kendisinin sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının borç/alacak durumunun 31.07.2018 takip tarihi itibariyle asıl alacak olarak 39.152,09 TL olması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın asıl alacak miktarı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında, ekmek satışı ile ilgili ticari ilişkinin varlığı tartışmasızdır. Diğer taraftan, davalının kendisi tarafından verilen ambalajlara davacı şirket tarafından ekmeklerin yerleştirildiği ve ayrıca davalı tarafın son kullanım tarihinin kendisinin belirlediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 5996 sayılı yönetmeliğe göre sorumluluğun ambalaj üzerinde belirtilen işletme kayıt numarasına sahip gıda işletmecisine ait olması neticesinde davalının ödediği idari para cezasından davacının sorumluluğunun bulunduğunun kabulü mümkün olmayacağından davalının aksine iddiaları yerinde kabul edilmemiştir. Davacı tarafça takip konusu yapılan bakiye fatura alacaklarına hak kazanmış olduğu ispatlanmış bulunduğundan mahkemenin kabulünden usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Diğer taraftan, davalının yerinde inceleme talebi üzerine bu talebin kabulü ile yerinde inceleme kararı alınmış olmasına rağmen davalı tarafça defterlerin bilirkişiye ulaştırılmadığı anlaşılmakla birlikte somut olayda defter incelemesinin sonuca etkisi olmayacağı kanaatine varılmıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 2.005,86 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.05.06.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/922, K. 2021/50, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-922-e-2021-50-k-1c1ab82945da