Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/895 E. 2020/724 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/895
Karar No
2020/724
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2020 ESAS-KARAR NUMARASI ... Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının teknik ve güvenlik kontrolünün 27-28-29 Ocak 2018 tarihlerinde müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkili ile davalı şirketin idari işler koordinatörü olan dava dışı ... arasında görüşmeler yapıldığını ve e-posta yoluyla fiyat teklifinde bulunduklarını, yapılan görüşmeler sonucunda müvekkilinin iki elemanının Kayseri'ye giderek belirtilen edimi yerine getirdiğini ve 29.01.2018 tarihinde yapılan işin karşılığı olan faturanın davalıya gönderildiğini, ayrıca e-posta yoluyla fatura bilgilendirmesinin yapıldığını, fatura bedelinin 38.940,00 TL olduğunu, 31.01.2018 tarihinde davalı şirketin idare müdürü ... müvekkiline e-posta göndererek bedelin yüksek olduğunu, toplam 800,00 USD olması gerektiğini, bu nedenle ödeme yapamayacaklarının bildirildiğini, yapılan yazışmalardan sonuç alınamaması üzerine ... ve ... başvurulduğunu, davalı şirkete 23.07.2018 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, davalı şirketin elemanları olan ... sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığını ve şirketle ilgisinin kesildiğinin karşı tarafça ileri sürüldüğünü, oysa adı geçen kişinin davalının idari koordinatörü olup çalışmayı davalı adına yaptığını, müvekkillerinin davalı şirkete ödeme yapmaması üzerine sıkıntı yaşadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklık kalmak üzere şimdilik 33.000,00 TL ve KDV'nin avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya bakma yetkisinin .... ... Mahkemesi'ne ait olduğunu, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının muhatabının ... olduğunu, müvekkili şirketin yönetiminin TMSF tarafından atanan kayyum heyetinden oluşan yönetim kurulu tarafından yerine getirildiğini, bu yönetim tarafından verilmeyen yetkiye dayalı olarak yapılan sözleşmenin müvekkili açısından sonuç doğurmayacağını, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını, davacının dava dışı ... ile irtibat halinde olduğunu, bu kişinin müvekkili şirkette çalıştığını ancak müvekkili adına iş, eylem ve tasarruf yapma yetkisinin bulunmadığını, sözleşmenin kurulduğu kabul edilse dahi yetkisiz temsilden bahsetmek gerektiğini, TBK'nun 46. ve 47.maddeleri uyarınca sorumluluğun yetkisiz temsilciye ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı talebine ilişkindir. Mahkememizce tarafların dayandığı deliller toplanmış, tarafların tanıkları dinlenmiş, ... ... ... Müdürlüğüne yazı yazılmış, ... A.Ş.'ye ilişkin ... sicil kaydı istenilmiş, KHK ile davalıya kayyum atandığından dava dilekçesi ve ekleri ile bilirkişi raporu kayyuma tebliğ edilmiş, ünvan değişikliğine ilişkin ... sicil gazetesi dosya arasına alınmış, taraflar arası yapıldığı bildirilen sözleşme, ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kayseri Asliye ... Mahkemesine talimat yazılarak davalı tanığı ... ... tanıklık sıfatı ile dinlenilmesinin istenilmiş, talimat sonucu dosya arasına alınmıştır. Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında; davacı şirket çalışanı olarak iş arkadaşı ... ... ile birlikte ... AŞ. Yetkilileri ile görüşmek üzere..... gittiklerini, ... şirketinin idari işler koordinatörü...in odasında görüşme gerçekleştiğini, verilecek hizmet karşılığında şirkettten saatlik 800 dolar istendiğini, görüşmede sadece ...bulunduğunu, başka bir şirket yetkilisi ile görüşmediklerini bildirmiş, yine davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında; ... ve .... ... ... ile görüşüp anlaşmalarından sonra...in kalacak yerlerini hazırlayıp çağırması üzerine ... ... birlikte iki kişi Kayseri'ye gittiklerini, 3 gün süre ile davalı şirkete ait binalarda teknik, elektronik güvenlik araması yaptıklarını, maillerde ve davalı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede saatlik ücretin 800 Dolar olacağının kararlaştırıldığını, kendilerinin orada 13 saat çalıştıklarını ama davalıdan 11 saatlik ücret istediklerini, ... ... güvenlik müdürü Adnan Bey'in bütün işlemlere nezaret ettiğini, ... .. Başkanının, ...... Yönetim Kurulu üyesinin çalışmalar sırasında orada olduğunu beyan etmişlerdir. Davalı tanığı ... ... talimatla alınan beyanında; ... Holdingin güvenlik müdürü olduğunu, 2018 yılı içerisinde şirketin idari işler koordinatörü olan ...'un kendisinin haberi olmadan, davacı ..., Holding de böcek araması yapmak üzere davet ettiğini, ilgili firma ile yazılı bir sözleşme bulunmadığını, bu konuda Yönetim Kurulu kararı bulunmadığını gibi üst düzey ... yöneticilerinin de bilgisinin olmadığı, Holdingin güvenlikçilerinin araması ile hafta sonu Cumartesi günü davacı şirket görevlisi iki kişinin Holdingde olduğunu öğrendiğini, bu kişilerin yapmış olduğu işlerin detayı ve yapılışı konusunda güvenlik müdürü olarak bilgisi bulunmadığını, bu şahısların en fazla 1-2 gün kadar Holdingde bulunduklarını beyan etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 02/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "davacının davalı şirket yetkilisi ile sözlü pazarlık ve e-mail yazışmaları sonucunda davalı ... binasında "... Kontrol" hizmetini üstlendiği, verdiği teklif kapsamında edimini yerine getirdiği, davacının verdiği hizmet bedeline ilişkin KDV hariç 33.000,00 TL talep hakkı olacağı, davalının 09/08/2018 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün bildirildiği" görülmüştür. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı yapılan bilirkişi incelemesi ve defter kayıtları sonucunda anlaşılmıştır. İtibar olunan bilirkişi inceleme ve hesaplamaları ışığında davacıyla davalı arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, sözlü hizmet sözleşmesi yapıldığı, hizmetin fatura kesilerek ve resmi defterlere beyan edilerek gerçekleştirildiği, davacı şirketin davalıya 29/01/2018 tarihli, ... seri nolu KDV dahil 38.940,00TL tutarlı ... Kontrolü hizmeti karşılığı fatura kestiği, uyuşmazlığa konu faturanın taraflar arasında ücret konusunda uyuşmazlık çıkması sonrasında iptal edildiği, davacının verdiği hizmetin bedelini daha sonra davalı şirket yetkililerinden sözlü olarak istediği, ödeme yapılmayınca davalı şirkete Ankara 47.Noterliğinin 23/07/2018 tarihli ihtarnamesini keşide ettiği, taraflar arasında yapılan e-mail yazışmaları ve dinlenen tanık beyanlarına göre; davalı şirketin İdari İşler Koordinatörü ile davacı yetkilileri arasında önceden görüşme yapıldığı ve davacı şirketin yazılı teklif sunduğu teklifte ... ... binasında "... Kontrolü " hizmeti için 1 saatlik çalışma karşılığı 800 USD teklif edildiği, 26/01/2018 tarihinden itibaren Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri davacı şirket görevlilerince davalı şirket merkez binasındaki mahallerde kontroller yapılarak buna ilişkin iki raporun davalı şirkete gönderildiği, davalı şirket yetkililerinin davacı görevlilerini davet ederek, otelde yer ayırtarak ve ... merkezinde çalışmalarına olanak tanımakla bir anlamda kabul ettikleri, davacının da edimini yerine getirdiği sabit olmakla davacının KDV dahil alacak isteğinin kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında yazılı ve sözlü bir sözleşme olmadığını, müvekkili şirkette tüm sözleşmelerin yazılı ve temsile yetkili kişilerce imzalanarak yapıldığını, müvekkili şirketin TMSF tarafından atanan kayyum yönetim kurulunca yönetildiğini, davacı şirketin basiretli tacir gibi davranıp yazılı bir sözleşme yapması gerektiğini, ... isimli kişinin müvekkili şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, Borçlar Kanunu'nun 47.maddesine göre bu kişinin sorumlu olması gerektiğini, mahkeme kararının yerinde olmadığını, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIK : Uyuşmazlık; davacı tarafından davalı şirketin teknik ve güvenlik kontrolünün dava dilekçesinde belirtilen tarihlerde yerine getirilip getirilmediği ve davacı şirketin yerine getirdiğini iddia ettiği hizmet bedelinin miktarı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, davacı şirketin yerine getirdiğini iddia ettiği hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 12. Asliye ... Mahkemesi'nin 2018/895E., 2020/724K. sayılı dava dosyasında verdiği 11/12/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 2.659,99 TL istinaf harcından peşin alınan (59,30 TL istinaf maktu harcı+605,70 TL istinaf nispi harcı=) 665,00 TL'nın mahsubu ile bakiye 1.994,99 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, 18/12/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/895, K. 2020/724, T. 23.07.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-895-e-2020-724-k-d04c7e576d0b