Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/706 E. 2012/9592 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/706
Karar No
2012/9592
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/662 KARAR NO: 2024/1118 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22.12.2020 NUMARASI: 2018/706 Esas - 2020/756 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin toptan ve perakende Alüminyum Profil Kompozit Panel vs. gibi işlerle ilgili faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı tarafından çeşitli zaman dilimlerinde müvekkil davacı şirketten Çeşitli Alüminyum Profil, Kompozit Panel vs. benzeri ürünlerin satın alındığını, davalıya ayrıca Profil Boyama İşçiliği Hizmetinin de verildiğini, davacı şirketin davalıya yapmış olduğu mal ve hizmet satışlarına ilişkin olarak 16.967,95 TL bakiye alacağı bulunduğunu, bu borçtan dolayı davalı aleyhine İstanbul And. ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, davalı şirketin haksız bir şekilde takibe itirazda bulunduğunu iddia ederek, davalı şirketin vaki itirazının iptali ve takibin takip tarihinden itibaren 16.967,95 TL asıl alacak üzerinden işleyecek faiziyle devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına mahkûmiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı ile davacı arasında herhangi bir satış sözleşmesi bulunmamakta olup, dava dosyasında ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafın davaya konu ettiği alacağının dayanağı olan mal ve hizmeti müvekkile verdiğini usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri ve irsaliye veya teslim belgeleri ile ispat etmesi gerektiğini, davacının iddiasını ispatlayamadığının dosya kapsamı ile sabit olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine en az %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamına göre; davanın, bakiye fatura alacağından oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, cari hesabı oluşturan 45 adet faturanın mal satışı ve boyama hizmeti bedeline ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davalı taraf davacıya borcu olmadığını, davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafın fatura konusu malların teslimini yapmadığını savunduğu, davacının davalı adına KDV dahil 81.017,95 TL karşılığı 45 adet fatura düzenlediği, toplam tutarı 62.550,60 TL olan 22 adet faturanın teslim belgesinin olduğu, davacı şirket ticari defter kayıtlarından tespit edildiği üzere davalı yan tarafından davacı şirkete 42.000 TL'sı 2 adet çek keşidesi ve muhtelif tarih ve tutarlarda gerçekleştirilen 12 adet banka havalesi vasıtasıyla 22.050,00 TL olmak üzere toplamda 64.050,00 TL ödeme gerçekleştirildiği, davalının SGK kayıtlarının ve BA formalarının dosyamız arasına alındığı, davalının KDV dahil 5.000,00 TL nin üzerinde olan faturaları vergi bildirimine konu ettiği, davacı şirketçe düzenlenen ve ticari defterlerde davalı adına borç kaydedilen ve toplam tutarı 81.077,95 TL olan faturalardan, davalı yanca gerçekleştirilen toplam 64.050,00 TL ödemenin mahsubu sonucunda, davacı şirketin davalıdan tahsil edilmemiş 16.967,95 TL alacak bakiyesinin kaldığı, teslim alan adının olmadığı yalnız teslim alan imzasının bulunduğu 3 adet fatura için davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkarıldığı, davalının duruşmaya katılmadığı, davalı vekilinin isticvaba konu faturalarda bulunan imzaların müvekkilinin kabulünde olduğunu beyan ettiğinden bu faturalar yönünden davacının teslimi ispat ettiği, davacının alacağa konu ettiği toplam tutarı 7.407,95 TL olan 8 adet faturanın teslim belgesinin olmadığı, davacının bu faturalara konu malları davalıya teslim edildiğini ispatlayamadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 16.967,95 TL-7.407,95 TL= 9.560,00 TL alacak talebinde bulunabileceği, davalı tarafın borcu ödediğine dair herhangi bir ödeme makbuzu, dekont vs ibraz etmediği, kaldı ki böyle bir iddiasının da mevcut olmadığı, alacak likit olmakla davacının icra inkar tazminatında haklı olduğu, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 9.560,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı takip başlatmakta haksız olmadığından davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 oranında avans faiz işletilmesine,..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 9.560,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranında avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan 9.560,00 TL alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla; delil listesinde tarafların ve dolayısıyla davalının da defterlerine dayandıklarını, HMK'nın 220. maddesi uyarınca, davalıya defterlerini ibraz etmesi için ihtaratlı kesin mehil verildiğini, davalı tarafından kesin süreye rağmen davalı ticari defterleri mahkemeye sunulmadığını, ekte sunulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Kararına, Yargıtay Kararına ve Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararlarına göre davalının ticari defterlerini kesin süreye rağmen sunmamasının, davacının sunduğu ticari defterlerin usul ve yasaya uygun olması, ticari defterlerde davacı alacağının tespit edilmesi, tespit edilen alacağa ilişkin faturaların da mahkemenize sunulmuş olması nedenleriyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Davacının kendi defterleri yanında davalının da defterlerine dayanmış olmasının, Mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalının defterlerini ibrazdan kaçınması, davacının sunulan defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davaya konu mahkemenize sunulan faturaların da davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde kayıtlı olması bilirkişi incelemesiyle tespit edilmiş olması nedeniyle, İstanbul BAM 16.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2017/3912 - 2020/340 sayılı kararı, Yargıtay 19. HD 05.11.2012 tarihli E.2012/9592 K.2012/15940 sayılı kararı ve Yargıtay HGK 27.06.2006 tarihli E.2006/19-543 K.2006/587 sayılı kararı doğrultusunda, 6100 sayılı HMK'nun 220. Maddesi ve resen tespit edilecek yasal maddeler uyarınca İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/706 E. 2020/756 K. sayılı ve 22.12.2020 tarihli kararının yeniden inceleme yapılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf mahkemesinin aksine bir kanaatte bulunması halinde ise dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, Üçüncü kişi davalı mali müşavirinden belge talep edilmesi taleplerinin reddinin de yerinde olmadığını, Mal tesliminin maddi vakıa olup, bu yönde tanık dinletme istemlerinin reddinin de doğru olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım ve hizmete ilişkin faturalara dayalı açık hesap alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istimine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 16.967,95TL cari hesap alacağının tahsili için takip başlatmış, davalı takip borçlusunun itirazı ile duran takibin devamı için davacı, eldeki davayı açmıştır. İlk derece mahkemesince sunulan deliller ve alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında davacının kendi defterler ve kayıtlarında kayıtlı olup da fatura tebliği ile mal teslimini kanıtlayamadığı toplam 7.407,95 TL tutarlı sekiz adet fatura yönünden talebin reddi ile davacının mal ve hizmet teslimini kanıtladığı faturalar kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı davanın reddedilen kısmı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı alacak iddiasının faturaya dayalı açık hesap alacağı olduğu dikkate alındığında ilk derece mahkemesi kararında da işaret edildiği üzere, fatura düzenlenmesi ve davacı defterlerinde kayıtlı olması tek başına alacağı kanıtlamaya yetmeyip, fatura konusu mal ve hizmetin verildiğinin de davacı yanca kanıtlanması gerekir. Yukarıda da işaret edildiği üzere, ilk derece mahkemesince mal ve hizmet tesliminin kanıtlandığı faturalar yönünden alacak istemi yerinde bulunmuş, mal ve hizmet tesliminin kanıtlanmadığı sekz adet fatura konusu 7.407,95 TL yönünden istem reddedilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince davalı yanın ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle alacak isteminin tümüyle kabulü gerektiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de davacı yanca münhasıran davalı defterlerine delil olarak dayanılmadığı dikkate alındığında, bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Fatura konusu malların teslimi hukuki işlem olup, alacak miktarı dikkate alındığında davacının mal teslimi yönünde tanık dinletme talebinin ilk derece mahkemesince reddi ile tanık dinlenmemesi isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekilinin istinaf nedeni de yerinde değildir. Ticari defterleri tutmakla ve ibraz etmekle taraflar yükümlü olmakla, üçüncü kişi durumundaki davalı mali müşavirinden defter ibrazı yönünde işlem yapılmaması isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekilinin istinafı yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin takip dosyasındaki talebi esas alınarak, kabul edilen asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca değişen oranlarda avans esasına göre faiz yürütülerek tahsile karar verilmesi gerekirken, takipteki talebe aykırı olarak sabit oranda faize hükmedilmesi isabetli olmadığından, bu konuya ilişkin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca hükmün faiz yönünden düzeltilmesi gerekmiştir. HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının faiz yönünden düzeltilmek üzere kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarında açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının faiz yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 9.560,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca yıllık 9,75 ve değişen oranlarda avans esasına göre faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 9.560,00 TL alacağın takdiren %20' si oranında hesaplanan 1.912,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davalının, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gerekli 653,04 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 204,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 448,10 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 35,90 TL başvuru, 204,94 TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 240,84 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı taraf verilmesine,6-Davacı tarafından harç dışında yapılan 217,55 TL tebligat ve müzekkere gideri, 600,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 817,55 TL yargılama giderinin, kabul ve ret oranları gözetilerek belirlenen 460,62 TL'lik bölümünün davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yapılan 150 TL yargılama giderinin, kabul ve ret oranları gözetilerek belirlenen 65,49 TL'nin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 9.560,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 7.407,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansı bakiyelerinin, karar kesinleştiğinde, yatıran taraflara iadesine, 11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından harcanan 162,10 TL başvuru harcı gideri ve 43,50 posta gideri olmak üzere toplam 205,60 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,13-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.07.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/706, K. 2012/9592, T. 11.07.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-706-e-2012-9592-k-875ca173cd59