Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/698 E. 2022/283 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/698
- Karar No
- 2022/283
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1890 - 2025/14 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1890 KARAR NO : 2025/14 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2022 NUMARASI : 2018/698 E. - 2022/283 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/04/2022 tarih ve 2018/698 E. - 2022/283 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı firmanın kurucusu ...'nin 20.09.2000 tarihinde davacı şirketin yan kuruluşu olun ... Elektronik Hizmetler Ticaret Ltd Şti'nde satış elemanı olarak işe başladığını, daha sonra davacı şirketin Antalya Bölge Müdürü olarak görevini sürdürdüğünü, şirketin çeşitli kademelerinde 17 yıl çalışarak işi öğrendiğini, sonra davacı şirkete ait tüm bilgileri, bilgisayar kayıtlarını, müşteri portföyünü, davacı şirketin teklif verdiği ya da vereceği projelere ilişkin dokümanları davacıdan habersiz kopyalayarak 30.09.2017 tarihinde davacı şirketten istifa ettiğini, bundan 11 gün sonra 11.10.2017 tarihinde davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin, davacı şirketten ayarttığı elemanlar ve beraberinde götürdüğü bilgiler ile müvekkilinin müşterileri ile ticari ilişki kurarak davacı şirketi maddi manevi olarak ağır zarara uğrattığını, davacı Şirket'in Antalya bölgesinde çalışamaz hale geldiğini ileri sürerek, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine, davacının daha önce ve halen iş yaptığı özel ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlarla olan haksız rekabetinin önlenmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden sonra haksız rekabetin önlenmesi kararının Türkiye'nin en yüksek tirajlı gazetesinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı şirket sahibi ... ses, ışık ve görüntü sistemleri konusundu ilk olarak 1994 yılımda ... ses ışık görüntü sistemlerinin grup şirketi olun ... firmasında teknik personel olarak işe başladığını, 2000 yılında ise davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ... ile birlikte ... isimli şirketten ayrılıp yine teknik personel olarak davacı şirkette çalışmaya başladığını, 2005-2013 yılları arasında davacı şirketin Antalya Bölge Müdürlüğü görevini üstlendiğini, davacı şirketin ortağı olarak üç yıl süre ile yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürdüğünü, 2016 yılında ise davacı şirketteki ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını ve davacı bünyesinde Bölge müdürü olarak 30.09.2017 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, davacı şirketten ayrılma kararını, bir buçuk ay öncesinde davacı şirket yönetim kurulu başkanı olan ...'e bildirildiğini, ses, ışık ve görüntü sistemleri alanında kendi adına şirket kuracağının bilgisini verdiğini, davacı şirketten ayrılan personelin kendi iradeleri ile yaşadıkları sıkıntılar ve huzursuz çalışma ortamı nedeni ile istifa ederek ayrıldıktan sonra davalı ile görüşerek işe başladıklarını, müvekkilinin Antalya Bölgesindeki faaliyetlerinin tamamının yeni iş ve projelerden oluştuğunu, yapılan satışların, davacı şirketin Türkiye'de distrübütörü olduğu markaların dışında davalı portföyünde olan markalardan yapıldığını, davacı ile aynı ürünleri satmadıklarını, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eyleminin olmadığını, davacı yanın taleplerinin haksız ve hukuku aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı, davalı şirketin davacı şirkete ait tüm bilgileri, bilgisayar kayıtlarını, müşteri portföyünü tüm dokümanlarını habersiz kopyaladığını, iddia etmekte ise de bu konuda ispat yükünün davacının üzerinde olduğu, davacı tanıklarından yalnızca bir tanesinin davalının bu yönde davranışta bulunduğu şeklinde beyanda bulunduğu, aksi yöndeki diğer tanık beyanları bulunduğu, bu şekilde beyanda bulunan tanığın davacı şirketin çalışanı olduğu, bu nedenle tarafsız olamayacağı gözetildiğinden beyanına itibar edilmediği, davacı şirkette çalışan 11 personelin işten ayrıldıktan davalı şirkette çalışmaya başlamasının başlı başına haksız rekabet oluşturmayacağı, aksinin kabulünün Anayasanın 48 maddesinde düzenlenen çalışma hürriyetinin ihlali anlamına geleceği, TTK 55/1,B.2 maddesindeki işletme personelinin ayartılması olarak ifade edilen hususun doğruluk ve dürüstlük kuralını ihlal edecek şekilde yapılmasının gerektiği ancak davacının bu şekilde hareket ettiğine dair dosyada delil bulunmadığı, davalı şirketin davacının markalarını ve ürünlerini satmadığı, davacı ve davalı tarafın mal tedarik ettiği firmaların ve satışını yaptığı ürünlerin farklı ürünler olduğu, piyasaya yeni giren davalının diğer firmanın müşterilerini kazanmaya çalışması kendisinin faaliyetini geliştirmesi için gerekli olduğundan bu durumun başlı başına hukuka aykırılık oluşturmayacağı, davalının faaliyetlerinin serbest piyasa ekonomisi/serbest rekabet kapsamında kaldığı, davalının davacı şirket hakkında yanıltıcı, yanlış açıklama, kendisini daha üstün gösterme, gerçeğe aykırı bilgi verme, imalat veya ticaret sırlarından yararlanma, bunları başkalarına yayma davacıları kötüme şeklinde 6102 sayılı yasanın 55 maddesinde sayılan haksız rekabet oluşturacak eylemler içerisine girdiğine dair kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, her iki şirket kayıtları üzerilen ayrı bilirkişilerce yapılan incelemenin haksız rekabeti ispatladığını, davalı şirketin kurucusunun, müvekkil şirketteki daha önceki konumu sebebiyle, şirkete ve şirketin müşteri portföyü ve ticari bilgilerine ilişkin bilgileri haiz olduğunu, işten ayrıldıktan 11 gün sonra kurduğu davalı şirkete davacının tüm anahtar personelini transfer ederek müvekkilini çalışamaz hale getirdiğini, davacının müşteri portföyündeki otelleri ve gurup şirketleri kendisine bağladığını, davalının davacının müşteri portföyünden 6 grup şirketine bağlı 46 otelden kaynaklanan 2018 yılı iş hacminin toplam iş hacminin % 62,5'luk kısmını oluşturduğunu, davalının, davacının müşteri ve çalışanlarını ayartmak suretiyle kendi rekabet gücünü artırırken, müvekkilinin rekabet gücünü azalttığını, müvekkilinin müşterilerinin davalı müşteri portföyüne geçmesi ile ciro kaybına bağlı kar kayıplarının oluştuğunu, davalının sattığı malların markasının farklı olmasının haksız rekabeti bertaraf etmediğini, hükme esas alınan son bilirkişi raporunda davacının gelirlerinde artış olduğu belirtilmiş ise de bu artışın döviz kurundaki değişiklikten kaynaklandığını, ticaret dövize bağlı olduğu halde cirolardaki hesaplamaların TL bazında yapıldığını, oysa her birinin ilgili dönem kurları üzerinden hesaplanmasının gerektiğini, bu yöntemle hesaplama yapıldığında davacının gelirlerinde azalış söz konusu olduğunun tespit edilebileceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilamı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 48 inci maddesinde, herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğunun anayasal güvence altına alındığı, taraflar arasında 6098 sayılı Kanun'un 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin bir sözleşme yapıldığının iddia ve ispat edilmediği, 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin hükümlerinin amacının, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğunun ve rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı bulunduğunun açıklandığı, somut olayda davalının, davacı Şirket'in Antalya Bölge Müdürlüğü görevinden ayrıldıktan sonra davacı ile rekabet halinde bir şirket kurduğu anlaşılmakta ise de bu durumun tek başına haksız rekabet oluşturmadığı, davacının 11 işçisinin yedi aylık süreçte davalı bünyesine katıldığı ve davalının, davacının daha önce çalıştığı müşteri portföyü ile de ticari ilişkiye başladığı sabit ise de bu durumun dürüst rekabete aykırı usullerle gerçekleştiğinin ve davacının sair iddialarının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.