Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/498 E. 2020/111 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/498
- Karar No
- 2020/111
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2405 Esas KARAR NO : 2024/186 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/02/2020 NUMARASI : 2018/498 E. - 2020/111 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... AŞ. hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile 15/08/2009 tarihli Müzik Eserleri Yayın İzin Lisans Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan 36.786,22 TL asıl alacak ve 7.390,66 TL faiz olmak üzere toplam 44.176,88 TL alacağın tahsiline ilişkin olarak 01/12/2015 tarihinde ilamsız takibi başlattıklarını, 03/10/2018 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, bu takibin dayanağı olan faturalara, akdi ilişkiye ve borç miktarının tamamına ferileri ile birlikte itiraz edilerek takibin durdurulmasının talep edildiğini, davalının takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, davalı ...AŞ. (lounge FM) ile davacı Meslek Birliği arasında 15/08/2009 tarihinde meslek birlikleri repertuarının yayın kuruluşu tarafından sözleşmede belirtilen koşullarla kullanılması için müzik eserleri yayın izin sözleşmesi imzalandığını, nitekim davalı borçlu .... AŞ. (Lounge FM) hakkında, aynı sözleşmeye istinaden daha evvel İstanbul ... İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosya üzerinden yapılan takibe davalının itirazı üzerine İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2010/149 E. sayı ile açılan itirazın iptali davasında taraflar aralarında imzaladıkları 03/01/2011 tarihli ek protokol no:l başlıklı sulh anlaşmasıyla davayı sulh yolu ile sonuçlandırdıklarını, iş bu hususun 23/03/2011 tarihli İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2010/149 E. 2011/79 K. sayılı gerekçeli kararında da belirtildiğini, dolayısıyla davalı borçlunun sulh protokolünü imzalamasına rağmen davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine ilişkin itirazının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki 15/08/2009 tarihli Müzik eserleri yayın izin lisans sözleşmesi kapsamında meslek birliklerinin davalı yayın kuruluşuna vermiş olduğu müzik yayın izni karşılığı olarak, lisans alan davalı tarafından 01/01/2008-31/12/2008 tarihine kadar ki süreç için 12 aylık ödenmesi gereken mali hak bedeli toplam KDV hariç 14.830,75 TL olarak belirlendiğini, taraflar arasındaki lisanjs sözleşmesinin 31/12/2008 tarihinden sonraki dönemleri için sözleşme süresinin yenilenmesi hususu sözleşmenin “Sözleşmenin süresi” başlıklı 10.maddesinde "Taraflardan her biri işbu sözleşme ile belirlenen hükümlere aykırılık ile oluşacak haklı bir nedenin varlığı halinde sözleşmenin devamı boyunca her yıl sonunda hitanımdan en az bir ay öncesinde kadar işbu sözleşmenin feshedildiğini karşı tarafa noter vasıtası edilmediği müddetçe kendiliğinden 1er yıllık dönemler halinde uzar. Taraflar sözleşmenin bu şekilde yenilendiği her yıl sözleşme bedelinin bir önceki yıla ait sözleşme bedelinin ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması kadar arttırılması sureti ile yeniden belirleneceğini kabul, beyan ve taahhüt etmişlerdir. Bu şekilde bulunacak yeni yıla ait ödemeler protokolde belirtilen sürelerde nakden yapılacaktır." hükümlerini içerdiğini, borçlu davalının itirazında böyle bir borcu bulunmadığını iddia ettiğini, belirtilen söz konusu sözleşme hükümleri gereği sözleşmenin yenilendiği dönemler için davalı borçlu tarafından müvekkil ... Meslek birliğine ödenmesi gereken mali hak bedelinin faturalarda gösterildiğini, davacı meslek birliğinin davalıdan toplam 36.786,22 TL asıl alacağının bulunduğunu, sözleşmeye istinaden vadeler belirli olmasına ve iş bu takibe konu faturaları tebliğ almasına rağmen davalının ödeme yapmadığını, asıl alacağa ek olarak sözleşmenin mali şartlar başlıklı 5.maddesi uyarınca yayın kuruluş ödemesi gereken mali hak bedellerini, sözleşmede belirlenen vadelerde ödemediği takdirde TL üzerinden yıllık olarak yasal ve ticari faizin ortalaması oranında faiz ödemesinin kararlaştırıldığını bu düzenleme sebebiyle asıl alacağa yasal ve ticari faizin ortalaması oranında faiz işletildiğini, davalı tarafın basiretli tacir olarak bu sözleşmeyi okuyarak imzaladığını ve kabul ettiğini, icra takip talebinde hesaplandığı üzere 7.390,66 TL işlemiş faiz alacaklarının bulunduğunu, bu sebeple borçlu davalının işlemiş faiz alacağına itirazının da haksız olduğunu, davalı borçlunun gerek sözleşmemin imzalanması döneminde gerekse faturaları tebliğ aldığında faturalarla ve mali hak bedelleriyle ilgili hiçbir itirazda bulunmadığını, faturalardan ve sözleşmeden gayet haberdar olan borçlu davalının itirazı kötü niyetli olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun Borçlunun temerrüdü başlıklı 117. Maddesi gereği borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş olduğundan davalı borçlunun vadelerin geçmesiyle birlikte borçlu temerrüde düştüğünü, davalı borçludan talep edilen alacağın sözleşme hükümleri gereğince likit ve belirlenebilir nitelikte olması sebebiyle İcra ve İflas Kanunu’nun 67. Maddesi uyarınca müvekkilim meslek birliği lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmolunarak yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; davalıya yapılan tebligatın usulsüz ve emredici hükümlere aykırı olması sebebiyle, huzurdaki davaya karsı elde olmayan sebeplerle süresinde cevap verilemediğini ve savunma hakkının kısıtlandığını, ön inceleme aşamasından da bihaber olunduğundan, HMK 95 ve devamı maddeleri uyarınca eski hale getirme taleplerinin kabulü ile doğrudan müvekkiline yapılan usulsüz tebligatın geçersiz sayılmasını, dava dilekçesini ıttıla tarihimizin 13.02.2019 tarihi olarak kabulü ile cevap dilekçeleri doğrultusunda delillerin toplanarak davanın reddine karar verilmesini, dava dilekçesi her ne kadar doğrudan davalıya tebliğ edilmiş olsa da; dava konusu icra takibine ve ödeme emrine karşı vekil aracılığıyla süresi içerisinde borca itiraz edildiğinden ve vekile ait vekaletname takip dosyası içinde bulunduğundan huzurdaki itirazın iptali davasında ve ekinde dava dilekçesi bulunan ve üzerinde duruşma gününün yazılı olduğu tebligatın vekile yapılması gerekirken asile yapılmasının doğru olmadığını, davalı ... A.Ş. Unvanlı şirketin gıyabında 31.03.2005 tarihinde İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2002/840 E. sayılı İFLAS Kararı verildiğini, haksız verilen bu karar, Yargıtay 19 HD. 31.03.2005 tarih ve 2005/338 E., 2005/3430 K. "Bozma Kararı" verildiğini, iflas aşaması ve iflasın kaldırılmasına kadar, üç yıldan fazla bir süre geçtiğinden, organsız kalan şirketin Genel Kurul Toplantısının yapılmasına yönelik davalı şirket tarafından yapılan müracaat üzerine, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 08.06.2006 tarih ve 2006/103E. ve 2006/307 K ile Genel Kurul Toplantısı yapılmasına karar verildiğini, bu karara, 3. Şahıslar tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde yapılan itirazlar ve müdahillik talepleri nedeniyle, şirketin organ teşkili amacıyla yapacağı Genel Kurul toplantısına engel olunduğunu, şirketin iflas kararının onaylanması talep edilmesi nedeniyle, yeniden mahkeme kararına ihtiyaç duyulduğunu, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/335 E ve 2009/463 K. sayılı 16.09.2009 tarihlî Kararı uyarınca, 30.12.2009 tarihinde (organ teşkili ve adres değişikliği amaçlı) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, davalı şirketin bu zorluklarla mücadele ederken, davacı ... nin ( MESAM ve MÜYAP Unvanlı diğer Müzik Meslek Birlikleriyle birlikte) Müvekkil şirketin evrak üzerinde RTÜK tarafından verilmiş bir radyo yayın iznini bahane göstererek, sözleşme imzalanması konusundaki yasal takibe geçecekleri yönündeki aşırı baskılan ve "sözleşme imzalanmazsa suç duyurusunda bulunacakları" yönündeki tehditleri üzerine, 15.08.2009 tarihinde yani daha şirket organlan tesis edilmeden ( 30.12.2009 tarihli Genel Kurul Toplantısı öncesinde) "Müzik Eserleri Yaym İzin Sözleşmesi" imzalanmak mecburiyetinde kalındığını, davalı şirketin mevcut hukuki durumu ve mali yapısı nedeniyle, radyo yayınına başlaması için yatırım yapmasının imkânsız olduğu bu bu dönem içinde, telif hakkı iddiasında bulunan ... tarafından faturaların gönderildiğini, ... tarafından gönderilen faturalar geri iade edilmiş olmasına rağmen, tekrar tekrar şirkete gönderilmeye devam ettiğini, şirketin, tek kuruşluk maddi imkânı, tek bir personeli ve çalışacak mekânı dahi bulunmadığı için, yeniden organize olma amacıyla; ... Mecidiyeköy, Şişli/İstanbul adresindeki bir odasına taşındığını, Maliye Bakanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından yapılan yerinde denetim sonunda hazırlanan 02.02.2011 tarihli "Yoklama Tutanağı" incelendiğinde, davalı şirketin "çalışan personelinin olmadığı, yaklaşık dört yıl önce müflis duruma düştüğü, faaliyetinin olmadığı, yeniden faaliyete geçmek için 25.01.2011 tarihinde bu adrese geçtiği, mülk sahibi firma tarafından, bir masa, bir koltuk ve bir bilgisayar ve yazıcının tahsis edildiği" nin açık ve net olarak tespit edildiğini ve tutanağa bağlandığını, hal böyleyken, davacı ... tarafından davalı şirkete gönderilen faturaların haksız olduğuna, radyo yayını yapılmadığına ve tek kuruşluk geliri bulunmadığına dair yapılan itirazlarının davacı tarafından kabul görmediğini, davalının itirazları üzerine davacı ... tarafından, İstanbul ... İcra Müdürlüğü nezdinde .... Sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından yapılan itiraz nedeniyle İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2010/149 E nolu itirazın iptali davası açılmışsa da bu aşamada sulh yoluna gidilerek, radyo yayınına başladıktan sonra, haksız kesilen fatura bedellerini ödeyeceği beyan edilerek "Ek Sözleşme" imzalamak mecburiyetinde kaldığını, bu arada davacının fatura göndermeye devam ettiğini, davalı şirket yönetiminin, mali kaynak temin etmek ve radyo yayınlarına başlayarak elde edilecek gelirlerden davacı ...'nin (haksız) alacağını öncelikle ödemek amacıyla, yeni hissedar arayışına girdiğini 20.06.2011 tarihinde "Sermaye Arttınmı konulu Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, ancak sözde yeni hissedarların tek kuruş para koymadıktan gibi, düzenledikleri sahte belgeler ve hileli yollarla şirketin temsil ve ilzam yetkisinin bu kişilerin eline geçtiğini, söz konusu şahıslar hakkında, davalı şirket tarafından açılmış çok sayıda ceza ve hukuk davaları ile suç duyurularının halen derdest olduğunu, davalı şirketin gerçek hissedarları tarafından İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapılmış olan 2016/400E nolu "Genel Kurul Yapılmasına izin verilmesi konulu dosya" sonuçlanması üzerine davalı şirket hissedarlarının tümünün katılımıyla 6012 sayılı TTK'nun 416 maddesi uyarınca, Genel Kurul Toplantısı yaparak, şirket merkezim ve adresini açıklandığını ve beyan edildiğini, davalı şirketin yönetimini kanunsuz olarak elinde bulunduran son ve sahte yönetim kurulu üyelerinden, şirkete ait resmi defter ve kayıtlar Beyoğlu ... Noterliği aracılığıyla gönderilen 23.02.2018 tarih ve ... nolu ihtarname ile talep edilmiş olmasına rağmen bu şahıslar tarafından cevap dahi verilmediğini, İstanbul bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı ...'nin beyan ettiği fatura tarih ve gönderdiği şirket adreslerine bakıldığında hiç birisinin beyan edilen şirket adresleri olmadığını, tek dönem faturalar hariç, diğerlerinin şirkete ulaşmadığını, davalı şirkete ait radyo kanalının hala kapalı olup yayın yapmadığını, davalı şirkete ait Resmi Defterler, faturalar, bilançolar ve Vergi Dairesine sunulan Beyannameler incelendiğinde de bu durumun anlaşılacağını, bu nedenle davacı...' nin radyo yayınları yapılıyor gerekçesiyle kestiği faturalar karşılığında "Hak Kullanım Bedelleri" adı altında tahsilat talep etmesi haksız, kanunsuz ve sebepsiz zenginleşme nedeni olacağını, faturaların şirket kayıtlarında yer almadığını, radyo kanalının yayında olup olmadığına bakmaksızın fatura gönderildiğini, şirket adresinin değiştiğini, yanlış adrese fatura kesildiğini, hakkedilmeyen fatura bedellerine fahiş faizler işletildiğini belirtmiş açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 15/08/2009 tarihli Meslek Birlikleri Lisans Sözleşmesi kapsamında davacı tarafça düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibinin başlatıldığı, davalıya çıkartılan ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği ve yine davacı tarafından itiraz üzerine süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı, davalı tarafça usulsüz tebliğ ve eski hale iade talebinde bulunulmuş ise de izahı yapıldığı üzere yapılan tebliğlerin usulüne uygun olduğu, eski hale iade şartlarının oluşmadığı, yine davalının şirket yönetimine ve faaliyetine ilişkin iddialarının TTK 18/2 de düzenlenen basiretli tacir ilkesi ve sözleşme hükümleri bir arada değerlendirildiğinde usulünce yapılmış fesih bulunmadığı da dikkate alındığında yerinde olmadığı, mahkememizce taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak yapılan bilirkişi incelemesinde ayrıntısı bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde davacının takip talebindeki asıl alacak talebi yerinde olduğu gibi faiz talebinin sözleşmece kararlaştırılanın altında kaldığı anlaşılmakla, davacının sübut bulan davasının kabulü ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına ve alacağın likit olduğu davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmekle takip miktarının %20 si oranında inkar tazminatına" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinden özetle; -eski hale getirme taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedidiğini, savunma haklarının kısıtlandığını ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, icra takibinde, borca itiraz dilekçesi ile vekaletnamenin ibraz edildiğini ve vekil kaydının bulunduğu aşikar olmasına rağmen dava dilekçesi ve eki belgelerin vekile değil asile tebliğ edilmesi sebebiyle usulsüz olduğunu, -usul ve yasaya aykırı, tek taraflı, mahkeme eliyle delillerini sunma imkanlarının ellerinden alındığını ve tanzim edilen bilirkişi raporunda yalnızca davacı delillerinin incelendiğini, ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, -bilirkişi raporunda müvekkilinin sözleşme kapsamında herhangi bir suretle lisansa konu eserleri kullanıp kullanmadığı hususunun da hiçbir şekilde araştırılmadığını, radyosunun yayında olmadığını, -borcun mevcut olmadığını ve fahiş faiz işletildiğini, faturaların şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin bahsi geçen tarihlerde geliri olmadığını, faturaların defterlere kayıtlı olmadığını, haklı eski hale iade taleplerinin kabulü ile buna göre yeniden yargı sürecinin işletilerek davanın reddine karar verilmesini -tehir-i icra talepleri yönünden de karar verilmesini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; eski hale iade koşulları bulunmadığını, itirazın iptali davası dilekçesinin vekile değil asile tebliği gerektiğini, eski hale getirme taleplerinin yerinde olmadığını, davalı şirket kayıtlarında faturaların yer almaması, sözleşme konusu eserlerin kullanılıp kullanılmamasının sözleşmesel sorumluluğu bertaraf etmeyeceğini, icra takibine konu faturaların sözleşmeye uygun olarak , davalının sözleşmede bildirmiş olduğu adresine gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini, davalının basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi okuduğunu, istinaf teleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İİK 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf davanın sözleşme kapsamında ödemekle yükümlü olduğu mali hak bedellerini ödemediğini iddia etmiş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan 15.08.2009 tarihli Meslek Birliği Lisans Sözleşmesi kapsamında davacı tarafça düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibinin başlatıldığı, davalıya çıkartılan ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği ve yine davacı tarafından itiraz üzerine süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin; "Sözleşmenin Süresi” başlıklı 10. Maddesinde: "...İşbu sözleşme 01.01.2008-31.12.2008 dönemi için imzalanmıştır. Taraflardan her biri, iş bu sözleşme ile belirlenen hükümlere aykırılık ile oluşacak haklı bir nedenin varlığı halinde sözleşmenin devamı boyunca her yıl sonunda hitamından en az 1 (bir) ay öncesine kadar iş bu sözleşmenin feshedildiğinin karşı tarafa noter vasıtası ile bildirerek sözleşmeyi feshedebilir Sözleşme yukarıda belirtilen koşullarla feshedilmediği müddetçe kendiliğinden l'er (birer) yıllık dönemler halinde uzar." hükümlerini içermekte olup, dosya kapsamında sözleşmenin feshi için düzenlenen ihtarname sunulmamıştır. "Mali Şartlar" başlıklı 5.Maddesinin 5.1 bendinde: "...5846 sayılı FSEK ve 3984 sayılı Yasa gereği sadece; bu sözleşme ile sınırlı olmak ve sadece bu sözleşme süresince geçerli kalmak kayıt ve şartıyla, 01.01.2008 tarihinden 31.12.2008 tarihine kadar olan dönemi kapsayacak şekilde Meslek birliklerinin YAYIN kuruluşuna vermiş olduğu yayın izni karşılığında Lounge 102 FM Logolu yaym kuruluşu, 12 aylık sözleşme bedeli olan 14.830,75-TL+KDV mali hak bedelini EK-1'de belirtilen şekilde ve tarihlerde meslek birliklerine ödeyecektir." şeklinde düzenlenmiştir. 5.3. bendi ise "Yayın kuruluşu, ödemesi gereken mali hak bedellerini, sözleşmede belirlenen vadelerde ödemediği takdirde TL üzerinden yıllık olarak yasal ve ticari faizin ortalaması oranında faiz ödenecektir." hükmünü içermektedir. Davalı yanca hizmetin kullanılmadığı, kullanılmayan hizmete yönelik sorumlu olmadıkları iddia edilmiş olup, sözleşmenin feshi başlıklı 11. Maddesinde, meslek birliklerinin ya da yayın kuruluşunun faaliyetinin sona ermesi, acze düşmesi, tasfiyesi, iflası ya da sözleşmenin 1. Maddesinde yazılı taraflardan birinin değişmesi halinde sözleşme kendiliğinden son bulur hükmü bulunduğu, davalı tarafça dosyaya sunulu 02/02/2011 tarihli yoklama fişinde şirketin 4 yıl süre ile müflis duruma düştüğü, tekrar faaliyete geçilmek üzere 25/01/2011 tarihi itibari ile adrese taşındığı, 1 masa, koltuk ve yazıcının kuruma tahsis edildiği, çalışan personelin olmadığı, faaliyetinin bulunmadığı açıklanmış olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, RTÜK'den takibe konu dönemlerde radyonun sözleşmenin 11. Maddesine göre kanalın faal olup olmadığının tespitinin yapılarak ve gerekir ise iflas dosyasının ve ticaret şirket kayıtlarının incelenerek sözleşmenin sona erme koşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, diğer istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin kararının tamamının kaldırılmasına, belirtilen hususların gerekçeli kararda tartışılarak, yargısal denetime elverişli ve gerekçeli şekilde karar verilmesi için dosyanın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/02/2020 tarih, 2018/498 E. 2020/111 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024