Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/4932 E. 2018/12056 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/4932
Karar No
2018/12056
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/554 - 2024/1097 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/554 KARAR NO : 2024/1097 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2023 NUMARASI : 2020/406 Esas - 2023/45 Karar DAVACILAR : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/09/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 31/12/2018 tarihinde davacı müvekkilleri ... ve ...'in yolcu olarak bulunduğu, davacı müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile seyir halindeyken, geriye kontrolsüz olarak U dönüşü yapan davalı sürücü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından KASKO sigortası ile sigortalandığını, müvekkillerinin uğramış olduğu manevi zararların tazmininden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkilleri ... için 60.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, açılan manevi tazminatın gerçeği yansıtmadığını, konuyla ilgili müvekkilinin davacıya dava açtığını ve maddi yönden de alacaklı olduğunu, davacıların icra dosyasına ödeme gerçekleştirmediğinden alacağı tahsil edemediklerini, müvekkilince açılan davaya davacının cevap vermediğini bu nedenle davacının kusurunu bir nevi kabul ettiğini, ... plakalı aracın, 30.03.2018-2019 tarihleri arasında dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde bulunan 26622512 sayılı poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) sigortası teminatı altında bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin kasko şirketinin kaza anında 30-01-2018-2019 tarihleri arasında teminatında olduğunu, bununla birlikte ... Sigorta A.Ş. nezdinde bulunan 4201800066219 sayılı poliçe ile Kasko(Trafik) sigortası teminatı altında bulunduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası şirketi olan ... Sigorta A.Ş. aleyhine davanın ikame edilmediğini, sigorta şirketine yönelik rücu haklarının saklı tutulması davanın dava dışı ... Sigorta A.Ş.’ye ve ... Sigorta A.Ş'ye ihbar edilerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın, müvekkil şirket nezdinde, 4201800066219 poliçe no’lu 30/01/2018-30/01/2019 vade tarihli Kasko ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesine göre, sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumlu olduğunu, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan müvekkili Sigorta şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık/ceza davası evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla, davacı kaza esnasında motosiklet sürdüğünden dolayı kask, dizlik vs. koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespitinin gerektiğini, davacılar koruyucu tertibat kullanmamış ise müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, avans faiz talebinin hatalı olduğunu bildirerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, İzmir Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınından tüm davacılar için ayrı ayrı alınan 24/10/2022 ve 22/11/2022 tarihli maluliyet raporlarında sonuç olarak, davacı ...'in, 31/12/2018 tarihli trafik kazasında yaralanmasına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %15 olduğu, 120 gün süreyle geçici iş göremez hali ile 15 gün bakıcı gerektiğinin belirtildiği, davacı ...'in 31/12/2018 tarihli trafik kazasında yaralanmasına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %28 olduğu, 180 gün süreyle geçici iş göremez hali ile 30 gün bakıcı gerektiğinin açıklandığı, yine davacı ...'in, 31/12/2018 tarihli trafik kazasında yaralanmasına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %20 olduğu, 30 gün süreyle geçici iş göremez hali bulunup, bakıcı gerekmediğinin ifade edildiğini, ayrıca, İTÜ Makine ve Trafik Kürsüsünde görevli öğretim görevlilerinden, talimat ile alınan 21/02/2022 tarihli raporda, davalı sürücü ...'nın kurallara aykırı hareketi, kazanın meydana gelmesinde (%75) oranında etkili olduğu, davacı sürücü ...'in kurallara aykırı hareketi, kazanın meydana gelmesinde (% 25) oranında etkili olduğunun belirtildiği, her ne kadar; davalı sigorta şirketi vekili tarafından davacıların kask gibi koruyucu tertibat takmadıklarına dair müterafik kusur def'inde bulunmuşsa da, tüm dosya kapsamı ile birlikte kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... için kaskın takılı olup olmadığının tespit edilemediği, ayrıca davacı ...'in yaralanmasının vücudunun baş kısmında olmayıp sağ ve sol bacaklarında olduğundan, kask takıp takmamasının vücudunda meydana gelen yaralanma ile illiyet bağı olmadığı kanaati ile davacı ... için müterafik kusur indirimi yapılmadığı, diğer davacılar ... ile ...'in kazada yaralanmalarının ise vücutlarının baş kısmında olmayıp, davacı ...'in sağ diz ve sağ kalçasında olup, davacı ...'in ise kaza neticesi psikolojik bozukluğu tespit edildiğinden, kask takıp takmamalarının vücutlarında meydana gelen yaralanma ve bozukluk ile ilgili olarak illiyet bağı olmadığı kanaati ile davacı İslim ve ... için hükmedilen tazminat üzerinden mütrafik kusur indirimi yapılmadığı gerekçesiyle; "1-Davacılar tarafından açılan Manevi Tazminat davanın KISMEN KABULÜ ile, A) Davacı ... için 25.000,00.TL Manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren, davalı ... SİGORTA A.Ş'den ise dava tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( ... Sigorta A.Ş'den Kasko sigorta limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile belirtilen davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE, B)Davacı ... için 20.000,00.TL Manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren, davalı ... SİGORTA A.Ş'den ise dava tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( ... Sigorta A.Ş'den Kasko sigorta limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile belirtilen davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE, C)Davacı ... için 15.000,00.TL Manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren, davalı ... SİGORTA A.Ş'den ise dava tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( ... Sigorta A.Ş'den Kasko sigorta limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile belirtilen davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, istinafa konu kararda, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden hükmedilen faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini, 15.09.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza tarihi olan 31.12.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkile aleyhine kısmi ara buluculuk ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gibi hükmedilen miktarın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; çelişkili maluliyet raporlarına istinaden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, davacı yanın davadan önce sigorta şirketine gerekli evraklarla başvurusu bulunmamasına rağmen temerrüt tarihinden itibaren hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı ... için alınan maluliyet raporunda; “%20 derecesinde özürlülüğe neden olduğu” belirtilen sağlık kurul raporunda kayıtlı travma sonrası stres bozukluğu mevcut haliyle sürekli sakatlık vasfı taşımadığını, haricen aldırmış oldukları raporda “Kişinin en son yapılmış olan psikiyatrik muayene evrakı olan DEÜH Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında yapılan 09/03/2021 tarihli fizik muayenesinde Travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulmuş olup şiddetlenerek devam ettiği belirtilmiş olması ve nihai haline dair tıbbi veri olmaması nedeni ile; nihai psikiyatrik durumuna dair yeni yaptırılacak olan psikiyatrik muayene raporunun teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılabilineceği"nin belirtildiğini, davacı ... için alınan maluliyet raporunda “%28 derecesinde özürlülüğe neden olduğu”nun belirtildiğini, haricen aldırdıkları raporda; “Olay tarihli tıbbi evrakta, alt ekstremitenin yaralandığına dair veri olmadığı için, (sadece boyun bölgesi işaretlenmiş) 13/01/2019 tarihinde tanımlanan femur ve tibia medial kondil eklem yüzlerinde grade I-II kondramalazi ile medial menisküs korpusta kapsüller yüzey ve ait eklem yüzeyi ile ilişkili horizontal yırtık ile kaza arasında illiyet bağı kurulamamış olup oran hesabına dahil edilmediği, Servikal hassasiyete neden olan yaralanması; 20/02/2019 tarih 30692 sayılı Resmî Gazete ile yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve mevcut evraka göre kişide %0.0(yüzdesıfırnoktasıfır) engel oranına neden olması beklendiği"nin belirtildiği, çelişkilerin giderilmediği, davacı ... için alınan maluliyet raporunda, “%15 derecesinde özürlülüğe neden olduğu”nun belirtildiği, haricen aldırılan raporda, kaza tarihli tıbbi belge bulunmadığından nedensellik ilişkisi yönünden incelenemediği ...’in 31/12/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanmasına bağlı olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %3.0, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %19.0 oran tespit edilmiş olup Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalının 22/11/2022 tarihli 551 protokol nolu raporunda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edildiği bildirilen %15.0 değerindeki oran, olması gereken değerden yüksek olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, müterafik kusur ve istiap haddi indirimi yapılması gerekirken bu husus araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Başvuru koşuluna ilişkin olarak, 2918 sayılı KTK'nın 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 97. maddesine göre; "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Söz konusu madde ile sigorta şirketi hakkında dava açmadan önce Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Şirketine başvuru yapılması dava şartı haline getirilmiştir. Yasal düzenlenme 26/04/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten sonra açılan davalarda uygulanır. Yasa'nın 97. maddesinin uygulanması açısından, Yargıtay 17. H.D'nın 11.12.2018 tarih 2018/4932 E., 2018/12056 K. sayılı kararında, "... düzenlenmenin HMK'nın 115/2 maddesi kapsamında yargılama sırasında tamamlanabilir dava şartı olduğu kabul edildiğinden, başvuru yapılmadan dava açılmış olması halinde mahkemece öncelikle noksanlığının giderilmesi için davacıya kesin süre verilmeli, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddetmeli, verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmesi halinde ise yargılamaya devam edilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği" belirtilmiştir. Mahkemece dava tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, başvuru yapılmış ise buna ilişkin kayıtlar ilgili sigorta şirketinden getirtilmeden ve başvuru yapılmamışsa, tamamlanabilir dava şartı mahiyetindeki bu eksikliğin giderilmesi sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Öte yandan kabule göre; 2-Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmez. Hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacının tespit edilen travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunduğu değerlendirilmişse de, kazaya bağlı bir rahatsızlığı bulunması halinde bu rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporundaki “travma sonrası stres bozukluğu”nun kaza ile illiyetinin, sürekliğinin ve varsa bu bozukluğun çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir. Ayrıca, davalı sigorta vekili istinaf dilekçesinde, Uzman görüşü niteliğinde bulunan bağımsız medikal kuruluş tarafından düzenlenen raporda maluliyetlerde belirtilen oranların yüksek olduğu belirtilmiş olup, mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacıların psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavileri var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri de getirtilerek, tüm davacılar yönünden Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliğin ve sürekli iş görmezliğin meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacılarda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 3- Diğer taraftan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacıların, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen motorlu bisiklette seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkılarının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması bulunmaktadır. Somut olayda, tescilsiz sepetli motosiklette sürücü ile birlikte 4 kişinin bulunduğu hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir. Buna göre; davacıların yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkılarının bulunup bulunmadığı TBK’nın 52'nci maddesi gereğince Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.11.2023 tarih ve 2023/9920 Esas, 2023/12662 Karar sayılı ilamı) Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/02/2023 tarihli, 2020/406 Esas - 2023/45 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2023/2293 Esas sayılı dosyasına depo edilen 150.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/4932, K. 2018/12056, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-4932-e-2018-12056-k-4b1cb743f15e