Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/4681 E. 2019/6004 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/4681
Karar No
2019/6004
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/616 Esas KARAR NO:2024/1987 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:14/12/2022 NUMARASI:2019/240 Esas, 2022/216 Karar DAVANIN KONUSU:Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet, Tazminat KARAR TARİHİ:30/12/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... no.lu “...” markasının TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu; davalının müvekkilinin markası ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olan “...” ve “...” ibarelerini ... adlı internet sitesinde kullanıldığını; davalının bu kullanımının İstanbul 1. FSHHM'nin 2019/58 D.iş sayılı dosyasında tespit edilmiş olduğunu; davalının... adlı sitesine girildiğinde youtube kanalında da yayınlanan bir reklam videosunun son bölümünde “...” sloganının kullanıldığını; müvekkilinin “... ...” slogan markası ile davalının kullandığı “...” sloganının çok benzer olduğunu; bunun üzerine müvekkili tarafından Bakırköy ... Noterliğinin 05.03.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek eylemlerine son vermesinin ihtar edildiğini, davalının reklam videosunun son kısmında yer alan “...” ibaresini kaldırdığını ancak “...” ibaresini internet sitesi ve reklam videosunun son kısmında kullanmaya devam ettiğini; müvekkili adına tescilli markalarda yer alan “...” ibaresi ortak unsur olup, ... no.lu markasına “..., ...” ibareli slogan markasının eklenmiş olduğunu; müvekkilinin seri markası niteliğinde olan ... no.lu markada korumak istenen ibarenin “..., ...” slogan markası olduğunun açık olduğunu; müvekkilin ... isimli alan adı 04.05.2002 tarihinde kaydedilmiş olup, ürün ve fiyat arama ve karşılaştırma motoru olduğunu; internet üzerinde anlaşmalı alışveriş sitelerindeki ürünleri indeksler ve hangi sitede ne kadar fiyata satıldığı konusundaki sorulara yanıt verdiğini; bunun yanı sıra ürün incelemeleri, ürün karşılaştırması yapabileceği bir tartışma platformu olduğunu; sitede her tür ürün ve hizmetlerin fiyat ve teknik özelliklerinin karşılaştırılmasının sağlanması hizmetinin sunulması, ürünlerin performanslarının derecelendirilmesi (puan verilmesi) hizmetinin sunulması hizmeti verildiğini; taraflarca kullanılan markaların aynı hizmet sınıfında kullanıldığını ve markalar arasında halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğunu; davalı eyleminin marka hakkına tecavüzün yanı sıra haksız rekabet teşkil ettiğini; bu nedenle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve giderilmesini, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın SMK 151/2-b uyarınca fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini; ... adlı internet sitesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili maddi tazminat talebini artırarak 4.575,00TL yönünden eksik harcı ikmal etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin “...” adlı girişiminin İTÜ Çekirdek tarafından başarılı bir girişim olarak değerlendirilmiş ve ön kuluçka ve hızlandırma programını kazanmış olduğunu; daha sonrasında da ... Üniversitesi hızlandırma programı olan ... tarafından kabul gördüğünü; dava konusu “...” ibaresinin bu başarıya bir katkısı olmadığını; girişimin başarılı bulunmasının sebebinin ortaya koyulan fikir ve yazılım gücü olduğunu; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını; dava konusu “...” ibaresinin 35, 38, 42. sınıflar bakımından tamamlayıcı olup, tek başına herhangi bir ayırt edici özelliği olmadığını; benzerlik değerlendirmesi yapılırken, markalar arası bütünsel olarak bir benzerlik olup olmadığına bakıldığını; davacının ....com alan adlı web sitesi açıldığında “....” ibaresinin daha büyük puntolarla yazıldığını; davacı markasının ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunu; dava konusu edilen “..., ...” ibaresinin ise markada daha silik şekilde alt kısma yerleştirilmiş olduğunu; müvekkilin .... sitesinde ise, marka görselinin beyaz zemin üzerine “...” ifadesinin logo ile birleştirilmiş olduğunu; müvekkilinin kullanımı ile davacı yanın sitesindeki kullanımın benzer olmadığını; markalar arası benzerlik değerlendirmesinin görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikler esas alınarak yapıldığını; bu hususlar göz önüne alındığında “..., ... ...” markası ile müvekkiline ait fakat hali hazırda kullanılmayan ...” markasının benzer olmadığını, davacı markasının dikkat çekici ve asıl unsurunun “...” ibaresi olduğunu; müvekkilin sitesine koymuş olduğu video ekinin sadece iki saniyelik bir bölümünde kullanılan “...” ibaresinin sürekli kullanılan bir ibareymiş gibi ve ayrıca davacının markası ile benzer olduğundan bahisle bu davanın açılmış olmasında davacının kötü niyetli olduğunu; zira müvekkili ile davacının bu hususu işbu dava açılmadan aylar önce konuşmuş olduklarını; müvekkilin, davacının böyle bir markası olduğunu dahi bilmediğini; tarafların telefonda konuşması üzerine, aynı gün içerisinde müvekkilinin iyi niyetli davranarak videonun ilgili kısmını silmiş olduğunu; bu hususun davacı beyanlarında da belirtilmiş olduğunu; “...” ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olduğunu; bu nedenledir ki, davacının “...” ibaresini marka olarak adına tescil talebinin ... tarafından reddedilmiş olduğunu; taraf markaları benzer olmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,1-Davalı eyleminin haksiz rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Marka hakkını ihlal yönündeki istemin reddine,3-BK ve hâksiz rekabet hükümlerine göre takdiren 1000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline,4-Alan adının iptali isteminin reddine," Şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Davalının, müvekkilinin ...., ... ... markası ile benzer marka/sloganı kullandığının İstanbul 1FSHHM 2019/58 d.iş sayılı dosyadaki rapor ile tespit edildiğini, Mahkemece alınan raporlarda da müvekkilinin markası ile davalının kullandığı "..., ..." ibaresinin iltibas teşkil edebileceğinin tespit edildiğini, dosyada 6 adet bilirkişi raporuna göre de haklılığın ispatlandığını,Müvekkilinin ... alan adının 04.05.2002'de kaydedildiğini, markanın da 35, 38 ve 42 sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin slogan markasındaki ... ibaresinin alan adı olarak tescil ettirilmesi ve müvekkilinin faaliyet alanında bir uygulama olarak kullanılmasının marka hakkı ihlali olduğunu, ... ibaresinin sloganın ana unsuru olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde de ... ibaresinin koyu ve kalın harflerle yazılı olduğunu, Davalının... ibareli markasal kullanımının müvekkili markası içinde entegre şekilde olduğunu, davalının hem slogan marka kullanımı hem de ... markasının benzerliği sebebi ile markaların benzerliğinin açık olduğunu ve alan adının iptali gerektiğini,Mahkemenin 1000TL Maddi tazminata hükmetmesinin gerekçesinin anlaşılamadığını, SMK 151.2-b maddesine göre tazminat talep ettiklerini, net kazancın üzerinden yapılan %25 oranın hatalı olduğunu, davalının vergi beyanı ve rapora göre 2018 ve 2019 da net karının 18.301TL olduğunu, ancak hak kaybına uğramamak adına 4.575TL talep edildiğini,Mahkemenin markaya tecavüzün reddi, 1000TL maddi tazminata hükmedilmesi ve alan adı iptali isteminin reddine ilişkin kararlarının kaldırılarak davanın tümden kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili katılmalı istinaf dilekçesinde özetle; Davacının istinaf isteminin reddi gerektiğini,Davacının iddialarının hiçbirini ispatlayamadığını, davanın tümden reddi gerektiğini, kararda kabul edilen kısımlar yönünden kararın kaldırılması gerektiğini, faturaların müvekkilinin bugüne kadar yaptığı iş olan ... ile ilgili olduğunu, müvekkilinin şahıs şirketinin iş bu dava ile hiçbir ilgisi olmadığını, raporda da tespit edildiğini, davacının bu hususu bildiği halde haksız kazanç talebinde olduğunu, geçmiş yıllara ait ve ... mesleğine ilişkin tutarlara göre talepte bulunulamayacğını,... kelimesinin kimseye ait bir marka olmadığını, davacı yan durumu Google'a bildirdiğni, bunun üzerine müvekkilinin davacıyı aradığını ve kendisinin kullanmama sebebini anlayamasa da videoyu kaldırabileceğini belirttiğini,Davacının müvekkilinin girişiminin çıkış tarihniden sonra ... marka başvurusu yapmasının kötüniyetli olduğunu, ... ibaresi davadan önce kaldırılmış ise de dava açıldığını, davacının ... başvurularının da TPMK nezdinde rededildiğini, MÜVEKKİLİNİN ... ibareli markasının ise 04.07.2019 tarihli başvuruya istinaden tescil edildiğini,TPE 'nin ... ibaresi yönünden kimsenin talebini kabul etmediğini,Markaya tecavüz oluşmadığı gibi haksız rekabet isteminin de reddi gerektiğini, ancak mahkemenin aksine karar vererek müvekkili aleyhine 1000TL tazminata hükmettiğini, haksız rekabet isteminin ve tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkilinin girişiminin şirketleşmediğini, kazanç elde etmediğini, bilirkişi tarafından ve mahkeme tarafından da müvekkilinin geliri ile davanın ilgisi olmadığının ispatlandığını belirterek reddedilen kısımlar yönünden hükmün onanmasını, kabul edilen kısımlar yönünden ise hükmün kaldırılarak davanın tümden reddini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile ... ibareli alan adının iptali, ... uygulama içerik, video ve kanalların silinmesi, erişimin engellenmesi ile SMK 151.2.b maddesi gereğince maddi tazminat istemi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının ... numaralı "..., ... ..." ibareli markasının 35, 38 ve 42 sınıflarda tescilli olduğu, davalının internet sitesindeki markasal kullanımlarının davacının markasının tescil sınıfında olduğu, davacının alan adının "...", davalının ise "..." şeklinde olduğu sabittir.Bilirkişi raporundaki tespitlere göre; tarafların internet ortamında hizmet sunduğu sitelerin amacının kullanıcıların internet ortamından yapacağı arama ile daha ucuz ürünü bulup daha az para harcayarak alışveriş yapmasını sağlamak olduğu, düşük fiyat ve ucuzluk temalarının önplanda olduğu anlaşılmaktadır. ... ibaresi Türkçe'de de yaygın kullanılan bir ibare olup kullanım alanı yönünden zayıf ibare olduğu, yine kararda yer verildiği üzere "..." "..." ibaresinin de reklamcılık alanında kullanımına sık rastlanılan bir ibare olduğu, markaların tüketici üzerinde yarattığı etki bir bütün olarak inceleneceğinden davalının "..." ve "..." ibareli kullanımının davacının "..., ... ..." ibareli markasından kaynaklanan haklara tecavüz teşkil etmeyeceği anlaşılmakla markaya tecavüz istemi ile alan adının iptali, uygulama içerik ve video isteminin de reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Davalı yanın katılma yolu ile istinaf istemine gelince; davacı yan, haksız rekabet istemini, "davalının kullanımlarının müvekkilinin yıllardır emek ve para harcayarak, ayırt edicilik kattığı ve TPE nezdinde tescilli markasına iltibas oluşturacak şekilde taklit edilmesinin müvekkiline zarar verdiği ve müvekkilinin sahip olduğu şahıs şirketinin ticari itibarını zedelediği" iddiasına dayandırmıştır. Marka, SMK gereğince korunmakta olup ayrıca haksız rekabete ilişkin kümülatif korumadan faydalanmayacağı gibi "..." yahut "..." "..." ibaresinin tek başına tescilli olmadığı, markanın "....COM ... ..." şeklinde tescilli olduğu, davacının bu ibare üzerinde ayırt edicilik kazandığının mevcut delillere göre söylenemeyeceği, haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı dikkate alınarak davanın tümden reddi gerekirken haksız rekabet isteminin kabulü ile kısmen tazminata hükmedilmesi yerinde görülmemiş, davalının katılmalı istinaf isteminin kabulü ile kararın bu yönden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.(Benzer yönde bknz. Yargıtay 11.HD'nin 2023/269E, 2024/3863 K sayılı; Y.11HD'nin 2023/1518Esas, 2024/5009 K sayılı, Y.11.HD'nin 30.09.2019 tarihli 2018/4681 E., 2019/6004 K. sayılı ilamları; Erişim: UYAP) Açıklanan nedenlerle davacının istinafının esastan reddine, davalının katılmalı istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak HMK 353.1.b.2. Maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, -İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK Mahkemesi'nin 14/12/2022 tarih, 2019/240 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararının HMK 353.1.b.2 maddesi KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE,4- İlk derece aşamasındaki harç ve yargılama giderleri;-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,-Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen markaya tecavüz istemi yönünden 40.000TL, haksız rekabet istemi yönünden 40.000TL, maddi tazminat istemi yönünden ise 4.575,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri;-Alınması gereken 427,60TL harçtan, peşin alınan 200TL harcın mahsubu ile bakiye 227,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, - Davacı tarafça yapılan istinaf masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 20-TL tebligat, posta gideri olmak üzere toplam 1.189,40TL'nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/4681, K. 2019/6004, T. 30.09.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-4681-e-2019-6004-k-d34e67d970ff