Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/418 E. 2019/241 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/418
Karar No
2019/241
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1858 KARAR NO : 2022/178 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/05/2019 NUMARASI : 2018/418 E. - 2019/241 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan 2.328 kg 268 koli 3.088 adet alkollü içecek türü emtianın ... nolu konişmento tahtında ... gemisine yüklenerek İzmir'den Tokyo'ya taşındığını, emtiaların alıcıya teslim edilirken 2 palette ıslanma hasarı olduğu ve içeceğin bozulduğunun tespit edildiğini, hasara ilişkin ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, konişmento ile navlun faturasının davalı adına düzenlenmesi nedeniyle davalının taşıyan olduğunu, zararının müvekkili tarafından tazmin edilerek ibraname düzenlendiğini, ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının, sigortalının haklarına halef olduğunu gösteren belgeleri ibraz etmemesi nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, konişmentoda, yükleme, istifleme ve sayımdan yükleyicinin sorumlu olduğunun kabul edildiğini, yüklemeyi gönderenin yaptığı bir konteynerdeki ıslanmadan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, hasara ilişkin olarak boşaltma limanında herhangi bir rapor yada tutanak tutularak, yükün teslimi sırasında hasar ihbarında bulunulmadığını, iddia edilen hasarın alıcının deposunda fark edildiğinin beyan edilmesine rağmen, davanın müvekkiline yöneltilmesinin haksız olduğunu, taşınan malların Alsancak'taki depoya getirilerek burada konteynere istiflendiğini, yükleyicinin nakliyecisi tarafından depodan limana taşınarak hasarsız ve sağlam olarak istiflendiğine dair fotoğrafların bulunduğunu, hasarın depodan İzmir Limanına nakliye sırasında meydana gelmiş olabileceğini, davacının hasarın nasıl oluştuğu, sebebini ve hasar miktarını ortaya koyamadığını, hasarın hatalı istiflemeden meydana gelmiş olabileceğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davadışı ... Tic AŞ 'nin yurtdışına ihraç ettiği rakı türü malların davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, yükün davalı taşıyanın tedarik ettiği ... nolu konteyner içerisine parsiyel olarak yüklendiği, konteynerin ... nolu konişmento tahtında İzmir'de Tokyo'ya gemi ile taşındığı, 30/07/2017 tarihinde gemiden tahliye edildiği, sigortalı şirketin davalıya gönderdiği 04/09/2017 tarihli ihtarname ile yükün 2.100,00 USD değerindeki 95 kolisinin nakliye sırasında hasarlandığını bildirdiği, tahliye tarihinin 30/07/2017 olduğu dikkate alındığında hasar ihbarının TTK'nun 1186.maddesine göre süresinde yapılmadığı, öte yandan tahliye limanında düzenlenmiş bir hasar tutanağının da bulunmadığı, bu durumda yük hasarının taşıyıcının kusurundan meydana gelmediği konusunda davalı taşıyıcı lehine karine oluştuğu, bu karinenin aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, ekspertiz raporunda hasarın ıslanmadan meydana geldiği, ıslanmanın ise konteynerin üst kısmında bulunan delik veya deliklerden sızan yağmur suyunun konteyner içerisine sızması sonucu oluşmuş olabileceği yönünde görüş bildirilmiş ise de, ekspertiz incelemesi fiilen yük üzerinde yapılmadığından ve de yük hasarına ilişkin herhangi bir fotoğraf bulunmadığından ekspertiz raporundaki değerlendirmenin tamamen tahmini olduğu, bu nedenle hasarın nedenine ilişkin olarak ekspertiz raporundaki görüşün dikkate alınamayacağı, yükteki ıslanma rakı şişelerinin kırılması ile ilgili olmadığından istif hatasından meydana geldiğinin söylenemeyeceği, bilirkişi raporuna göre konteyner içinde bir yoğuşmanın sözkonusu olabileceği, hasarın eşyanın Tokyo Limanına getirilmesinden yaklaşık 1 ay sonra alıcının deposunda tespit edilmesi karşısında alıcının deposunda iken meydana gelme ihtimalinin de bulunduğu, yoğuşmanın temel sebebinin konteyner içerisinde kullanılan ahşap paletlerden kaynaklanmış olabileceği, rakı kolilerinin paletler üzerine yüklenmesi ve sitriklenmesi işinin de davadışı sigortalı tarafından yerine getirildiği, her iki durumda da davalı taşıyanın hasardan dolayı sorumluluğunun sözkonusu olamayacağı, bütün bunların dışında hasarın taşıyıcıdan kaynaklanan bir nedenle meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanamamış olması nedeniyle TTK'nun 1178.maddesine göre yük hasarından davalının sorumlu tutulamayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince hasar ihbarının TTK'nın 1186. maddesi uyarınca süresinde yapılmadığı ve tahliye limanında düzenlenmiş bir hasar tutanağının bulunmadığının değerlendirildiğini, ancak, dava dışı sigortalı tarafından gönderilen ihtarnamenin bulunduğunu, bir an için hasar ihbarının geçerli olmadığı düşünülse dahi Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda diğer delillerin göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiğini, Davalı taşıyanın, teslim aldığı emtiayı sağlam ve eksiksiz olarak teslim etmekle yükümlü olduğunu ve bu yükümlülüğünü yerine getiremediğini, ekspertiz raporuna göre 52 adet kolide ıslanmaya bağlı olarak ambalaj hasarı meydana geldiği ve ıslaklığın konteynerin üst kısmında bulunan delik veya deliklerden sızan yağmur sularının konteyner içine sızması sonucu meydana geldiğinin belirtildiğini, emtiada oluşan hasarın Danıştay kararı gereği delil niteliğini haiz, tarafsız ve bağımsız olarak hazırlanan eksper raporu ile de tespit edilmiş olmasına rağmen davanın reddi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu hasarın, davalı taşıyan tarafından tedarik edilen konteynerın delik olması ve delikten sızan yağmur suları sebebiyle emtianın ıslanması sonucu meydana geldiğini, konteynerin delik olmasından, konteynerin yükü muhafazaya elverişli olmadığı anlaşıldığını, davalının yüke ve yola elverişli konteyner tahsis etmekle yükümlü olduğunu, bu sebeple, davalı dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle TTK m. 1178 kapsamında oluşan hasardan dolayı sorumlu olduğunu, mahkemenin gerekçesinde, bilirkişi raporuna göre konteyner içerisindeki yoğunlaşmanın temel sebebinin konteyner içerisinde kullanılan ahşap paletlerden kaynaklanmış olabileceğini, rakı kolilerinin paletler üzerine yüklenmesi işinin de dava dışı sigortalı tarafından yerine getirildiğinden davalının hasardan sorumlu olamayacağının belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için hasarının nedeninin bundan kaynaklandığı düşünülse dahi, TTK'nın 1091.maddesi uyarınca kaptanın her durumda yüklemeye, istiflemeye ve boşaltmaya nezaret etmekle yükümlülüğü bulunduğundan, davalının hasardan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla yük taşıması sırasında oluşan emtia hasarı nedeniyle nakliyat sigortacısı tarafından ödenmiş olan hasar bedelinin taşıyandan rücuen tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama soncunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı şirket navlun faturası düzenleyerek, navlun bedelini tahsil ettiğinden akdi taşıyıcı konumunda olup, taşıma sırasında meydana gelen rizikodan sorumlu olması nedeniyle davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Davacı tarafından sigortalıya ödeme yapılarak sigortalının haklarından halef olunması nedeniyle davacının da aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Dava dışı sigortalı tarafından brüt ağırlığı 2.328 kg olan emtia yurt dışındaki alıcıya satılmış, 268 koli alkollü içecek emtiası davalı taşıyıcının sorumluluğunda deniz yoluyla taşınmıştır. Emtianın varış limanındaki teslimi sırasında hasara ilişkin bir tutanak düzenlenmemiştir. Emtianın varış limanında 30.07.2017 tarihinde tahliye edildiği, 04.09.2017 tarihinde hasar ihbarının yapıldığı anlaşılmıştır. Hasar sonucu davacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunun incelenmesinde; ekspertiz incelemesinin hasarlanan emtia ve konteyner üzerinde yapılmadığı, alıcı tarafından verilen bilgiler ve görsellerin incelenerek rapor düzenlendiği, eksperin kanaatine göre konteynerin üst kısmında bulunan delik veya deliklerden sızan yağmur sularının konteynerin içine sızması sonucu hasar oluştuğu belirlenmiştir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda ise yükün konteynere sigortalı tarafından yüklenerek istiflendiği, konteynerde delik olduğuna ilişkin bir kanıt bulunmadığı, ıslanma hasarının konteynerdeki yükün istifi ve sabitlenmesiyle ilgili olmadığı, hasarın konteyner içindeki havanın yoğunlaşmasından veya alıcının deposundaki şartlardan kaynaklanmış olabileceği belirlenmiştir.TTK'nın 1178 ve devamı maddelerinde taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiş olup, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Taşıyan eşyanın ziyaı ve hasarından veyahut geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. Aynı Kanun'un 1185. maddesinde hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazısı olarak bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, teslim sırasında veya süresinde emtiada hasar olduğuna ilişkin bir bildirim yapılmaması nedeniyle emtianın kural olarak sağlam şekilde alıcısına teslim edildiği kabul edilmelidir. Ancak, taşıyıcı lehine oluşan bu karinenin aksi her zaman ispat edilebilir. Yük ve konteyner üzerinde inceleme yapılmadan düzenlenen ekspertiz raporunda hasarın konteyner üzerindeki delik veya deliklerden sızan yağmur suları nedeniyle oluşmuş olabileceği değerlendirilmiştir. Oysa, temin edilen konteynerde emtiayı hasara uğratacak nitelikte bir ayıp bulunduğu usulüne uygun şekilde kanıtlanmamıştır. Diğer yandan hükme esas alının bilirkişi raporuna göre yükleme, istifleme ve sabitleme işlemlerinin sigortalı tarafından yapıldığı, ıslanma sonucu oluşan hasarın yükteki hasardan kaynaklanmadığı, hasarın konteyner içi yoğuşma veya alıcının deposundaki bekleme sırasında oluştuğu belirlenmiştir. Bu durumda, emtianın taşıma sırasında veya taşıyıcı tarafından temin edilen konteynerdeki bir ayıp nedeniyle hasara uğradığı kanıtlanmadığından ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi yerinde olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına; bakiye 36,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.17.02.2022

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/418, K. 2019/241, T. 17.02.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-418-e-2019-241-k-ce2c77aecf3d