Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/411 E. 2019/1084 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/411
Karar No
2019/1084
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/916 KARAR NO : 2024/821 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : Doç. Dr. ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22.11.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/411 E., 2019/1084 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, davalı ...'un, müvekkili kooperatife üye iken hisselerini ...'ya sattığını, kooperatifin yetkili kurullarınca işlemin onaylandığını, devir işleminden sonra ödenmeyen aidat borçlarının tahsili amacıyla ... ve ... aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22702 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ... tarafından borcu olmadığı gerekçesiyle yapılan itiraz ile takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit ve hesaplanabilir olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesi vermemiş, aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Kooperatifler Kanununun 14/son maddesinde “Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder” hükmüne yer verilmiş, davacı kooperatife ait ana sözleşmenin “Ortaklığın Devri” başlıklı 17. maddesinde ise; "madde 17- Ortaklık, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10 uncu maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir. Yönetim kurulu bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz. Yasal bir sebep olmaksızın devralanın ortaklığını kabul etmeyen yönetim kurulu üyeleri devreden ve devralanın uğrayacakları zararlara karşı müteselsil sorumludurlar. Devir halinde eski ortağın kooperatife karsı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa seçer, kooperatifçe bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca ödemelerde bulunmaları istenemez” hükmüne yer verilmiştir. Davalının kooperatif üyesi iken, 25.12.2014 tarihli devir sözleşmesiyle üyeliğini, dava dışı ...’ya devrettiğinin ve kooperatif yönetim kurulu tarafından devir işleminin onaylandığı hususu dosya kapsamına göre sabit olup, Kooperatifler Kanununda ve Kooperatife ait ana sözleşmede, üyeliği devreden kişinin, devretmiş olduğu hissenin aidat ve sair ödentilerinden 2 yıl süreyle sorumlu olacağına ilişkin bir hükme ise yer verilmediği, davacı tarafından ileri sürülen 2 yıl süreyle sorumluluk hâlinin, Ana sözleşmenin 20. maddesinde yer alan ve ortağın Ana sözleşmenin 7. Maddesine göre taahhüt ettiği sermaye payından sorumluluğuna ilişkin olduğu, eldeki davaya konu icra takibinin ise, 05.12.2016 başlangıç tarihli 15.000,00-TL. tutarındaki 2016 aidat alacağı ile devralan ... tarafından ödenmeyen senet bedeli ile 750,00-TL. tutarındaki aidat alacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yüksek Yargıtay 23. H.D. 28.06.2016 T, 2016/1725 E. 2016/4029 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; üyeliğe bağlı hak ve alacakların borçlusunun kooperatif, alacaklısının ise üyeliği devir alan yeni ortak olduğu, eğer devir eden ortak pay yönünden borçlu ise, borcun nakli hükümlerinin uygulanacağı, (BK 173 vd) ve borcun devir alana geçeceği, buna göre, davalının, 25.12.2014 tarihli devir işlemiyle kooperatif hissesini diğer takip borçlusu dava dışı ...’ya devretmiş olması nedeni ile, Kooperatifler Kanununun 14/son ve Ana sözleşmenin 17. maddesi uyarınca tüm hak ve borçların devralana geçtiğinin kabulü ile davalının, takip konusu borçtan dolayı bir sorumluluğunun olmadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmiş, davalı vekilince davacı kooperatif aleyhine kötüniyet tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de, davacı kooperatifin icra takibi başlatmasında kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından, bu yöndeki tazminat talebine hukuki değer atfedilmeyerek davanın reddine..." karar verilmiştir. İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararında da belirtildiği üzere Kooperatif ana özleşmesinin 20. maddesinde, hisse devreden ortağın 2 yıl süreyle sorumluluğunun devam edeceği hükmü bulunduğunu, yerel mahkemece bu durum ana sözleşmenin 7. maddesine göre taahhüt ettiği sermaye payından sorumluluk olarak değerlendirilmiş ise de takip dayanağı borcun aidat alacağı olduğunu, kooperatif ortaklarının ödediği aidatların da koperatif sermaye payı niteliğinde olup sermaye artırımı olarak değerlendirilimesi gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/411 E., 2019/1084 K. sayılı dava dosyasında verdiği 22.11.2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40-TL harcın düşümü ile kalan 373,20-TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 29.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 29.05.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/411, K. 2019/1084, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-411-e-2019-1084-k-1a78dcee2f38