Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/298 E. 2020/18 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/298
Karar No
2020/18

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/185 - 2024/538 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/185 KARAR NO : 2024/538 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/01/2020 NUMARASI : 2018/298 E. - 2020/18 K. DAVACI VEKİLLERİ DAVALI DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2020 tarih ve 2018/298 Esas - 2020/18 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli seri markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2017/15937 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusunun müvekkili markaları ile aynı olduğunu, davalının müvekkili markalarının tanınmışlığından ve itibarından yararlanmaya çalıştığını, müvekkili markasının tanınmış olduğuna dair kesinleşen mahkeme kararları bulunduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-3686 sayılı kararının iptaline, marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli başvuru markası ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak benzerlik bulunmakla beraber davalı markasının kapsamında bırakılan 45. sınıftaki "İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetlerinin" davacının markaları kapsamında bulunmadığı, hizmet benzerliği koşulunun oluşmadığı, SMK'nın 6/1 maddesinde öngörülen şartların somut olayda bulunmadığı, SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının da oluşmadığı, davalının markasının kapsamında yer alan 45. sınıf "İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri." açısından davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verilebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususlarının somut delillerle kanıtlanmadığı, SMK 6/6 maddesi koşullarının oluşmadığı, davalının kötü niyetli olduğunun da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, gerekçeli kararda kesinleşmiş yargı kararları ile müvekkili markasının tanınmış olduğu ve müvekkilinin dayanak markası ile şirketlere danışmanlık verdiği hususlarının göz ardı edildiğini, müvekkili markası tanınmış olduğundan, farklı mal ve hizmetler yönünden de davanın kabulünün gerektiğini, kaldı ki başvuru kapsamında kalan hizmetlerin de müvekkili markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle ilintili olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığı, bu itibarla SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, öte yandan başvuru kapsamındaki 45. sınıf hizmetlerin niteliği gözetildiğinde somut olayda SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/298, K. 2020/18, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-298-e-2020-18-k-7da34d7653d9