Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/74 E. 2021/758 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/74
- Karar No
- 2021/758
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/234 KARAR NO : 2024/541 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2021 NUMARASI : 2020/74 E. - 2021/758 K. DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/11/2021 tarih ve 2020/74 Esas - 2021/758 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 01.11.2019 tarihinde davalı taşıyıcının ...şubesinden Sakarya’ya gönderilen kargonun alıcısına teslim edilmediğini, davalı taşıyıcı ile anlaşmalı olarak bir çok kargonun sevkiyatında görev verdiklerini, dava konusu kargonun da davalı taşıyıcının gözetiminde ve yasal olarak ticari bir zorunluluk olan sevk irsaliyesi ile birlikte şube çalışanlarına teslim edildiğini, sevkiyatı başlatan taşıyıcının teslim edeceği kişinin, kargonun süresi içinde teslim edilmemesi üzerine 04.11.2019 tarihi itibarıyla TTK 889/4 hükmünde öngörülen bildirim şekillerine uyarak süresi içinde sözlü ve yazılı olarak bildirimde bulunduğunu, davalı taşıyıcının ise bu bildirimlere açık bir cevap veremediğini, ancak bu talebin incelendiğini ifade ettiğini, diğer yandan kargonun teslim edilmemesine karşın teslim edildiği şeklinde kısa mesaj ile alıcıya teslim edildiğinin belirtildiğini, internet sitesinde kargonun durumunu sorgulandığında da kargonun teslim edildiği şeklinde bir bilgiye ulaşıldığını, bu teslimatın taşıyıcı tarafından ispatlanması gerektiğini, kargonun teslim edilmemesinden kaynaklanan zararlardan davalının sorumlu bulunduğunu, zararın kasten ve pervazsızca hareketten kaynaklanması nedeniyle davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanamayacağını ileri sürerek, 10.940,00 TL'nin, 22/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taşınan eşyanın niteliğinin, iki tarafça imzalanmış ve denetlenmiş taşıma senedine göre ispat edilmesinin gerektiğini, mahkemeye sunulan ve teslim edilmediği iddia edilen paket üzerinde var olan eşyaya ait irsaliyenin taraflarca imzalanmış ve kabul edilmiş bir belge olmadığını, sevk irsaliyesinin tarihinin 01.11.2019 olması gerekirken 04.11.2019 olduğunu, bu nedenle kargo içeriğini ispat etmesinin mümkün olmadığını, kargo içeriğinin değeri bilinmeden ve gönderici tarafından beyan edilmeden, davacının kargo içeriğinin 10.940 TL olduğunu iddia etmesinin, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taşımaya konu eşyanın tam zıyaa uğradığı, taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin hükümler esas alındığında, davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını sağlayan sebeplerin bulunmadığı ve davalı taşıyıcının eşyanın ziyaından tam sorumlu olduğu, davalı taşıyıcının, taşıma konusu eşyanın kaybolmak suretiyle zayi olmasına herhangi bir izah getirememesi sebebiyle sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı, davaya konu edilen kargonun değerinin 10.940,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.940,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, istinafa konu kararda, kargo içeriğinin ispatına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığı gibi kasıt veya kasta yakın pervasızca davranışının da ispat edilmediğini, bu nedenle müvekkili sorumluluğunun sınırlı olması gerektiğini, kabul edilmemekle beraber mahkemece, kasten veya pervasız davranış bulunduğu ihtimali ile değerlendirme yapılacak olsa dahi bilirkişi raporunda yapılan kargo içeriğinin ispatına yarar belge bulunmadığı ve bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun, 16,66 SDR ile sınırlı olduğu yönündeki tespitlerin savunmalarını desteklediğini, taşıyıcının, göndericinin talebi olmaksızın resen kargo içeriğini denetlemesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla davacının içeriğini denetletmediği, beyan, bilgi ve belge vermeden taşıttığı kargo ile ilgili olarak sonradan kargonun içeriğinde 10.940,00 TL değerinde ürün bulunduğunu iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı zamanda kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taşınmak üzere davalıya teslim edilen eşyanın, davalı tarafından alıcısına teslim edilmediği, kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle kusurlu bulunan davalı taşıyıcının, davacının bu nedenle oluşan gerçek zararından sorumlu bulunduğu, davaya konu zarar, davalının pervasızca hareketinden kaynaklandığından, taşıyıcının sınırlı sorumluluğuna ilişkin hükümlerin somut uyuşmazlığa uygulanamayacağı, davacının medikal malzemeleri sattığı ve alıcının da doktor olduğu gözetildiğinde, medikal gözlük ürününün gönderildiği iddiasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu ve kargo içeriğinin ispat edildiğinin kabul olunduğu, aksi yöndeki davalı savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 747,31 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL maktu, 186,83 TL nispi istinaf karar ve ilam harçlarının mahsubu ile kalan 479,78 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...