Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/201 E. 2020/735 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/201
- Karar No
- 2020/735
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/581 KARAR NO : 2024/96 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.11.2020 NUMARASI : 2018/201 E. - 2020/735 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 17.01.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.01.2024 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2020 tarih 2018/201 E. - 2020/735 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı hakkında İzmir 7.İcra Müdürlüğünün 2015/14873 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline 13/10/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı gönderilen ödeme emri içinde takibe dayanak olan senet örneğinin çıktığını, üzerinde "asli gibidir" yada benzeri beyan olmayan senet incelendiğinde keşidecinin ... isminde birisinin, kefil kısmında ise müvekkilin isminin yazılı olduğun görüldüğünü, müvekkilinin ne davalı ...' ı ne de ...'e hiçbir borcu olmadığı gibi takip konusu senedi de düzenlemediğini, beyanla izmir 7.İcra Müdürlüğünün 2015/14873 sayılı takip dosyasından ve takip dayanağı senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine takibin öncelikle teminatsız olarak durdurulmasına, dosyada araç haczi nedeniyle bulunan teminatın alacaklı davalı tarafa dava sonuna kadar ödenmemesine karar verilmesi ile davanın kabulü ile davalı/alacaklı hakkında % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında davacı tarafça alacağın hiç doğmadığını iddia edilmeyip hile ile senedin batıl olduğunu ileri sürüldüğünden davacının iş bu iddiayı ispatla yükümlü olduğunu, her ne kadar ispat yükü davacıya ait olsa da davacının senet miktarı kadar davalıya borçlu olduğunu, davacının dava dışı/arsa sahibi ... ... ... köyü, ... mevkiinde ... pafta, ... parselde ... ayrı blok zemin+3 katlı, her katta 3er bağımsız bölüm yapılması konusunda kat karşılığı inşaat işinde anlaşma yaptıklarını, arsa sahibinin bazı bağımsız bölümleri davacıya devrettiğini, öncesinde diğer davalı ...' in müvekkilinden 40.000,00-TL borç aldığını, bu sebeple davalı ... müvekkiline olan borcunu davacıdan aldığı dairesini müvekkiline satarak borcu ödemek konusunda anlaşıldığını, ...'in müvekkilinden aldığı 40.000,00-TL' nı davacıya ödediğini, müvekkilinin geri kalan 120.000,00-TL'nı elden ödeyerek davacının 160.000,00-TL değerindeki dairesini elden satın aldığını, ancak müvekkilinin dairesini teslim alamayınca davacının arsa sahibi ile mahkemelik olduğunu söyleyerek müvekkiline senet vermeyi teklif ettiğini, iş bu anlaşma neticesinde 12/06/2015 tanzim ve 22.09.2015 ödeme tarihli alacaklısı (lehtarı) müvekkili ... , keşidecisi ..., kefili (aval vereni) ise davacı olan 160.000,00-TL lik bono düzenlendiğini, müvekkilinin parasını ve de dairesini alamayınca 07.10.2015 tarihinde ... ve davacı aleyhine izmir 7. icra Müdürlüğünün 2015/14873 e. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacının İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/676 esas sayılı dosyasında senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, ne asıl borçlu ne de kefil sıfatıyla hiçbir zaman böyle bir senet düzenlemediğini iddia ederek haksız ve yersiz olarak imzaya itiraz ettiğini, mahkemece itirazın reddine karar verildiğini beyanla işbu davanın reddine, davacı tarafın tazminat talebinin reddine, huzurdaki davanın kötü niyetle açılması sebebiyle en az % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkemece konulan tedbirin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... dilekçeler aşamasında davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'e karşı açılan dava yönünden, her ne kadar davacı, davalı ...'e karşı da menfi tespit davası açmış ise de, İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2015/14873 esas sayılı takip dosyasına konu takipte alacaklının ... olduğu, takibe konu edilen 12/06/2015 keşide tarihli 160.000 TL bedelli senette ...'in keşideci yani senet borçlusu olduğu, davacının davalı ...'e karşı dava açmakta hukuki yararının olmadığı kanaatine varılarak ...'e karşı açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği, davalı ...'a karşı açılan dava yönünden, davacı tarafından senetteki imza inkar edildiğinden dosya ve senet aslı İstanbul ATK Fiziki İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilerek davaya konu senette davacı adına atılan imzanın sonradan senette tahrifat yapılarak senede eklenip eklenmediği, senet üzerinde yapışkan veya benzeri bir madde olup olmadığı, imzanın başka bir evrak ekinden temin edilip edilemeyeceği hususlarında rapor aldırıldığı, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin 396 sayılı 19.10.2020 tarihli raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkemece itibar edildiği, ATK raporuna göre davaya konu senet üzerinde davacı adına atılan imzanın dört bir yanında yapışkan bakiyeleri, kağıt üzerinde deformasyonlar mevcut olduğu ve imzanın çevresini dörtgen şeklinde çevrelediği, senette yer alan tanzim tarihi ve "Şirinyer Buca İzmir" yazıları kağıt deformasyonlarının kesiştiği bölümlerin incelenmesinde yazıların deformasyondan sonra yazılmış olduğu, İzmir 8.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/676 E. 2015/551 K. Sayılı dosyasında aldırılan 07/12/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunun da aynı doğrultuda tespitler içerdiği, dolayısıyla davacının imzasından yararlanılarak senedin oluşturulduğu kanaatine varılarak, davacı tarafça imzalanmamış senetten davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği, davacının davaya konu senet nedeni ile davalı ...' a borçlu olmadığı kanaatine varılmakla, davalı ...' a yönelik açılan davanın kabulüne, davacının İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2015/14873 esas sayılı takip dosyasına konu senet ve alacak nedeniyle davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalı ...'ın senette lehdar olup, senedin davacı tarafından imzalanmadığını bilebilecek durumda olduğu, senedi kötüniyetli olarak takibe koyduğu, bu nedenle davalı aleyhine takip çıkışı olan 160.690,41-TL üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, davacı vekilinin 12.11.2019 tarihli duruşmada senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olduğunu beyan ettiğini, Mahkemenin davacının ikrarı ile bağlı olup, aksi yöndeki kararın taleple bağlılık kuralını ihlal ettiğini, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağını, ceza dosyasında kesinleşmiş beraat kararının mevcut olmasına rağmen davalı hakkındaki davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hile sebebiyle açılan işbu menfi tespit davasında ispat yükünün emsal yargı kararları gereğince davacıda olduğunu, davacının hile iddiasını yazılı belgelerle kesin delillerle ispatlayamadığından davanın reddi yerine kabulü yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, senette alacaklı olup yazıların davalıya ait olmadığını, davalının borçlu ve kefil tarafından doldurulmuş olan senedi dolu bir şekilde verdiği para karşılığında aldığını, yerel mahkemenin delillerin takdirinde isabetli bir karar vermediğini, adli tıp raporunun her türlü şüpheden uzak hüküm kurmaya elverişli bir rapor olmadığını, Yargıtay'ın güncel tarihli emsal kararları gereğince de sadece adli tıp genel kurulunda imza incelemesinin yapıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacının İzmir 7. İcra Dairesi'nin 2015/14873 Esas sayılı takip dosyasına konu senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı ... yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı ...' a yönelik açılan davanın kabulüne, davacının İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2015/14873 esas sayılı takip dosyasına konu senet ve alacak nedeniyle davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalı ...'ın senette lehdar olup, senedin davacı tarafından imzalanmadığını bilebilecek durumda olduğu, senedi kötüniyetli olarak takibe koyduğu, bu nedenle davalı aleyhine takip çıkışı olan 160.690,41-TL üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davaya dayanak teşkil eden İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/14873 Esas sayılı dosyasında, 12/06/2015 keşide tarihli 22/09/2015 ödeme tarihli 160.000 TL bedelli bonodan kaynaklanan 160.000 TL alacağın faiz ve masrafları ile birlikte borçlular ... ve ...'ten tahsili için alacaklı ... vekili tarafından 07/10/2015 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğini müteakip icra takibi sırasında bazı haciz işlemlerinin yapıldığı, dosyada bulunan 8.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28/10/2015 tarih 2015/676 sayılı kararında icra takibinin ... açısından tedbiren durdurulmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür. İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/676 E. 2015/551 K. Sayılı dosyasında ise, davacı tarafından İzmir 7.İcra Müd. 2015/14873 E.sayılı dosyasına konu edilen senetteki imzaya itiraz davasında dosyanın üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile alınan 07/12/2017 tarihli rapor ile, söz konusu senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu, ön yüzü sağ alt kısmına kefil(aval veren) ... adına atılmış bir adet imzanın; üst, alt ve sol kenarlarındaki kağıt kolası ve kağıt elyaflarının kalktığı ve bu bölgelerin bazı kısımlarında kağıt dokusunun eksildiği bu işlemin yapıştırıcı ile yapıştırılan bir unsurun kaldırılması sonucu oluştuğu kanaatinin hasıl olduğu, ayrıca, kefile(aval verene) ait adres yazılarından bir kısmı, borçlu(keşideci) adına atılı imzanın alt kısmı ile tanzim tarihinin aylar ve yılları belirten rakamların, kağıt dokusunun kalkmış olduğu yerlere sonradan yazıldıklarının tespit edildiğinin belirtildiği, mahkemenin 08/02/2018 tarihli kararı ile davacının yapmış olduğu imzaya itiraz davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/388 E.sayılı dosyasında, sanıklar ..., ... ve ... hakkında basit dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından iddianame düzenlendiği, iddianamede suça konu 160.000,00 TL bedelli bononun İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/14873 esas sayılı dosyasına konu edilmek suretiyle sanıklar tarafından kamu kurumu aracılık kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri belirtilmek suretiyle İzmir 3. ASCM nin 21/06/2018 tarih 2016/217 esas 2018/1111 karar sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyasının gönderildiği, Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden aldırılan 21/06/2016 tarih 2016/49213/5322-4079 sayılı raporda, inceleme konusu senette ... adına atılı basit tersimli imza ile ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemelen ...'in eli ürünü olduğunun bildirildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında delil yetersizliği nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararının 13.05.2019 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince taraf tanıklarının dinlenildiği, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek rapor alındığı, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin 2020/22038/1457-396 sayılı 19.10.2020 tarihli raporunda, inceleme konusu senette ... adına atılı imzanın ıslak imza olduğu, söz konusu imzanın dört bir yanında yapışkan bakiyeleri, kağıt üzerinde deformasyonlar mevcut olduğu ve imzanın çevresini dörtgen şeklinde çevrelediği, senette yer alan tanzim tarihi ve "Şirinyer Buca İzmir" yazıları kağıt deformasyonlarının kesiştiği bölümlerin incelenmesinde; söz konusu yazıların deformasyondan sonra yazılmış olduğu, imzanın yatay hattının kalem baskı izinin senet yüzeyinde devam ettiği saptandığından, inceleme konusu senedin imzadan faydanılarak oluşturulmuş olduğu yönünde heyet raporunun tanzim edildiği, Mahkemece işbu raporun hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi Borçlar Kanununun 53. (TBK 74) maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. ( Yargıtay HGK'nın 24/12/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K. sayılı ilamı ) Dosyada delil olarak dayanılan İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/388 Esas sayılı dosyasında verilen delil yetersizliği nedeniyle beraat kararına nazaran işbu dosyadaki beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, dava konusu senetteki imzanın davacıdan sadır olması hususunun davacı yanca da kabul edildiği, ancak senedin oluşturulma biçimi nedeniyle gerek dava dosyasında alınan gerekse İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/676 -551 E.K sayılı dosyasında alınan uzman bilirkişi raporlarına nazaran davacının davasını kesin delillerle ispatladığı, alınan ATK raporlarının yeterli ve hükme esas almaya elverişli nitelikte bulunduğu, imza incelemesi yönünden imzanın davacının eli ürünü olduğuna ilişkin kabulüne nazaran davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 10.976,76 TL'den peşin alınan 2.744,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.232,56 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.