Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1383 E. 2021/899 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/1383
Karar No
2021/899
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/347 KARAR NO : 2024/1638 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2021 NUMARASI : 2018/1383 E. 2021/899 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 03.10.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.10.2024 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.11.2021 tarih 2018/1383 E. 2021/899 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 05/04/2016 tarihinde davacıya yaya olarak seyir halinde iken ... idaresindeki ... plakalı aracın çarptığını ve bu kaza neticesinde yaralandığını, kazanın ardından davacının tedavisinin Afyon Devlet Hastanesinde yapıldığını, kaza sebebi ile davacıda sol tibia kırığı oluştuğunu, gerçekleşen kazanın oluşumunda ... plakalı aracın kusurlu olup ... Sigorta Şirketi nezdinde ZMMS poliçesinin olduğunu, bu sebeple sigorta şirketinden tazminat talep haklarının doğduğunu, mahkemece takdir olunması halinde, davanın safahatında rapor alındığında davacının geçici iş göremezlik süresi ve maluliyet oranının açığa kavuşacağını, işbu davaya konu kaza sebebiyle davacı adına poliçe sorumlusu ... Sigorta A.Ş'ne 31/08/2018 tarihinde başvuru yapmalarına rağmen, davacının kaza sonucu maluliyetinin oluşmadığı gerekçesi ile dava tarihine kadar taraflarına ödeme yapılmadığını, davacının belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalıdan tazmininin talep edildiğini, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece resen nazara alınacak hususlarla; şimdilik 100,00-TL kalıcı maluliyet tazminatının davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18/03/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talep ettikleri 100,00-TL tazminat bedelinin arttırılarak 53.954,45-TL’nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin aleyhine başvuru yapılan davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş tamamlama harcını 18/03/2021 tarihinde yatırmıştır. Davacı vekili 27/04/2021 tarihli ıslah dilekçesinde; sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda; ıslah talebinin kabulü ile 68.463,61-TL tazminatın davalı ... şirketinden yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ıslah harcını 27/04/2021 tarihinde yatırmıştır. CEVAP : Davalı vekili, davacı vekili tarafından, 05.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda oluştuğu iddia edilen maddi zararın tahsili amacı ile davalı şirket aleyhine 28.11.2018 tarihinde huzurda görülmekte olan davanın ikame edildiğini, huzurdaki dava açılmadan hatta dava konusu kaza meydana gelmeden önce 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanun ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinin değiştirildiğini, trafik kazasından doğan tazminat talepleri için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı olarak başvurunun bir dava şartı haline getirildiğini, davacı yanca davalı şirkete yapılan başvuruya istinaden şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, davacının sunmuş olduğu kaza ve diğer hastane evraklarının medikal incelemeye gönderilerek özür oranı tespiti için rapor alındığını, Serebral Asistans Tıbbi Danışmanlık Hizmetleri tarafından hazırlanan 04.09.2018 tarihli tıbbi mütalaada; “medikal görüşümüz kazazedenin 05.04.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile husule gelmiş bulunan yaralanmaları ile bunlara yönelik tedavilere ilişkin projeksiyonla muhtemel sürekli arazı/arazları bağlamında özür oranının tahminen %0 olabileceği noktasındadır.” dendiğini, davacının kaza nedeniyle maluliyetinin husule gelmemiş bulunması sebebiyle davalı şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde 0001-0210-14329825 numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 20/01/2016-20/01/2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davalı şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, zorunlu trafik sigortasının sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, kusur durumunun net ve kesin olarak tespitinin gerektiğini, sayın mahkemece davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği meslekte kazanma gücü kaybı oranının değil, özürlülük oranının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu sigortalı aracın poliçesi genel şart değişikliği sonrasında 20.01.2016 tarihinde tanzim edilmiş olduğundan yeni genel şartların uygulanmasının gerektiğini, mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulması halinde, hazırlanacak raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik giderinin, bakıcı gideri ile geçici ve sürekli iş göremezlik dönemine ait tedavi giderlerinden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluğun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, davacı yanca, davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde davacının maluliyetinin bulunmaması sebebiyle taleplerinin reddedildiğini, dolayısıyla davalı şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını, mahkemece faize hükmedilmesi halinde, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, aleyhlerine açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporuna göre davacının 05.04.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre meydana gelen yaralanması nedeniyle herhangi bir özür oranının bulunmadığı tespit edildiğinden davacının sürekli iş göremezlik zararının oluşmadığı anlaşılmakla davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, yargılama sırasında Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptaline karar verildiği, ZMMS Genel Şartlarının atfı nedeniyle maluliyetin tespitinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanırken AYM iptal kararındaki iptal gerekçesi gözetilerek artık maluliyetin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespitinin mümkün olmayacağı, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerekeceğine ilişkin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. HD’nin 2020/845 esas - 2020/1149 karar sayılı, 2020/1056 esas-2020/1148 karar sayılı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD’nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı ilamı gibi birçok verilen emsal nitelikteki kararlar gözetilerek oluşturulan ara karar uyarınca ilk olarak davacının Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyet raporunun alındığı ve bu raporda tespit edilen maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişinin hesap raporunu düzenlediği, davacının hesap raporuna göre bedel artırım ve ıslah dilekçesi sunduğu, davacının dava değerini artırmakta ve ıslah ekmekte bir kusurunun bulunmadığı gözetilerek davalı lehine artırılan ve ıslah edilen değer üzerinden vekalet ücreti takdirinin hakkaniyet ve iyiniyet kurallarına aykırı olacağı kanaatine varılarak dava dilekçesindeki değer üzerinden vekalet ücreti takdir etmek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, İDM'ce kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü yönetmeliğine göre davacıların kalıcı maluliyeti çıkmadığından dava red edildiğini, bu kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, zira 09/10/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı gereği, ZMMS genel şartlarının ilgili maddelerinin iptal edildiğini, Anayasanın 153/6 maddesi gereği Anayasa Mahkemesi kararları hüküm kesinleşinceye kadar uygulanabileceğinden Özürlülük Ölçütü yönetmeliğine göre rapor düzenlenmesinin hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararından sonra bu tür uyuşmazlıklarda uygulanacak yönetmeliğin Maluliyet Tespiti İşlemleri ve Meslekte Kazanma gücü Kaybı Yönetmeliği olduğunu, bu sebeple de düzenlenmiş olan bilirkişi heyet raporunun davacının maluliyetini düzgün bir şekilde saptayacak bir rapor olmadığını, ilgi raporda davacının maluliyeti %0 olarak belirlenmiş olmasının davacı açısından da büyük hak kaybı yarattığını, yargılama sürecinde davacının Maluliyet Tespit İşlemleri yönetmeliğine göre alınan %3 raporu dikkate alınarak işlemlere devam edildiğini, aktüer raporu alındığını, bedel artırım yapıldığını, dosya karara çıkacakken mahkemece görüş değiştirilerek Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre tespit yapılması için dosyanın tekrar sağlık kurumuna sevk edildiğini, dava devam ederken oluşan bu tür doktrin ve yargı emsal karar değişiklikleri vatandaşlarında mağduriyetine yol açtığını, ayrıca bu görüş değişikliklerinin Anayasa Mahkemesi kararına da aykırılık arz ettiğini, normlar hiyerarşisi gereği bu değişikliklerin değil, Anayasa Mahkemesi güncel kararının dikkate alınması gerektiği kanaatinde olduklarını, dava konusu kaza sebebi ile davacı ...'in sol bacağında kırık meydana geldiğini, bu hasarlardan ötürü davacının günlük hayat dahilindeki hareketler esnasında sol bacağını efektif biçimde kullanamadığını, yürüme esnasında şiddetli ağrılar çektiğini, raporda beyan edilen nörolojik muayenede söz konusu bölgenin normal sınırlarda olduğu ve herhangi bir patolojik duruma rastlanmadığı durumu gerçeğin ötesinde kaldığını, bu sebeple Adli Tıp Kurumu'nun maluliyet oluşmadığı yönündeki mütalaasının gerçeği yeterli düzeyde yansıtamadığını, davacının vücudunda meydana gelen hasarlar günlük yaşamını olumsuz yönde etkilediğini, hayat kalitesini kabul edilebilir düzeylerin çok daha altına indirgediğini, mahkemece alınan son ATK raporu tarafımızın iddialarını karşılamaya, davacının vücudunda oluşan hasarların maluliyet oluşturmayacağına yönelik mütalaanın nedenlerini açıklamaya, taraf ve mahkeme denetimine elverişli bir rapor olmadığını, Adli Tıp Kurumu'ndan ek rapor alınmasını talep ettiklerini, mahkemece bu taleplerinin de haksız bir şekilde red edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, 05.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle küçük ...'in yaralanmasına yönelik aracın ZMSS sigortacısından sürekli maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davaya konu kazanın 05.04.2016 tarihinde saat 12.00 sıralarında sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Afyonkarahisar ... Mahallesi, .... Sokak üzerinde .... Sokak istikametinden ... istikametine seyrettiği esnada kendi aracının ön kısımları ile yaya kaldırımından yol üzerine inerek karşı tarafa geçmekte olan yaya ...'e çarpması neticesinde, küçüğün yaralanması ile neticelenen kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin maluliyete ilişkin istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptaline karar verilmesinden sonra, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/12789 esas, 2021/6360 karar sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3987 esas, 2021/6270 kara sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/5423 esas, 2021/6085 karar sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/5350 esas, 2021/6077 karar sayılı emsal ve istikrar kazanan kararlarında “ Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi İtibarıyla maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K.) Bu kapsamda , dosyada kaza tarihi dikkate alınarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan raporun hükme esas alınması isabetli olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Kaldı ki; 5271 sayılı CMK'nun 253/17. bendinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder." Aynı kanunun 253/19. bendine göre ise "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporunu düzenlenmekle davalının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Somut olayda davaya konu kaza nedeniyle şüpheli/sanık .. ile küçüğün babası ... arasında 25.05.2016 tarihinde uzlaşma raporunun tanzim kılınarak Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2016 tarih 2016/3662 soruşturma, 2016/3003 karar sayılı uzlaşma nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığında dair kararı ile neticelenmesi de dikkate alındığında İDM'ce verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.10.2024 tarhinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/1383, K. 2021/899, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-1383-e-2021-899-k-6c0571a97c26