Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2018/1249 E. 2020/621 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1249
Karar No
2020/621
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2018/1249

KARAR NO : 2020/621

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 14/11/2017

NUMARASI : 2016/12 Esas - 2017/901 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ: 09/06/2020

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/12/2012 tarihinde davalı ... kullandığı aracın kusuru ile neden olduğu kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maluliyet nedeni ile oluşan zarar için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/277 Esas sayılı dava dosyası ile daha önce dava açıldığını, davanın karara çıkıp kesinleştiğini beyanla derdestlik itirazında bulunduklarını, zamanaşımı süresinde davanın açılmadığını, davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, "Davacının maddi tazminat isteminin kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının manevi tazminat isteminin feragatle son bulduğunun tespitine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına; davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm tesisine mahal bulunmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Daha önce açılan İstanbul 7. ATM 'de açılan davada müvekkilinin bacağında olumsuzluk hissetmediği için kazaya bağlı maluliyetinin olup olmadığının bilemediği nedenle sehven yazılmış maluliyet talebinden vazgeçtiklerini, daha sonda müvekkilinin askerlik başvurusunda ayağına takılan platin nedeni ile askere gidemeyeceğini öğrendiğini, ilgili dosyada hakkın özünden vazgeçme gibi bir beyanlarının bulunmadığını, kesin hüküm niteliğini teşkil etmediğini, kararın kaldırılmasını yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatı istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu, HMK'nın 355. maddesine göre, kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.Somut uyuşmazlıkta 26/12/2012 tarihinde gerçekleşen aynı kaza nedeniyle davacı tarafından İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/277 Esas 2015/827 Karar sayılı dosyası kapsamında, davaya konu kaza nedeniyle davacıda oluşan işgücü kaybı oranı ile zararın belirlenmesinden önceki aşamada davacı vekilinin açıkça feragat ve davadan vazgeçme beyanı ve vekaletnamesinde bu yönde özel yetkisi bulunmadan verilen kararın, maluliyet talebine ilişkin hakkın özünden vazgeçme olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/06/2020

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/1249, K. 2020/621, T. 09.06.2020, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2018-1249-e-2020-621-k-7a9b44b152d0