Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/108 E. 2023/1472 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/108
Karar No
2023/1472
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/786 KARAR NO: 2025/878 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2025 ESAS NO: 2024/225 KARAR NO: 2025/151 DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 02/05/2025 ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2025 tarih ve 2024/225 Esas - 2025/151 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kooperatif tarafından tahsis edilen dairede ikamet eden üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, 01.03.2024 tarihi itibariyle ödemesi gereken toplam tutarın 466.000 TL; davalı tarafça yapılan ödemenin ise 120.000,00 TL olduğunu ve bakiye 346.000 TL borcu bulunduğunu, kooperatifin inşaatlarının halen devam ettiğini, kooperatifçe 140 m2 ve 170 m2 büyüklüğündeki daireler için ayrı ayrı aidat belirlendiğini, fakat kooperatifçe 140 m2 daire yapılmadığını ve dairelerin tamamının 170 m2 olduğunu, davacı kooperatifin 28.06.2014 tarihli genel kurulunun 8. gündem maddesinde borcunu ödemeyen üyeler için aylık %5 aidat kararı alındığını, 2010-2014 yılları arasında ise faiz kararı olmadığını, bu bakımdan yasal faiz uygulandığını, 28.06.2014 tarihinden sonraki aidatlara TBK Md. 120 gereği yıllık %18 oranında faiz işletildiğini belirterek 346.000 TL anapara ve 112.221,38 TL faiz toplamı olan 458.221,38 TL’nin tahsiline, anapara borcu üzerinden %5’i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...ada ... parsel ... blok ... Kat ... numaralı daireyi dava dışı ...’ndan devralmak suretiyle üye olduğunu, kesin maliyet bedelini ödediğini ve 27.03.2014 tarihinde tapusunu aldığını, davalıya 29.01.2014 tarihli taahhütname verildiğini, ayrıca 20.04.2015 tarihinde ibraname ve üyelikten ayrılma belgesi verildiğini, 26.04.2015 tarihli 13 numaralı yönetim kurulu kararı ile değişen ana sözleşmenin 14-61-62-63 maddeleri, genel kurul kararları gereği çıkarılan kesin maliyet bedelini ödemesi suretiyle kesin maliyet, kira ve sair borçları ödediği bu nedenle ilişiğinin kesilmesi ve üyelik kaydının silinmesi, kooperatiften kaynaklı aktif üyeliklerinin kapatılarak üyeliklerinin silinmesine karar verildiğini ve davalının üyelikle ilişiğinin kesildiğini, 2015 yılından sonraki genel kurullarda adının bulunmadığının Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tespit edildiğini, davalıdan talep edilen tutarın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının kesin maliyeti fazlası ile ödediğini, kooperatifin davalıya tapu devrini yaptıktan sonra genel kurullara davet etmediğini, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Somut olayda; davacı kooperatifin 2009 ila 2020(dahil) yılları arasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının ödemesi gereken aidat borcunun 107.700 TL anapara ve 31.351 TL işlemiş faiz olduğu tespit edildiğinden davacının tam ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek davanın kabulüne ...." gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile, 348.000,00-TL-TL aidat alacağı ve 104.272,50-TL işlemiş faizin, asıl alacağa, davanın ıslah tarihi olan 30/01/2025 tarihinden itibaren aylık %5 ve yıllık %18 faiz oranını geçmemek kaydıyla işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacı verilmesine, karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil, davacı kooperatif tarafından kesin maliyet bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, gerekçeli karara esas alınan bilirkişi raporunun tamamen hatalı olup kabul anlamına gelmemek ile bilirkişi raporunda müvekkili tarafından yapılan ödemenin 120.000,00-tl olduğu belirtilmişse de bu durumun hatalı olduğunu, dosyaya sunulan noter onaylı " konut maliyetini ödeyen ortaklıktan ilişik kesilen üye listesi " isimli belgede 136.850,00-tl ödeme yapıldığı belirtildiğini, Kooperatifi genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsa da da yapımı tamamlanan konutların 2010, 2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almamış ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar ... Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 K. sayılı ilamında davalı üyenin istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatifin en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsam da da yapımı tamamlanan konutların 2010, 2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almamış ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar ... Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı ilamında davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, ... Bam 2023/2396 e 2024/88 k. sayılı ilamı olduğunu, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de davacı kooperatifin ticari defterlerinin incelenerek tapuyu aldığı tarih itibariyle ticari defterlerde borcu olup olmadığının incelenmesi taraflarınca belirtildiğini, yargılama esnasında bu hususun tespit edilmediği bilirkişi raporlarında bu yönde bir inceleme yapılmadığı açık olup raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, emsal ... Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. sayılı sayılı ilamı, konuya ilişkin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/108 e. 2020/3494 k. sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/108 E. 2020/3494 K. sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2023/2386 E. 2023/2391K. Sayılı kaldırma kararı olduğunu, fakat ilgili bilirkişi raporunda da görüleceği kaldırma konusu yapılan hususlarda yeterli inceleme yapılmadığını, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olup söz konusu rapora dayalı olarak verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, istinaf dilekçesinde izah edilen nedenlerle öncelikle tehiri icra talebi ve istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı davalıdan Mart 2024 tarihine kadar olan aidat alacaklarını karşılığını faiziyle talep etmiştir. Davalı davacı kooperatifin kendisini ibra ettiğini belirterek davacının kendisinden aidat alacağını talep edemeyeceğini ileri sürmüştür. Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir. Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) Davalı yanın cevap dilekçesi ekinde sunduğu 26.04.2015 tarihli 13 nolu kararda davalının 136.850,00 TL ödeme yaptığının belirlendiği görülmüş fakat ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda davalı ödemesinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği görülmekle bu çelişki giderilerek ve davalının rapora itirazların karşılar surette bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken davanın kabulü yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 13/02/2025 tarih ve 2024/225 Esas - 2025/151 sayılı nihai kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 30/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/108, K. 2023/1472, T. 26.04.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-108-e-2023-1472-k-0dfa8d5357e2