Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/8717 E. 2017/23581 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/8717
- Karar No
- 2017/23581
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 30/12/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (......) ÜYE : ... (......) ÜYE : ... (......) KATİP : ... (......) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 23/10/2024 NUMARASI : ...... Esas ...... Karar DAVACI : ...... ...... MADEN. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER : 1-...... BANKASI A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- ...... BANKASI ... VEKİLİ : Av. ... - Av. ... 3-...... BANKASI A.Ş. VEKİLİ : Av. ...- Av. ... 4-...... BANKASI A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 5- ...... A.Ş. VEKİLİ : Av.... 6-...... BANKASI A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 7- TAM...... A.Ş. VEKİLİ : Av. ... - Av. ... 8- ...... 9- ...... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : Av. ... - Av. ... 10- ...... PAZARLAMA A.Ş. VEKİLİ : Av. İ... KONKORDATO KOMİSERİ : ...... DAVA : ADİ KONKORDATO İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/12/2024 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2024 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 29/07/2024 tarihli dilekçesiyle; davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemez duruma geldiğini ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini beyan ederek, davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Adi Konkordato" davasıdır. 2004 s. İİK'nin 288. maddesine göre, "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." 2004 s. İİK'nin 287/5. maddesine göre, "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." 2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddesine göre de, "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa." Somut olayda ; dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan geçici konkordato komiserinin 14/10/2024 tarihli son raporuna göre; davacı şirketin tek ortaklı bir şirket olduğu, konkordato komiseri tespitleri ve rayiç değer bilançosuna göre borç miktarının 88.846.728,53 TL., varlık miktarının 75.482.712,76 TL. olup, rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketin 13.364.015,77 TL. borca batık olduğu belirlenmiştir. Davacı şirket vekili tarafından son duruşmada 28 adet toplam 18.000.000 TL. civarında avans çeklerinin ilgililerden geri alındığı beyan edilerek Mahkemeye sunulmuş, Mahkememiz tarafından çek fotokopileri alınıp asılları ile kontrol edilerek çek asılları davacı vekiline iade edilmiştir. Son duruşmada konkordato komiserinden iade edilen çekler nedeniyle borca batıklık durumunun değişip değişmediği sorulmuş, komiser tarafından duruşmada dosya ve çekler incelenerek bu çeklerden avans çeki olarak kayıtlı olanların borca batıklık durumunu değiştirmediği, bilançoda diğer alacaklar kaleminde yer alan ve iade alınan çeklere göre borca batıklık durumunun değiştiği, bu çeklerden sonra davacı şirketin 2.139.015,77 TL. borca batık hale geldiği bildirilmiştir. Yine konkordato komiserinin son raporunda davacı şirketin herhangi bir personel istihdam etmediği, herhangi bir para giriş çıkışı olmadığı, 30/09/2024 tarihi itibariyle 101.048,30 TL. nakit fazlası öngörülmesine rağmen bunun gerçekleşmediği, davacı şirket tarafından ...... isimli kişiye 26.000.000 TL. borç çeki verilmesine rağmen bu çekler karşılığında davacı şirketin kayıtlarına herhangi bir para veya mal girişinin bulunmadığı, iade alınan çeklerden yaklaşık 11.000.000 TL.'lik kısmının bu şahsa verilen çekler olup, bu şahsa verilen çeklerden dolayı kalan borcun yaklaşık 15.000.000 TL. civarında olduğu bildirilmiştir. Davacı şirket temsilcisine son duruşmada bu husus sorulmuş, ......'dan 9.000.000 TL. civarında borç alınmasına rağmen 26.000.000 TL. civarında çek verildiği, alınan nakdin ticari defterlerde gösterilmemesinin muhasebe hatası olduğu bildirilmiş, ...... hakkında Mahkememiz tarafından tefecilik suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur. Davacı şirketin yukarıda açıklanan işlemleri ve toplanan deliller gözönünde bulundurulduğunda, konkordatonun başarıya ulaşamayacağı ve kesin mühlete geçilmesinde fayda bulunmadığı anlaşılmış, davacı şirketin borca batık olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine yansımayan büyük hacimli ve (...... borçlanması gibi) şüpheli işlem uygulamaları karşısında borçlunun malvarlığının korunması için de iflasın açılmasının gerektiği belirlenerek, 2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddeleri gereğince davanın reddine ve borca batık davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 22. HD.nin 31.10.2017 gün ve 2017/8717 E. 2017/23581 K. ve Yargıtay 7. HD.nin 08/09/2015 gün ve 2015/17486 E. 2015/14188 K. sayılı emsal içtihatlarına göre, davaya müdahale halinde maktu olarak hem başvuru hem de peşin harcın yatırılması gerektiğinden, eksik harç yatıran müdahillerden eksik harçların da tahsili gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...... ticaret sicil sırasında kayıtlı davacı ...... ...... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'NİN DAVASININ 2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddeleri gereğince REDDİNE, Kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, Mahkememizin 30/07/2024 gün ve ...... E. sayılı ara kararı ile verilen geçici mühlet ile bütün ihtiyati tedbirler ve konkordato şerhlerinin derhal kaldırılmasına, Geçici konkordato komiseri ......'nın görevinin 23/10/2024 tarihi itibariyle sonlandırılmasına, ücretin gün hesabı ile davacı avansından kendisine ödenmesine, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...... ticaret sicil sırasında kayıtlı davacı ...... ...... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'NİN İFLASINA, İFLASIN 23/10/2024 günü saat 14:35 itibariyle açılmasına, İflasa ilişkin hüküm özetinin derhal Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğüne bildirilmesine, İflas müdürlüğünün bildireceği hesaba derhal ve şimdilik 75.000 TL. avansın gönderilmesine, Kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin, 23/10/2024 tarihi itibariyle konkordato geçici mühleti ile bütün tedbir ve konkordato şerhlerinin kaldırıldığının, konkordato komiseri ......'nın görevinin de 23/10/2024 tarihi itibariyle son bulduğunun ve ayrıca davacı şirketin 23/10/2024 günü saat 14:35 itibariyle iflasına karar verildiğinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalı'nda derhal ilanına, Kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin, daha önce konkordato geçici mühleti ile tedbirlerin bildirildiği kurumlara, 23/10/2024 tarihi itibariyle konkordato geçici mühleti ile bütün tedbir ve şerhlerinin kaldırıldığı, konkordato komiseri ......'nın görevinin de 23/10/2024 tarihi itibariyle son bulduğu ve ayrıca davacı şirketin 23/10/2024 günü saat 14:35 itibariyle iflasına karar verildiği konusunda müzekkere yazılmasına" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, firma mallarının muhafazası için gerekli tedbirler zımnında, firma malvarlığının korunması amacı ile, konkordato mühletinin sonuna kadar 6183 Sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere firmaya karşı icra ve iflas yoluyla takip başlatılmasının engellenmesine, işbu konkordato taleplerinden önce firmaya karşı 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere başlatılmış bulunan tüm icra takiplerinin durdurulmasına, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde malların muhafaza altına alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, mühlet öncesi yapılmış müstakbel alacakların temlik sözleşmeleri kapsamında, mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde yapılmasına, firmanın keşide ettiği çeklere karşılıksız şerhi vurulmasının önlenmesine, alacaklı bankalardaki firma hesaplarında mevcut blokajların kaldırılmasına, mühlet ve tedbir öncesinde gönderilen, müstakbel alacakların da haczini içeren haciz müzekkereleri ya da haciz ihbarnamelerinin mühlet içinde uygulanmasına, mühlet kararından sonra hesaplara gelecek muhtemel paraların ve firma lehine doğacak alacakların firmaya ödenmesine, geçici mühletin uzatılması kararı ile birlikte, mühlet içinde alacaklılar tarafından yapılabilecek takas ve mahsup işlemlerinin engellenmesine, mühlet boyunca firma tarafından üçüncü kişilere verilen teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin engellenmesine, müvekkili firmanın bankalarda bulunan çek ve senetlerden tahsil olan bedellerin kredi borçlarından mahsup edilmesinin önlenmesi ve tahsil bedellerinin, tedbir kararı ile birlikte açılacak banka hesabına gönderilmesine, bu durumun ilgili bankalara, konkordato komiseri tarafından bildirilmesine ve ilgili hesaplara ihtiyati tedbir konulmasına, konkordato projesinin gerçekleştirilmesi için, firma malları üzerindeki mevcut muhafaza işlemlerinin, hacizler baki kalmak kaydıyla kaldırılarak firmaya yed-i emin olarak teslimine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI) Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. Somut dosyamızda; 29/07/2024 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 30/07/2024 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği; Dosya komiserinin verdiği raporda“davacı şirketin geçici mühlet tarihinden bu yana herhangi bir nakit girdi-çıktısı olmaması, personel istihdam etmemesi, ticari faaliyette bulunmaması sebepleri ile, bu aşamaya kadarki tespitlerime göre Davacı şirketin Konkordato ön projesini uygulayabileceği ve yeterli mali kaynağı oluşturabileceği hususlarında komiserliğinizce tereddüt oluştuğunu, 31.08.2024 tarihli Rayiç Değer çalışması sonucunda 13.364.015,77-TL borç fazlası hesaplanmıştır. Komiserliğimiz tarafından borca batıklık çalışmaları sonucunda davacı ŞİRKETİN BORCA BATIK olduğu,konkordato projesinin makul olmadığı gibi, gerçekleşme ve uygulanma ihtimalinin de bulunmadığı, başarıya ulaşamayacağı”raporu ile konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması gereğince İİK'nın 292/1-b maddesi hükmü uyarınca davacıya verilen konkordato GEÇİCİ mühletinin kaldırılarak, konkordato isteminin REDDİ ile Şirketin İFLASINA karar verildiği anlaşılmıştır.Gerekçeli karar Borçlu vekiline 30/10/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince 13/11/2024 tarihinde iki haftalık süre içersinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa, d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. Diğer bir anlatımla konkordato komiserinin yazılı raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağının komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK’nın 292. maddesi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur.HATTI ZATINDA DA ŞİRKETİN BATAK OLDUĞU DA ANLAŞILMIŞTIR. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI) Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” Hükmü gereğince . konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisİ ...... un 23/102024 tarihli duruşmada beyanı alınmıştır. Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazların esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 30/12/2024 ... Başkan ...... e-imzalı ... Üye ...... e-imzalı ... Üye ...... e-imzalı ... Katip ...... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.