Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/8717 E. 2017/23581 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/8717
- Karar No
- 2017/23581
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : 27/12/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/09/2024 NUMARASI : Esas Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : Hasımsız MÜDAHİLLER :1- VEKİLİ : Av. 2- VEKİLİ : Av. 3- VEKİLİ : Av. KONKORDATO KOMİSERİ : [ DAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/12/2024 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 27/12/2024 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 26.06.2024 tevzi tarihli dilekçesiyle; Davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemez duruma geldiğini, ödeme güçlüğüne düştüğünü ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini beyan ederek, davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas .... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan geçici konkordato komiserinin 25.09.2024 havale tarihli raporunda da belirtildiği üzere; Davacı borçlu ...'in varlıkları karşısındaki sorumlu olduğu borç fazlalığının 107.680.916,48-TL olduğu, (Borca Batıklık) avans çeklerinin iadesine göre bu tutarın 88.964.916,48-TL olduğu, (Borca Batıklık) davacının buna çare üretmek için gelir kalemleriyle giderleri itibariyle şahsına münhasır bir ön proje projeksiyonunun bulunmadığı, konkordato sürecinde aktif vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, kendi nam ve hesabına aktif faaliyette bulunmadığı, davacı/borçlu şahsın, konkordato süreci içinde personel istihdam etmediği, davacı borçlu ...'in iflasa tabi kişilerden olmadığı, davacı borçlunun aktif hiçbir faaliyetinin bulunmaması, borçlunun kendine münhasır konkordato projesinin olmaması, projenin olumlu sonuçlanmasının, bir başka konkordato projesinin gerçekleştirilmesine bağlanması nedeniyle, 2004 sayılı İİK'nın 292/b maddesi gereğince, bütün taraflar açısından faydasının görülmeyeceği anlaşıldığından davacıya verilen konkordato geçici mühletinin kaldırılarak, konkordato davasının reddine, Yargıtay 22. HD.nin 31.10.2017 gün ve 2017/8717 E. 2017/23581 K. ve Yargıtay 7. HD.nin 08/09/2015 gün ve 2015/17486 E. 2015/14188 K. sayılı ilamlarında da kabul edildiği üzere davaya müdahale halinde maktu olarak hem başvuru hem de peşin harcın yatırılması gerektiğinden, eksik harç yatıran müdahillerden eksik harçların da tahsiline karar vermek gerekmiş olup; Davanın REDDİNE, Davacı ...(T.C.No:.....)'e; Mahkememizin 27.06.2024 tarihli ve....... Es. sayılı ara kararı ile verilen 3 aylık konkordato geçici mühletinin ve bütün tedbirlerin, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal KALDIRILMASINA, Kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, konkordato geçici komiseri ....'nin görevinin ve yetkisinin bugün (26.09.2024 tarihi saat 14:15) itibariyle sona ERDİRİLMESİNE, Konkordato komiserinin birikmiş ücretinin süre hesabı yapılarak Mahkememizce derhal ÖDENMESİNE, Kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin, 26.09.2024 tarihi saat 14:15 itibariyle mahkememizin 27.06.2024 tarihli ve ..... Es. sayılı ara kararı ile verilen 3 aylık konkordato geçici mühletinin ve bütün tedbirlerin kaldırıldığının, konkordato geçici komiseri ....'nin görevinin 26.09.2024 tarihi saat 14:15 itibariyle son bulduğunun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalı'nda derhal İLANINA, Kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin, daha önce mahkememizin 27.06.2024 tarihli ve ..... Es. sayılı ara kararı ile verilen 3 aylık konkordato geçici mühlet kararının ve tedbirlerin bildirildiği kurumlara, 26.09.2024 tarihi saat 14:15 itibariyle mahkememizin 27.06.2024 tarihli ve ........ Es. sayılı ara kararı ile verilen 3 aylık konkordato geçici mühletinin ve bütün tedbirlerin kaldırıldığının, konkordato geçici komiseri ....'nin görevinin 26.09.2024 tarihi itibariyle son bulduğunun BİLDİRİLMESİNE, Davacı asil veya vekiline konkordato komiserinde bulunan konkordato mühlet dosyalarını alması için karardan itibaren 2 haftalık süre VERİLMESİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin borca batık olmadığını, müvekkilin malvarlığının borçlarını fazlasıyla karşıladığını, komiser yapmış olduğu eksik inceleme ile müvekkilin malvarlığını yanlış hesap ettiğini, itirazlarına rağmen mahkemece bu hususta bir inceleme yaptırmadığını, yapılan yanlış incelemelerin hakkaniyete aykırı sonuç doğurduğunu, gerçekten müvekkilin kendi adına olan taşınmazların yanı sıra ....... İnşaat Otomotiv Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş 'de tak pay sahibi ve tek yetkili olduğunu, buna rağmen müvekkilin bu şirketteki hissesinin değerinin hiçbir şekilde göz önüne alınmadığını, müvekkilin tacir olmaması ve iflasa tabi şahıslardan olmamasının ret gerekçesi yapılmasının icra ve iflas kanunun pozitif düzenlemeleriyle açıkça çeliştiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin 26/09/2024 tarihli .........Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI) Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. Somut dosyamızda; 26 /06 /2024 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 27/06/2024 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, Mahkemece: Davacı gerçek kişinin Konkordatosunun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması nedeniyle, davacı gerçek kişinin 2004 s. İİK.nin 292/1-b maddeleri gereğince konkordato isteminin REDDİNE karar verilmiştir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 08/10/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde 22/10/2024 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b)(b) ve (c)(c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır.Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amacı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir.Bu bendin varlığının mahkemece tespiti halinde kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI) Davacı gerçek kişinin kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, borçlunun, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan, İstemde bulunan gerçek kişinin, istinaf sebeplerin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi.27/12/2024 Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.