Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/712 E. 2020/62 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/712
- Karar No
- 2020/62
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2499 KARAR NO: 2024/164 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 11/02/2020 NUMARASI: 2017/712 E. - 2020/62 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tescilli markalarının ve ticaret unvanının izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullanılması ve tüketicilerin aldatılması nedeni ile: www....com ve www...com alan adlı internet sitelerine, fazlaya ve faize ilişkin tüm hakları saklı katmak kaydıyla, davacı adına TPE nezdinde tescilli markalarına ve 6100 sayılı TTK anlamında müvekkilinin ticaret unvanına vaki tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men ve ref’ine, 10.000 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ve dava sonuçlanıncaya kadar anılan marka ve ticaret unvanının hukuka aykırı kullanımının müvekkilinin markasının internet siteleri içeriği ve kodlarından çıkarılmak suretiyle önlenmesi ve eğer bu mümkün olamazsa www...com ve www...com İnternet sitelerine erişimin engellenmesi yönünde İhtiyati Tedbir Kararı verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sahibi olduğu marka “...” ve “...” olduğu, ... , ... sektöründe çiçek satabilmek için kullanılmak zorunda olunan tanımlayıcı bir tasvir olduğu, çiçek sepetinin tam anlamıyla bir ticari emtia olduğunu, "... " şeklindeki davalı markasının ilk tescili 2008 olduğu, Marka olarak tescil edilen "..." ibaresi ise aslında çiçekçilik sektöründe ve çiçek satın alan müşteriler nezdinde ülkemiz ve dünya çapında çok uzun yıllardır bilinen ticari bir emtiayı ifade ettiği, Davalı aleyhine İstanbul 3. FSHHM'nin 2013/269 Esas sayılı dosyasıyla “...” ve “...” isimli markaların hükümsüzlüğü talepli dava açıldığını,tüm çiçekçilik sektörü bakımından kullanımı zorunlu olan bir ticari emtianın kullanımının hiçbir yargılama yapmadan peşin hükümle durdurulmasının hukuka aykırı olduğunu,İstanbul 3. FSHHM'nin 2017/3 D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun müvekkili firmaya tebliğ edilmediğini, davacı tarafından dava dilekçesine eklenen görsellerde görülebileceği gibi sunumu yapılan ürünün kendisi ... olduğu, sepet içerisinde sunulan çiçeklere ... denildiği, bunun başka bir tanımı da bulunmadığını, savunarak resen tespit edilecek nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; " Her ne kadar davalı ... ibaresinin sektörde yaygın olarak kullanıldığını savunmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin emsal kararları gözetildiğinde davalı tarafça davacıya ait ... markasının anahtar sözcük olarak kullanıldığı,bu hususun davalının siteleri ve bağlantılarında kaynak kod sayfa başlığı, meta tag “anahtar ketime (keywords)” ve “açıklama (desdption)” alanları ile sayfalardaki statik içerik gibi birçok yerde “...”, “...”, “... ", “...”, “... ” ve “...” ifadelerinin olduğunun tespit edildiği, Google arama motoru ile www....com adresinden “... ” ifadesine ait aramalarda www...com ve www.....com web sitelerinin görüntülendiği, 2017/44 D. İş sayılı dosyada yer alan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi www....com ve www.....com web sitelerinin Önyüz kaynak kodlarında, site içeriğinde “... ” vb. ifadelerin yer aldığının tespit edildiği dolayısıyla davalının kullanımının ticari etki yaratacak şekilde ve markasal bir kulanım olduğu, bu şekildeki kullanımın hukuka uygun bir kullanım niteliğinde olmayıp, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerek değişik iş dosyasında ki tespit gerekse mahkememizce alınan rapor kapsamı ile anlaşıldığından marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı talepler mahkememizce sabit görülmüştür. Davalının eylemi aynı zamanda TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin tespiti, durdurulması, giderilmesi, men' i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepleri de yerinde görülmüştür. Davalının eylemi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak görülmekle davacının tazminat seçim yöntemi kapsamında 151/2/b kapsamında yaptırılan mali bilirkişi incelemesi çerçevesinde dava konusu kullanım nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği tazminatın 2.552.76 TL olduğu tespit edilmiş bunun dışında davalının sürekli olarak adworks sistemi ile satış yaparak bu marka adı altında kazanç elde ettiği hususu ispat edilemediğinden, tarafların dosyaya yansıyan mali kayıtları, davacının e ticaret ile iştigal edip salt karının çiçek satışı olmadığı, davalının mali kapasitesi ile mali bilirkişi tarafından incelenen kayıtlar da nazara alındığında BK hükümlerine göre de 2.552.76 TL lik bedel mahkememizce maddi tazminat bedeli olarak kabul edilmiştir. Davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eyleminden dolayı manevi tazminat talebi kullanımın niteliği, boyutu ve tarafların ticari faaliyetleri gözetilmek suretiyle 2000,00 TL olarak takdir edilmiştir. Davalının eylemi davacının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet olarak kabul edildiğinden hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan ilan istemi de hüküm fıkrasında gösterilen şekilde hüküm altına alındığı, gerekçesi ile, Davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine,durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkını ihlal nedeniyle 6769 sayılı SMK'nun 151/2-b maddesine göre 2.252.76TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, Mahkememizce verilen 21.11.2017 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırılan teminatın iadesine, İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine dair kararı doğru olmakla birlikte; maddi ve manevi tazminata ilişkin verilen karar haksız, hukuka ve usule aykırı olduğunu, huzurdaki davanın konusu “google adwords” sistemine ilişkin olmadığını, müvekkilinin “...” markasının davalının sitelerinde metatag ve kaynak kodları olarak kullanılması olduğunu, mahkeme davayı yanlış nitelendirerek maddi tazminata ilişkin gerekçesinde davanın google adwords kullanımlarına ilişkin olduğunu belirttiğini, gerekçesinde “ bunun dışında davalının sürekli olarak adwords sistemi ile satış yaparak bu marka adı altında kazanç elde ettiği hususu ispat edilemediğinden ” şeklinde bir ifade kullanarak huzurdaki davayı google adwords sistemi’ne dayandırdığını, davada yer alan kullanımlar ile ... Adwords Sistemi oldukça farklı olduğunu, Google Adwords Sistemi, bir dijital reklam hizmeti olup, site sahibi reklam verenin yayınlamasını istediği başlık, reklam metni, url girilmesi ile oluşturulduğunu, böylece reklam olarak eklenen ifadeler, arama sonuçlarında sayfanın üst kısmında "Reklamlar" etiketi altında görüntülendiğini, ancak huzurdaki davaya konu kullanımlar ise bizzat davalı tarafından www...com ve www...com sitelerinin anahtar sözcük ve kaynak kodlarına vekil edenin “...” markasının eklenmesiyle oluşturulmuş, ayrıca site içeriğinde birçok noktada, “(…) pasta kesmekle uğraşma ... ile romantik hediye gönderin (…)” “(…) ... en yaygın şube ağıyla ...’de ... şeklinde(…)” “(…) taklitlerimiz olan çiçek sepetleri olan ürünlerden sakının (…)” vb. ifadeler kullanıldığını, davalının tüketiciye kendisini ...” olarak tanıtmakta, müvekkilinin tanınmışlığından ve itibarından yararlanmaya çalıştığını, üstelik “...” ile yapılan aramalardan, internet arama sonuçlarının reklam değil organik sonuçlarında üst sıralarda çıkarak tüketicilerin yanılmasına sebebiyet vermediğini, gerekçeli kararda “davalı sürekli adwords ile satış yapmamaktadır.” gerekçesinin aksine, site içeriğine yerleştirilen bu markalar sayesinde davalı devamlı bu markalar altında satış yaptığını, mahkeme maddi tazminat tutarında hakkaniyete aykırı davrandığını, her URL adresinde yaklaşık 80 adet ürün satıldığını, ve elde edilen kazancın daha fazla olduğunu, itirazları üzerine yeniden bilirkişi raporu alındığını, yapılan tazminat incelemesinde 59.142,00-TL satış hasılatı elde edildiğini, davalı tarafın elde ettiği kazancın 15.816,90-TL olduğu tespit edildiğini ama mahkeme buna rağmen tazminat tutarında hakimin taktir yetkisine dayanarak karar vermesinin hatalı olduğunu, mahkeme “...” markasını yalnızca “...” Emtiası bakımından değerlendirerek hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini, müvekkilinin sadece çiçek satmadığını, 2012 yılında hediyelik ürünlerin satışına başlayarak, ürün yelpazesinde kişiye özel hediyeler, hediye sepetleri, lisanslı ürünler, oyuncaklar ve ilginç hediyeler gibi birçok farklı alternatifi bir arada sunduğunu, hükmedilen manevi tazminatında adalete uygun olmadığını, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli bu “...” markasının, davalı tarafından bu markanın kullanımına ilişkin haklı veya meşru bir bağlantısı olmamasına rağmen izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde, www...com ve www...com alan adlı web sitelerinin içeriği, metatag ve kaynak kodlarında ticari etki yaratacak biçimde kullanması, bu suretle davacının marka tescillerinden ve ticaret unvanının doğan haklarının ihlal edildiği ve internet arama motorları üzerinden yapılacak aramaların organik (reklamsız) sonuçlarında müvekkilinin itibarından ve tanınmışlığından haksız olarak faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildiğini, tüm bunlara rağmen 2.000,00 tl manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile maddi ve manevi tazminatın 10.000'er TL olarak verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme yalnızca davacının beyanlarını dikkate alarak hüküm kurduğunu, dava süresince müvekkili tarafından marka tecavüzü eylemi gerçekleştirilmediğini, davacıya ait "..." markasının kullanılmadığını ve fakat kullanılmış olsa dahi "..." ibaresinin ticari emtia olduğunu, çiçekçilik sektöründe kullanımı olmazsa olmaz bir ifade olduğunu ve bu nedenle kullanılmamış olmasına rağmen kullanılsa idi marka tecavüzü eylemi olmayacağını, mahkeme tarafından verilen kararda "yargılamada tarafların eşitliği ilkesi" gereğince hukuka aykırılık olduğunu, bilirkişi raporunda marka tecavüzü olduğu yönünde karar verildiğini bu raporun hatalı olduğunu, mahkemede bu rapor neticesinde karar verdiğini, marka tecavüzü olmadığını, maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından verilen bu kararın bozulmasını, bilirkişi raporunda görüldüğü üzere müvekkili tarafından dava tarihinden bu güne kadar herhangi bir ... ibaresi kullanımı olmadığı müvekkil şirketin kuruluğundan bu yana tamlama içerinde kullanılan ... ibaresi ile yönlenen müşteriye yalnızca 1 satış yapıldığı ve bu satıştan yalnızca 13,05 TL kar edildiğini, mahkemece olmayan bir manevi kayba ilişkin manevi tazminata hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalının davacının tescilli markaları kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve tedbir kapsamında ayrıca belirsiz alacak hükümlerine göre 10.000-TL maddi, 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, hükmün ilanı, davalının www...com ve www...com internet sitelerinde kullanımının eğer bu mümkün değilse bu sitelere erişimin engellenmesi talebi davasıdır.TPMK kayıtlarına göre ... tescil nolu ... 05,29,30,31,35,44. nolu emtialar ... tescil nolu ... 31,35,44 nolu emtiada, ... tescil nolu ... 35.emtiada, ... ... 35.emtiada ... 99 emtiada ... tescil nolu 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 32, 33, 34, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 45, 35 nolu emtiada ... tescil nolu ... 29,30,31,44,35.emtiada davacı adına kayıtlı olduğu görülmüştür. 18/09/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; www...com ve www....com siteleri ve bağlantılarında kaynak kod sayfa başlığı, meta tag “anahtar ketime (keywords)” ve “açıklama (desdption)” alanları ile sayfalardaki statik içerik gibi birçok yerde “...”, “ ...”, “... ", “... ”, “...” ve “...” ifadelerinin olduğunun tespit edildiğini, Google arama motoru www...com adresinden “...” ifadesine ait aramalarda www...com ve www...com web sitelerinin görüntülendiğini, 2017/44 D. İş sayılı dosyada yer alan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi www...com ve www...com web sitelerinin Önyüz kaynak kodlarında, site içeriğinde “...” vb. ifadelerin yer aldığını, www...com web sitesinin “...” ifadesi içeren en eski tarihli görüntüsünün 17/12/2014, www.....com web sitesinin “ ...” ifadesi içeren en eski tarihli görüntüsünün 15/08/2014 olduğunu, Dava konusu markanın tanınmış marka olduğunu, ticaret ve hizmet alanlarında, ‘’...” ve ekli birçok marka tescilinin olduğu, "... ” ibaresinin birleşik kelime olduğu, birçok farklı markalarında ..., ... gibi farklı alanlarda tescilli olduğu, davacının tescilli ve sektörlerde tanınmış markası olan ’... ” ibaresini, www...com ve www....com alan adı adreslerinde kullandığı, bu ibarenin aynı zamanda davacının Ticaret unvanı olduğu SMK’nın 29/1 maddesini (a)(b)(c) bendi hükümlerince, SMK’nın 7.maddesinin 2.fıkrasının c bendince ve davacı adına tescilli "...” markasının tanınmış marka olduğu ve markanın Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle, SMK’nın 7/l.maddesi, 7/2.maddesinin (c) bendi uyarınca ve davacının daha önceki yıllarda markasını tanıttığı, sektörlerin aynı olduğu, marka tecavüz fiillerinin bulunduğu, TTK’nın 1. Fıkrasının a bendinin 5 no’su uyarınca haksız rekabet oluştuğunu, SMK’nm 150, 151/2-b bendince ve 149.maddeleri ve TTK 56.maddesi uyarınca tazminatının belirlenmesi gerektiğini, Davalı tarata, incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehinde delil vasfına haiz olduğunu, Davalının satış faturaları ve stok takip programı üzerinde yapılan incelemelerde dava konusu ... ibaresinin bulunduğu ürün satışlarının tespit edildiğini, satış faturaları ve stok takip programı üzerinde tespit edilebilen en eski kullanımın 04.02.2017 tarihli ... nolu fatura ile gerçekleştiğini, davalının stok takip programında görünen, ... ibareli bütün satışlarının kazanç hesabına dahil edilmesine karar vermesi halinde, davalı tarata 6769 sayılı SMK. 151, Maddesi (b) bendine göre elde ettiği muhtemel kazanan 2.225,76 TL.’ sı olarak hesap edildiğini, davalının stok raporlarında görünen ve internet sayfası Üzerinden satışı gerçekleştirilen ... ibareli Ürün satışlarının kazanç hesabında dikkate alınmasına karar vermesi halinde, davalı taraça elde ettiği muhtemel kazancın 511,28 TL olarak hesap edildiğini, davacı tarafin maddi zararının TBK' nun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. 31.10.2019 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; Davalı şirket yetkilisi tarafından hazırlanan 01.01.2017-31.12.2017 tarihli satış raporunda, www...com URL adresinden giriş yapanların 1.072 adedinin satışa dönüştüğü ve 105.446,00 TL.’ sı satış hasılatı elde edildiği, bunun 601 adedinin organik search ile yani arama motoruyla girdiği ve bu satışlardan 59,142,00 TL.’ sı satış hasılatı elde edildiği, arama motorunda “ ...” kelime varyasyonlarını arayanların sayısının 35 olduğu ve bunların sadece 1 tanesinin satışa dönüştüğü ve bu satıştan 87,00 TL.’ sı hasılat elde edildiği,Davalı taraf, internet sayfası üzerinden ... kelime varyasyonuyla arama yapanların sadece 1 tanesinin satışa dönüştüğünü, hazırlanan raporun, ... firmasının sağladığı ve datası dışarıdan müdahale ile değiştirilemeyecek bir yapıda olan ... raporunun, ... firmasından istenebileceği, söz konusu raporun ...dan istenmesi halinde, kendileri tarafından hazırlanan raporun teyit edilebileceği,mahkemenin davalı URL adresi üzerinden yapılan satışların tamamının maddi tazminat hesabına dahil edilmesini talep etmesi halinde, davalı tarafın elde ettiği muhtemel kazancın 15.816,90 TL/ sı olarak hesap edildiği, kök raporda davalı tarafın ... ibaresiyle satışa sunduğu ürünlerden elde ettiği kazancın 2.225. 76 TL olarak hesap edildiğini, ancak nihai takdirin BK hükümlerine göre takdiri yönünden de mahkemeye ait olduğunu belirtilmiştir.Her ne kadar davalı ... ibaresinin sektörde yaygın olarak kullanıldığını savunmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin emsal kararları gözetildiğinde davalı tarafça davacıya ait ... markasının anahtar sözcük olarak kullanıldığı,bu hususun davalının siteleri ve bağlantılarında kaynak kod sayfa başlığı, meta tag “anahtar kelime (keywords)” ve “açıklama (desdption)” alanları ile sayfalardaki statik içerik gibi birçok yerde “... ”, “... ”, “... ", “... ”, “...” ve “...” ifadelerinin olduğunun tespit edildiği,Google arama motoru ile www...com adresinden “...” ifadesine ait aramalarda wwww...com ve www...com web sitelerinin görüntülendiği, 2017/44 D. İş sayılı dosyada yer alan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi www...com ve www...com web sitelerinin Önyüz kaynak kodlarında, site içeriğinde “...” vb. ifadelerin yer aldığının tespit edildiği dolayısya davalının kullanımının ticari etki yaratacak şekilde ve markasal bir kulanım olduğu, bu şekildeki kullanımın hukuka uygun bir kullanım niteliğinde olmayıp, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerek D.iş dosyasındaki tespit gerekse mahkemece alınan rapor kapsamı ile tespit edildiğinden ve davalının kullanımının 6769 sayılı SMK 7/5-b maddesine uygun kullanımı olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalının kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine ilişkin verilen karar hukuken yerindedir. Mahkemece davacının tazminat seçim yöntemi kapsamında 151/2/b kapsamında yaptırılan mali bilirkişi incelemesi çerçevesinde dava konusu kullanım nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği tazminatın 2.552.76 TL olduğu tespit edilmiş bunun dışında davalının sürekli olarak adworks sistemi ile satış yaparak bu marka adı altında kazanç elde ettiği hususu ispat edilemediğinden, tarafların dosyaya yansıyan mali kayıtları, davacının e ticaret ile iştigal edip salt karının çiçek satışı olmadığı, davalının mali kapasitesi ile mali bilirkişi tarafından incelenen kayıtlar da nazara alındığı gerekçesi ile TBK hükümlerine göre de 2.552.76 TL lik tazminata hükmedilmesi hukuken yerindedir. Davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eyleminden dolayı olayın oluş şekli tarafların kusuru gözönünde bulundurulduğunda mahkemece takdir edilen 2.000,00 TL manevi tazminat dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2020 tarih ve 2017/712 E., 2020/62 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 290,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 137,10 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024