Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/471 E. 2021/444 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/471
Karar No
2021/444
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/684 KARAR NO: 2024/1819 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/05/2021 NUMARASI: 2017/471 E. - 2021/444 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı leasing şirketi vasıtasıyla 1 adet Teleskopik Forklift iş makinesi satın aldığını, teslime ilişkin irsaliyenin 01/03/2017 günü saat 12:29'da davalıya ulaştırıldığını, davalı yetkilisi tarafından ise gün sonu döviz kurunun görülmesi gerektiğinin bildirildiğini, 02/03/2017 günü de benzer mahiyette konuşmalar geçtiğini ancak ödeme yapılmadığını, 03/06/2017 günü icazet almaksızın 02/06/2017 gününün kuru baz alınması gerekirken 03/03/2017 gününün kuru üzerinden keyfi ödeme yapılarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, kiralama maliyeti 197.535,80 TL olup geri ödeme toplamı 203.622,44 TL olarak öngörülmesine karşın nihai ödeme planının 211.747,24 TL olarak çıkarıldığını, diğer yandan davalının vadesi henüz gelmeden 05/05/2017 tarihli taksiti de haksız yere tahsil ettiğini beyanla, davalıya fazla tahsilat nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini ve haksız yere erken alınan taksitin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı müşteri temsilcisi ...'ın kiracı firmanın ödeme istemediği bilgisini mail ile iletmesi üzerine davacı şirket yetkilisi ...'ün aranarak yapılan görüşmede kendilerinden habersiz ödeme yapılmamasını belirttiğini, ancak dava dışı satıcının bastırması üzerine müvekkilinin yaşayacağı olası riskler gözetilerek daha fazla geciktirmeksizin 03/03/2017 günü davacıyı da bilgilendirerek ödeme yapıldığını, haksız alındığını ileri sürdüğü mayıs taksitinin ise kira ödemesine mahsuben yapıldığını beyanla davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde;; 30/07/2018 ve 03/11/2020 tarihli bilirkişi raporlarında, satıcıya 03/03/2017 tarihinde ödeme yapıldığı, 02/03/2017 tarihine kıyasla 2.073,71-TL fark oluştuğunun tespit edildiğini, Davalının, 03/05/2017’de kira bedelini tahsil ettiğini ve sonraki kira dönemi de henüz gelmediği halde 05/05/2017’de müvekkil hesabından 9.665,74 TL haksız yere tahsil ettiğini, Mahkemenin tanık dinletmesinin senede karşı senetle ispat kuralına aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır., Dava; menfi tespit ve haksız yere tahsil edildiği iddia olunan taksidin tahsiline yönelik alacak davasıdır. Davacı ile davalı yan arasında finansal kiralama sözleşmesine dayalı ticari bir ilişki olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirketin, davalı yanın kiracısı olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki davanın ise; finansal kiralama konusu mal bedelinin davalı yan tarafından dava dışı satıcıya 02.03.2017 tarihli döviz kuru ile değil, 03.03.2017 tarihli döviz kuru ile yapılmasından dolayı oluşan kur farkından dolayı TL borcun bulunmadığının tespiti ile erkenden yapılan taksit tahsilatının istirdadı talebine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2 maddesinde; proforma fatura veya sipariş teyidinde belirtilen şartlarının sağlanması ve kiracının kiralananı teslim aldığına dair irsaliyeyi veya teslim yazısını imzalaması halinde, kiralayan kiracının onayına gerek olmaksızın kiralananın bedelini satıcıya ödeyebileceği yönünde düzenleme bulunduğu, sözleşmenin 7.2 maddesinin c bendi gereğince yabancı para birimi üzerinden yapılan ödemelerde ödeme gününe merkez bankası tarafından ilan edilen ve bir sonraki gün için referans niteliği taşıyan ilgili kira para birimi döviz satış kurunun 0,996 ile çarpılması sonucu bulunacak kur üzerinden hesaplanacak yabancı para birimi değer olarak dikkate alınır düzenlemesi bulunduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödeme yapılması gereken tarihin kaydi olarak tespit edilen teslimat tarihine göre 02.03.2017 olduğu görülmekte olup, davalı yan savunmasında; davacının ödemenin geciktirilmesini talep ettiğini, ancak satıcının ısrarlı tavrı nedeniyle riskleri üzerine almamak adına 03.03.2017 tarihinde ödemenin gerçekleştirildiğini savunmuştur. Bu kapsamda, dosyaya bir kısım mail yazışmaları sunulmuştur. Ayrıca telefon kayıtları mahkemece celp edilerek dinlenmiş, davacı vekili tarafından duruşmada inkar edildiğinden HMK'nın 199 ve 202. maddeleri gereğince delil başlangıcı kabul edilerek davalıya bu konuda tanık bildirme imkanı tanınmış, görüşmeyi yapan ... İnce isimli davalı çalışanı tanık olarak, ''... Bana dinletmiş olduğunuz. Ses kaydında davalı şirket adına müşteri ile konuşan kişi benim, konuşma içerikleri doğrudur. Finansal kiralama sözleşmesine göre satın alma ödemelerinin nasıl yapılacağı bellidir. Ancak ona rağmen konuşmadan duyulacağı üzere davacı şirket temsilcisi kabule yanaşmamıştır...'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Yine taraflar arasında yapıldığında çekişme bulunmayan bir kısım mail yazışmaları dosyaya sunuluştur. Her ne kadar taraflar arsındaki sözleşmenin 6.2 maddesinde finansal kiralama şirketinin icazete gerek olmaksızın ödeme yapma yetkisi düzenlenmişse de, yanlar arasındaki yazışmalar ve teyit edilen telefon görüşme kayıtları uyarınca, davacı şirket temsilcisi tarafından ödemenin geciktirilmesi için davalı ... şirketine talepte bulunulduğu, bu nedenle ödemenin geciktirilmesinden kaynaklı olarak oluşan kur farkından davalının sorumlu tutulamayacağı, diğer yandan erken tahsil edilen kira bedelinin de haksız yere tahsil edildiğinden bahisle iadesi talep edilmiş ise de, defter kayıtlarının incelenmesinde, 9.665,74-TL'nin kira ödemesine mahsuben tahsil edildiği, bunun dışında herhangi bir borç gözükmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2021 tarih ve 2017/471 E., 2021/444 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/471, K. 2021/444, T. 03.03.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-471-e-2021-444-k-5b169d8f5648