Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/1022 E. 2019/681 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/1022
Karar No
2019/681
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1659 Esas KARAR NO: 2023/1061 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2019 NUMARASI: 2017/1022 E. - 2019/681 K. DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davalı taraftan olan dava konusu vaki alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve soyut olduğunu, bu sebeple duran takibin harekete geçmesi ve müvekkilin alacağının tahsili imkanının sağlanması için huzurda görülen itirazın iptali davasını açma zaruretinin doğduğunu, davalı banka müvekkilin Tahtakale Şubesi nezdindeki ... işyeri numaralı, ... Pos numaralı TR ... iban numaralı post hesabından tahsil edilen; 22/09/2017 tarih, 29.500,00 TL tutarlı ve ... işlem numaralı, 26/09/2017 tarih, 9.500,00-TL tutarlı ve ... işlem numaralı, 26/09/2017 tarih 8.500,00 TL tutarlı ... işlem numaralı, 26/09/2017 tarih 7.500,00 TL tutarlı ... işlem numaralı toplam 55.000,00 TL'sini hiçbir haklı gerekçe olmaksızın müvekkile ödememiş olduğunu, müvekkilin davalı taraftan olan dava konusu alacağı her türlü banka kaydı ile açıkça ortada olmakla limit nitelikte olduğunu, müvekkilin dava konusu likit alacağına kötü niyetli olarak itiraz eden davalı tarafın alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazmiatnına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil bankanın Tahtakale Şubesi ile davacı arasında ... nolu üye işyeri sözleşme imzalandığını, müvekkil bankaya ait POS terminali üzerinden 19/09/2017 - 26/09/2017 tarih aralğında yurtdışı kartlarla ve şifre girilmeksizin şüpheli nitelikte harcama işlemleri gerçekleştiğini, akabinde kart hamili bankalarından slip belge talebi geldiğini, bu durum üzerine uluslararası ... ve ... kuralları uyarınca muhtemel banka zararını önlemek için üye işyeri hesabındaki para üzerine bloke konulduğunu, ... kuralları uyarınca yüz yüz işlemlerden doğan harcamalar için kart hamilinin itirazı nedeniyle kartı çıkartan bankalardan üye işyeri bankasına gelecek slip talebi chargeback süreçlerinde işyeri bankasının okunaklı ve imza/şifre ile tanımlanmış slip kopyasını ibraz etme zorunluluğunun bulunduğunu, bu süreç içinde slip belgeleri üye işyeri bankasınca kartı çıkaran bankaya gönderilememesi halinde harcama tutarı kart bankasına geri gönderilir, bir kısım harcamalardan dolayı itirazlar geldiğinin görüldüğünü, kartı çıkaran bankanın işlem tarafımdan yapılmıştır neden kondu ile itiraz gelme süresi bloke tarihinden itibaren 120 gündür, mal ve hizmet almadım neden konu ile itiraz gelme süresi bloke tarihinden itibaren 540 gün, kart çıkaran bankalarca harcama belgesi talep edilip itiraz sürecini başlatmış olduklarını, diğer kart hamillerinin de itiraz etme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, bu tür kart hamili itirazlarında harcama bedellerinin üye işyeri bankası üzerinde bırakıldığından, üye işyeri sözleşmesi uyarınca bankanın bloke koyma hakkının bulunduğunu, davacı üye işyerinde gerçekleşen işlemlerin sıklıkla görülen şüpheli tipine uyması, nitetkim hemen harcamaların akabinde bir kısım kart hamillerinden itiraz gelip bankalarınca slip ve sair belgelerin istenilmiş olması bloke konulmasına neden teşkil ettiğini, şüpheli işlemler sonucu oluşabilecek zararların engellenmesine yönelik olduğunu, yapılan satışların alışılmışın dışında yüksek miktarda ve tek seferde şifresiz olduğunu, slipler üzerine imza alındığını, aynı kartlarla aynı tarihte farklı tutarda satış yapıldığını, red cevabı alınıncaya kadar bu işlemlere devam edildiğini, yapılan işlemlerin dolandırıcılık maksadıyla veya çalıntı-kayıp kartlarla fiktif işlem tipine uyduğunu, üye işyeri sözleşmesinin 3.2.10 , 3.2.8, 3.3.1.1 maddesi uyarınca davacı üye işyeri hesabına bloke konulduğunu, neticeten ulaslararası ... ve ... yeknesak kuralları ile sözleşme hükümleri dahilinde şüpheli görülen işlemler nedeniyle yasal süreler içinde bloke konulduğunun belirtildiğini, takip ve tüm ferilerine itiraz edilip takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının davalı bankanın tahtakale şubesi nezdindeki (işyeri numaralı) hesabında bulunan 55.000,00 TL'ye haklı bir gerekçe olmadan davalı banka tarafından bloke konulup konulmadığı, davacının blokenin kaldırılması talebi karşısında ödeme yapmayan davalı bankanın icra takibine itirazında haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde ilk olarak Üye işyeri sözleşmesinin 9.5. maddesinde; ''Banka, üye işyerinin rutin işleyişine ve normal harcama davranışlarına aykırı, riskli ve şüpheli veya hileli bir işlem tespit ettiği veya bu şekilde bir işlem kendisine bildirildiği veya herhangi bir nedenle gerekli gördüğü takdirde, üye işyeri hesabına bloke koyabilir ve bu şüpheli işlemlerle ilgili herhangi bir sorun olmadığına kanaat getirinceye kadar bloke ile kapatma işlemini devam ettirebilir.'' düzenlemesinin mevcut olduğu görülmüştür. Söz konusu sözleşme hükmü düzenlemesine göre, bankanın üye işyeri hesabına bloke koyma hakkı açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bununla birlikte bankaya sözleşme ile bu hak tanınmakla birlikte TMK'nın 2. maddesi bağlamında dürüstlük kuralı ilkesi gözetilerek bu hakkın geniş yorumlanarak keyfi olarak kullanılmaması ve üye işyerinin ticari hayatının da sekteye uğratılmaması gerekmektedir. Bu kapsamda davalı banka da üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeli, kendisine ulaşmış ise chargeback taleplerini süresinde üye işyerine bildirmeli, gerekli belgeleri istemeli ve belgeleri yeterli görürse chargeback talebini kabul edip, üye işyerinin hesabından o tutarda parayı çekmeli/bloke etmelidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/5022 esas, 2015/12890 karar sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere) Dolayısıyla chargeback talepleri bankaya ulaştıktan sonra, riskin doğmuş olacağının kabulü ile doğan risk tutarınca ve chargeback süresince blokaj işlemi gerçekleştirilmesi gerekirken; somut olayda olduğu gibi doğması muhtemel riskler nedeniyle üye işyerinin sanal pos hesabındaki tüm tutar üzerine, davacı üye işyerinin hesaptaki tasarrufunu da engelleyecek şekilde yapılan blokaj işleminin haksız ve keyfi bir işlem olduğu, bu suretle hesapta para üzerine bloke koyan davalı bankanın davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmesine yol açtığı sonuç ve kanaatine varılmakla; davanın kabulüne, likit olan alacak nedeni ile davacı yararına icra inkar tazminatına" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı tarafın Bankalarının üye işyeri müşterisi olduğunu, müşteriye ait ... isimli işyeri POS terminalinde 19.09.2017-26.09.2017 tarihlerinde yurtdışı kartlarla ve şifre girilmeksizin şüpheli nitelikte harcama işlemleri gerçekleştiğinin tespit edildiğini, sonrasında POS cihazından yurtdışı karda yapılan söz konusu şüpheli işlemler için kart hamili bankası/ karşı bankalar tarafından belge talebi geldiğini, bu nedenle, yurtdışı bankalara ait kartlar kullanılarak gerçekleştirilen söz konusu harcama tutarları için taraflar arasında akdedilen Üye İş Yeri Sözleşmesi Ve Uluslararası Kart Çıkaran Kuruluşlar kuralları uyarınca, bankalarının muhtemel zararının önlenmesi amacıyla işyeri hesabındaki tutarlar üzerine bloke konulduğunu, şüpheli işlem tutarları oranında bloke konulmasında hukuka aykırı herhangi bir durum olmadığını, Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu,-Müşteri POS hesabı ile ilgili alınan tedbirin, Banka ve kart hamillerinin menfaati doğrultusunda alındığını, iş yerinde gerçekleşen işlemlerin sıklıkla görülen şüpheli işlem tiplerine uyması, nitekim akabinde kart hamili bankasınca işlemlere ilişkin slip talebinde bulunulması ve bu şekilde chargeback itiraz prosedürünün başlaması üzerine firma hesabına bloke konulması gerektiğini, Uluslararası Chargeback Kuralları ve Banka ile üye iş yeri arasında imzalanmış olan sözleşme hükümleri çerçevesinde; üye iş yerinde gerçekleşen işlemlere kart sahibinin itiraz etmesi halinde üye iş yeri itirazın aksini ibraz edeceği belgeler ile kanıtlayamazsa harcama tutarının kart hamiline iade edileceğini, Bankalarınca kart hamiline iade edilen tutarın ise üye iş yerinden tahsil edileceğini, bu nedenlerle davanın müvekkili banka yönünden reddi gerektiğini,-Müvekkili bankaca yapılan işlemlerin bankacılık kredi " kartları mevzuatına, müşteri ile akdedilen sözleşme uluslararası ödeme kuruluşları kurallarına uygun surette gerçekleştirildiğini, müvekkili bankanın işlemlerinde hukuka aykırılık ve hakkın kötüye kullanımı olmadığını, davacı tarafından kötüniyetli olarak başlatdan icra takibe müvekkil banka tarafından itiraz edilmesi ve ardından davacı tarafından açılan itirazın iptali davası sonucu müvekkili Banka aleyhine karar verilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini kararının, müvekkil Banka aleyhine hükmedilen kısımlarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; 540 günlük sürenin, yurt dışında yerleşik kart hamilinin harcamayı kabul etmemesi ve yabancı bankanın da buna dayanarak davalı bankaya ters ibraz belgesini ibraz etme süresi olduğunu, bilirkişi raporunda bu sürenin dolmasının beklenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, harcamanın kabul edilmediğine yönelik dosyaya ters işlem belgesi ibraz edilmediğini, Müvekkilinin, andrea alejandra ve abu albarı isimli yabancı uyruklu kişilere turizm hizmeti sunduğunu, hizmeti alan kişilerin harcamaya hiç bir itirazının olmadığını, davalı bankanın haksız yere müvekkiline ait parayı kendi nezdinde beklettiğini, Davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı banka ile davacı arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesi gereği chargeback kurallarının işletilmesi nedenine dayalı olarak ödenmeyen alacağın ödenmesi talebine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacının, davalı nezdinde sahibi olduğu POS cihazından ve dava dışı banka kredi kartından pos cihazı kullanılarak alışveriş yapılması işlemlerinden hangi tarafın sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Davacı, davalı bankanın tek taraflı olarak, gerçekleşmesi muhtemel riskleri gerekçe göstererek haksız ve mesnetsiz olarak uyguladığı blokaj işlemi nedeniyle zararlarının tazminini talep ederken, davalı banka, sanal pos cihazı üzerinden yapılan alışverişler nedeniyle sahte bildirimler gelmesi nedeniyle davacının hesabına bloke koyduğunu, bankanın risk altında olduğunu, bloke koyma hakkının sözleşme ile kendisine tanındığını savunmuştur.Dosya içerisinde bulunan ..., ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; ''...Davalı banka ile davacı üye işyeri ( ...) arasında POS üye işyeri sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, bu sözleşmeye istinaden üye işyerine POS makinesi bağlanmış olduğunun anlaşıldığını, davalı banka davacı üye işyerinin 22/09/2017 ile 26/09/2017 tarihi aralığında POS cihazı kanalıyla yapmış olduğu satış bedellerine blokaj uygulamış olduğunu, davalı bankanın olası riskleri önlemek için tedbiren blokaj uygulamasının sözleşme şartlarına ve bankacılık yerleşik teamüllerine göre yerinde olduğu kanaatine varılmış olduğunu, davalı banka ... ve ... kuralları uyarınca itirazın türüne ve neden koduna göre işlem tarafımdan yapılmamıştır için 120 gün ve neden kodu mal ve hizmet almadım için 540 günlük itiraz süresi içinde kart hamillerinin itiraz etme haklarının bulunmakta olduğunu, kart hamillerinin 120 ve 540 günlük itiraz süresi doluncaya kadar blokajı çözmeme hakkının bulunmakta olduğunu, blokenin 04/11/2017 tarihinde konulduğu nazara alındığında, rapor tarihi 01/03/2019 kadar geçen süre 481 gün olduğunu, bu süre 29/04/2019 tarihinde dolmakta olduğunu, dolayısıyla daha henüz bu 540 günlük süre dolmamış olduğunu, belirtilen gerekçelerle takdirin mahkemede ait olmak üzere davalı bankanın şüpheli olarak algıladığı işlem bedellerini ... ve ... yeknesak kuralları ile sözleşme hükümleri uyarınca 29/04/2019 tarihine kadar bloke hesapta tutmasının yerinde olduğunu...'' mütalaa ettikleri anlaşılmıştır.Ters ibraz (chargeback) kuralları, uluslararası kartlı ödeme sistemleri bakımından geçerli kurallardır. Kredi kartı kuruluşları uluslararası kartlı ödeme sistemleri ile kredi kartı kullanıcılarının yaptığı işlemlerin güvenliği için söz konusu işlemler bakımından birtakım kurallar getirmiştir. Bankalar da bu kurallarla bağlıdır. Bu kurallar belirli bir banka ya da ülkeye özgü olmayıp kartların kullanıldığı bütün ülkelerde geçerlidir.Ters İbraz Süreci ile İlgili uygulanacak yasal düzenlemeler şu şekildedir: Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu 8/4.maddesi: “Kart çıkaran kuruluşlar, kartın verilmesi anında kart hamilini yeteri derecede bilgilendirmek ve talep edilmesi halinde, gerçekleştirilmiş işlemlere ait kayıtları otuz günü geçmemek üzere işlemin mahiyetine uygun bir süre zarfında sağlamakla yükümlüdür. Yurt dışı işlemlerinde bu süre altmış gün olarak uygulanır.” Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu 11/1.maddesi: “Kart çıkaran kuruluşlar, kart ve ek kart hamillerinin kart kullanımıyla ilgili olarak yapacakları şikâyet ve itiraz başvurularını, başvuru tarihinden itibaren yirmi gün içinde hamilin başvuru yöntemi kullanılarak ve gerekçeli bir şekilde cevaplandırmak zorundadır. Kuruluşlar, kart ve ek kart hamillerinin şikâyet ve itirazlarının ilgili birimlerine kolaylıkla ulaşmasını sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür.” Kredi kartı ile yapılan ödemelerde kart sahibinin mal veya hizmeti elde edememesi ya da işlemin kendisi tarafından yapılmamış olması gibi hallerde ters ibraz kuralları uyarınca kart sahiplerinin bu işlemlere itiraz etme hakları vardır. Kart sahibinin bankaya böyle bir itirazda bulunması ile ters ibraz süreci başlar. Banka işlemin yapıldığı iş yerine bu itirazı bildirerek söz konusu işleme dair detayların ve belgelerin kendilerine verilmesini ister. Bunun üzerine kredi kartı sahibinin itirazının haklı olduğu anlaşılırsa banka iş yerinden yapılan ödemeyi tahsil ederek iadeyi gerçekleştirir.Ters ibraz kurallarının uygulanabilmesi ve itirazda bulunulması için süre itiraz sebebine göre farklılık gösterebilir; ancak hiçbir koşulda 540 günü aşamaz. Bu süre içinde kalınması şart olmakla beraber itirazlar itiraz sebebine göre teslim ya da işlem tarihinden itibaren 120 gün içinde yapılmalıdır. Taraflar arasında, üye işyeri sözleşmesine göre; banka, üye işyerinin rutin işleyişine ve normal harcama davranışlarına aykırı, riskli ve şüpheli veya hileli bir işlem tespit ettiği veya bu şekilde bir işlem kendisine bildirildiği veya herhangi bir nedenle gerekli gördüğü takdirde, üye işyeri hesabına bloke koyabilir ve bu şüpheli işlemlerle ilgili herhangi bir sorun olmadığına kanaat getirinceye kadar bloke ile kapatma işlemini devam ettirebilir.Bu kapsamda davalı bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, dosya kapsamında bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şifre kullanılmadan yapılan işlemler olduğu, davalı bankanın olası riskleri önlemek için tedbiren blokaj uygulamasının sözleşme şartlarına ve bankacılık yerleşik teamüllerine göre yerinde olduğu, üye işyerinin hesabından şüpheli işlemler tutarı kadar parayı chargeback süresince bloke ettiği, sürenin dava açılma tarihinde dolmamış olduğu, takip tarihi itibariyle davacının ödemeyi talep hakkı oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmiş olduğu anlaşıldığından, istinafa başvuran davalının istinaf başvurusunun 6100 HMK'nın Sayılı 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2019 tarih, 2017/1022 E., 2019/681 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan DAVANIN REDDİNE; 3/a-Davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve şartlar oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu karar harcın peşin alınan 661,61 TL'den mahsubu ile kalan 391,76 TL'nin karar kesinleştiğinden ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,4/b-Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d-Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 60,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 181,30 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/10/2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/1022, K. 2019/681, T. 26.09.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-1022-e-2019-681-k-eaa9d104ea35