Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/952 E. 2018/966 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/952
Karar No
2018/966
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/355 - 2024/1179 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/355 KARAR NO : 2024/1179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/12/2018 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/952E., 2018/966K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket ... arasında 30.06.2010 revize tarihli sistem kullanım anlaşması olduğunu, müvekkili şirketinin sanayi işlerinde davalının elektrik sistemini kullandığını, kullanım karşılığında hizmet bedeli olarak 2012 yılından itibaren faturaların gönderildiği ancak 31.07.2016 tarihli 512.849,31 TL bedelli faturanın ödenirken ihtirazi kayıt koyulmak suretiyle ödendiğini, sistem kullandırım hizmetine getirilen artışın fahiş ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek faturanın 477.443,00 TL'sinin kabul edildiğini, bakiye 35.406,31 TL'sinin kabul edilemeyeceğini, yasal olarak uygulanabilecek makul artış şartının faturadaki tüketime göre hesaplattırılmasını ve davanın kabulü ile ödenen 35.406,31 TL'nin ihtar tarihi olan 15.08.2016'dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yargı yolu itirazında bulunarak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen faturadaki bedelinin mevzuata uygun olduğu ve davacı tarafça fatura bedeli ödenirken ihtirazi kayıt koyulmadığı iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "toplanan delillerden; taraflar arasında Sistem Kullanım Sözleşmeleri kapsamında davacı ...'ın elektrik sistemini kullanması nedeni ile hizmet bedeli olarak, ... tarafından düzenlenen fatura içeriği hesaplaması ve bedelin fahiş olduğu kısmen kabul etmediklerini belirtip kabul edilmeyen kısmın istirdadının talep edildiği, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, fatura içeriği kalemlerin bedelinin taraflar arasındaki Sistem Kullanım Sözleşmesine,6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. Maddesine göre ilgili tüzel kişiler EPDK kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlü oldukları, faturanın Enerji Piyasası Düzenleme, düzenleyici işlemler yapma yetkisi/ görevi ilgili kanunla verilmiş, EPDK'nın düzenleyici işlemlerin tarifelerinde aykırılık olmadığı, davacının istirdat talebinin haklı olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 6446 sayılı Kanun'un 17. Maddesine yeni eklenen geçici 10. Fıkra ve 6719 sayılı Kanun'un 26. Maddesiyle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa eklenen Geçici madde 20 hükümleri bir arada değerlendirildiğinde dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış davalarda mahkemelerin yetkisinin sadece faturalarda yer alan bedellerin EPDK tarafından ilan edilen tarifelere uygun olup olmadığının denetlenmesi/kontrolü ile sınırlandırılmış olduğunu; İşbu davanın konusunun ise sistem kullanım bedeli, sistem işletim bedeli, iletim ek ücreti, elektrik kalite hizmet bedeli olduğunu ve belirtilen madde metninde tahdidi olarak sayılanlardan farklı olduğunu, bu durumda mahkemenin yetkisinin faturada yer alan bedellerin EPDK tarafından ilan edilen tarifelere uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırılmadığını, özetle mahkemenin artış oranının fahişliği, faturalandırmanın haksızlığı gibi davanın esasına ilişkin yargılama yapmasının önünde bir hukuki engel olmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararının bozulması ve ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması gereğince davalı tarafça tanzim edilen faturanın davacı tarafça ihtirazi kayıtla ödenmesi nedeniyle bakiye bedelin istirdadına ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/952 E., 2018/966 K. sayılı dava dosyasında verdiği 17/12/2018 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL peşin olarak alınan istinaf karar harcının peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 18/09/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2024 Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/952, K. 2018/966, T. 15.08.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-952-e-2018-966-k-e6b570ef8768