Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/613 E. 2021/14 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/613
Karar No
2021/14
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/610 KARAR NO: 2024/443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07.01.2021 NUMARASI: 2016/613 E. - 2021/14 K. DAVANIN KONUSU: Satımın feshi ve satış bedelinin iadesi Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin güzellik merkezi olduğunu, davalı şirket ile 25.08.2014 tarihinde Menkul Mal Satış Sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye istinaden 4 adet cihaz satın alındığını, bu cihazların davalı şirket tarafından aynı gün teslim edildiğini, cihazların toplam bedelinin 208.828-TL olduğunu, peşinat olarak 20.000-TLnin davalı şirketin banka hesabına yatırıldığını, kalan 188.828-TL'nin ise ilk üç ay 3000-TL sonraki aylar ise 9.464-TL olmak üzere 22 taksit halinde ödendiğini, bu satışlara istinaden herhangi bir borçlarının kalmadığını, satın alınan tüm cihazların ... marka olanı hariç sorunsuz kullanıldığını, ancak ... marka cihazın 2014 Kasım ayından itibaren sürekli olarak arıza verdiğini, ilk arızanın cihazın kurulumunun yapılmasından 2-3 ay sonra ortaya çıktığını, her arızada davalı şirkete haber verildiğini ve toplam 18 adet arıza kaydı oluştuğunu, cihazın "ayıbının" uygulama yapılan müşterilerde yanıklara yol açtığını, bu cihazla yapılan uygulamalarda "ortalama 3 kişiden 2sinde" yanık vakasının yaşandığını, sıkıntı yaşayan müşterilerin zararların kendileri tarafından karşılandığını, müşterilerden bir kısmının ücretlerinin geri iade edildiğini, bu şekilde toplamda 42.270-TL iade ödeme yapıldığını, davalı şirkete bildirim yapıldığında "yurt dışından yeni cihaz gelecek" denilerek oyalandıklarını, bu haliyle cihazın ayıplı olduğunu ve borçlar kanununda bahsedilen seçimlik haklardan bir olan "sözleşmeden dönme" haklarını kullanmak istediklerini bu sebeple öncelikle bahsi geçen ... marka cihazın ayıplı olduğunun tespiti ile cihaz bedeli olan 71.980-TL'nin faiziyle birlikte iadesini ve müşterilere iade etmek zorunda kaldıkları 42.270-TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, TTK 23 maddesindeki 8 günlük zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın ikame edildiğini, davacı tarafın 8 gün içinde müvekkile ayıp ihbarında bulunmadığını, 25/08/2014 tarihinde cihazın davacı şirkete teslim edilmediğini, davacı şirket 8 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkili şirketin 5 kez iyi niyetli olarak davacıya satmış olduğu cihazı değiştirmiş olduğunu, arıza formlarında cihazın arızasının kullanıcıdan kaynaklandığının belirtildiğini, davacıya cihazın kullanma kılavuzu ve kullanma eğitimini verdiğini, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davacı tarafça herhangi bir davanın açılmadığını, bu süre zarfında davacının kazançlarının olduğunu, esasa ilişkin olarak da davacı sözleşme gereği cihazı kontrol ederek sağlam bir şekilde ve eksiksiz olarak aldığını, davacının internet sitesinde cihazın reklamı yapılarak cihazın kullanıma ilişkin %96 başarı elde edildiği söylenerek reklamının yapıldığını, ayrıca davacının cihazdan elde ettiği geliri de müvekkile iade etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların bilirkişi heyeti raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek raporlar alınmış ve bilirkişi heyeti kök raporunda değiştirilecek bir hususun bulunmadığı, açıklanmış, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya satılan zayıflama cihazının ayıplı olup olmadığı ve davacının davalıdan maddi tazminat talep edip edemeyeceği, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarında olup, davacı tarafından süresi içerisinde davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu, dolayısıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanığı ... cihazın kendisine yapılan uygulamasında yanıklar olduğunu, başka 3 kişinin de bu cihazdan yandığını, bunlara şahit olduğunu, davacı şirketin 1 kişinin parasını iade ettiğini, tanık ...; cihazın kullanımından dolayı müşterilerden sık şikayet geldiğini, davalı şirketin cihazı bir demoyla değiştirdiğini, ancak problemin devam ettiğini, davalı tanığı ...; davacıya satılan cihazların 2 yıl garanti kapsamında olduğunu, bazı cihazlarda arıza meydana geldiğinden değiştirildiğini veya tamir olduğunu, cihazın kullanıcı hatasından vücutta yakma meydana getirdiğini, cihaz için kaç kere tamire gidildiğini hatırlamadığını, davalı şirketin 2-3 kez zayıflama cihazını yenisi ile değiştirdiğini, tanık ...; kendi yaptıkları uygulamada cihazda bir arıza olmadığını, kullanım hatasından dolayı cihazda arıza meydana gelip yanık fakasının oluştuğunu beyan etmişler, bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere, davalı tarafından davacıya satılan aynı işleve sahip 3 farklı cihazın sürekli arızalandığını, uygulama hatası bulunmadığını, cihazların ayıplı olduğu açıklandığından, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin feshi ile emtianın ayıplı olduğunun tespitine ve davacı tarafından davalıya ödenen 71.980 TL nin makine davalıya iade edildiğinde davalıdan alınarak davacıya verilmesi, davacı vekilinin faiz talebinin ise emtia davacının elinde bulunduğundan faiz talep edemeyeceğinden diğer taleplerinin ise tüm dosya kapsamında davacı taraf ispat edemediğinden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25/08/2014 tarihli satış sözleşmesine konu 1 adet ... marka zayıflama cihazının satışına ilişkin sözleşmenin feshine, emtianın ayıplı olduğunun tespitine, satım konusu makinenin davalıya iadesi koşulu ile satış bedeli olan 71.980,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tamamen hatalı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, dava dilekçesinde iddia edilen hususların tamamının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirketin medikal malzemelerin satışını gerçekleştiren bir firma olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında 25.08.2014 tarihli menkul mal cihaz satış sözleşmesini imzaladığını, iş bu sözleşmeye istinaden müvekkili şirketin davacı şirkete toplamda 208.828,00 TL değerinde 4 adet cihaz sattığını, ayrıca ... marka cihazları ve bir adet sedyeyi hediye ettiğini, cihazları satıldıktan sonra müvekkili şirketin cihazların kurulumunu kendi yetkili servis elemanları ile yaptığını ve çalışır vaziyette davacıya bıraktığını, kullanma kılavuzunu da davacıya teslim ettiğini, cihazlar teslim edildikten sonra ... marka cihaz ile ilgili davacı şirketten müvekkili şirkete arıza taleplerinin olduğunu, müvekkili şirketin bu taleplere ilişkin çalışmalar yaptığını, tamamı için arıza bakım onarım formu oluşturulduğunu, bu formlarının ilkinin 14.11.2014 tarihli olmak üzere toplam 18 kez bakım onarım ve 5 kezde cihaz değişimi formu şeklinde olduğunu, huzurdaki tarafların tacir olduğunu, bu sebeple TTK 23 maddenin uygulanması gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın süresinde açılmadığını, malın ayıplı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte ayıp ihbarının süresinde yerinde getirilmediğini, davacının satış sözleşmesi kapsamında mallarını kontrol ederek ve muayene ederek eksiksiz aldığını, davacının bahsettiği gibi bakım onarım formlarında cihazın ayıplı olduğunun görülemeyeceğini, özellikle belirtmek istediklerinin buz yanığı hususunun tamamen cihazın doğru kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili olduğunu, cihazın bozuk olmasıyla ilgili olmadığını, kullanma kılavuzunda belirtildiği üzere her cilt tipine ayrı derecelerde uygulanması gereken iş bu yöntemin cihazda mevcut olduğunu, herkese aynı derece uygulandığında vakum ve soğutma ile çalışan cihazın farklı sonuçlar vereceğininde çok açık olduğunu, bahsedildiği gibi gizli ayıbın 2 - 3 ay sonra ortaya çıkmasının yine bahsedildiği gibi sık sık sorun yaşanıyorsa neden bu kadar süre kanuni hakların kullanılmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, bahsi geçen makineyi kullanmayı beceremediğini, sorunlar yaşandığını, garanti kapsamında süresi içerisinde süre bitene kadar beklediğini, birden fazla kez cihaz değiştirildiğini, bu cihazdan ciddi rakamlar kazandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alıcının kanuni hakları ve sözleşmeden dönme sonuçları kapsamında düzenlemenin mevcut olduğunu, 229 maddenin 1.cümlesinde belirtildiği gibi alıcının malı teslim edeceği gibi bu maldan elde ettiği yararları da iade edeceğini, cihazın 2 yıldan fazla süre kullanıldığını, ayrıca davacı şirkete ait internet sitesinde cihazların uygulamış olduğu tedaviye ilişkin olarak en az 100.000 kişide kullanıldığı ve %96 başarı elde edildiğinin belirtildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ayıp nedeniyle satımın feshi ve satış bedelinin iadesi ile maddi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, satış sözleşmesinin varlığı, davalı şirketin satıcı, davacı şirketin alıcı olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, ticari satıma konu ürünün ayıplı olup olmadığı, iş bu davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ürünün ayıbının kullanıcı hatasından mı yoksa üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 25.08.2014 tarihinde, menkul mal (cihaz) satış sözleşmesinin gerçekleştirildiği, sözleşmede davacının alıcı, davalı şirketin satıcı konumunda olduğu, sözleşmeye konu ürünlerin 4 adedinin toplam 208.828,00 TL olduğu, 3 adet ürünün hediye edilmiş olduğu, dava konusu ... zayıflama ürünün KDV dahil fiyatının 71.980,00 TL olduğu, davacı şirket tarafından cihazın bakım ve onarımı ile ilgili olarak 14.11.2014 tarihinden itibaren tutanaklar düzenlendiği, arıza bakım ve onarım tutanaklarının satım konusu ... zayıflama cihazına ilişkin olduğu, toplam 18 adet arıza bakım ve onarım formunun düzenlenmiş olduğu, 31.08.2016 tarihinde en son formun düzenlendiği, hasta konsültasyon kartı adı altında evraklarının düzenlenmiş olduğu, ayrıca hastalara ait fotoğrafların eklendiği, ürüne ait garanti belgesinde, ürünün cinsinin zayıflama, markasının ..., teslim tarihinin 25.08.2014, garanti süresinin 2 yıl olarak belirtildiği, garanti şartları olarak ürünün garanti süresi içerisinde kalmak kaydıyla, 1 yıl içerisinde aynı arızayı ikiden fazla tekrarlaması veya farklı arızaların 4 den fazla ortaya çıkması veya garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6'dan fazla olmasıyla cihazdan yararlanamamanın süreklilik kazanması, tamir için gereken azami sürenin aşılması yetkili servis atölyelerince arızanın tamirinin mümkün bulunmadığı belirtilmesi durumunda ücretsiz olarak değiştirme işleminin yapılacağının belirtildiği, sözleşme şartlarında alıcının ve satıcının yükümlülüklerinin ayrı ayrı düzenlendiği, 8.maddenin sözleşmenin feshine ilişkin olduğu, davacı vekili tarafından iş bu davanın 28.06.2016 tarihinde 2 yıllık garanti süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delillerini dosyaya ibrazı sonrasında tanıklar dinlenilerek, bilirkişi rapor ve ek raporları alınmıştır. 27.02.2018 tarihli keşfen inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi heyet raporunda; davacı tarafça ticari faaliyet sürdürülen işletmede 1 adet ... marka Zayıflama Cihazı bulunduğu, cihazın 4 adet başlıklı olduğu, cihaza enerji verilerek çalıştırılmak istendiği, ancak cihaz tarafından sağ ve sol başlıkların algılanamaması “...” hata vermesi nedeniyle cihazın çalıştırılamadığı, mahallinde yapılan incelemelerde davacı tarafça cihazın kullanılamayacağı kanaatine varıldığı, donanım eksikliğinin tespit edilmediği, başlıklarda çatlaklıklar tespit edildiği, davalı ... DışTic.Ltd.Şti. (satıcı firma) tarafça ... seri nolu - ... seri nolu - ... seri nolu cihazların sürekli değiştirilerek davacının ... marka Zayıflama Cihazından faydalanması sağlanmaya çalışıldığı, 02.03.2016 tarihli servis formunda; özelikle servis elemanı tarafından “not; seansa giren müşteride yanık olduğu görüldü” şeklinde tespit belirtildiği, servis form içeriğinde kullanıcı hatasından bahsedilmediği, su akışını kontrol eden selenoid valf değişimi yapıldığı, başlıkların su giriş-çıkış tarafındaki contalarının yenileri ile değişiminin yapıldığına dair teknik müdahale uygulamaları yapıldığının açıkça belirtildiği, 14.11.2014 - 09.02.2015 tarihli servis formlarında başlıkların buzlanma yaptıklarının açıkça tespit edildiği, bu durumun başlık ısı ayarlamasının kullanıcı tarafından kontrol edilemediğini gösterdiği, 18.03.2016 tarihli servis formu ile değiştirildiği belirtilen ana kartın ısı ayar kontrolü anlamında ilişkili bir arıza kaynağı olduğuna kanaat getirildiği, mahallinde yapılan tespitlerde; davacı kullanıcılarının yetki belgelerine sahip olduklarının tespit edildiği, müşteri şikayetlerine neden olabilecek buz yanığının uygulama nedeni olarak; vakum ayarında derinin üst yüzeye yapışmasının engellenmesi gerektiği, arada nefes alacak bir boşluğun bırakılması gerektiği, kullanılacak özel mendiller ile yanığın engellenmesi sağlanacak olup bu hususta davacı kullanıcıların bilgi sahibi olduklarının tespit edildiği, davalı ... DışTic.Ltd.Şti. (satıcı firma) tarafça ... seri nolu - ... seri nolu - ... seri nolu cihazların sürekli değiştirilerek davacının ... marka zayıflama cihazından faydalanmasının sağlanmaya çalışıldığı, her 3 cihazda da davacı tarafça sorun yaşandığı, servis formları doğrultusunda tespit edilen sorunların cihazların eklentilerinden (başlık vb.) olmayıp 14.11.2014 - 09.02.2015 tarihli servis formlarındaki başlıkların buzlanma yapmaları , 18.03.2016 tarihli servis formu ile değiştirildiği belirtilen ana kartın ısı ayar kontrolü anlamında ilişkili bir arıza kaynağı olduğuna kanaat getirildiği, dosya kapsamına sunulan fotoğraflar ve 02.03.2016 tarihli servis formundaki “not; seansa giren müşteride yanık olduğu görüldü” şeklindeki davalı şirket teknik personelinin tespiti doğrultusunda cihazların ayıplı olduklarına kanaat getirildiği, mahallinde yapılan tespitlerde, davacı kullanıcılarının yetki belgelerine sahip oldukları, müşteri şikayetlerine neden olabilecek buz yanığının uygulama nedeni olarak; vakum ayarında derinin üst yüzeye yapışmasının engellenmesi gerektiği, arada nefes alacak bir boşluğun birakılması gerektiği, kullanılacak özel mendiller ile yanığın engellenmesi sağlanacak olup bu hususta davacı kullanıcıların bilgi sahibi oldukları tespit edildiğinden uygulama hatası bulunmadığı, keşif mahallinde davacı taraftan cihazın kullanım arşivi talep edilmişse de dosya kapsamına sunulmamış olup davacı tarafın cihazı kullanım süreci tespit edilemediği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; bilirkişiler tarafından düzenlenen rapora bir diyeceklerinin olmadığını, raporun tamamen teknik hususlar içerdiğini, raporda açıkça cihazların ayıplı olduğu ve cihazı uygulayıcıların kullanım hatası olmadığının ifade edildiği belirtilerek ,davanın kabulüne karar verilmesini talep edilmiştir. Davalı vekili rapora beyan ve itiraz dilekçesinde; rapordaki aleyhe kısımları kabul etmediklerini, raporda belirtildiği gibi cihazda donanımsal hiçbir eksikliğin tespit edilemediğini, teknik servis formlarında da bahsedildiği üzere taraflarınca iyi niyetle yaklaşıldığının görüldüğünü belirterek, uzman yeni bir heyetten rapor alınmasını aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 22.09.2018 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; kök raporda detayı verildiği üzere, aşağıda örnekleri verilen servis raporları doğrultusunda müşterideki yanık izlerinin tespiti, sürekli cihaz değiştirilmesi, sorunun çözülemediğine dair açıklamalar davalı şirket elemanlarının tespiti olduğu, 14.11.2014 - 09.02.2015 tarihli servis formlarındaki başlıkların buzlanma yapmaları, 18.03.2016 tarihli servis formu ile değiştirildiği belirtilen ana kartın ısı ayar kontrolü anlamında ilişkili bir arıza kaynağı olduğuna kanaat getirildiği, her bir servis formunun düzenlenmesi öncesinde davacı tarafın cihazlardan yararlanmasının engellendiği kanaatine varıldığı, davacı tarafça dosya kapsamına sunulan iade edilen ücretleri gösterir müşteri listesine istinaden çok sayıda kişiye para iadesi yapıldığı, ayrıca kök raporda da belirtildiği üzere cihazı kullanan davacı kullanıcılarının yeterli belgelere sahip oldukları tespit edildiğinden uygulama hatası bulunmadığı kanaatine varıldığı, 02.03.2016 tarihli servis formu; müşteri şikayetinin cihaz çalışırken ER2 hatası verdiği, başlıkların su giriş-çıkış tarafındaki contalarının yenileri ile değişimi yapıldığı, 2 adet selenoid valfler yenileri değişimi yapıldığı, seansa girerek test edildiği, çalışır durumda yetkililere teslim edildiği, herhangi bir arıza vermediği, not; olarak seansa giren müşteride yanık olduğunun görüldüğü, 27.04.2016 tarihli servis formunda ER2 hatası verdiği, sol başlığa giden su sensörü değiştirildiği 03.02.2016 tarihli servis formunda kullanılan eski cihaz alındı, yerine sıfır cihaz çalışır durumda yetkiliye teslim edildiği, 13.02.2016 tarihli servis formunda seans sırasında ER9 hatası veren cihaz alındı, yerine başka cihaz teslim edildiği, 27.02.2016 tarihli servis formu; cihaz değişikliği olduğu, 02.05.2016 tarihli servis formu; arızalı olan cihaz alındığı, yerine başka ... cihazı çalışır durumda teslim edildiği, ayıplı olduğuna kanaat getirilen cihaz tek bir cihaz olmadığı, aynı işleve sahip 3 farklı cihazın (3 farklı seri nolu cihaz) sürekli arızalandığı, davalı vekilinin itirazları yukarıda tek tek cevaplandırıldığı, kök rapordaki kanaatin aynen devam ettiği belirtilmiştir. 06.01.2020 tarihli 2. ek bilirkişi heyet raporunda; huzurdaki dava ile birebir konulu ve hatta kök rapordaki tespitleri gibi 3-4 defa cihazın farklı seri nolu cihazlar ile değiştirilmiş olmasına rağmen sorununun giderilmemesi gözetilerek kök ve ek rapordaki kanaatin aynen devam ettiği, satış sözleşmesi içeriğinde cihaz bedelinin 71.980,00 TL olduğu, davacı vekilinin 42.270,00 TL müşterilerine yapmış olduğu iade bedel talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. 16.07.2020 tarihli 3. Ek bilirkişi heyet raporunda; davalı vekilinin itirazları bakımından; 01.08.2019 tarihli rapor doğrultusunda dava konusu makinenin yıllık kira bedelinin 10.282,05 TL. tekabül etmekte olduğu, toplam satış bedeli 71.980,00 TL. olan makinenin 7 yıllık bir süreçte bedelini çıkartması heyetçe uygun bulunduğu, davacıya satılan cihazın arızalı olması nedeniyle davacının faydalanmasının mümkün olamayacağı hatta davacı tarafın müşterilerine yapmış olduğu iade ödemeleri kapsamında 42.270,00 TL. maddi tazminat talebinin bulunduğu, müşteri şikayetlerinin fotoğraflar ile belgelenmiş olduğu, bu nedenle davacının cihazdan menfaaat sağlayacak düzeyde yararlanmış olamayacağı, özellikle davacı vekilinin 07 Kasım 2019 tarihli dilekçesi ekinde sunulan huzurdaki dava ile birebir konulu ve taraflı Yargıtay onama kararı bakımından geçmiş rapordaki kanaatimiz aynen devam ettiği, satış sözleşme içeriğinden cihaz bedelinin 71.980,00 TL. olduğu anlaşıldığı, davacı vekilinin 42 270,00 TL. müşterilerine yapmış olduğu iade ödeme bedel talebinin kabulünün mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne, ayıplı mal bedelinin tahsiline, ayıplı malın iade koşuluna yer verilerek hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında, menkul satış sözleşmesinin mevcut olduğu, ürünlerin 25.08.2014 tarihli sözleşme ile satışının gerçekleştirildiği, garanti süresinin aynı tarihte başladığı ve garanti belgesinde sürenin 2 yıl olarak belirlendiği, davanın 2 yıllık garanti süresi içerisinde açılmış olması nedeniyle davalı tarafın öncelikle zamanaşımı definin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Şöyle ki, tacir olan taraflar arasında satım ilişkisi bulunmakta olup uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı). TBK'nın 223/2.maddesi ise '' Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ayrıca TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli talebinde bulunulamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.11.2015 tarihli ve 2015/5982 Esas, 2015/15327 Karar sayılı ilamı). Buradaki yazılılık koşulu ispata ilişkindir. Somut olayda, dosya içerisindeki garanti belgesi örneğinden 2 yıl süre garantisinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Cihaz yukarıda belirtildiği üzere davacı alıcıya 25.08.2014 tarihinde teslim edilmiştir. Davacı tarafça davalının kabulününde olduğu üzere cihazın 14.11.2014 tarihinden itibaren arıza vermeye başladığı, söz konusu arızların sık sık gerçekleştiği, bu süre içerisinde 3 defa arızanın yeni ürün vermek ile giderilmesi yönüne başvurulduğu, ancak bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere arızaların yeni cihazlarda da tekrar ettiği anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle davacı alıcının ayıp ihbarının yasal süre içerisinde gerçekleştirmiş olduğunun kabulü gerekmiştir.Dava konusu cihaz üzerinde bilirkişi heyeti tarafından fiziken gerçekleştirilen inceleme neticesinde ve davalı şirket yetkilileri tarafından düzenlenen servis formlarındaki tespitlerde cihazdaki ayıbın gizli ayıp olduğu, kullanım hatasından kaynaklı olmadığı tespit edilmiştir. TBK’nın 227.maddesinde, "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Arızanın ortaya çıkması üzerine alıcı, öncelikle cihazın onarımını talep etmiş, ancak cihazın kısa süre içerisinde aynı veya benzer arızayı tekrar etmesi nedeniyle kendisinden yararlanılacak şekilde tamir edilmemesi üzerine ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. Diğer taraftan dosya kapsamından davacı alıcı firma tarafından müşterilerine kullandırılan cihazdan kaynaklı hizmetin alınamaması nedeniyle ücret iadelerinin gerçekleştirilmiş olduğu da dikkate alındığında davalı tarafın davacının kazanmış olduğu bedel iadelerine ilişkin talebinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacı söz konusu cihazın sık sık arıza yapması nedeniyle verimli kullanılamadığı gibi kullanım neticesinde müşterilerde meydana gelen yanıklar nedeniyle ücretlerinin iade edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 3.686,95 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.03.2024 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/613, K. 2021/14, T. 14.03.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-613-e-2021-14-k-bad52b5dad62