Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/429 E. 2018/352 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/429
Karar No
2018/352
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/2308 KARAR NO:2025/554 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/04/2018 NUMARASI:2016/429 E. - 2018/352 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ticari ilişki çerçevesinde davacının davalıya malın teslimi borcunu ifa ettiğini, ancak davalının üzerine düşen para ödeme borcunu ifa etmediğini, davalının para ödeme borcunu 2.460 TL bedelli 31.07.2016 vade tarihli ... seri numaralı çek, 0213710 seri numaralı 30.05.2016 vade tarihli 10.000 TL bedelli ... Bankası çeki ve ... seri numaralı 31.10.2016 vade tarihli 40.000 TL bedelli ... Bankası çeki ile ifa etmek için çekleri v davacıya verdiğini, ancak, çeklerin vade tarihlerinin uzun süreli olması nedeni ile çeklerden 50.000 TL'lik kısmına karşılık gelen ... seri numaralı 30.05.2016 vade tarihli 10.000 TL bedelli ... Bankası çeki ve ... seri numaralı 31.10.2016 vade tarihli 40.000 TL bedelli ...Bankası çekinin davalı/borçluya iade edildiğini, buna rağmen davalının iade işlemine ilişkin herhangi bir evrak vermediğini, bunun üzerine... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının malı teslim ettiklerini ve ödemeyi alamadıklarını beyan ettiğini, ancak bunun davacı tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini, mal tesliminin hangi ticari ilişkiden kaynaklı olduğuna dair bir evrak (fatura, irsaliye) bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"... Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturalara istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle tanzim olunan 04/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda, davacı defter kayıtlarına göre davacının 86.052,053 TL alacaklı göründüğü, mutabakatsızlık tutarının 88.079,40 TL olduğunun, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, ... no'lu 35.435,88 TL'lik faturanın davalı kayıtlarında görünmediği, tespit edilerek 40.000,00 TL'lik ve 10.000,00 TL'lik çeklerin ödemelerinin yapılmış olup olmamasına göre hesaplama yapılmıştır. Mahkememizce toplam 50.000,00 TL bedelli çeklerin ödenip ödenmediğinin tespiti için bankalara müzekkere yazılmış olup, gelen cevabi yazılar ile çek bedellerinin ödenmediği tespit edilmiştir.... no'lu 35.435,88 TL bedelli fatura davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, altındaki imzanın davalı çalışanına ait olmadığı iddia edilmiştir, Davalı şirkete ait ...kayıtları celbedilmiş ancak davalı kayıtlarında fatura altındaki imza sahibi ...,...adına rastlanmamıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup, imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığı hususunda yemin teklifi hatırlatılmış ancak davacı vekili 12/03/2018 tarihli ve 09/04/2018 tarihli celselerde bu hususta yemin teklifinde bulunmadıklarını beyan etmiş olmakla davacı tarafın... no'lu 35.435,88 TL bedelli faturaya dayalı alacak iddiasını ispat edemediği kabul edilmiştir.Davalı tarafça tanzim olunan toplam 2841,88 TL bedelli iade faturaları davacı yasal defterlerinde kayıtlı olmayıp, davalı tarafça iade faturalarına dayanak belge ya da delil sunulmadığından bu miktarlar alacak miktarından mahsup edilmemiştir. Netice itibariyle taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlığın davalı tarafça ödendiği iddia edilen 50.000,00 TL bedelli çek ödemeleri, 2.841,88 TL bedelli iade faturaları ve... no'lu 35.435,88 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, davacı tarafça ... no'lu 35.435,88 TL bedelli fatura konusu malların teslim edildiği iddiasının, davalı tarafça da 2841,88 TL bedelli iade faturaları ve toplam 50.000,00 TL bedelli çeklerin davacıya ödendiği iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile -... sayılı dosyasında davalının asıl alacak 50616,15-TL'lik kısma itirazın iptaline, takibin 50616,15-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %11,9 oranı geçmeyecek şekilde faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddi ile davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında 10.121,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... sayılı dosyasında davalının asıl alacak 50.616,15-TL'lik kısma itirazın iptaline, takibin 50.616,15-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %11,9 oranı geçmeyecek şekilde faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında 10.121,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; raporda davacı aleyhine hususları kabul etmediklerini, davalı itirazının dahi kendi ticari kayıtları ile çeliştiğini, yalnızca bu hususun dahi davalı yanın icra takibine yapılan itiraz bakımından kötü niyetli olduğunu ve bu itirazların hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu, hükme esas alınan raporda davalı firma kayıtlarında yer aldığı, davacı kayıtlarında yer almadığı bildirilen 40.000 TL ve 10.000 TL bedelli çekler bakımından hiçbir inceleme yapılmaksızın karar verilerek eksik inceleme yapıldığını, çekin bir ödeme aracı olduğunu, huzurdaki davada gerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/74849 Soruşturma sayılı dosyası nezdinde ifade ettikleri üzere işbu çeklerin davacı tarafından davalıya iade edildiğini, bu çekler bakımından ne çeklerin ibrazı ile ne de davalı tarafından bedel tahsil edilmediğini, bedeli hiçbir suretle tahsil edilmemiş olan bu çek bedellerinin huzurda müvekkilinin alacağından düşülmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili firma tarafından bu çeklerin tahsil edilmediğinin tespiti bakımından gerek görülür ise ilgili bankalara müzekkere yazılarak çek akıbetlerinin sorulmasını, çek ön ve arka yüz görüntülerinin temin edilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, müvekkili firmanın tahsil etmediği alacaklarının tahsil edilmiş gibi hareket edilerek hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığını, davacı kayıtlarında yer almayan, davalı tarafından düzenlenen 07.09.2015 tarihli ... sayılı,14.09.2015 tarihli ... sayılı, 14.10.2015 tarihli ... sayılı fiyat farkı faturalarının davacı yanca kabul edilmediğini, işbu faturaların ise uyuşmazlık konusu alacak bakımından davalı lehine hesaba dahil edilemeyeceği tespitinin yerinde olduğunu, davacı defterlerinin hukuka uygun olarak tutulduğunu, müvekkili lehine de delil niteliğine haiz olduğunu, aynı ticari ilişki bakımından uyuşmayan davalı defterlerini ise kabul etmediklerini, davacının dava konusu icra takibi tarihi itibari ile davalıdan 86.052,03 TL alacağı bulunduğunu, bu sebeple kararının kısmen red yönünde ittihaz edilen kısmının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin reddolunan kısım yönünden vermiş olduğu kararın hukuka uygun bir karar olduğunu, davacının...numaralı ve 35.435,88TL miktarlı faturaya konu malları teslim ettiğini ispatlayamadığını belirterek davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satım faturalarına ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf; davalı ile ticari ilişki bulunduğunu, davalıya malların teslim edildiğini, ödeme için üç adet çek verildiğini, bunların iki adedinin daha sonra davalıya iade edildiğini, bu ilişkiden açık hesap alacağı bulunduğunu ileri sürmüş; davalı ise davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur.Dosya kapsamında bulunan ...sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 86.052,03 TL asıl alacak, 2.300,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 88.352,57 TL alacak yönünden 16.02.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı,takip dayanağı olarak cari hesap alacağının gösterildiği, ödeme emrinin 22.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 22.02.2016 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, takip tutarı 88.352,52 TL üzerinden açılan davada,davanın asıl alacak yönünden 50.616,15 TL olarak kısmen kabulüne, işlemiş faiz isteminin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, karar sadece davacı vekilince istinaf edilmiş, davalı tarafından istinaf edilmemiştir. İstinaf incelemesi de bu kapsamda yapılmıştır.20.11.2015 tarihli tahsilat makbuzuna göre davalı tarafça davalıya ... bankasının 2.460 TL bedelli, 31.07.2016 vade tarihli, ... seri numaralı çekinin,...Bankasının 0213710 seri numaralı, 30.05.2016 vade tarihli, 10.000 TL bedelli çekinin ve ... Bankasının... seri numaralı, 31.10.2016 vade tarihli, 40.000 TL bedelli çekinin verildiği, bunlardan 2.460 TL bedelli çekin davacı tarafından ciro edildiği, çekin tahsil edildiği, ancak diğer iki çekin davacı tarafça iade edildiğinin iddia edildiği, bu iki çekin banka cevabi yazılarına göre tahsil edilmediği anlaşılmıştır.Mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kök ve ek bilirkişi raporları alınmıştır.Tarafların BA ve BS formları getirtilmiştir. Bilirkişi raporlarında davacının 2015 yılı 459.369,00 TLmal satış bildiriminde bulunduğu, davalının 2015 yılı BA formlarına göre 426.558,00 TL göre mal alım bildiriminde bulunduğu, buna göre davalının 05.11.2015 tarihli 32.811,00 TL+KDV=35.435,88 TL tutarındaki davacı faturasını defterlerine kaydetmediği, bu faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirmediği, bu faturanın davalıya sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, ancak teslim alan ''...'' adındaki kişinin davalı nezdinde ...'lı çalışan olmadığı, davalı şirket yetkilisinin 26.08.2018 tarihli beyan dilekçesi ile bu isimli çalışanlarının olmadığını bildirdiği tespit edilmiştir.Bu durumda bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre davacının davalı adına düzenlediği 05.11.2015 tarihli ve 35.435,88 TL bedelli fatura konusu malı davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.Davacıya teslim edilen...Bankasının ... seri numaralı, 30.05.2016 vade tarihli, 10.000 TL bedelli ve... Bankasının ... seri numaralı, 31.10.2016 vade tarihli, 40.000 TL bedelli çeklerinin ise banka cevabi yazılarına göre henüz tahsil edilmediği görülmektedir. Bu durumda davalı bu miktar yönünden ödemede bulunduğunu ispat edememiştir. Zira çek bir kıymetli evrak ve ödeme aracı olup, ifa uğruna verilmektedir. Ancak, çekin karşılığının ödenmiş olması halinde borç ifa edilmiş sayılır (Yargıtay 11. H.D.'nin 28/02/2018 Tarih, 2016/10878 Esas ve 2018/1532 Karar sayılı ilamı). Somut olayda da mahkemece çek bedelleri ödenmediğinden davacının bu miktar kadar davalıdan alacağı olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple davacı vekilinin çekler yönünden inceleme yapılmadığı istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davalı ticari defterleri kapsamında davacı adına düzenlediği iade faturalarına konu alacağa ilişkin davacı defterlerinde kayıt bulunmadığı gibi davalının bu faturalara konu alacağı bakımından ispata yarar bir bilgi belge sunamadığı görülmüştür.Diğer yandan, takip öncesinde davalı borçlunun TBK'nın 117. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmüş olduğuna ilişkin olarak dosya içerisine herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı görülmüştür.Bu sebeplerle, davacının asıl alacak miktarı olan 86.052,03 TL'den, ispatlayamadığı 05.11.2015 tarihli ve 35.435,88 TL tutarlı fatura alacağının mahsup edilmesi sonrasında,toplam 50.000 TL'lik çek bedelinin tahsil edilmediği nazara alındığında kalan 50.616,15 TL miktar yönünden alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmış olup mahkemece bu bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.27.03.2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/429, K. 2018/352, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-429-e-2018-352-k-356d7ef49efb