Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/5517 E. 2015/12591 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/5517
- Karar No
- 2015/12591
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/656 KARAR NO : 2022/867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02.02.2022 NUMARASI : 2021/389 Esas - 2022/35 Karar DAVA:Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Tic. Ltd. Şti., dava dışı ... Ltd. firmasından satın almış olduğu toplam 28 ton susamın Apapa/Nijerya’dan Mersin Limanı’na taşınması üzerine uluslararası ... firmasıyla anlaştığını, davalı taraf işbu firmanın Türkiye’deki acentesi sıfatını haiz bulunmadığını, müvekkiline ait susam yükü, muhatabın taşıyanı olduğu acente sıfatıyla düzenlenen ... numaralı ve 26.02.2021 tarihli konşimento uyarınca ... firmasının donatanı olduğu gemiye yüklendiğini, taşıma sözleşmesine konu emtianın Mersin Limanına varışını müteakip yapılan kontrollerde konteynerlarda bulunan ürünlerin ıslanarak hasar gördüğünün tespit edildiğini, ekspertiz raporunda görüleceği üzere hasara uğrayan emtianın tam ve hasarsız şekildeki toplam bedeli 33.600,00 USD olduğunu, taşımaya konu emtianın toplam değeri olan 33.600,00 usd'den hasarlı emtianın sovtaj bedeli olan 4.524,80 usd'nin düşümü sonrası müvekkili firmanın bakiye 29.075,20 usd tutarında zarara uğradığını, belirterek müvekkili şirket ile davalı yan arasındaki taşıma sözleşmesi gereği taşınan emtianın hasara uğramasından doğan 29.075,20 USD rücu alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu taşımalara ilişkin olan ... numaralı konşimentonun arka yüzünde yer alan ve hukuken navlun sözleşmesi hükmünde olan taşıma şartları arasında yer alan madde 26. Maddesi uyarınca uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğu ve yetkili mahkemenin ise Londra' daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğu taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırıldığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının mal bedelinin ödeyip ödenmediğinin belli olmadığını, hasarlı olduğu iddia edilen yüklerin bulunduğu konteynerde bir ayıp (delik / yırtık / yarık vs) bulunmadığı gibi ıslandığı iddia edilen yüklerde deniz suyuna da rastlanmadığını, hasarın taşımanın hangi ayağında meydana geldiğinin belli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı vekili tarafından konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle Milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerektiği, dava konusu taşımanın 206935379 sayılı konişmento tahtında Apapa/Nijerya Limanından Mersin Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddedesinde sözleşmeden doğan taleplerde Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde yetkili olacağının belirtildiği, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun taşıyanın yabancı acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının ... A.Ş. tarafından taşıyan adına acente kaydı ile düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, TTK'nun 1237.maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, davacının yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentodaki yetki şartının gönderilen açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmekle, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararın aksine konişmentoda yer aldığı iddia edilen yetki kuralı genel işlem koşullarına aykırı olmakla aynı zamanda ileri sürülmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmamakta olup buna dayanılarak yetkisizlik kararı verilmesinin kabul edilemez olduğunu, Yetki sözleşmesinin, tüm usul sözleşmeleri gibi genel işlem koşulu denetimine tabi olduğunu, bu nedenle, mahkemenin, bir çok işlem için düzenlenen konişmentonun arkasındaki yetki sözleşmesinin genel işlem koşulu olduğunu kabul ile yazılmamış sayılmasına karar vermesinin, dosya içeriği ve TBK m 20 vd. Uygun olduğunu, Öte yandan, davalı yanca belirtilen yetkinin, dürüstlük kuralına aykırılık barındırdığını, müvekkili aleyhine durumu ağırlaştırıcı sözleşme hükmünün, taraflar arasındaki adil sözleşme dengesini bozduğu açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin kendi ikametgâh mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olmasından ötürü konişmentonun 26. maddesinde bulunan yetki sözleşmesi Türk mahkemelerini münhasıran yetkili kıldığından geçersiz sayıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/5517 E. 2015/12591 K. no'lu kararının da ekli olduğunu, Yukarıda izah edilen hususların aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; konteyner taşımacılığı alanında dünyanın en büyük şirketi olan ve türkiye'de de bu alanda sektörün yüzde ellisinden fazlasına egemen olan ... firması, piyasadaki hakim konumu üzerinden yapılan anlaşmalarda değişiklik yapılma imkanı sunmamakta ve konişmentoda milletlerarası yetki şartına yer vermekle haksız rekabete yol açmakta olup işbu durumun hukuken kabulünün olmadığını, İlk derece mahkemesinin, gerekçeli kararında hukuki dinlenilme hakkını hiçe sayarak dinletilen tanık beyanlarına ve delillere neden itibar edilmediğine yer vermediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı taşıyanı tarafından deniz yoluyla taşınan ve taşıma sırasında hasarlanan emtialar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalının milletler arası yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.5718 sayılı MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK'nın 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta ise açıkça uyuşmazlığın çözümünde Londra’daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi’nin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Bu sebeple yetki şartı"belirli olma" kriterini taşımaktadır. Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK.m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK.m.1237/2 hükmünde "Taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı" öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (TTK.m.1228/1) Davaya konu konşimentonun ön yüzünün tercümesinde, gönderilen davacının adının yazılı olduğu ve tarafların taşıma senedinde yazılı olan şartlar çerçevesinde taşımayı yapacakları açıktır. Taşıma senedinin 26. maddesinde kanun ve yargı yetkisi düzenlenmiş olup, "Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden gerçekleştirilen taşımalar bakımından işbu konişmento ile ilgili her türlü ihtilafın Birleşik Devletler kanunlarına tabidir ve Birleşik Devletler New Yort Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi işbu ihtilafları görme konusunda tek yargı yetkisine sahip olacaktır . Bütün diğer durumlarda işbu konişmento İngiliz kanununa tabidir ve buna göre yorumlanacak ve bunun altında meydana gelen bütün ihtilaflar Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından herhangi başka bir ülke mahkemesinin yargı yetkisi hariç olmak suretyle karara bağlanacaktır. Alternatif olarak ve sadece taşıyıcının kendi takdirinde, taşıyıcı tacire karşı tacirin yerleşim yerindeki yetkili bir mahkemede dava açılabilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre, taşıma güzergahlarına göre konşimentonun İngiliz hukukuna tabi olduğu ve tüm ihtilafların İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından karara bağlanacağı açıkça kararlaştırılmış durumdadır.Davalı taşıyıcı şirket, bir Türk şirketi olmayıp yabancı şirkettir. Bu nedenle, kendisini Türk mahkemeleri önünde daha rahat savunabileceği söylenemez. Türkiye'de acentesinin bulunması dahi sonuca etkili değildir. Yabancı bir şirketin uluslararası yetki itirazında bulunması TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil etmez. Yine taşıma senedinde her iki tarafın hak ve sorumluluklarının belirlendiği, tarafların da tacir olduğu gözetildiğinde, yetki düzenlemesinin genel işlem şartlarına aykırı haksız şart niteliğinde olduğuna dair istinaf nedeni de yerinde değildir. Yetki sözleşmesinin asimetrik koşullar içermesi, yetki sözleşmesini geçersiz yapmaz. İlk derece mahkemesince davalının milletler arası yetki itirazı üzerine, davalı hakkında verdiği yetkisizlik kararı isabetli olmakla ve ilk derece mahkemesince davanın esası hakkında verilmiş bir hüküm bulunmadığından, davacı tanıkları dinlenmeksizin ve tanık beyanları ile delillere itibar edilmeme nedenlerine gerekçede yer verilmeksizin hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğu yönündeki davacı istinaf nedenlerinin bu aşamada değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucurda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 22.06.2022 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.