Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/1102 E. 2020/453 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1102
- Karar No
- 2020/453
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/67 KARAR NO: 2024/112 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15.09.2020 NUMARASI: 2015/1102 E. - 2020/453 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ... San. Tiç. Ltd. Şirketi ile temlik eden ... T.A,Ş.nin imzalamış oldukları 24,01.2008 tarihli ve 100.000-TL ümitli genel kredi sözleşmesine istinaden bankaca kredi kullandırıldığını, davalının da bu söyleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi müşterisi tarafından kullanılan kredinin süresinde ödenmemesi üzerine, temlik eden banka tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 10.09.2008/... tarih ve yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini ve toplamda 12,078,80-TL tutarlı borcun ödenmesinin ihtar olunduğunu, takip konusu alacağın, Beyoğlu ... Noterliğinin 23.09.2008 tarih ve ... yevmiye sayılı temliknamesi ile müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini; süresinde borcun ödenmemesi üzerine de dava dışı borçlu şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibinin başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğe gönderildiğini, ancak icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, halen dosya borcunun ödenmediğini iddia ederek, itirazın İptali ile takibin aynen devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkili hakkında açılan davaya dayanak olan icra takibinin müvekkilinin sahibi olduğu eski şirketi adına başlatıldığını, müvekkilinin şirketi ile müvekkilinin ayrı kişilikler olduğunu, bu nedenle müvekkilinin şirketin borçlarından dolayı sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin kefil olması nedeniyle sorumlu olduğunu iddia eden davacının, borçlu şirketin imzalamış olduğu kredi sözleşmesine dayandığını, bu sözleşmede müvekkilinin, sözleşmenin kefil ile ilgili hiçbir kısmını adı ve soyadını kullanarak imzalamadığını ve kendisini borç altına sokacak bir işlem yapmadığını, davacının dava dilekçesinde dayanak olarak gösterdiği ihtarnamenin de yine şirketin kullandığı kredi kartı/kredili mevduat hesabına ilişkin bulunduğunu, zaten İhtarda ödenmesi istenen 12.078,80-TL tutar ve ihtar içeriğinin de bunun ispatı olduğunu, müvekkiline ve borçlu şirkete iş bu dava konusu alacak ile ilgili bir ihtar çekilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... A.Ş.n dava dışı asıl kredi borçlusu ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... hakkında 11.325,00-TL asıl alacak, 58.467,20 TL faiz, 2.923,36 TL faizin %5 BSMV tutarı olmak üzere toplam 72.715,56-TL üzerinden (toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl atacağa işleyecek yıllık %66 faiz ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsili, fazlaya dair ve faiz oranlarında ki artıştan doğan talep hakkı saklı tutularak, TBK100 madde uyarınca kısmi ödemeler öncelikle feri alacaklara sayılmak üzere) ilamsız icra takibine geçmiştir. Takip talebi ve ödeme emrinde borcun nedeni; '01.08.2007 ... T.A.Ş. Aksaray Şubesi ile imzalanan kredi sözleşmesi gereğince kullanılan krediden doğan banka alacağı olup alacak ... A.Ş. ye temlik edilmiştir' şeklinde belirtilmiştir. Ancak, davalı takip borçlusu ..., 02.06.2015 havale tarihli dilekçesiyle, alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle itirazda bulunmuş ve takibi durdurmuştur. Huzurdaki dava bu takibe yapılan itirazın iptaline yönelik bulunmaktadır. Genel Taahhütname başlıklı bila tarihli belgenin 1.maddesinde, Kredi Miktarı, İçeriği Ve Sınırı olarak 100.000,00-TL tespit edilmiş olup, bu Taahhütnamenin tarihi, banka kayıtlarında 02.05.2006 olarak belirtilmiştir. Taahhütnamede dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi Firma, davalı ... ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer almaktadır. Firma unvanı kaşe ve imzayı da içermekte, ... ismi altında da imza bulunmaktadır. Buna göre, dava dışı asıl kredi borçlusu ile davalı ... , Taahhütnameden kaynaklı sözleşmesel (kaydi) sorumluluğu 100.000,00-TL (=cari TL) olmaktadır. İlk raporda '...Taraflar arasında akdedilen 100.000,00-TL tutarlı Kredi Taahhütnamesinde faiz oranının belirlenmediği, ayrıca davacı borçlunun temerrüt tarihinin belirsiz olduğun, nihayet, kredinin hangi tarihte kullandırıldığı, riskin takip tarihine kadar nasıl izlendiği, süreçte nakdi ve temerrüt faizinin nasıl uygulandığının belirsiz bulunduğu, açıklanan hususlar muvacehesinde; Kredinin kullandırıldığı tarihten başlamak üzere, dava tarihine kadarki süreçte, teselsül eder şekilde borç/alacak işlemleri ile bakiyeyi gösteren kredi hesap ekstrelerinin, Kredi asıl alacak riskini (asıl alacak tutarı 11.325,00-TL) doğuran kredi işlemiyle/işlemleriyle ilgili kredi ödeme belgesinin/belgelerinin, Takipte talep edilen 58.467,20-TL tutarlı birikmiş faizin hesaplanmasıyla ilgili faiz süreç başlangıcı ile faiz hesabına dayanak belgelerin (takipte talep edilen % 66 temerrüt faiziyle ilgili dayanak belge dahil) dosyaya sunulmasının gerektiği, bu belgeler bilirkişi incelemesine sunulmadan, takip borçlusunun itirazı ile davaya cevap dilekçesindeki beyanları da dikkate alındığında, dosya kapsamında yer alan yetersiz belgelere göre davacının davalıdan takip konuşu alacağının bulunduğu yönünde tam, kesin ve inandırıcı bir sonuca ulaşılamayacağı kanaat ve sonucuna varılmaktadır' şeklinde tespit, değerlendirme ve sonuca varılmıştır. Davacı Vekili, bilirkişi raporunda talep edilen belgelerin bir kısmının temin edilip dosyaya sunulduğundan bahisle, bir sayfadan ibaret 'Hesap Hareketleri' başlıklı belge ile, yine bir sayfadan ibaret "Kredi Risk Hareket Bilgileri" başlıklı belgeyi dosyaya intikal ettirmiştir. Hesap Hareketleri başlıklı ve 02.03.2020 tarihli belgenin incelenmesinde; Belgede ad soyad olarak '... San. Tic. Ltd. Şirketi, tarih aralığı 17.03.2007-17.09.2007' açıklamalarının bulunduğu ve IBAN numarasına yer verildiği, belgede 31.03.2007 tarihinden başlayarak 17.09.2007 tarihine kadar 'kredi faiz, kredi vergi, nakit yatan, tahak. Faiz, tak. Hes. Aç.' şeklindeki açıklamalar ile borç/alacak işlemlerinin gösterildiği ve neticede 17.09.2007 tarihi itibariyle 1.356,75 TL'nin 'Tak. Hes. Aç.' açıklaması ve alacak işlemi kaydıyla hesap bakiyesinin '0' olarak belirtildiği görülmektedir. Kredi Riski Hareket Bilgileri başlıklı belgenin incelenmesinde ise; müşteri numarasının '...', adı/unvanının; '... San. Tic. Ltd. Şirketi', tarih aralığının '09.05.2006-02.03.2020' şeklinde gösterildiği, Belgede; 09.05.2006-17.09.2007 tarihleri arasında, 'takibe alma, reeskont tahsilatı, tahakkuk faiz tahsilatı, tahakkuk eden ekstre masrafı, tahakkuk eden faiz, BSMV, PTT masrafı, faiz oranı düzeltme, sistemsel faiz artırma' açıklamalarıyla borç/alacak işlemlerinin kaydedildiği, 09.05.2006 tarihli işlemin 'hesap açma' açıklamasıyla 10.000,00-TL işlem gösterildiği, sonraki tarihlerdeki işlem tutarlarının bu bakiyeyi etkilemediği ve 17.09.2007 tarihinde 'takibe alma' açıklamasına yer verilerek 10.000,00-TL anapara kapama, 687,67 TL faiz eksiltme, 34,38 TL BSMV azaltma açıklamalarıyla işlem kayıtlarının yapıldığı görülmektedir. Yukarıda belirtilen iki belgede yer alan tutarlara göre (1.356,75 TL + 10.000 TL, 687,67 TL + 34,38 TL=) 12.078,80 TL'ye ulaşılmakta, bu da Kök Raporda (Sayfa 3, Hesap Katı Ve Temerrüt başlıklı 3.başlık altında) belirtilen hesap kat tarihindeki tutarı ifade etmektedir. Ancak, dosyaya sunulan yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan belgelerin, bankacılık sistemine uygun bir kredi ilişkisi ile, bu ilişkiyi kayden kanıtlayacak, teselsül eden, borç/alacak/bakiye işlemlerini düzgün ve tutarlı izah eden ekstre yapısında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca Kök Raporumuzda da yer verildiği üzere, Kredi asıl alacak riskini (asıl alacak tutarı 11.325,00-TL) doğuran kredi işlemiyle/işlemleriyle ilgili kredi ödeme belgesi/belgeleri ile, takipte talep edilen 58.460,20 TL tutarındaki faizin dayanak belgelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hususlar muvacehesinde ise; davacı takip alacaklısının, davalı takip borçlusundan takip tarihi (22.04.2015) itibariyle 72.715,56 TL alacaklı bulunduğu yönünde somut bir tespit ve değerlendirme yapılmasının da mümkün olamadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin harçtan muaf olduğunu, mahkemenin davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle vermiş olduğu ret kararının hukuka aykırı olduğunu, dava dışı borçlu şirket ile temlik eden ... T.A.Ş ile imzalamış oldukları 24.01.2007 tarihli 100.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalının taahhütnamede imzasının bulunduğunu, sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredinin süresinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, icra takibi başlatıldığını, dosyaya sunulan belgelerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, dosya içerisinde genel kredi sözleşmesinin fotokopisinin bulunduğunu, dosya kapsamı incelendiğinde toplam 12.078,80 TL kredi borcunun ödenmesinin ihtar edildiğini, hesap ekstreleri ile kredi kullandırıldığını sabit olduğunu, hal böyle iken belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle ileri sürülen iddiaların kesinlikle kabul edilemeyeceğini, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek hesap ekstrelerine bakılarak taraflar arasında kredi ilişkisi olup olmadığının tespit edilmesi durumunda hukuki mesnetten yoksun karar verilmeyeceğini, tüm kayıtların temlik eden bankada bulunduğunu, incelemenin mahallinde yapılması talepleri değerlendirilmeden ,bilirkişi incelemesi yerinde inceleme şeklinde yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının takip konusu alacağını ispat edip edemediği, alacağın subüta erip ermediği, mahkeme incelemesinin eksik olup olmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, temlik eden dava dışı ... bank T.A.Ş ile dava dışı ... San ve Tic. Ltd. Şirketi arasında 100.000,00 TL limitli, 24.01.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin düzenlenmiş olduğu, kredi sözleşmesinde davalının adı ve soyadının borçlu ve müteselsil kefiller arasında yer almadığı, taahhütnamenin davalı yanca imzalınmış olduğu, adı-soyadının yer aldığı, dava dışı kredi veren ... bank T.A.Ş Aksaray Şubesi tarafından, kredi müşterisi şirket ile davalı adına Beyoğlu ... Noterliğinde keşide edilen 10.09.2008 tarihli hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği, ihtarnamede, toplam 12.078,80 TL'nin ödenmesinin talep edildiği, talebin yerine getirilmemesi üzerine davacı tarafça alacak temlik alınarak dava dışı şirket ve davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 17.04.2015 tarihinde asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 72.715,56 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine karşı itirazda bulunduğu, itiraz dilekçesinde, icra takibindeki borç ve ferileri ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, hukuki ilişkinin tarafının şirket olduğunu, şirketin ise TTK geçici 7.maddesi gereğince 15.04.2014 tarihinde resen kapatıldığını ve tüzel kişiliğinin kalmadığını belirttiği, davacının İİK 67 maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmış, kök ve ek raporlar alınarak dava sonuçlandırılmış ise de temlik alan davacı şirket tarafından dosya içerisine ibraz edilen kredi risk hareket bilgileri ve hesap hareketlerine dair belgelerin bankacılık sistemine uygun kredi ilişkisi ile bu ilişkiyi kayden kanıtlayacak düzgün ve tutarlı izah eden ekstre yapısında bulunmadığı bilirkişi raporlarında belirtilmiştir. Dava dışı temlik eden banka tarafından dosyaya taahhütname, hesap hareketleri ve dekont örneği ibraz edilmiştir. Mahkemece dosya üzerinde bilirkişi rapor ve ek rapor alınmıştır. Ancak dava dışı alacağı temlik eden banka şubesinde yerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmaması isabetli görülmemiştir. Mahkemece davacı vekilinin dava dilekçesi ve 08.01.2018 tarihli dilekçedeki talebi de dikkate alınarak temlik eden banka şubesinde konusunda uzman bankacı bilirkişi eliyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle ret kararı verilmiş olması isabetli olmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024