Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2014/790 E. 2019/975 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2014/790
Karar No
2019/975
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/277 KARAR NO : 2024/309 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18.12.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/790 E., 2019/975 K. DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davalının 14.03.2006-13.03.2010 tarihleri arası alt işveren sıfatıyla müvekkilinin güvenlik hizmetini üstlendiğini, taraflar arasında en son 14.03.2009 tarihli "Koruma Güvenlik Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 14.03.2010 tarihi itibariyle münfesih hale geldiğini ve feshin davalıya bir ay öncesinde bildirildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12. maddesinde, çalışan işçilerin kıdem, ihbar tazminatı vs. işçilik alacaklarının asıl sorumlusunun davalı olduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmaması halinde teminatın paraya çevrilerek işçilik alacaklarının tahsil edileceğinin hüküm altına alındığını, sözleşme kapsamında çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin kıdem tazminatı ödemeyi gerektirecek şekilde peyderpey sona ermesi üzerine davalı şirkete bildirimde bulunulduğunu ve işçilere ödenen kıdem tazminatlarının ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının kendi dönemine ilişkin kıdem tazminatlarını ödemediğini, davalı şirketin teminatlarının paraya çevrilerek işçilere ait kıdem tazminatlarının ödendiğini, ancak teminatın yeterli gelmediğini belirterek müvekkili tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatlarının işçilerin davalı şirket nezdinde çalıştığı dönem ve ücretle sınırlı bölümünün avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 14.03.2006 tarihli bir yıl süreli, 08.03.2007 tarihli iki yıl süreli ve en son 14.03.2009 tarihli üç yıl süreli "Koruma ve Güvenlik Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 12.1 maddesi uyarınca davacıya, "yüklenicinin taahhüdünü sözleşme hükümlerine uygun yerine getirmesini teminen" 1.344.788-TL bedelli ve sözleşmenin 12.2 maddesi uyarınca "işçilerin iş mevzuatından kaynaklı kıdem, ihbar, fazla mesai, vs. alacaklarını teminen" 1.000.000,00-TL bedelli teminat mektupları verdiklerini, davacının 12.02.2010 tarihli bildirim ile üç yıl süreli sözleşmeyi birinci yılının bitimi itibariyle tek yanlı feshettiğini, sözleşmenin feshi üzerine müvekkilinin sözleşme kapsamında çalıştırdığı 1111 işçiye müvekkilinin diğer projelerinde çalıştırılmak üzere atama teklifi gönderdiğini, işçilerin ... bünyesinde çalışmaya devam edeceklerini bildirerek müvekkilinin atama teklifini kabul etmediklerini bildirdiklerini, davacı tarafından keşide edilen 04.03.2010 tarihli noter ihtarı ile ileride işçilerin oluşacak taleplerine karşı kullanılmak üzere 1.400.000,00-TL ilave teminat mektubu verilmesini istediklerini, oysa işçilerin iş akitlerinin devralan at yüklenici kapsamında devam ettiğini, davacının haksız yere teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, nakde dönüşen mektup bedellerinin iadesi için davacı aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/400 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, yine davacı tarafından keşide edilen 14.05.2010 tarihli noter ihtarında iş akitleri feshedilmiş olan 9 adet işçinin toplam 53.157,91-TL tutarındaki kıdem ve diğer işçilik alacaklarının 3 gün içinde ödenmesini talep ettiklerini, işçilerin iş akitlerinin hukuksuz ve kanuna aykırı bir biçimde feshedildiğini, iş akdi feshedilen işçilerden ... ve ... tarafından açılan işe iade davalarının kabul ile sonuçlandığını, tüm işçilerin iş akitlerinin yeni alt işverene devredildiğini, işçilerin yeni alt işveren bünyesinde çalışmaya devam ettiklerini, işyerinin devri aşamasında müvekkili tarafından ödenmesi gereken herhangi bir işçilik alacağı bulunmadığını, İş Kanunu'nun 6. maddesi gereği devreden işverenin kıdem tazminatı sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl sonra sona erdiğini, müvekkilinin kıdem tazminatı sorumluluğunu inkar etmemekle birlikte yargı kararı ile kesinleşen herhangi bir kıdem tazminatı yükümlülüğü doğmamışken, keyfi olarak işten çıkarılan işçiler için ödenen kıdem tazminatlarının müvekkilinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, iş akitleri devam eden işçilere yönelik teminat mektuplarının sonsuz bir tarihe kadar elde bulundurulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Asıl işveren ile alt işverenin işçiye karşı sorumluluğu kanundan kaynaklanan müteselsil sorumluluk halidir. Müteselsil sorumluların kendi aralarında sorumluluğun paylaşımına ilişkin yaptıkları sözleşme iç ilişkide geçerli olup işçilere karşı ileri sürülemez. Ancak iç ilişkideki sorumluluğun paylaşımına ilişkin sözleşme hükümleri alt ve asıl işveren açısından bağlayıcı olacaktır. Taraflar arasındaki Koruma ve Güvenlik Sözleşmesinin 12.2 maddesi uyarınca işçilere ödenecek kıdem, ihbar vb. işçilik alacaklarının nihai sorumlusu davalı alt yüklenici olup, iş akdinin kıdem tazminatını gerektirir bir biçimde sona ermesi halinde işçiye ödenecek bu bedellerden davalı alt işveren davacıya karşı sorumlu olacaktır. İş Kanununun 14. maddesi uyarınca işyerini devreden işverenlerin kıdem tazminatı sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları süreler ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Davacı ... ... AŞ'nin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesini, tek yanlı fesih hakkına dayalı olarak feshetmesinden sonra davalı tarafından personele gönderilen atama teklifinin işçiler tarafından kabul edilmemesi üzerine, işçilerin iş akitlerinin davalının sorumlu olduğu dönem bakımından haklı nedenle sona erdiği böylece işçilerin kıdem tazminatına hak kazanmadıkları belirtilmiş ise de; davalı tarafından yapılan bildirimin davalının kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğunu sona erdirir nitelikte bulunmadığı, buna ilişkin detaylı değerlendirmenin 22.04.2016 ve 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporlarında yapıldığı, ...'un sözleşmeyi feshi ve işyerinin yeni alt işverene devrinden sonra, çalışanların iş akitlerinin kıdem tazminatını gerektirir şekilde sona ermesini müteakip işçilere ödenecek kıdem tazminatlarından davalının İş Kanununun 14. maddesi uyarınca kendi çalışma dönemi ve devir tarihindeki ücretle sınırlı olmak üzere devam ettiği, davalının sorumluluğunun sözleşmenin 12. maddesi uyarınca teminata bağlandığı, kıdem tazminatına ilişkin risk devam ettiği sürece sorumluluğun da devam edeceği, 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalının sorumluluğunun 3.506.947,27 TL olarak, 22.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ise 3.694.402,49 TL olarak hesaplandığı, aradaki farkın, 31.10.2012 tarihli 187.455,22 TL bedelli ödemeden kaynaklandığı, 19.03.2018 tarihli raporda bu ödemenin göz ardı edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, ödeme belgesinin dosyaya ibraz edildiği, dolayısıyla davalının sorumlu olduğu tutarın 22.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda açıklanan tutar kadar olduğu, davalı vekili tarafından 7166 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunda yapılan değişiklik ile işçilik alacaklarının al işverenden rücuen tahsil imkanının ortadan kalktığı ileri sürülmüşse de davacı ... ...'un özelleştirme sonrası özel hukuk hükümlerine tabi Anonim Şirket olarak faaliyetlerini sürdürdüğü, davacı şirketin 7166 sayılı kanun kapsamında olan kamu kurum ve kuruluşlarından olmadığı, davalı ... AŞ tarafından, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada her ne kadar davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan temyiz incelemesinde; hükmün bozulduğu, Bozma ilamında Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/790 esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava sonucunun bekletilmesi ve sonucuna göre karar verilmesinin istendiği, mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmakla, tazmin olan iki adet teminat mektubu bedeli olan 2.344.788 TL'nin mahsubu ile 1.349.614,49 TL'nin davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava tarihinde, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra sözleşme kapsamında çalışan personele 3.247.329,81-TL kıdem tazminat tutarının müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında çalışan işçilere ödenmek zorunda kalındığını; 1.344.788,00-TL bedelli teminat mektubunun sözleşmede tanınan hak doğrultusunda davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle usulüne uygun şekilde irat kaydedildiğini; 1.000.000,00-TL bedelli teminat mektubunun sözleşme kapsamında çalışan personelin kıdem tazminatlarının ödenmek zorunda kalınması üzerine usulüne uygun şekilde paraya çevrildiğini, teminat bedelinin yeterli olmaması sebebiyle davalıya ait döneme ilişkin olarak 3.878.408,00-TL kıdem tazminat tutarının müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında çalışan işçilere ödenmek zorunda kalındığını; Devreden işveren pozisyonunda bulunan davalının sorumluluğunun devralan işveren ile birlikte 2 yıl devam ettiğinin kanunda açıkça düzenlendiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : 1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen 14.03.2009 tarihli sözleşmenin 12.1 ve 12.2 maddeleri gereği davalı yüklenici şirketin, taahhüdünü sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmesini temin için 1.344.788,00-TL bedelli bir teminat mektubu ile sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin iş mevzuatından kaynaklanan kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık ücretli izin gibi alacaklarını temin etmek üzere 1.000.000,00 TL bedelli olmak üzere 2 adet teminat mektubu davacı şirkete verilmiştir. Ancak, bu teminat mektuplarından sadece 1.000.000,00-TL bedelli olanın sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin iş mevzuatından kaynaklanan kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık ücretli izin gibi alacaklarını temin etmek üzere verildiği; diğer teminat mektubunun verilme amacının ise taahhüdün sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi dosya kapsamı itibariyle de sabittir. Buna göre ilk derece mahkemesince, davalının sorumlu olduğu tutarın 3.694.402,49-TL olduğu doğru olarak belirlenmiş ve mahsuba karar verilmiş ise de bu iki teminat mektubundan sadece 1.000.000,00-TL bedelli olanın mahsup edilebileceği, diğer teminat mektubunun mahsubunun ise doğru olmadığı anlaşılmıştır. Dairemizce, davacı vekilinin istinaf itirazı bu yönden kabul edilerek HMK m. 353/1,b,2 gereğince kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve davalı tarafın sorumlu olduğu miktarın 3.694.402,49-TL olduğu, bu miktardan teminat mektubu bedeli olan 1.000.000,00-TL'nin mahsubu ile kalan 2.694.402,49-TL üzerinden dava kısmen kabul edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine. II-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/790 E., 2019/975 K. sayılı dava dosyasında verdiği 18.12.2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE. Buna göre: "Davanın kısmen kabulü ile, 2.694.402,49-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin istemin reddine. Karar ve ilam harcı Alınması gerekli 184.054,63-TL harçtan peşin alınan 55.456,30-TL harcın düşümü ile kalan 128.598,33-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına. Davacıdan alınan 55.456,30-TL peşin harç ve 24,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 55.480,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Yargılama giderleri Davacı tarafça yapılan 14.130,00-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 11.723,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına. Davalı tarafça yapılan 50,00-TL yargılama giderinin ret oranına göre 8,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, gider/delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak ilgili tarafa iadesine. Vekalet ücreti Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 272.720,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 83.409,82-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine." III-Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde iadesine. IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 116,08-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine. IV-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına. 21.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 23.02.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2014/790, K. 2019/975, T. 23.02.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2014-790-e-2019-975-k-01454270a45d