Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2014/5453 E. 2024/614 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2014/5453
Karar No
2024/614
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/86 KARAR NO : 2025/143 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2024 NUMARASI : 2023/352 Esas 2024/614 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2025 Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davacıların miras bırakanı ...'nın bir borcundan dolayı davalı adına başlatılan Karşıyaka 3. İcra Dairesi'nin 2014/5453 E. Sayılı takibinin kesinleştiğini, takibin kesinleştikten sonra müvekkili Hafize adına davalı asilin ... Bankası hesabına muhtelif tarihlerde ödemeler yapıldığını, bankamatik aracılığı ile 15.08.2014 tarihinde 595,00-TL, 16.08.2014 tarihinde 1.405,00-TL, müvekkilinin eşi ...'ın 17.11.2014 tarihinde 1.995,00-TL ödeme yaptıklarını, ayrıca müvekkili ...'nın kendi ... Bankası hesabından yine alacaklı ...'in hesabına 15.07.2014 tarihinde 2.000,00-TL, 17.09.2014 tarihinde 1.000,00-TL, 22.12.2014 tarihinde 2.000,00-TL, 14.01.2015 tarihinde 2.000,00-TL, 16.04.2015 tarihinde de 1.350,00-TL ödeme yaptığını, tüm bu ödemelerin ...'in banka hesabına yapılmış olup sunulan bankamatik fişi ve ...'ya ait hesap dökümlerinden anlaşılacağı gibi davalının banka hesap dökümleri istenildiğinde yapılacak inceleme ile anlaşılacağının belirtildiğini, daha sonra müvekkili ... ve babası muris ...'nın 26.03.2015 tarihinde ilgili icra dosyasına taahhüt verdiğini ve taahhüdün ilk taksiti olarak 27.03.2015 tarihinde yine davalı asil ...'e elden 14.350,00-TL ödeme yaptıklarını, bu ödemeye ilişkin ...'in sunulan ödeme belgesini düzenleyerek müvekkillerine teslim ettiğini, bu ödemelerden sonra Hafize'nin 15.07.2015 tarihine kadar olan taksitleri davalıya elden ödediğini ancak karşılığında davalıya güvenerek ödeme belgesi almadığını, nitekim müvekkillerinin daha sonraki birkaç taksiti ödeyememeleri nedeniyle davalı yanca müvekkili ... ve muris ... hakkında Karşıyaka 2. İcra Ceza Mahkemesi'ne 2015/249 E. Sayılı dosyası ile taahhüdün ihlali nedeniyle şikayette bulunulduğunu, 15.07.2015 - 15.08.2015 ve 15.09.2015 tarihli taksitlerin ödenmediğinden bahisle müvekkillerinin cezalandırılmasının istenildiğini, davalı vekilinin iş bu ceza dosyasına verdiği 07.01.2016 havale tarihli dilekçesinde aynen "tarafımızca 15.07.2015-15.08.2015-15.09.2015 tarihli taahhütlerine ilişkin olarak şikayette bulunulduğu açıkça ifade edildiği, (15.07.2015 tarihinden önceki taahhütler tarafımızca haricen tahsil edilmiştir.)" denilmekle 15.04.2015 tarihinde 2.000,00-TL, 15.,05.2015 tarihinde 2.000,00-TL, 15.06.2015 tarihinde de 2.000,00-TL olmak üzere toplam 6.000,00-TL daha tahsil edildiği davalı vekilinin imzalı beyanı ile ikrar edildiğini, ayrıca icra dosyasında 06/06/2014 tarihinde haczedilen ve satışa çıkartılan malların ise davalı tarafından borca karşılık yeddinde olduğunu ve satışını yapmadığını, müvekkiline teslim etmediğini, malların değerlerinin de bilinmediğini, müvekkilinin icra takibi açıldıktan sonra davalıya toplamda 32.695,00-TL para ödemesi ve eşya teslimlerini yapmış olarak bu tutarın Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2014/5453 esas sayılı dosyasına bildirilmediğinin yapılan araştırmada anlaşıldığını, davalıda bulunan eşyalara ilişkin de herhangi bir bedelin de düşülmediğini, miras kalan ... ili ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... parsel, 439 safya, 45 ciltte kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazın satışına geçildiğinin bildirildiğini ve toplam borçlarının 53.664,12-TL olduğunu bildirerek haricen ödeme yapılmasını aksi halde taşınmazın satışa çıkarılacağının bildirildiğini, müvekkillerinin borcun kalanını da ödemek gayesinde olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle dosyadaki mevcut ödeme dekontları, davalı vekilinin ikrarları ve aynı zamanda satış tehdidi altında bulunan ev (müvekkillerinin haksız çıkması halinde dosya borcunun evin satışı ile karşılanabileceğinden teminat olarak kabulü) ve diğer belgeler göz önünde bulundurularak takdiri mahkemeye ait olmak üzere teminat aranmaksızın ya da en azından %15 oranında teminat karşılığında Karşıyaka 3. İcra Dairesi'nin 2014/5453 E. Sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasına, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinin Karşıyaka 3. İcra Dairesi'nin 2014/5453 E. Sayılı icra takibi nedeni ile haricen yapılan 32.695,00-TL'lik ödeme ve haciz esnasında müvekkillerine ait haczedilen eşyaların değerinin tespiti neticesinde belirlenecek tutar yönünden davalı yana borçlu olmadıklarının tespitine, haricen yapılan ödemelerin dosyaya bildirilmemesi sebebiyle davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "...Dosya içine alınan tüm deliller istinaf ilamı icra hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından verilen raporlar birlikte değerlendirildiğinde; her davanın açılış tarihi itibariyle uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması gerektiği, davacının icra takibine konu olan 35.000,00-TL bedelli senette davacıların murisi olan ... ile davacı ...'ın senet borçlusu olduğu, alacaklı ... tarafından başlatılan 04/06/2014 tarihinde başlatılan icra takibinde 35.000,00 TL asıl alacak 152,32 TL protesto gideri 70,50-TL ihtiyati haciz harcı ,300,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti 45,12 TL işlemiş faiz olmak üzere 35.567,94 TL toplam alacak üzerinden başlatıldığı, dosyasında ihtiyaten fiilen haczedilen ve ... 'e yediemin ücreti takdir edilerek 64 kalemden ibaret 23.613,00 TL tutarındaki mahcuzların 22/10/2014 ve 06/11/2024 tarihlerinde satışa çıkarıldığı alıcı çıkmadığından satışın düştüğü ,icra takip dosyası içinde hacze konu mahcuzların davacı yada davalıda olduğuna ilişkin herhangi bir teslim tutanağı veya herhangi bir belgeye rastlanmadığı, buna göre halen yediemin ...de olduğunun kabulü gerektiği, ... 'e çıkarılan davetiye ile yediemin tarafından borçlu ... tarafından tam ve sağlam olarak teslim edildiğine dair 27/03/2015 tarihli menkul teslim tutanağı sunulduğu, davacının talebinin banka yolu ile yapılan 10.995,00-TL lik ödeme 14.350,00TL lik elden ödeme ve 1.350,00 TL lik ve 6000,00 TL lik ödeme olmak üzere toplam 32.695,00 TL lik haricen ödeme ve haczedilen eşyaların bedeli kadar borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği ,dosya içindeki extrelerden ödemelerin bir kısmının 2014 yılında yapıldığı taahhüt tarihine kadar borçlular tarafından ödemelerin banka aracılığı ile yapıldığı, 27/03/2015 tarihli ödeme belgesi ile elden ödendiği iddia edilen 14.350,00-TL' nin banka yolu ile alacaklıya yapılan ödeme mi elden ödemi olduğunun tespitinin davanın açıklığa kavuşması bakımından önem taşıdığı , bilirkişi raporunun da bu iki ihtimale göre hazırlandığı ,her ne kadar davacı vekilince 14.350,00 TL nin elden ödenen meblağ olduğu banka yolu ile yapılan ödemeler toplam olmadığı iddia edilmiş ise de ödemelerin taahhüt tarihine kadar banka yolu ile yapıldığı , icra ceza dosyasındaki davacı vekilinin 20/12/2015 tarihli dilekçesinde dosya kapsamında yapılan ödemelerden bahsedilirken 14.350,00 TL ödemeden bahsedilmediği, 14.350,00 TL lik ödeme geçmişten taahhüt tarihine kadar yapılan ödeme olarak kabul edilmiş buna göre fazladan yapılan ödeme 18.115,18 -TL den iş İcra Dairesi tarafından 14/11/2019 tarihinde davacı ...'e iade edilen bedel düşüldükten sonra davacıların 10.753,46 TL fazla ödenenden kalan miktar kadar alacaklı oldukları sonucuna ulaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." şeklinde karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kararının müvekkilleri aleyhine olan usul ve yasaya aykırı kısmını istinaf ettiklerini, Yerel mahkemenin, eksik inceleme ile aleyhe olan kısımlar açısından maddi dayanaklarının denetime elverişli şekilde ortaya konulmayan bilirkişi raporlarına dayanarak, hatalı değerlendirme sonucunda hukuka aykırı olarak davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, istinaf nedenlerinin kabul edilerek, yerel mahkeme kararının müvekkilleri aleyhine olan kısmının bozularak, kaldırılarak, düzeltilerek onanarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermiş ise de, söz konusu kararın hatalı olduğunu ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yasaya aykırı olduğununu, usul ekonomisine ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, davacı tarafın istinafa başvurusunun reddi ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27.09.2024 tarihli 2024/614 K. sayılı kararının talepleri doğrultusunda istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Tarafların istinafa konu ettiği reddedilen kısım miktarı 21.842,00TL olması, bu miktarın da kabul edilen miktar 10.753,00 TL olması, kabul ve reddedilen miktarlar dikkate alındığında 27/09/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Davacının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davalının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2014/5453, K. 2024/614, T. 27.09.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2014-5453-e-2024-614-k-0876e5fda7b8