Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2014/446 E. 2015/125 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2014/446
- Karar No
- 2015/125
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1728 Esas - 2025/407 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1728 KARAR NO : 2025/407 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :11/11/2021 NUMARASI : 2021/227 Esas 2021/679 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 01/04/2021 KARAR TARİHİ : 18/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; S.S. ... Kooperatifi tarafından davacı şirket ... Elektrik aleyhine Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edilen davada, ... Parsel sayılı taşınmazların maliki bulunduğunu, davalının taşınmazlar üzerinde trafo binası inşa etmek suretiyle taşınmazlara kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat bedelinin tespit edilerek bedelin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmininin talep edildiğini, davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı tutarın gerekçesini oluşturan dava konusu trafoların sadece Kooperatifin ihtiyaç ve hizmetine sunulduğunu, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/02/2015 tarihli, 2014/446 E. ve 2015/125 K. sayılı ilamı ile Kooperatif tarafından ikame edilen davanın kabulü ile 414.195,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihi olan 14/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı şirketten tahsil edilerek Kooperatife verilmesine karar verildiğini, davacı şirket tarafından ödeme yapıldığını, söz konusu davada müvekkili şirketin değil, ...'ın sorumlu olması nedeniyle Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2019/9 esas sayı ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla dava ikame edilmiş, davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu dava ile talep edilmeyen Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2394 E. sayılı dosyasına yapılan 472.290,00 TL ile 51.726,95 ödeme ile bahse konu dava dosyasına yatırılan ilam harcı olan 3.500,82 TL ile gider avansı olan 470,00 TL ödemenin davalı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, Bursa, Balıkesir Çanakkale, Yalova bölgesinde elektrik dağıtım faaliyetlerinin 01/03/2005 tarihinden sonra müvekkili kurumdan ayrı tüzel kişiliğe sahip ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yürütüldüğünü, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkili ... Genel Müdürlüğüne ait olacağı iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya dayanak Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi kararında, dava konusuna ilişkin tescillerin davacı taraf adına yapılmasına karar verildiğinden yapılan ödemenin talep edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.2 maddesinde, “...sözleşmenin imza tarihinden sonra ortaya çıkan idari ve hukuki ihtilaflar Şirket tarafından derhal ...'a bildirilir....” hükmü yer aldığını, davacı yanca bu düzenleme gereğince icra dosyasına ilişkin olarak bildirimde bulunulması gerekmekteyse de bunun yerine getirilmediğini, bildirim yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının söz konusu davaya ilişkin faizi ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkı olmadığını, faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini, davanın hem İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine hem de Hisse Devir Sözleşmesine aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının davasının kısmen kabulüne, 451.815,76 TL’nin 20/03/2015 tarihinden itibaren, 51.726,00 TL’nin 10/04/2015 tarihinden itibaren, 30.500,82 TL’nin 27/03/2019 tarihinden itibaren, 100,00 TL’nin 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, ... ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin 24/07/2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" imzalandığını, ... ve dağıtım şirketleri arasında 24/07/2006 tarihinde İHDS imzalanmadan önceki ve sonraki süreç, özelleştirmeyi düzenleyen yasal çerçeve içinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, dolayısıyla özelleştirmeye ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmekle yükümlü olan ...'ın 24/07/2006 tarihinde şirketlerle imzalamış olduğu İşletme Hakkı Sözleşmesi'nin İhale Şartnamesi ve Hisse Devir Sözleşmesi ile bütünlük arz ettiğinden, her üç doküman hükümlerinin birlikte yorumlanması gerektiğini, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 22/01/2005 tarih, 1980 sayılı yazısına istinaden ... Yönetim Kurulu'nun 01/03/2005 tarih, 3592 sayılı kararıyla Bursa merkezli, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova illerini kapsayan ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi kurularak Yalova, Balıkesir, Çanakkale, Bursa Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişiliği sona erdirilmiş ve Müesseseler İl Müdürlüklerine dönüştürülerek ... EDAŞ'a bağlandığını, yerel mahkemece dayanak davadaki tescil husus irdelenmeden karar verildiğini, davacı tarafça yapılan ödemelerin 6446 SK ve 2942 SK ve diğer mevzuat uyarınca yapılıp yapılmadığı ile faiz hesapları mahkemece irdelenmediği gibi konuya ilişkin bilirkişi incelemesi de yaptırılmadığını, davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin doğru olmadığını, mahkemece hükmedilen harçlar, yargılama giderleri, vekalet ücretlerinin de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen gerekçeli kararda her ne kadar icra dosyasında yapılan incelemede 472.290,00 TL'lik ödemenin 20/03/2015 tarihinde yapıldığı tespit edilmişse de 451.815,56 TL'lik tutar üzerinden hüküm kurulması yerel mahkeme tarafından tespit edilen ve taraflarınca talep edilen 472.290,00 TL'lik tutar bakımından hüküm kurulmamış olmasının hak kaybına yol açtığını, davacı şirketten tahsil edilen tüm bedellerin rücuen ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca talep etmiş oldukları 470.00 TL olan gider avansının davalı taraftan tahsili gerektiğini, yerel mahkeme tarafından her ne kadar 370.00 TL olan kısmın tashihi karar harcı para cezası olduğuna gerekçeli kararda yer verilmişse de davalı taraftan tahsiline karar verilmemesi neticesinde davacı şirketin hak kaybına uğradığını, yerel mahkeme tarafından, itirazları değerlendirilmeden, eksik inceleme ile kurulan hüküm aleyhe olan işbu kısmı bakımından hatalı ve hukuka aykırı olup aleyhe olan kısmın kaldırılmasını talep ettiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak talebidir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/02/2015 tarih 2014/446 Esas 2015/125 Karar sayılı ilamı ile, SS .... Sit. İşlet. Koop. tarafından ... aleyhine açtığı davada 1990'lı yıllarda trafo binası yapılarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talep ettiği, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 414.195,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, verilen karara karşı temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 01/10/2018 tarih 2017/3802 Esas 2018/15831 Karar sayılı kararı ile kararın vekalet ücreti ve harç yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği , karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 23/05/2019 tarih, 2018/13606 Esas 2019/10538 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek kararın 23/05/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bursa 8. İcra Dairesinin 2015/2394 sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı SS .... Sit. İşlet. Koop. tarafından Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/446 Esas 2015/125 Karar sayılı ilamına dayanarak alacaklı SS .... Sit. İşlet. Koop. tarafından borçlu ... aleyhine takip yapıldığı, davacı tarafça işbu icra dosyasına 20/03/2015 tarihinde 472.290,00 TL ödendiği, söz konusu ödeme yapıldıktan sonra ödeme içerisinde yer alan 20.474,24-TL'lik tahsil harcının davacı tarafa tekrar iade edildiği, yine 51.726,00 TL'lik ödemenin 10/04/2015 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelindiğinde; rücu talebine konu Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/445 Esas 2014/1014 Karar sayılı dosyasının davacısı SS .... Sit. İşlet. Koop. tarafından ... aleyhine maliki olduğu taşınmaza 1990'lı yıllarda trafo binası inşa edilerek kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine yönelik dava açılmıştır. Davacı ... ile davalı ... arasındaki İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi 24/07/2006 tarihinde imzalanmıştır. Rücuya dayanak dava İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin imzalanmasından sonra açılmış ise de, davaya konu trafo inşaası 1990'lı yıllarda olup, İHDS'nin imzalandığı tarihten öncedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından icra takibi nedeniyle yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden trafo inşaasına dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/446 Esas 2015/125 Karar dosyasındaki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği miktarı davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Öte yandan, hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik savunmalarına Dairemizce itibar edilmemiştir. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlık trafo inşaası olup, dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olduğundan, İHDS'nin 7.2 maddesi uyarınca davacının davalıya ihbar yükümlülüğü bulunmaktadır. Davacı yan rücuya dayanak davada sözleşmede yer alan ihbar yükümlülüğünü yerine getirmiş, ... Genel Müdürlüğü rücuya dayanak davada ihbar olunan olarak yer almıştır. Bu durumda davacı İHDS hükümleri uyarınca ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğinden ödediği rücuya dayanak dava, icra takip giderlerini ve işlemiş faizi davalıdan talep edebilecektir. Rücuya dayanak davada kamulaştırmasız el atmaya konu taşınmazın tapu kayıtlarının iptaliyle davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, Yargıtay denetimi sırasında karardaki tescile ilişkin ... ibaresi karardan çıkarılarak ... yazılmak suretiyle hüküm düzeltilerek onanmıştır. Bir başka anlatımla kesinleşen rücuya dayanak kararda kamulaştırmasız el atılan taşınmazın ... adına tesciline karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan taşınmaz tapu kaydından da taşınmazın tescil kaydının ... adına yapıldığı görülmüştür. Bu durumda davalı vekilinin rücuya dayanak davada tescilin ... adına yapıldığı, bu nedenle davacının kendi lehine yapılan tescil nedeniyle yaptığı ödemeyi davalıdan talep edemeyeceğine yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Ayrıca, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Somut olaydaki uyuşmazlığın davacı tarafça, Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2394 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu 472.290,00 TL'lik ve 51.726,95 TL'lik ödeme ile 30.500,82 TL'lik ilam harcı ve 470,00 TL'lik gider avansını ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline yöneliktir. Hal böyle olunca, davacının İHDS hükümleri uyarınca ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğinden ödediği rücuya dayanak dava, icra takip giderlerini ve işlemiş faizi davalıdan talep edebileceği, davacının rücuya dayanak dava dosyası olan Bursa 4 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/446 E sayılı dosyasına 100,00 TL gider avansı yatırdığının 20/03/2015 tarihli tahsilat makbuzu, rücuya dayanakBursa 8. İcra Dairesi'nin 2015/2394 esas sayılı icra takip dosyasına 20/03/2015 tarihinde 472.290,00 TL'lik ödeme yapılıp, 20.474,24 TL'lik tahsil harcının davacı tarafa tekrar iade edildiğinin 30/03/2015 tarihli belge, yine 51.726,00TL'lik ödemenin 10/04/2015 tarihinde yapıldığının tahsilat makbuzu ile sabit olması karşısında, İHDS hükümleri uyarınca 451.815,76TL’nin 20/03/2015 tarihinden itibaren, 51.726,00 TL’nin 10/04/2015 tarihinden itibaren, 100,00TL’nin 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan rücuen tahsilinin talep edilebileceği anlaşılmıştır. Davacı tarafça rücuen tahsili talep edilen 30.500,82 TL'ye yönelik somut olay irdelendiğinde; Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2018 tarih, 2017/3802 Esas 2018/15831 Karar sayılı ilamı ile 28.293,66 TL karar ve ilam harcının ...'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına karar verildiği, dosya kapsamında yer alan Bursa Vergi Daire Müdürlüğü'nün 27/03/2019 tarihli ödeme belgesi incelendiğinde, davacı tarafça rücuen tahsili talep edilen 30.500,82 TL'nin sadece 28.293,66 TL karar ve ilam harcı olup, bakiye 2.207,16 TL bedelin gecikme zammı olduğu, davalının IHDS hükümleri kapsamında sadece rücuya dayanak dava, icra takip giderlerini ve işlemiş faizi davalıdan talep edebileceği, kendi kusuru ile (geç yatırma) oluşan gecikme zammını talep edemeyeceği, bu durumda karar ve ilam harcı dışında ödenen bakiye 2.207,16 TL gecikme zammı yönünden de ilk derece mahkemesince davanın reddi gerekmesine rağmen, davacının 30.500,82 TL'ye yönelik tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının Bursa 8. İcra Dairesi'nin 2015/2394 esas sayılı icra takip dosyasına 20/03/2015 tarihinde ödenen 451.815,76 TL, 10/04/2015 tarihinde ödenen 51.726,00 TL, Bursa 4 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/446 E sayılı dosyasına ödenen 100,00 TL ve iş bu dosyada hüküm altına alınan 28.293,66 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 531.935,02 TL yönünden kabulüne, bakiye 23.052,75 TL yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Tüm bu nedenlerle, yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davacının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B) 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve 2021/227 Esas 2021/679 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE 531.935,02 TL'nin 451.815,76 TL kısmın 20/03/2015 tarihinden itibaren, 51.726,00 TL kısmın 10/04/2015 tarihinden itibaren, 28.293,66 TL kısmın 27/03/2019 tarihinden itibaren, 100,00TL’nin 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının 23.052,75 TL ve fazlaya ilişkin talebinin reddine, 4-Alınması gereken 36.336,48 TL harçtan, 9.477,81 TL peşin harç ile davalı tarafından yatırılan 27.009,47 TL yatırılan bakiye karar harcı mahsup edildiğinde fazla alınan 150,80 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 9.447,81 nispi harç, ile 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 9.507,11 TL harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 109,10 TL tebligat ve posta, giderinin davanın red/kabul oranına göre 104,57 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davanın kabul ve ret oranına göre 1.265,17 TL'sinin davalıdan, 54,83 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 83.790,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 23.052,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 6.752,37 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL iistinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim gideri 166,00 TL yargılama giderinin (kabul ve ret oranına göre hesap edilen) 6,90 TL'sinin toplamı olan 227,60 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/04/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi