Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2014/11364 E. 2021/377 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2014/11364
Karar No
2021/377
Karar Tarihi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 29/05/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2024 NUMARASI : ... Esas ... Karar TEMLİK VEREN-DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...- TEMLİK ALAN-DAVACI : ... -...- ... DAVALI : ... -...- VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 29/05/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla davalı aleyhinde Denizli 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, davalı taraf icra takibine konu fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilinin icra takibine konu faturalar sebebiyle alacaklı olup bu durum tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile daha da netlik kazanacağını, ayrıca davalı taraf bu faturaların bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiğini, BA-BS kayıtlarının celp edilmesi halinde bu durumun ortaya çıkacağını, davalı taraf dosya borcunu ödemediği gibi icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla Denizli 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında asıl alacağa yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 90.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi ibraz etmeyerek davacı yanın dava dilekçesindeki iddialarını inkar etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dava ve cevap dilekçeleri, toplanan deliller, Denizli İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle "Davanın reddine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Temlik alan davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesi sunmadığını, hukuki delillere dayanmadığını, isticvap da hukuk yargılamasında delil olarak ele alınmakta olup delile dayanmayan tarafın o delilden faydalanamayacağını, hukukta bu durum "kimse kendi kusurundan yararlanamaz" şeklinde adlandırılıp yerel mahkemece davalı asile isticvap yaptırılmasının usule uygun olmadığını, davalı asilin isticvabına muvafakatleri bulunmadığını, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporundan görüleceği üzere müvekkilin davacıya 556.732,00 TL satış yaptığı, davalının ise müvekkilden 588.688,00 TL alış yaptığının bilirkişi aracılığı ile tespit edildiğini, bu husus yani fatura içerikleri maliyeden istenmeden hangi faturaların alış ve satış olduğu belirlenmeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... 06/09/2021 tarihinde iddia etmiş olduğu alacağını ...'a temlik ettiğini, temlik hususu davacının 07/09/2021 tarihli beyan dilekçesi ile mahkemeye bildirilmiş olup vekaletname de beyan dilekçesinin ekinde sunulduğunu ancak ...'a ait vekaletnamenin harçlandırılmadığını, UYAP kaydı da yapılmadığını, her ne kadar vekaletname sunulmuşsa da ...'a vekil eklenmediğini, bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini, zira gerekçeli kararda da görüleceği üzere davacı ve vekilleri hususunda bir karışıklık mevcut olduğunu, gerekçeli kararda davacı ... olarak nitelendirilmiş olmakla bu noktada ...'ın istinaf kanun yolu başvuru hakkı bulunmadığını, istinaf taleplerinin reddinin gerektiğini, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasalara uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında borçlu borcun olmadığını iddia ettiğine göre yokun ispatı mümkün olmadığından kural olarak ispat yükünün alacaklıya ait olduğunu, yargılamanın en başından beri bahsettikleri üzere takip başlangıcında alacaklı tarafından icra dosyasına da alacağa ispata dair sunulan herhangi bir fatura bulunmadığını, itirazın iptali davasında da delil olarak sunmadığı faturalara ilişkin açılan davada üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmeyen davacının davasının da istinaf taleplerinin de haksız olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; faturadan kaynaklanan itirazın iptali davası olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekilince istinaf edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu icra takibinin ve dava dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine Denizli 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile " Fatura 117.222,98 TL, Fatura 14.331,10 TL, Fatura 80.139,70 TL, Fatura 49.420,17 TL, Fatura 24.696,22 TL " açıklaması ile 285.810,17 TL Toplam alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde ve ödeme emrinde takibe konu faturaların tarih ve seri numaralarının belirtilmediği, borçlunun itirazı ile takibin durduğu, itirazın iptali davasının 90.000,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali için fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği ve taraflara ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmeleri ya da bulunduğu yeri bildirmeleri hususunda süre verildiği, tarafların ticari defterlerinin bulunduğu yere ilişkin bildirimde bulundukları, bilirkişice hazırlanan raporda tarafların bildirdikleri adreslerde ticari defter ve kayıtlarının bulunmadığının belirlendiği ve bu nedenle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, daha sonra mahkemece dosya kapsamına alınan BA-BS formlarının da bilirkişice incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi ek raporunda, davalıya ait 2012 yılı BA formuna göre icra takibine konu edilen 5 adet 285.810,07 TL tutarındaki faturalar dâhil davacıdan 27 adet fatura bedeli KDV hariç 588.688,00 TL tutarında alış yapıldığı; davacıya ait 2012 yılı BS formuna göre icra takibine konu edilen 5 adet 285.810,07 TL tutarındaki faturalar dâhil davalıya, 21 adet fatura bedeli KDV hariç 556.732,00 TL tutarında satış yapıldığı; taraflara ait BA/BS beyanlarının karşılıklı teyit ettiği; 21 belge 556.732,00 TL tutarında karşılıklı mal ve hizmet alış-verişi 2012 yılında yapıldığı tespit olunmakta olup, bu tutarın icra takip talebindeki 5 adet 285.810,17 TL fatura tutarından fazla olmakta olup, taraflar arasındaki ticari alış-verişin tespit edildiğinin görüş ve mütalaa olunduğu, ek rapor sonrası mahkemece davacı vekiline dava ve takibe dayanak faturaları sunması için süre verildiği ve aynı zamanda faturaların incelenmek üzere icra müdürlüğünden istendiği, dosyada mevcut icra dairesi yazı cevabında takibe dayanak faturaların alacaklı tarafından icra dairesine sunulmadığının bildirildiği, davacı vekilince ise mahkemece verilen süre üzerine mahkemeye toplam 271.328,39 TL bedelli 5 adet faturanın ibraz edildiği, sunulan bu belgeler üzerine bilirkişiden alınan 30/09/2024 tarihli ek raporda İcra takip dayanağı faturaların tarih ve seri numaraları icra dosyasında ve dava dilekçesi ekinde bildirilmemiş olup, takibin 5 fatura ve 285.810,17 TL toplam alacak üzerinden başlatıldığı, davacı vekilince 12.06.2024 havale tarihli dilekçe ekinde 5 adet fatura sunulmuş olup, bu faturaların toplam tutarının 271.328,39 TL olduğunu, faturaların tutarları ile icra takip dayanağı rakamlar karşılaştırıldığında, ibraz edilen faturaların takip dayanağı faturalar olmadığının anlaşıldığını, takip dayanağı tutarlar ile dosya kapsamına sunulan fatura asıllarının aynı faturalar olup olmadığının tespitinin net olarak yapılamadığının görüş ve mütalaa olunduğu, mahkemece davacı tarafından yargılama sırasında sunulan 5 adet faturaya ilişkin mal teslimi yapılıp yapılmadığı hususunda davalı asilin resen isticvabına karar verildiği, davalı asilin söz konusu faturalara ilişkin mal teslimi yapılmadığını beyan ettiği; mahkemece takibe konu edilen faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İtirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan taleplerin bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir. (Emsal HGK Esas 2011/19-617 Karar 2011/749 tarih 14.12.2011 ve Esas 2006/19-260 Karar 2006/251 tarih 03.05.2006) Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davaları takip ile sıkı sıkıya bağlantılı davalar olup sadece takibe dayanak fatura varsa buna ilişkin inceleme yapılır. Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli, 2017/(19) 11-1309 E. ve 2021/377 K. sayılı kararı ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 11.09.2014 tarihli, 2014/11364 E. ve 2014/13336 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere itirazın iptali davalarının, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekmektedir. Somut dava dosyası incelendiğinde, davacının takip talebinde takibe dayanak belge olarak yalnızca 5 adet fatura bedellerini gösterdiği, faturalara ilişkin ayırıcı özellik olarak seri numarası, tarih, içerik gibi bilgilerin yazılı olmadığı gibi icra takibine fatura suret ya da asıllarının eklenmediği, davacı taraf her ne kadar davalının faturaların düzenlediğini iddia ettiği 2012 yılında icra takibine konu edilen alacak miktarından daha fazla miktarda davacıdan mal ve hizmet aldığına dair Vergi Dairesine BA formu ile bildirimde bulunduğunu ve böylelikle dava ve takip konusu alacağının ispat edildiğini ileri sürmüş ise de, davalının Vergi Dairesine BA formu ile bildirimde bulunmasının yalnızca taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispata yeterli olup, bu ilişki nedeni ile düzenlendiği iddia olunan faturalar nedeni ile borçlu olduğunu tek başına ispata yeterli olmadığı, nitekim BA form içeriğinde bu bildirimin hangi faturalar için yapıldığına ilişkin ayrıntılı bilgi bulunmadığı; yine davacı taraf fatura içeriklerinin Vergi Dairesinden istenmediğini de istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de yukarıda da izah edildiği gibi takibe dayanak faturaların tarih ve seri numaraları takip talebinde/ödeme emrinde açıkça yazılı olmadığından bu hususun da esasa bir katkısının bulunmayacağı; yine yargılama sırasında davacı tarafça takibe konu faturalar olduğu iddia olunan 5 adet fatura mahkeme dosyasına ibraz edilmiş ise de fatura bedellerinin icra takibine konu fatura bedelleri ile uyumlu olmadığı, davalı asilin de mahkemece resen yapılan isticvabında davacı tarafından takibe dayanak belge olduğu iddia olunarak mahkemeye sunulan faturalara dair kendisine mal teslimi yapılmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine, itirazın iptali davalarının takip ile sıkı sıkıya bağlantılı davalar olup sadece takibe dayanak belge varsa buna ilişkin inceleme yapılacağı ve uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerektiğine, davacı tarafça takibe dayanak faturaların ayırıcı özelliklerinin takip talebinde/ödeme emrinde yazılı olmadığından ve ilgili belgeler de icra dairesine takip başlatılırken sunulmadığından davacı tarafça yargılama sırasında sunulan faturaların icra takibindeki faturalar olduğu ve davalıya bu faturalar karşılığı mal/hizmet teslimi yapıldığı hususunda ispat yükü üzerine düşen davacı tarafça bu hususların ispat olunamamasına, beri yandan 6100 Sayılı HMK un 169 ve devamı maddelerinde belirtildiği üzere, isticvabın; bir tarafın kendi aleyhine olan vakıalar hakkında mahkeme tarafından sorguya çekilmesi olup mahkemece davalı tarafın resen isticvap olunmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilininin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2024 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.553,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 937,60 TL fazla yatan harcın talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.29/05/2025 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2014/11364, K. 2021/377, T. 11.09.2014, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2014-11364-e-2021-377-k-dcb0bd9a98f2