Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2013/17556 E. 2014/14166 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2013/17556
- Karar No
- 2014/14166
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1800 KARAR NO: 2024/1699 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25.05.2021 NUMARASI: 2019/434 Esas - 2021/564 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarında ticari ilişki neticesinde davalı şirkete 28.12.2018 tarih ve ... No.lu 15. 994,27 TL bedelli irsaliye fatura teslim ve tesellüm yapılmak suretiyle verildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine 19.03.2019 tarih ve İstanbul Anadolu ...İcra müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibi yapıldığını, davalıya ödeme emrinin 21.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk başvurusuna rağmen uzlaşma yapılamadığını, bu nedenle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı, delil olarak itiraza uğrayan takip dışında, taraflar arasında imzalanmış sözleşmeleri, takibe konu faturaları ve diğerlerini delil olarak göstermiş olmasına rağmen, bu belgelerin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, taraflarına da tebliğ ettirilmediğinin dosya kapsamından anlaşıldığını, bu nedenle davacının dilekçesine eklediğini beyan ettiği belgelere ve delilerine karşı her türlü beyan ve itiraz hakları saklı kalmak üzere, davalı şirket aleyhine girişilen icra takibine sunmuş oldukları haklı itirazlarını tekrarla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 85.306,34 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunduğu, buna göre de davacıya 14.999,92 TL borcunun bulunduğu, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (Yargıtay 19. HD. 2013/17556 E. 2014/14166 K.), davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturanın davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği (Yargıtay 23. HD'nin 10/02/2016 tarih ve 2015/4576 Esas - 2016/621 Karar sayılı ilam), davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği (Yargıtay 19.HD'nin 09/11/2016 tarih ve 2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar sayılı ilam), davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 14.999,92 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacağın ise likit olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... takip sayılı icra dosyasına davalının 14.999,92 TL yönünden yaptığı itirazın iptaline; takibin 14.999,92 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Açık hesapta, talepte bulunulabilmesi için, açık hesap ilişkisinin kesinleştirilmesi ve karşı tarafın temerrüde düşürülmesi yasal zorunluluk olup, dosya kapsamında bu hususa ilişkin hiç bir delil bulunmadığını, bu durumda, davacı talebinin açık hesap ilişkisine göre değerlendirilmesi ve kesinleşip kesinleşmediğinin ve takip tarihinde takibin haklı olup olmadığının tespiti yasal zorunluluk iken, ilk derece mahkemesince bu yönde bir inceleme yapılmaksızın karar ihdas edildiğinden, karar, usul, yasa ve içtihatlara aykırı düştüğünü,Davacı faturasının defter kayıtlarında gözükmesinin veya Vergi Dairesi satış faturası beyanında (BS) da gözükmesinin, yerleşik içtihatlar uyarınca, tek başlarına, fatura içeriği malların teslim edildiği veya işin yapıldığı v.b. nin ispatı için ve fatura bedelinin talep edilebilmesi için, başlıbaşına yeterli olmadığı, başkaca belge ve kayıtlarla(sevk irsaliyesi v.b.) da desteklenmesi gerektiği usul ve yasa gereği olduğunu, dosyada bu yönde bir belge bulunmadığını, bu nedenle, açık hesap ilişkisine dayalı bedelin talep edilebilir safhada(zamanda) olup, olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu husus incelenmeksizin karar ihdasının doğru olmadığını, Davacının ödeme talep edebilmesi veya icra takibinin haklı olabilmesi için, taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinde, açık hesap ilişkisinin kesinleşmesi bakımından, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkili şirketi temerrüde düşürmüş olması gerekmekte olup, böyle bir bilgi ve belge dosyada bulunmadığından, mezkur karar usul, yasa ve içtihatlara aykırı düştüğünü, kararın anılan nedenlerle de kaldırılması gerektiğini, Konunun yargılamayı gerektiği açık olmasına ve mahkemece tahkikat bilirkişi raporuna dayandırılarak sonuçlandırılmaya çalışılmasına karşın, ilk derece mahkemesince, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul, yasa ve içtihatlara aykırı düştüğünü, kaldı ki, davada kısmen kabul kararı verilmesinin de, takibe yapılan itirazın kısmende olsa haklılığını ve çözüm için yargılama yapılmasının zorunluluğunu açıkça ortaya koymuşken, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı takip ve dava konusu 28.12.2018 tarihli 15.994,27 TL lik fatura ile davalıya mal satıp teslim ettiğini, bu nedenle alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davalı yan ise fatura ve fatura konusu malların usule uygun tesliminin kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek davacıya borçlu olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesince taraf ticari defter ve kayıtları inceletilerek bilirkişi raporları dosyaya kazandırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriklerinden, dava ve takip konusu faturanın her iki yan ticari defterlerinde kayıtlandığı gibi, davacı yanca faturaya ilişkin BS formu, davalı yanca ise BA formu düzenlenerek vergi dairesine bildirildiği anlaşılmıştır. Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamayıp, fatura konusu mal ve hizmetin verildiğinin de davacı yanca kanıtlanması gerekir. Somut olayda alacağa dayanak takip ve dava konusu faturanın davalı yanca kendi ticari defterlerine kayıtlandığı, ayrıca davalı tarafından faturanın BA bildiriminin yapıldığı da dikkate alındığında, fatura konusu malların davacı yanca davalıya tesliminin kanıtlandığı karine olarak kabul edilmelidir. Davalı yanca fatura bedelinin ödendiği ileri sürülmediği gibi bu yönde kanıt da sunulmadığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince kurulan hüküm isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Alacağın faturaya dayalı olup, likit alacak olduğu kabul edilerek, kabul edilen tutar üzerinden davacı lehine inkâr tazminatına hükmedilmesi de İsabetlidir. Bu nedenle davalı vekilinin bu konudaki istinafı da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 771,00 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.11.2024