Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2012/214 E. 2013/1093 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2012/214
Karar No
2013/1093
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1562 Esas - 2025/356 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1562 KARAR NO : 2025/356 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :06/07/2022 NUMARASI : 2018/705 Esas 2022/574 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 09/10/2018 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sağlık Bakanlığı tarafından davacı şirket ... Elektrik aleyhine Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ikame edilen dava ile, davacı kurum, ... Elektrik tarafından Sağlık Bakanlığı’na ait Çekirge Devlet Hastanesi Baştabipliği adına kesilen elektrik faturalarında resmi sağlık kuruluşu tarifesi yerine ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması nedeniyle fazla yapılan ödemenin tahsilinin talep edildiğini, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/12/2013 tarihli, 2012/214 E. ve 2013/1093 K. sayılı ilamı ile Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davanın kabulü ile 18.451,85 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsil edilerek Sağlık Bakanlığı’na verilmesine karar verildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından 03/11/2014 tarihli, 2014/7462 E. ve 2014/14187 K. sayılı ilam ile hükmün onanmasına karar verilerek kararın kesinleştiğini, Sağlık Bakanlığı tarafından davalı şirketin ... Elektrik aleyhine Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ikame edilen dava ile, davacı kurum, ... Elektrik tarafından Sağlık Bakanlığı’na ait Bursa Devlet Hastanesi adına kesilen elektrik faturalarında resmi sağlık kuruluşu tarifesi yerine ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması nedeniyle fazla yapılan ödemenin tahsilini talep ettiğini, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarihli, 2012/215 E. ve 2013/656 K. sayılı ilamı ile davanın kabulü ile 162.856,06 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkili şirketten tahsil edilerek Sağlık Bakanlığı’na verilmesine karar verildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından 09/09/2014 tarihli, 2014/6917 E. ve 2014/11867 K. sayılı ilam ile hükmün onanmasına karar verilerek, kararın kesinleştiğini, davacı şirketin davalı ...’tan bağımsız bir tüzel kişiliğe haiz olduğunu, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 02/04/2004 tarihli, 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alınan elektrik dağıtım faaliyetini ifa ettiğini, davacı şirketin özelleştirilmesi ...’ın yeniden yapılandırılması neticesinde 01/09/2010 tarihinde tamamlandığını, buna bağlı olarak davacı şirketin yürütmekte olduğu faaliyetin EPDK mevzuatına tabi olduğu hususunun izahtan vareste olduğunu, davacı şirketin haksız şekilde ödeme yapmak durumunda kaldığı dosyalara konu faturalandırma işlemlerinin Temmuz 2006 yılından önce gerçekleştiği dikkate alındığında, ... ile akdedilen Sözleşme uyarınca davacı şirketin sorumluluğunun bulunmayacağını, davacı şirket ve davalı ... arasında akdedilen sözleşme gereğince, sözleşmenin imzalanma tarihinden önce gerçekleştirilen her türlü iş ve işlem bakımından ...’ın sorumlu olduğunu, bu nedenle, dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davaların, ...’ ın sorumluluğunda olmasına rağmen davacı şirketten haksız olarak tahsil edilen bedellerin rücuen ...’tan tahsil edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın kabulüne, İşletme hakkı devir sözleşmesi tarihi olan 2006 yılı itibari ile rücu edebileceği tutarları göstermek suretiyle davacı tarafça Bursa 4 Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/214 E. ve 2013/1093 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 18.451,85 TL tutarındaki ödemenin 16.943,72 TL , Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/215 E. ve 2013/656 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 162.856,06 TL tutarındaki ödemenin 14.524,40TL , Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/219 E. ve 2013/709 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 751.862,63 tutarındaki ödemenin 13.306,52TL ,n Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/223 E. ve 2013/654 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 2.134,50 TL tutarındaki ödemenin 436,08 TL, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/225 E. ve 2013/657 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 143.312,99 TL tutarındaki ödemenin 3.639,37 TL, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/226 E. ve 2013/1095 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 4.373,05 TL tutarındaki ödemenin 1.327,19 TL tutarı olmak üzere toplam 50.177,28 TL'den fazla ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsil edilerek davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ödeme tarihi de belirtilmemiş olduğunu, bu kapsamda zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ... ile Elektrik Dağıtım A.Ş.’leri arasında 24/07/2006 tarihinde imzalanan ve halen yürürlükte olan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin "Diğer Hususlar" başlıklı 18.6 maddesi gereği ...'tan masraf, zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, ... ve dağıtım şirketleri arasında 24/07/2006 tarihinde İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmadan önceki ve sonraki süreç, özelleştirmeyi düzenleyen yasal çerçeve içinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığının talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, özelleştirmeye ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmekle yükümlü olan ...'ın 24/07/2006 tarihinde şirketlerle imzalamış olduğu işletme Hakkı Sözleşmesi'nin İhale Şartnamesi ve Hisse Devir Sözleşmesi ile bütünlük arz ettiğinden, her üç döküman hükümlerinin birlikte yorumlanması gerektiğini, işbu talebin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle davacı tarafça dilekçesinde bahsi geçen 6 adet dosya için ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, bu ödemelere ilişkin herhangi bir bilgi be belge sunulmadığını, davacı tarafın, faiz, yargılama gideri ve icra masraflarını müvekkili Kurumdan isteme hakkı bulunmadığını bildirerek haksız ve yersiz olarak açılan işbu davanın öncelikle usulden reddini, usulden reddedilmemesi halinde davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafça dava dışı Sağlık Bakanlığına Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/214 esas, 2013/1093 karar sayılı ilamı uyarınca 03/05/2012 tarihinde ödenen 18.451,85 TL'nin, 10.209,13 TL'sinden, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/215 esas 2013/656 karar sayılı dosyası uyarınca 06/04/2018 tarihinde ödenen 14.524,40 TL'nin tamamından, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/223 esas 2013/654 karar sayılı ilamı uyarınca 03/05/2018 tarihinde ödenen 636,08 TL'nin tamamından, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/225 esas 2013/657 karar sayılı ilamı uyarınca 03/04/2018 tarihinde ödenen 3.956,20 TL'nin taleple bağlı kalınarak 3.639,37 TL'sinden, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/226 esas 2013/1095 karar sayılı ilamı uyarınca 03/05/2018 tarihinde ödenen 2.240,93 TL'nin taleple bağlı kalınarak 1.327,19 TL'sinden ve Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/219 esas 2013/709 karar sayılı ilamı uyarınca 06/04/2018 tarihinde ödenen 751.862,63 TL'nin 11.431,77 TL'sinden davalı ... sorumlu olduğu, taraflar arasındaki 24/07/2006 tarihinde imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/214 esas 2013/1093 karar sayılı, 2012/215 esas 2013/656 karar sayılı, 2012/223 esas 2013/654 karar sayılı, 2012/225 esas 2013/657 karar sayılı, 2012/226 esas 2013/1095 karar sayılı, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/219 esas, 2013/709 karar sayılı ilamları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla, dava konusunun sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle 10 yıllık zaman aşımına tabi olması, ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar zaman aşımının gerçekleşmediği davalı zaman aşımı itirazı yönünden gözetilerek davacının davasının kısmen kabulüne, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/214 esas, 2013/1093 karar sayılı ilamı uyarınca ödenen 10.209,13 TL'sinin ödeme tarihi olan 03/05/2018 tarihinden, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/215 esas, 2013/656 karar sayılı ilamı uyarınca ödenen 14.524,40 TL'sinin ödeme tarihi olan 06/04/2018 tarihinden, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/223 esas, 2013/654 karar sayılı ilamı uyarınca ödenen 436,08 TL'sinin ödeme tarihi olan 03/05/2018 tarihinden, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/225 esas, 2013/657 karar sayılı ilamı uyarınca ödenen 3.639,37 TL'sinin ödeme tarihi olan 06/04/2018 tarihinden, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/226 esas, 2013/1095 karar sayılı ilamı uyarınca ödenen 1.327,19 TL'sinin ödeme tarihi olan 03/05/2018 tarihinden, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/219 esas, 2013/709 karar sayılı ilamı uyarınca ödenen 11.431,77 TL'sinin ödeme tarihi olan 06/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye taleplerin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde, söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesini talep etiğini, davacı tarafça belirli bir miktar ödeme yapıldığı iddia edilmekteyse de, ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulamadığı gibi, dava dilekçesinde ödeme tarihine ilişkin de bir açıklama olmadığını, davacının davasına dayanak teşkil ettiği belirtilen ödemeye ilişkin belgelerin dilekçe ekinde taraflarına tebliğ edilmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, karar gerekçesinde dilekçelerinde yeralan bilanço düzenlemelerine ilişkin yapılan açıklamalarla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, devre esas bilançolar ile geçmişe yönelik borç alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, kaydi sermaye ilave edilmek suretiyle ikmal edilen borç alacak düzenlemelerinden sonra bilanço kalemlerinde bir değişikliğe gidilmesinin mümkün olmadığını, alacağın İHDS'nin 7.6. maddesi kapsamında talep edilebileceğinin değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlığın dağıtım faaliyetinden kaynaklanmadığını, bu nedenle davacının ödediği tüm bedelden davacının sorumlu tutulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulü ile bakiye taleplerin reddine ilişkin verilen karar hukuka aykırı olduğunu, reddedilen işbu tutarlar bakımından hüküm kurulmamış olmasının davacı şirket açısından hak kaybına yol açtığını, davalı şirket 2006 yılı itibariyle işletme hakkını devralmış olduğundan, bu dönemden önce gerçekleşen işlemler bakımından davacı şirketin sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin tetkiki ile de görüleceği üzere, sözleşmenin akdedildiği tarih olan 2006 yılından önce gerçekleştirilen her türlü işlem bakımından sorumluluk ...’a ait olduğunu, yerleşik uygulama halini almış Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğu üzere, sözleşmenin akdedilmesinden önce gerçekleştirilen iş ve işlemler bakımından ...’ın sorumluluğu bulunduğunu, rücu talebine konu davada davalı ...’ın yanında ...’a işi devreden sıfatı ile yer alan davacı şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, hal böyleyken, ...’ın sorumlu olduğu borcun davacı şirket tarafından ödenmesi nedeniyle, davacı şirket lehine rücu talebinde bulunma hakkının doğduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın tümden kabülüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesine dayanılarak talep edilen rücuen tazminat davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 18/12/2013 tarihli, 2012/214 E. ve 2013/1093 K. sayılı ilamı incelendiğinde; dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine ikame edilen dava ile Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi adına kesilen elektrik faturalarında resmi sağlık kuruluşu tarifesi yerine ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması nedeniyle fazla yapılan ödemenin tahsili talep edildiği, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18/12/2013 tarih, 2012/226 E. ve 2013/1095 K. sayılı ilamı ile dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davanın kabulü ile 4.373,05 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2014 tarih, 2014/6745 E. ve 2014/14061 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarihli, 2012/215 E. ve 2013/656 K. sayılı ilamı incelendiğinde; dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine açılan dava ile Bursa Devlet Hastanesi adına kesilen elektrik faturalarında resmi sağlık kuruluşu tarifesi yerine ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması nedeniyle fazla yapılan ödemenin tahsilinin talep edildiği, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarihli, 2012/215 E. ve 2013/656 K. sayılı ilamı ile dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davanın kabulü ile 162.856,06 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/09/2014 tarih, 2014/6917 E. ve 2014/11867 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05/12/2013 tarihli, 2012/219 E. ve 2013/709 K. sayılı ilamı incelendiğinde; dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine ikame edilen dava ile Zübeyde Doğum Evi Baştabipliği adına kesilen elektrik faturalarında resmi sağlık kuruluşu tarifesi yerine ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması nedeniyle fazla yapılan ödemenin tahsilinin talep edildiği, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05/12/2013 tarihli, 2012/219 E. ve 2013/709 K. sayılı ilamı ile dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davanın kabulü ile 751.862,63 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2014 tarih, 2014/7864 E. ve 2014/12702 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarihli, 2012/223 E. ve 2013/654 K. sayılı ilamı incelendiğinde; dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine ikame edilen dava ile Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Devlet Hastanesi adına kesilen elektrik faturalarında resmi sağlık kuruluşu tarifesi yerine ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması nedeniyle fazla yapılan ödemenin tahsilinin talep edildiği, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarih, 2012/223 E. ve 2013/654 K. sayılı ilamı ile dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davanın kabulü ile 2.134,50 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2014 tarih, 2014/6933 E. ve 2014/13858 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarihli, 2012/225 E. ve 2013/657 K. sayılı ilamı incelendiğinde; dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine ikame edilen dava ile Karacabey Devlet Hastanesi adına kesilen elektrik faturalarında resmi sağlık kuruluşu tarifesi yerine ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması nedeniyle fazla yapılan ödemenin tahsili talep edildiği, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarih, 2012/225 E. ve 2013/657 K. sayılı ilamı ile dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davanın kabulü ile 143.312,99 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/09/2014 tarih, 2014/6873 E. ve 2014/11866 K.sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18/12/2013 tarihli, 2012/226 E. ve 2013/1095 K. sayılı ilamı incelendiğinde; dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine ikame edilen dava ile Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi adına kesilen elektrik faturalarında resmi sağlık kuruluşu tarifesi yerine ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması nedeniyle fazla yapılan ödemenin tahsili talep edildiği, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18/12/2013 tarihli, 2012/226 E. ve 2013/1095 K. sayılı ilamı ile dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davanın kabulü ile 4.373,05 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2014 tarih, 2014/6745 E. ve 2014/14061 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında Elektrik Elektronik Mühendisi Bilirkişisi ... ve Hesap Bilirkişisi ...'ten tanzim olunan kök ve ek raporda özetle; Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18/12/2013 tarihli, 2012/214 E sayılı dosyası kapsamınca düzenlenen bilirkişi raporunda, 20/01/2006-24/07/2006 tarihleri arası düzenlenen faturalara istinaden ilgili mevzuata aykırı olarak tahsil edilen toplam tutar 11.431,77 TL, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarihli, 2012/215 E sayılı dosyası kapsamınca düzenlenen bilirkişi raporunda, 20/01/2006-24/07/2006 tarihleri arası düzenlenen faturalara istinaden ilgili mevzuata aykırı olarak tahsil edilen toplam tutarın 14.527,4 TL, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05/12/2013 tarihli, 2012/219 E. sayılı dosyası kapsamınca düzenlenen bilirkişi raporunda, 20/01/2006-24/07/2006 tarihleri arası düzenlenen faturalara istinaden ilgili mevzuata aykırı olarak tahsil edilen toplam tutarın 11.431,77 TL, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarihli, 2012/223 E. sayılı dosyası kapsamınca düzenlenen bilirkişi raporunda, 20/01/2006-24/07/2006 tarihleri arası düzenlenen faturalara istinaden ilgili mevzuata aykırı olarak tahsil edilen toplam tutarın 436,08 TL, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2013 tarihli, 2012/225 E. sayılı dosyası kapsamınca düzenlenen bilirkişi raporunda, 20/01/2006-24/07/2006 tarihleri arası düzenlenen faturalara istinaden ilgili mevzuata aykırı olarak tahsil edilen toplam tutarın 3.956,2 TL , Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18/12/2013 tarihli, 2012/226 E. sayılı dosyası kapsamınca düzenlenen bilirkişi raporunda, 20/01/2006-24/07/2006 tarihleri arası düzenlenen faturalara istinaden ilgili mevzuata aykırı olarak tahsil edilen toplam tutarın 2.240,93 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafça işletme hakkı devir sözleşmesi tarihi olan 2006 yılı itibari ile rücu edebileceği tutarları göstermek suretiyle Bursa 4 Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/214 E. ve 2013/1093 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 18.451,85 TL tutarındaki ödemenin 16.943,72 TL , Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/215 E. ve 2013/656 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 162.856,06 TL tutarındaki ödemenin 14.524,40TL , Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/219 E. ve 2013/709 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 751.862,63 tutarındaki ödemenin 13.306,52TL ,n Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/223 E. ve 2013/654 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 2.134,50 TL tutarındaki ödemenin 436,08 TL, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/225 E. ve 2013/657 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 143.312,99 TL tutarındaki ödemenin 3.639,37 TL, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/226 E. ve 2013/1095 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 4.373,05 TL tutarındaki ödemenin 1.327,19 TL tutarı yönünden ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile rücuen tazminin talep edildiği, 50.177,28 TL'den fazla ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsil edilerek davacı şirkete ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. ... Genel Müdürlüğü ile Müessse Müdürlüklerinin ayrı tüzel kişi oldukları ve Müessese ile ilgili davalarda ...'a husumet düşmeyeceği yerleşmiş Yargı içtihadı haline gelmiştir. Bu konudaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/03/2010 gün ve 2010/13-89 esas 2010/134 karar sayılı ilamında; Davalı ... AŞ. 233 sayılı KHK.nin 3.maddesi uyarınca TEK kurumundan ayrılarak iki ayrı iktisadi devlet kuruluşu olarak 15.9.1993 tarihli 21699 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğu, 26.1.1994 günlü 21830 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü ile organlarının görev alanlarının belirlendiği, 15.1994 gününde yöntemince tescili yapılıp ilan edildiği, bilahare kendi mevzuatı ve 233 sayılı KHK.nin 15 ve devamı maddeleri uyarınca müesseseler oluşturarak faaliyetine devam ettiği, bu müesseselerin de ticaret siciline kaydı yapılarak ilan edildiği ve tüzel kişiliğinin bulunduğu, kendine ait sermayesi ve yönetim organları bulunan müesseselerin kendi faaliyet alanlarında kalan işlemlerle ilgili olarak yasal hasım olarak gösterilmeleri gerekir. Davalılardan ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü izah edilen şekilde kurulan ve diğer davalıdan bağımsız tüzel kişiliği bulunması, kendi faaliyet alanındaki enerji nakil hatlarının bedellerinin tahsiline ilişkin davanın da bu ilgili müesseseye yöneltilmesi gerekir. Diğer davalı müessesenin faaliyet alanı içinde kalan enerji nakil hatları bedelinden doğan alacağı tahsili hakkında açılan davada davalı ...’a husumet yöneltilmesi mümkün değildir. (HGK. 2000/21-1668- 2000/1763) Açıklanan nedenle davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnilmesi kararını aynı gerekçe atıfla bozmuştur. Müessese Müdürlüklerini faaleyetlerin sürdürürken bu kez; Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiyedeki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 30/10/2009 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri Anonim Şirketi'ne devredilerek 30/10/2009 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/11/2006 tarih ve 2006/10-722 Esas 2006/730 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere anlatılan hukuki sürece göre 01/03/2005 tarihinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2000/21-1668 Esas 2000/1763 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzre ... genel müdürlüğü bağımsız tüzel kişiliği bulunan müessese müdürlüğü ve akabinde şirket) sonraki tüm iş ve işlemler ayrı bir tüzel kişilik olan dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde dağıtım şirketlerinin hisselerinin tamamının ... genel Müdürlüğüne ait olması da şirketin ayrı bir tüzel kişisi olduğu gerçekliğini etkilememiştir. Nitekim bu kapsamda dağıtım şirketlerinin faaliyetlerinden kaynaklanan davalarda husumetin dağıtım şirketlerine düşeceği ve ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davaların husumet yokluğundan red edileceğine dair Yargıtay kararları yerleşmiş içtihat haline gelmiştir. Gerek özelleştirme öncesi dönemdeki müessse müdürlükleri gerekse özelleştirmeden sonra kurulan dağıtım şirketlerinin ayrı tüzel kişilikler olduğu ve kendi adlarına bağımsız iş ve işlemler yaptığı bunların iş ve işlemlerinden dolayı ... Genel Müdürlüğüne husumet düşmeyeceği açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.11.2022 tarih ve 2020/11-593 Esas 2022/1517 Karar sayılı ilamında; "..14. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle işletme hakkının devrine ilişkin yasal düzenlemeler ile hukukî kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar vardır. 15. İşletme hakkının verilmesi 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinde; “Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanun’un “Kamu Hizmetlerinin Gördürülmesinin Özelleştirilmesi” başlıklı 15. maddesi ile kamu hizmetlerinin gördürülmesinin özelleştirilmesinde, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve mülkiyetin devri dışındaki benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme usulü benimsenmiştir. Buna göre, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme, anılan Kanun’a göre yapılacaktır. Ayrıca bu madde gereğince işletme hakkı verilmesi, kiralama veya benzeri diğer yöntemlerle kullanma hakkının devri süresi kırk dokuz yılı geçemez. 16. İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi de 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinden doğan bir sözleşme türü olup işletme hakkının verilmesi ile gerçekleştirilen özelleştirme uygulamasıdır. İHDS kamu hizmetinin gördürülmesine yönelik birçok sektörde kullanılsa da en yaygın olarak kullanıldığı sektör, enerji piyasası ve özellikle de elektrik piyasasıdır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında, elektrik üretim, iletim ve dağıtım hizmetleri özelleştirme programına alınmış ve bütünleşik bir yapıda hizmet vermesi için düzenlemeler yapılan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) bölünerek Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ), Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (...) adlı iktisadi devlet teşekkülleri oluşturulmuştur. 17. Üretim tesisleri ile dağıtım bölgeleri arasındaki (elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV üzerindeki hatlar üzerinden naklini içeren) iletim hizmetinin zorunlu tekel konumu gözetilerek iletim hizmeti TEİAŞ bünyesinde yürütülmek üzere özelleştirme kapsamı dışında tutulmuş; elektrik üretim ve dağıtımında ise rekabetçi bir piyasanın oluşması benimsenmiştir. Bu kapsamda elektrik üretimi kamu hizmetinin, ruhsat usulü ile özel hukuk kişilerine gördürülmesi benimsenirken, elektrik dağıtımı kamu hizmetinin ise Danıştay’dan alınan görüşe uygun olarak, özelleştirilmesinin işletme hakkı devri usulü ile yapılması benimsenmiştir. 18. Özelleştirme İdaresi Başkanlığının talebi üzerine, dağıtım bölgelerinde gerçekleştirilecek özelleştirme uygulaması da dahil elektrik özelleştirilmelerinde izlenecek modelin belirlenebilmesi açısından, elektrik üretim tesislerinden hidroelektrik ve akarsu santralleri ile termik santrallerin ve ...’a ait elektrik dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin devri suretiyle özelleştirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı hususunda istenilen görüşe Danıştay 1. Dairesinin 05.03.2004 tarihli ve 2004/17 E., 2004/24 K. sayılı kararı ile dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin devri dışında işletme hakkının devir suretiyle özelleştirilmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine ..., Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Bu karar gereğince dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere dağıtım şirketi kurularak bu şirkete kırk dokuz yıl süre ile dağıtım lisansı ve işletme hakkı verilmesinin, dağıtım tesisleri dışında kalan duran varlıkların da (araç, bina, taşıt, demirbaş vb.) bu şirkete devir edilmesinin ve söz konusu bu şirketin hisselerinin satışı suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususu Danıştay 1. Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve 2004/444 E., 2004/409 K. sayılı kararı ile uygun bulunmuştur. 19. Danıştay 1. Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve 2004/444 E., 2004/409 K. sayılı kararı ile kabul edilen özelleştirme modeline uygun olarak, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesine “...’ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme varlıkları üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile ... ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir” hükmü ikinci fıkra olarak eklenmiştir. 20. Öte yandan özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra tüm ülkede elektrik dağıtımı hizmeti veren müesseselerin bir araya getirilmesi ile oluşturulan ... muhafaza edilerek, bu kez yirmi ayrı bölgede %100 hissesi ...’a ait olan Elektrik Dağıtım A.Ş.’ler (EDAŞ) kurulmuş; bu şirketler dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. 21. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14/2 maddesine istinaden ... ile %100 hisselerine sahip olduğu yirmi EDAŞ arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin olarak ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İHDS imzalanmıştır. ... ile EDAŞ’lar arasında imzalanan İHDS’nin “Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları” başlıklı 7. maddesi ile üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımı yapılmıştır. ... ile EDAŞ’lar arasındaki, üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımını gerektiren maddi olaylar; kamulaştırmasız el atma, dağıtım faaliyeti ya da dağıtım tesislerinin işletilmesi nedeni ile üçüncü kişilere verilen zararlar (örneğin, elektrik telinin kopması ile bir tarlanın yanması ya da direğin araba üzerine düşmesi vb.) gibi olaylardır. İHDS’nin 7. maddesinde üçüncü kişilerin, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemler (7.4) ile dağıtım tesislerinin mülkiyetinden (7.1, 7.2) ve işletilmesinden (7.6) doğan tazminat taleplerinin, bu talepleri doğuran olay İHDS öncesinde doğmuş ise EDAŞ’lar tarafından ...’a, bu talepleri doğuran olay İHDS sonrasında doğmuş ise ... tarafından EDAŞ’lara rücu edilebileceği düzenlenmiştir. 22. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 07.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılı kararı ile; özelleştirme programına alınan ...’ın özelleştirilmesi ile ilgili olarak; sermayesinin %100'ü ...'a ait olan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansı ile ...'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda özelleştirmeler, blok satışı ile yöntemi ile yapılarak yirmi ayrı EDAŞ’ın hisselerinin satışı ile gerçekleştirilmiş; en erkeni 2009 olmak üzere 2013 yılında özelleştirmeler tamamlanmıştır. EDAŞ’ların hisselerinin satışına ilişkin hisse satış sözleşmelerinin 9.4. maddesinde, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş; ayrıca özelleştirme sürecinde, ihale şartnamelerinin 24/f maddesinde de, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı olduğu yer almıştır. 23. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; elektrik dağıtımına ilişkin özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra yirmi ayrı bölgede %100 hissesi ...’a ait olan Elektrik Dağıtım A.Ş.’ler (EDAŞ) kurulmuş; bu kapsamda davacı şirkette %100 hissesi ...’a ait olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. Davacı şirketin ...’a ait olan %100 oranındaki hissesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 31.08.2010 tarihli “Hisse Satış Sözleşmesi” ile ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’ye devredilmiştir. 24. Hisse satışından sonra davacı şirket, eldeki dava ile dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde ödemek zorunda kaldığı toplam 24.473.595,30 TL'nin İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan tahsilini talep etmektedir. Dosya kapsamından dağıtım faaliyetinin ... tarafından müesseseler aracığıyla yapıldığı dönemde dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’ye hatalı olarak iletim sistemi kullanım bedeli tahakkuk ettirildiği, anılan şirketin bu bedelleri Nisan 2003 ile Ağustos 2006 tarihleri arasında her ay ödediği anlaşılmaktadır. ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından fazla yapılan tahsilatın iadesi amacıyla Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/52 E. sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verilmiş, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine davacı tarafından 12.06.2014 tarihinde ödeme yapılmıştır. 25. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde tahakkuk ettirilen iletim sistemi kullanım bedellerinin ödemesinin bir kısmı davalının bölgedeki müessesesine yapılmış, bir kısmının ödemesi ise davacının ayrı bir tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacı şirkete yapılmıştır. 26. Hemen belirtilmelidir ki 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/4 maddesinde müessese; sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğu olarak tanımlanmıştır. Anılan KHK’nın 15. maddesi gereğince; sermayesinin tamamı Devlete ait teşebbüsler, işletmelerini müessese hâlinde teşkilatlandırabilirler. Müesseseler, statülerinin ticaret sicillerine kayıt ve ilanı ile tüzel kişilik kazanır (233 sayılı KHK m. 15/5). Yukarıda da bahsedildiği üzere Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile bölgede dağıtım faaliyetini yürüten müesseseler varlıklarının sürdürmeye devam ederken dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olan %100 hissesi ...’a ait ayrı birer anonim şirket kurulması kararlaştırılmıştır. Nitekim davacı şirketin esas sözleşmesinin geçici 3. maddesinde şirket sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar Balıkesir, Bursa, Çanakkale ve Yalova müesseseleri idari, hukukî ve malî açıdan davacı şirkete bağlanmıştır. 27. Görüldüğü üzere dağıtım faaliyetini yürüten müesseselerin ayrı birer tüzel kişiliği olsa da faaliyetlerini ... kapsamında yürütmektedirler. Oysa 01.03.2005 tarihinde tescil edilen EDAŞ’ların %100 hissesi ...’a ait olsa da müesseselerden farklı olarak ayrı tüzel kişiliğe sahiptirler. Dolayısıyla hatalı olarak iletim sistemi kullanım bedeli tahakkuk ettirilen dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’nin hatalı işlem nedeniyle ödemelerini Nisan 2003 ile Ağustos 2006 tarihleri arasında yaptığı gözetildiğinde bu ödemelerin 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılanların ayrı olarak değerlendirilmesi gerekir. 28. Bu kapsamda dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden önce yapılan ödemelerin davacıya aktarıldığı davalı tarafından ispatlanmadığına göre taraflar arasında düzenlenen İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalının dava konusu ödemenin tümünden sorumlu olabilmesi için dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davalıya aktarıldığının davacı tarafından ispatlanması gerekir. Dosya kapsamında davacı bu hususu iddia ve ispat edememiştir. Bu itibarla taraflar arasında düzenlenen İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalı sadece dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden önce yapılan ödemelerden sorumludur. Zira müesseseler ile EDAŞ’lar ayrı tüzel kişilikler olduklarından 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemeler davacıya yapılmış olup davacı 12.06.2014 tarihinde aldığı bir kısım ödemeleri iade etmiş bulunmaktadır. 29. O hâlde mahkemece, müesseseler ile EDAŞ’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılan ödemeler tespit edilip, anılan işlem nedeniyle ödenen yargılama giderleri de buna göre oranlanıp sonucuna göre karar verilmelidir. 30. Öte yandan her ne kadar Özel Dairece bozma ilamının üçüncü bendinde, davacının dava dışı şirkete ödeme yaparken 4.026.285,19TL’yi mahsup ettiği, ancak davalıdan bu tutarı hesaba katarak talepte bulunduğu, bu hususun karar yerinde tartışılmadığı belirtilmiş ise de bölge adliye mahkemesince bu hususun gerekçeli kararda tartışıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de davacı, dava dışı şirkete kesinleşen mahkeme kararı gereğince ödeme yaparken 4.026.285,19TL’yi mahsup etmiştir. Ancak mahsup edilen bu bedel dava dışı şirketin, başka bir mahkeme kararı gereğince davacıdan alacağına ilişkin olup bu miktarın eldeki davada davalıdan tahsilinin talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 31. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir...." denilmek suretiyle müesseseler ile EDAŞ’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davalıdan talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. "Dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu, ... tarafından yürütülmüş bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütülüp sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağı" düzenlenmesi varsa da Dairemiz bu atfın ve özellikle her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu belirtmesinin ayrı bütçelere sahip özelleştirme sonrasında kurulan şirketlerin kasalarına giren paraları da kapsamadığı düşüncesindedir. Sözleşme hükmü sorumluluğu kapsamakta ancak kasadaki paranın sonuçlarını kapsamamaktadır. Dairemiz, ... Genel Müdürlüğü 7.4 ve 7.6 maddelerine göre 3. kişilerin açtığı dava ve takiplerin muhatabı ise de ödenen para dağıtım şirketinin bütçesinde ve kasasında ise davacının bu tutarı davalıya rucu edemeyeceği görüşüne dayanmaktadır. Bu aşamada üçüncü kişiden fazla tahsil edilen iletim bedeli ayrı bir tüzel kişiliğe sahip müessese müdürlüklerinin tescil ve ilanı, dağıtım şirketlerinin kurulması ve akabinde hisselerinin satılması sürecinde Davalı ... Genel müdürlüğüne aktarılmamış ise halen dağıtım şirketinin kasasında bulunmakta olup davacı dağıtım şirketi bu parayı iade etmekle kasasına haksız girmiş paranın hak sahibine iadesini sağlamıştır. Anılan tutarın bu kez ...'tan istenilmesi ise davacının bu tutar kadar sebepsiz zenginleşmesine sağlayacaktır. Davacı tarafından anılan tutarın ... Genel Müdürlüğüne aktarıldığı iddia ve ıspat edilmediği gibi davalı ... da bu tutarların genel müdürlüğe gönderilmediğini savunmaktadır. Bu nedenle 01/01/2006'dan sonra fazla tahakkuk ettirilen elektrik fatura bedelinden ötürü dava dışı üçüncü kişi tarafından söz konusu ödemenin davacı dağıtım şirketine yaptığı, davacı şirketin anonim şirket olarak kurulduktan sonra tahsil edilen tutarların ... genel müdürlüğüne aktarıldığını iddia ve ispat etmediği, ayrıca davacı şirketin İHDS imzalanmasından sonra tahsil edilen tutarları zaten davalıya rucu da edemeyeceği, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli ödemesinin kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, eş anlatımla davacı kasasında bulunan ve davalıya aktarıldığına ilişkin iddia ve belge bulunmayan haksız tahsil edilmiş parayı hak sahibine iade etmekle kendi kasasındaki haksız tahsil edilmiş paranın iadesini sağladığı, kesinleşen ilam ile üçüncü kişiden haksız olarak fazla tahsil edildiği karar altına alınan tutarın (fazla alınan iletim bedelinin) davalıya önceden aktarıldığı ispatlanamadığına göre davacının ödediği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesinin davacı tarafı sebepsiz zenginleştireceği, diğer bir anlatımla iletim bedeli olarak fazla alınan paranın yerini bu kez davalıdan tahsil edilecek paranın alacağı, bu durumda mahkemece, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bedeli daha sonra mahkeme ilamının icra takibine konulması sonucu ödemesi kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, haksız tahsil edilen para ve faizinin davalıya rücu imkanı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/10/2022 tarih 2021/3576 Esas 2022/7514 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacının davasının reddine, kaldırma gerekçesi dikkate alındığında da davacının istinaf itirazlarının tümden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 tarih ve 2018/705 Esas 2022/574 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, C)1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 67,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı tarafından yatırılan 1.982,60 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıya iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine, 6-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, D)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 709,87 TL istinaf maktu karar harcı ve 1.982,60 TL bakiye karar harcının ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru gideri ve 82,00 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 302,70 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.26/03/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2012/214, K. 2013/1093, T. 01.03.2005, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2012-214-e-2013-1093-k-20f82e972937