Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2011/8941 E. 2024/556 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2011/8941
- Karar No
- 2024/556
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1154 Esas KARAR NO: 2024/1702 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/933 Esas - 2024/556 Karar TARİH: 21/05/2024 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 31/10/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine 68.784,72 TL alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğini, davalının bu takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davacının ''... Mah. ... Cad. No:... Çatalca/İSTANBUL'' adresinde çevre düzenleme, peyzaj işlerini yürütmekle birlikte söz konusu peyzaj ve çevre düzenleme ürünlerinin satımı ve pazarlaması işi ile iştigal olduğunu, davacının davalıya bir takım malların satımı konusunda anlaştıığını ve aralarında cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki başladığını, davacının satımı konusunda anlaşılan malları tam ve eksiksiz olarak teslim getirmiş olmasına rağmen davalının davacı tarafından tanzim edilen fatura bedellerinini ödemediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine de itiraz ettiğini, açmış olduğu davasının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalının ticaret sicil kaydındaki eski adresine usul ve yasaya aykırı olarak Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat çıkarıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/05/2024 tarih ve 2023/933 Esas - 2024/556 Karar sayılı kararında; "Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2023/316 esas, 2023/318 karar sayılı ilamıyla, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilen dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı/alacaklının, davalı/borçlu aleyhine 68.784,72-TL alacak üzerinden takip başlattığı, davalıya ödeme emrinin tebliğini takiben davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takip durduğu ve davacı tarafından eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi tarafından 05/04/2024 tarihinde ibraz edilen raporunda; Davacının ticari defterlerine göre takip tarihi 10/10/2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 68.784,72-TL alacağı olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davacının cari hesaba konu fatura alacağı olduğundan bahisle iddiada bulunmuş olup, faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir. BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. ) Esasen VUK nun 381 seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir. Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. Sonuç olarak, incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı tarafça takibe konu cari hesaba konu alacağın varlığına dair, davalı defterleri ibraz edilmediğinden defterde kayıtlı olup olmadığı tespit edilememiş ve buna ilişkin imzalı irsaliyeli fatura sunulmadığı anlaşılmış ise de, davacı ve davalı tarafça fatura adedi ve miktarı ile uyumlu olarak bedel yönünden BS ve BA bildirimlerinin yapıldığı, tarafların BA ve BS bildirimlerinin miktar ve adet olarak davacının takibe konu alacak miktarıyla uyumlu olduğu anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜ ile, davalının Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,2-Alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.05.2024 tarih ve 2023/933 E., 2024/556 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalının Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına karar verildiğini, ancak icra inkar tazminatı talebinin reddedildiğini, mahkeme kararında alacağın yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddedildiğini, ancak dosya kapsamındaki tüm incelemelerin, tarafların sunduğu belgeler ve BS ile BA bildirimlerinin incelenmesi neticesinde alacağın likit ve muayyen olduğunun mahkemece kabul edilmesi gerektiğini, özellikle taraflarca sunulan belgelerde, fatura adedi ve miktarı ile uyumlu şekilde BA ve BS bildirimlerinin yapılmış olmasının, alacağın davacının iddialarıyla örtüştüğünü ve bu nedenle itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiğini, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayanarak, borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini ve alacağın açıkça likit olduğunu , emsal Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, bu kararlarda, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerektiğinin, borçlunun alacağın miktarını tespit edebilmesi durumunda alacağın likit kabul edilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporları doğrultusunda müvekkilinin davalı borçludan takipte talep ettiği miktar kadar alacaklı olduğunun tespit edildiğini ve bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, mahkemenin gerekçesinde alacağın likit ve muayyen olduğunun kabul edilmesine rağmen, hüküm kısmında tazminat talebinin reddedilmesinin çelişkili olduğunu ve kararın bu yönüyle bozulmasını, ayrıca, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilmesine rağmen davalı tarafından bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın itirazın iptali talebi yönünden kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından iş bu davanın 27/09/2023 tarihinde açıldığı, davalı şirketin ticari sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde, davalının 14/12/2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye giriş kararı aldığı ve kararın 21/12/2022 tarihinde ilan edilerek yayımlandığı, sonrasında dava tarihinden önce 14/04/2023 tarihli genel kurul kararı ile terkinine karar verildiği ve terkin kararının 26/04/2023 tarihinde ilan edilerek yayımlandığı, davalının kuruluş tarihindeki adresinin "... Mah. ... Sk. No:... Avcılar/İstanbul" adresi olduğu, ancak bu adresin icra takibinden ve dava tarihinden önce "... Mah. ... Sk. No:... Avcılar/İstanbul" olarak değiştirildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket dava tarihinden önce tasfiye sonucunda ticaret sicil kaydından terkin edilmiş ve tüzel kişiliği sona ermiştir. Ancak tüzel kişiliğin gerçek anlamda sona erdiğinin kabulü için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması gerekmektedir. Davalı şirket aleyhine icra takibi bulunduğu sırada tasfiye işlemleri yapılarak tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Bu durumda ticaret sicil kaydından terkin edilen davalının tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar gözetilmek suretiyle tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile ticaret siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı vekiline makul bir süre verilerek, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmesi, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekmesine rağmen taraf teşkili sağlanmaksızın taraf sıfatı bulunmayan davalı huzuru ile yargılamaya devam edilerek karar verilmesi, davalının ticaret sicil kaydındaki güncel adresine Tebligat Kanunu uyarınca önce normal tebligat yapılıp, bu tebligatın iade dönmesi halinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapma yoluna gidilmesi gerekmesine rağmen, davalının eski adresi icra ve dava tarihinden önce değişmesine rağmen dava açıldığı tarihten itibaren tüm tebligatların bu eski adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılarak savunma hakkının kısıtlanması, kabule göre de; icra inkar tazminatı talebi yönünden gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasa aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu aşamada usulen kabul edilmiştir. Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297/1, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih ve 2023/933 Esas - 2024/556 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.