Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 1953/18 E. 1954/11 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
1953/18
Karar No
1954/11
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/51 KARAR NO:2025/1953 KARAR TARİHİ:25/06/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/11/2024 NUMARASI:2024/334 2024/779 DAVANIN KONUSU:Konut Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuan Tazminat. Taraflar arasındaki davada İstanbul 1. Tüketici mahkemesi ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R:Dava, konut sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat talebine ilişkindir. İstanbul 1. Tüketici Mahkemesince, ".. Taraflar .tacir olduğundan tüketici işlemi bulunmadığı, ticaret şirketinin yaptığı işlemlerin ticari iş mahiyetinde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 Sayılı Kanun kapsamında kalmadığı, ticari dava niteliğinde olduğu, açıklanan nedenlerle mahkememizin görev alanına girmediği, 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a ve 4/1-f maddeleri uyarınca eldeki dava mutlak ticari davalardan olup, davanın açılış tarihi de gözetildiğinde Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu durumun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği, mutlak ticari davalar niteliğinde olduğu, taraflar arasında bir tüketici işlemi bulunmadığından Davaya bakmakla mahkememiz görevli olmadığından mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İStanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında, sigortacı halefiyet hukuku ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahiptir. Bu nedenle dava dışı sigortalı ile davalı arasında dava görülmüş olsa idi hangi mahkeme davaya bakmaya görevli ise davacı sigortacının da açacağı davaya bakmaya aynı mahkeme görevlidir.Somut olayda da davalı ile sigortalı arasındaki ilişkinin 6502 S.K.nun 3. Maddesi anlamında bir tüketici ilişkisi olduğu, sigortalının davalıdan kişisel ihtiyacı için kurutma makinesi satın aldığı, bu nedenle davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden mahkememizin karşı görevsizliğine ve Mahkememiz ile İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı oluştuğundan dosyanın yargı yerinin belirlenmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. Somut olayda; uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Somut olayda;davacı ile dava dışı gerçek kişi arasında konut sigorta poliçesinin imzalandığı;çıkan yangın sonucunda konutta oluşan hasardan kaynaklı olarak sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya tazminat ödendiği; hasarın davalı tarafından üretilen kurutma makinasından kaynaklanması nedeni ile davalı üretici firmanın kusurundan kaynaklanan hasarın rücuen tazmininin talep edildiği; davacı sigorta şirketinin, sigortalının haklarına halef olarak davayı açtığı, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki kurutma makinası alım- satım sözleşmesinin davanın temel dayanağını oluşturduğu, bu hukuksal ilişkinde tüketici işlemi olduğu, bu nedenle davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlığın İstanbul 1.Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (T.C. YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO :2015/12875 -KARAR NO: 2015/10881) SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 25/06/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 1953/18, K. 1954/11, T. 17.01.1972, www.arakarar.com/karar/bam-karar-1953-18-e-1954-11-k-3cc45f23b289