Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2014/576 E. 2024/421 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2014/576
- Karar No
- 2024/421
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1794 KARAR NO: 2025/714 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2024 NUMARASI: 2014/576 E. - 2024/421 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Nakliyat sigortasından kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti.'nin (Eski ünvanı ... Ticaret Ltd. Şti.) Türkiye'den tüm dünya ülkelerine ihraç edeceği emtiaların davacı tarafından nakliyat blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalandığını, bir kısım ürünlerin davalılardan ... şirketinin sorumluluğunda Kayseri'deki fabrikalarından Mersin limanına taşınması sırasında 18.04.2012 tarihinde meydana gelen tren kazasında hasarlandığını, sigortalıya ait 12 konteynerden ikisi dışındaki konteynerde bulunan emtiaların hasarlandığı, davacının dava dışı sigortalısına hasar bedelini ödediğini, temlikname ile ve ödeme ile sigortalının haklarına halef olduğunu, bu sebeple ödenen bedelden sorumlu olan davalılara rücu davası açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı ... ile sigortalı arasında yazılı bir sözleşme olmamasına rağmen ürünlerin sigortalı fabrikalarından alınarak, Mersin Limanına götürülüp orada ilgili gemiye teslim edilmesine kadarki süreçte davalı ...'nın taşıyıcı olduğunu, taşıyıcı olduğu için de tren kazası sonuncunda meydana gelen hasar ve zarardan sorumlu olduğunu, diğer davalı ... Sigorta AŞ (... Sigorta AŞ)'nin ise ...' nın taşıyıcı sorumluluk sigortacısı olduğu için hasar nedeniyle meydana gelen zarardan bu davalı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kazanın trende taşınırken meydana gelmiş olması sebebiyle TCDD'nin fiili taşıyıcı olduğunu ve sorumluluğu bulunduğunu, bu sebeple aynı hasar nedeniyle TCDD aleyhine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20212/734 Esas sayılı dosyasıyla açtıkları davanın halen devam etmekte olduğunu, işbu davalarını ise tahsilde tekerrüre olmamak kaydı ile açtıklarını, davalıların davacının sigortasına ödediği bu bedeli talep edilmesine rağmen ödemediğini, bu nedenle aleyhlerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını, davalıların yasal süre içinde borca itiraz etmeleri sebebiyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili, savunmasında özetle; 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 2/a maddesine göre, 6102 sayılı TTK'nın n yürürlüğe girdiği tarihteri önce meydana gelen olayların hukuki sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükteyken gerçekleşmişse, o kanun hükümleri uygulanacağının, bu nedenle işbu davada 6762 sayılı TTK'nın uygulanması gerektiğini, davacının sigortalısı ile davalı arasında herhangi bir yazılı ve sözlü taşıma sözleşmesi olmadığını, davalının TCDD'den vagon kiralayan başka bir firmadan vagon kiraladığının da doğru olmadığını, davalının karayolu ve demiryoluyla taşıma işleri yapan bir şirket olduğunu, çoğunlukla konteynerler ile mal taşımacılığı yaptığını, asıl taşıyıcı olan gemi acentelerinin alt taşıyıcısı konumunda olduğunu, başka deyişle taşıma talimatlarını gemi acentelerinden aldığını, sigortalı mal sahibinden herhangi bir taşıma ücreti tahsil etmediğini, mal sahiplerinin gemi acenteleriyile yaptığı ulusal ya da uluslararası taşıma sözleşmeleri neticesi Mersin Limanına götürülecek mallarla ilgili olarak, gemi acentelerinin talebi ve talimatıyla ve onların alt taşıyıcısı olarak, TCDD Kayseri Boğazköprü İstasyonundan Kayseri ili dahiline karayoluyla ( kamyon ve TIR'larla ) boş konteynerlerin taşınması, Kayseri ili dahilinde, fabrikalarda, mal sahipleri tarafından doldurulan ve mühürlenen konteynerlerin yine karayoluyla TCDD Kayseri Boğazköprü İstasyonuna taşınması ve bu istasyonda yük vagonlarına yüklenmesi işnin müvekkili tarafından yapıldığını, bu aşamadan sonra ise, konteynerlerin demiryolunda taşınmasından müvekkilinin alt taşıyıcısı olan dava dışı ... AŞ'nin ve nihai taşıyıcı olan TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, gemi acenteleri tarafından müvekkiline devredilmiş herhangi bir taşıma senedi olmadığını, sigortalının ödediği bir taşıma bedeli de olmadığını, müvekkilinin bir ara taşıyıcı olup, 6762 sayılı TTK 787/1 maddesi gereği davanın ya ilk taşıyıcı olan gemi acentelerine ya da son taşıyıcı olan TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğüne karşı ikame edilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava dışı gemi acenteleri ... ile ... ( ... ) firmalarından aldığı talimatlarla, aynı firmaların gönderdiği konteynerler içerisine bizzat davacının sigortalısı tarafından yüklenen malları, karayoluyla TCDD Kayseri Boğazköprü istasyonuna dek taşıdığını, TCDD'ye ait vagonlara yüklediğini, müvekkilinin sorumluluğu altında gerçekleşen bu süreçte herhangi bir hasar meydana gelmediğini, konteynerler, bu aşamadan sonra müvekkilinin alt taşıyıcısı olan dava dışı ... Depoculuk AŞ'ne devredildiğini, bir demiryolu taşırnacılık şirketi olan ... AŞ'nin konteynerleri, sorumluluğu kendine ait olmak üzere kendisine ve TCDD'ye ait vagaonlarla, TCDD'nin lokomotifleri eşliğinde ve TCDD'nin hatlarında Mersin limanına taşınırken kaza ve hasarın meydana geldiğini, 6762 sayılı TTK'nın 787/1 madde hükmüne ve Yargıtay kararlarına göre bir ara taşıyıcı olan müvekkili şirkete karşı işbu davanın ikamesinin mümkün olmadığını, davacının, müvekkili şirketin taşıması sırasında zarar oluştuğuna dair bir delili olmadığını, davanın ... Depoculuk AŞ'ye ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ (Eski Unvan; ... Sigorta AŞ) vekili, savunmasında özetle; işbu dava konusu olayın 18.04.2012 tarihinde meydana gelmiş olması sebebiyle dava konusu uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak kanun 6762 sayılı TTK olduğunu, davacının sigortalısı ile davalı şirket arasında doğrudan bir taşıma sözleşmesi akdedilmediğini, davacının ihracata konu emtiasının karayolu ile tren taşımasına aktarılması ediminin yeri getirilmesi talimatının, davalı şirkete davacı tarafından değil gemi acenteleri tarafından verildiğini, davacının davalı şirket ile akdi bir ilişki bulunmamasından hareketle ilgili hükümler uyarınca işbu davanın doğrudan akdi taşıyana ikame edilmesi gerektiğini, diğer taraftan 6762 sayılı TTK 787/1 maddesine göre taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davalarının, birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine açılabilmesi için zıya ve hasarın bu taşıyıcının taşıdığı zaman içinde meydana geldiğini ispat etmesi gerektiğinin düzenlendiğini, dava konusu kazanın müvekkilinin sigortalısı diğer davalı ...'nın taşımayı fiilen gerçekleştirdiği zaman içinde meydana gelmediğini, davanın davalılara karşı ikame edilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan 21.05.2012 tarihli raporda belirtilen, tren taşımasında kullanılan vagonların davalı ... tarafından kiralandığı bilgisinin tamamen yanlış olduğunu, müvekkilinin sigortalısı ...'nın Mersin — Kayseri arası tren taşıma işini ... ve ...'a tevdi ederek birer alt taşıyanlık ilişkisi tesis ettiğini, ... ve ...'un vagon kiralanan şirketler değil bizzat demiryolu taşımasını üstlenen şirketler olduğunu, bu taşımaya ilişkin olarak davalı ... adına ... tarafından düzenlenmiş olan taşıma irsaliyelerinin dosyada mevcut olduğunu, üzerine aldığı demiryolu taşıma işini gerçekleştirmek üzere ise ... şirketinin TCDD ile bir anlaşma yaptığını, söz konusu taşımaya ilişkin faturaları TCDD ve ... adına kesmiş olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kazanın meydana geldiği demiryolu taşımasındaki kazanın meydana gelmesinde herhangi bir dahili bulunmadığını, kendisi de bir alt taşıyan olan ve taşımayı fiilen gerçekleştirmemiş olan diğer davalının ve dolayısıyla müvekkilinin sorumluluk sigortacısı sıfatıyla sorumluluğu bulunmadığını, ödemenin hatır ödemesi olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu savunarak, davanın pasif husumet yönünden ve esastan reddini istemiştir. İhbar olunan ... Sigorta AŞ vekili, savunmasında özetle; vagonda yapılan taşımalar sırasında üçüncü şahıslar üzerinde meydana gelebilecek hadiseler sonucunda sigortalıya düşecek hukuki sorumluluğun 0/08/2011/2012 tarihleri arasında ... sayılı üçüncü şahıs sorumluluk poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı bulunduğunu, ihbar dilekçesinde belirtilen poliçe incelendiğinde, dava konusu üçüncü şahıslara ait maddi ve bedeni zararlar nedeni ile, sigortalıya düşecek sorumluluk, teminat altına alınmış olup, ... sayılı poliçeye göre üçüncü şahıs maddi zararları nedeniyle azami sorumluluğun toplamda 500.000,00TL ile sınırlı olduğunu, davacı, davasını açmadan önce maddi zarar sebebi ile müvekkil şirkete başvuruda bulunmadığını, huzurdaki davayı ikame ettiğini, sigortalının kusurunun varlığı ile zarar miktarının ispatlanması zorunlu olduğunu, aynı zarar sebebi ile, müvekkili şirket aleyhine açılan davalar ile ihbarların mevcut olduğunu, bu dava dosyalarının da değerlendirmeye alınması gerektiğini savunarak, davalı ... Taş. Ve Depoculuk AŞ'ye ait konteyner ile, ''...'' sayılı vagonda yapılan taşımalar sırasında üçüncü şahıslar üzerinde meydana gelebilecek hadiseler sonucunda sigortalıya düşecek hukuki sorumluluğun, 10/08/2011/2012 tarihleri arasında ... sayılı üçüncü şahıs sorumluluk poliçesi ile müvekkili şirketçe sigortalandığını , sigortalının kusurunun varlığı ile zarar miktarının ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacının sigortalısı dava dışı Simfer firmasının ihraç ettiği emtianın taşınması hususunda davalı ... Ltd şirketi ile anlaşma yaptığı, ... firmasının ilk taşıyıcı olduğu, ... firmasının da TCDD ile sözleşme yaparak sigortalıya ait emtianın tren yolu ile taşınmasının TCDD' nin alt taşıyıcı olarak üstlendiği, TCDD' nin fiili taşımayı yapan son taşıyıcı konumunda olduğu, davalı ... sigorta (... Sigorta yeni ünvanı) ile davalı ... Ltd Şirketi arasında nakliyat sorumluluk abonman sigorta sözleşmesi akdedildiği, TCDD işletmeleri genel müdürlüğünün %100 oranındaki tam kusuru sebebi ile gerçekleşen kaza sonucunda dava dışı Sigortalıya ait emtianın hasarlandığı, hasar sebebi ile davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketinin TTK nun 1472 Maddesi uyarınca sigortalısının yerine geçerek rücuen tazminat talebine hak kazandığı anlaşılmıştır.6762 sayılı TTK nun 787/1. Maddesinde;"... Taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davaları birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine ikame edilmek lazımdır. Bu davanın aradaki taşıyıcı aleyhine açılabilmesi için, zıya ve hasarın bu taşıyıcının taşıdığı zaman içinde meydana geldiğini ispat etmek şarttır..."şeklinde düzenleme yapılmıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/1519 Esas, 2021/5242 Karar sayılı ilamında da,"... 6762 sayılı TTK’nın 787/1 maddesi “Taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davaları birinci veya sonuncu taşıyıcı aleyhine ikame edilmek lazımdır. Bu davanın aradaki taşıyıcı aleyhine açılabilmesi için, zıya ve hasarın bu taşıyıcının taşıdığı zaman içinde meydana geldiğini ispat etmek şarttır.” hükmünü haizdir. Somut olayda; davalılar arasındaki ilişki asıl taşıyan ile alt taşıyan ilişkisi olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 787. maddesi uyarınca her iki davalının müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Buna göre, davacıya, davayı davalılardan hangisine yönelteceğine ilişkin tercih hakkı sorulmak ve davalılardan ... Ltd. Şti.'nin hükmi şahsiyetinin sona erdiği nazara alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mümeyyiz davalının da diğer davalı şirket ile birlikte sorumluluğuna karar verilmesi isabetli görülmemiştir..." şeklinde hüküm oluşturulmuştur. Somut davada; davalı ... Ltd Şirketinin asıl taşıyıcı, TCDD nin de son taşıyıcı olduğu, davacı tarafından TTK nun 787/1. Maddesi uyarınca; mahkememizdeki dava açılmadan önce tercih hakkı kullanılarak davanın son taşıyıcı olan TCDD' ye yönelttiği, yapılan yargılama sonucunda, gerçekleşen zararının tamamının TCDD 'den tahsiline karar verildiği ve kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği, Mahkememiz dosyasındaki davalılar asıl taşıyıcı ... Ltd Şirketi ve asıl taşıyıcının sigortacısı olan ... Sigorta ( ... Sigorta) ya husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından; Davanın, pasif husumetten reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın davalılar açısından pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ (Eski ... Sigorta AŞ) vekilince katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zorunlu olarak husumet yöneltilen tarafın davalı ... şirketi olduğunu, kaza sonrasında ... ile fiili taşıyıcı TCDD arasında düzenlenmiş olan konteyner teslim tutanaklarının TCDD aleyhine açtıkları davada karşılarına çıktığını, TCDD'nin kaza nedeniyle ibra edildiğini iddia ettiğini, eldeki davanın da davalı ...'nın fiili taşıyıcı TCDD'ye imzalyıp verdiği bu belgeler nedeniyle açıldığını, bu tutanakların 03/05/2012 tarihli olup, 10 tane olduğunu, bu tutanaklarda "Gönderici firma, ... İnşaat San Tic Ltd nin imza ve temsil yetkili elemanı tarafından da imzalanan iş bu tutanak gereğince kazadan sonraki halleriyle konteynırlar ve içindeki mallar firmaya teslim edilmiştir. İşbu tutanak ile kaza dolayısıyla firma tarafından kuruluşumuz aleyhine tazminat talebinde bulunulmayacağı ve hukuki yollara başvurulmayacağı taahhüt altına alınmıştır. " yazılı olduğunu, ayrıca firmanın bu tutanağa konu taşıma işine ait içindeki eşya ile birlikte her bir konteyner dolayısıyla sigorta şirketi ile yaptığı sözleşme hükümlerinden dolayı TCDD aleyhine rücu vs nedenlerle dava açılamayacağını ve bu konuda doğacak tüm ödemelerin .. tarafından yerine getirileceği hususunun işbu tutanak ile tarafların karşılıklı iradesi ile taahhüt altına alınmış diye yazılı olduğunu, görüldüğü üzere ...nın bu tutanaklarla TCDD aleyhine dava açılmayacağı konusunda TCDD'ye garanti verdiğini, davalı ...nın, birinci taşıyıcı/asıl taşıyıcı olduğu için ki böyle bir garanti verme yetkisini kendisinde gördüğünü, her ne kadar ... vekilince 21/07/2014 tarihli dilekçede bu belgelerin müzayaka altında imzalandığı beyan edilmiş ise de bu konuda, yani belgelerin müzayaka altında imzalanmış olduğuna dair TCDD aleyhine dava açmadığını, bu belgelerin iptali için yasal yollara başvurmadığını, davalı fiili nihai taşıyıcı TCDD'nin sorumluluğunun sadece TTK taşıma ilişkisi hükümlerine ve sorumluluklarına göre değil BK, TBK haksız fiil- ağır ve tam kusur sorumluluğuna da yönelik olduğunu, bu durumda ve özellikle bahse konu ibranameler de dikkate alındığında müvekkili şirkete karşı TTK hükümlerine göre seçimlik hakkını kullanması gerektiği yönündeki zorlama ve yönlendirmelerin ne denli haksız, mesnetsiz ve yersiz olduğunun açıkça görüldüğünü, TCDD yanında ...'ya karşı da dava açmakta hakkı olduklarını, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davayı açtıklarını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin, müvekkilinin sigortalısı ...'nın asıl taşıyıcı olduğu yönündeki gerekçesinin dosyada mübrez bilgi ve belgelere aykırı olduğunu, davalı ...'nın ara taşıyıcı sıfatını haiz olduğundan ve konu hasarın ...'nın taşıması esnasında meydana gelmediğinden, 6762 sayılı TTK m. 787 uyarınca ara taşıyıcıya dava açılamayacağından bahisle davanın pasif husumetten reddi gerektiğini, müvekkilinin sigortalısı ...'nın, davacının sigortalısı dava dışı ... firmasına ait emtianın Kayseri-Mersin arası taşınması kapsamında, ... AŞ ve ... Tic. Ltd. Şti. isimli gemi acenteleri tarafından görevlendirildiğini, ... ile davacı sigortalısı ... arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı Akyapı'nın asıl/akdi taşıyıcı sıfatını haiz ... ve ... firmaları tarafından görevlendirilmesi üzerine ilgili emtianın ...'in deposundan Boğazköprü/Kayseri tren istasyonuna kadar nakliyesini gerçekleştirdiğini, Boğazköprü-Mersin demiryolu taşıması kapsamında da ... ve ...'u ayrı bir alt taşımacılık ilişkisi tesis ederek görevlendirdiğini, bu bağlamda, ..., ... ve ... ara taşıyıcı sıfatını haiz firmalar olduğunu, bu suretle ... ve ... ise demiryolu taşıma işini gerçekleştirmek üzere TCDD ile anlaşmış, taşımaya ilişkin faturaların ise TCDD tarafından ... adına düzenlendiğini, demiryolu taşımasının fiilen TCDD tarafından gerçekleştirildiğini, dava konusu hasarın TCDD'nin ağır kusuru nedeniyle ve TCDD'nin münhasır sorumluluğunda gerçekleştiğini, bu çerçevede, hasarın ...'nın ara taşıyıcı olarak gerçekleştirdiği Kayseri içindeki iç taşıma sırasında gerçekleşmediğinin de tartışmasız olduğunu, ...'nın asıl/ilk/akdi taşıyı olduğu yönünde hiçbir fatura, ödeme belgesi, dekont veya herhangi bir delil bulunmadığını, dava dışı sigortalı ... şirketinin , müzekkere ile kendisine taşıma sözleşmesini kimle yaptığının sorulması üzerine, 05.01.2016 tarihli cevabında, “…dava konusu olan ve zarar gören ürünlerimizle ilgili olarak taşıma işlemini ‘... Tic. Ltd. Şti. ünvanlı firma gerçekleştirmiştir.” şeklinde beyanda bulunarak davalı ... ile arasında bir taşıma sözleşmesi kurulmamış olduğunu, taşıma ilişkisinin ... ile kurulmuş olduğunu açıkça ifade ettiğini, ...'in 21.09.2016 tarihli müzekkere yanıtında ise ''Söz konusu dava kapsamındaki emtialar, ... Tic. Ltd. Şti. ve ... Acenteliği A.Ş. firmasının talimatı ile Kayseri vagon sahasının işletmecisi olan ... Tic. A.Ş.’ye, emtiaların Mersin Limanına sevki amacı ile teslim edilmiştir.'' dediğini, bu suretle davalı ...’nın taşıma işi talimatını ...’den değil, asıl/akdi taşıyıcı sıfatını haiz gemi acenteleri ... ve ... firmalarından almış olduğuun ortada olduğunu, bu itibarla, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinin düzeltilerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yönünde yeniden hüküm kurulmasını gerektiğini, ayrıca davacının istinaf başvurusunun da reddi gerektiğini, bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat blok abonman sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı ve onun sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili; davacının, dava dışı sigortalısı ile arasındaki nakliyat blok abonman sigorta poliçesi kapsamında, dava dışı sigortalıya ait emtiaların trenle taşınması sırasında 18.04.2012 tarihinde meydana gelen tren kazası sırasında hasarlanması üzerine hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı ... şirketinin sigortalının Kayseri'deki fabrikalarından alınan emtiaları Mersin Limanına kadar taşınması ve ilgili gemiye teslim edilmesi sırasında taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiği, davalı şirketin ev onun sorumluluk sigortacısı diğer davalının ödenen hasar bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalıların pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Mahkemece de belirtildiği üzere somut olayda, taşıma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın uygulanması gerekmekte olup anılan Kanunun 787/1'inci madde hükmü uyarınca, taşınan malın ziya ve hasara uğraması nedeniyle açılacak tazminat davası, asıl taşıyıcıya veya alt taşıyıcıya karşı açılabilir. Diğer bir deyişle, asıl ve alt taşıyıcıların müteselsil sorumluluğu söz konusu olamaz. Bu durumda, kural olarak mahkemenin davacıya davasının hangi taşıyıcıya hasren takip edeceğini sorması ve davacının belirttiği taşıyıcıya yönelik davaya devam edip, diğer davalı hakkındaki davayı reddetmesi gerekir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2706.2018 tarihli ve 2016/13451 Esas, 2018/4894 Karar sayılı kararı). Davacı tarafından aynı konuda ve aynı olaya ilişkin TCDD'ye karşı 28.12.2012 tarihinde Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/734 Esas sayılı dosyası ile de rücuen alacak davası açılmış olup işbu davada söz konusu davada mahkemenin 2019/258 Esas, 2021/46 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 441.369,49 TL alacağın 25/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den tahsiline karar verildiği, verilen kararın Yargıtayca onanarak 12/10/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmektedir. Bu durumda somut olayda, 6762 sayılı TTK'nın 787/1 maddesi uyarınca davacı tercih hakkını fiili taşıyıcı ... yönünden kullanmış olup onun aleyhine açtığı dava kısmen kabul edilerek kesinleşmiştir. Davacı burada hükmedilen miktardan fazla bir ödeme yaptığını ileri sürmemektedir. Ayrıca davalı ... şirketinin dava dışı TCDD ile imzaladığı belgelerin içeriğinin TTK'nın 787.maddesinde öngörülen sorumluluğu ortadan kaldırıcı nitelikte olmadığından davacı vekilinin bu konudaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Bu nedenle, mahkemece davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi yerinde olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ ( Eski Unvanı; ... Sigorta AŞ) vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davalı ... şirketinin asıl taşıyıcı değil alt taşıyıcı olduğunu ileri sürerek, kararın gerekçesinin düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece alınan 09.11.2017 tarihli bilirkişi raporu ile 27.04.2018 tarihli ek raporlara göre davalı ... şirketine dava dışı ... ve ... şirketlerince kesilen faturalardan davalı bu şirketin Kayseriden Mersine kadarki kara taşımasını üstlendiği, asıl ve akdi taşıyıcı olduğu, taşımayı ilk elden üstlendiği, dava dışı TCDD'nin alt ve fiili taşıyıcı olduğu ve taşıma sırasında hasarın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre davalı şirketin Kayseri Mersin arasındaki kara taşımasını üstlendiği ve TCDD ile fiilen taşımayı gerçekleştirdiği nazara alındığında davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 2-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsiline,3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.30.04.2025 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.