Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/227 E. 2022/149 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/227
Karar No
2022/149
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1590 KARAR NO : 2024/1869 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/05/2022 NUMARASI : 2021/227 E. - 2022/149 K. DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/05/2022 tarih ve 2021/227 E. - 2022/149 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2016/09138, 2015/70404, 2011/109102, 2003/33506 sayılı ve "... ...+ şekil", "...+ şekil", "... şekil", "... şekil" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2019/68113 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvurunun birbirine oldukça benzediğini, hatta birebir aynı olup davalı şahsın tescil ettirmek istediği işaretin müvekkili markaları ile iltibasa yol açacağını, dava konusu başvuruda yer verilen "B" harfinin görsel tasarımı ile müvekkiline ait görsel tasarımın birebir aynı olduğunu, müvekkili markasının yer aldığı sektörde tanınmış bulunduğunu, bu nedenle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-2279 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olduğu, markaların bütünsel algısı bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme tehlikesinin gündeme geleceği, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan orta düzeydeki tüketiciler nezdinde, markalar arasında bir irtibat kurulması ve davalı markasının, davacı markaları ile bağlantılı bir marka olarak algılanması, dolayısıyla iltibas ihtimalinin mevcut bulunduğu, somut uyuşmazlıkta tanınmışlıktan kaynaklanan bir tescil engelinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-2779 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, ilk derece mahkemesi kararının aksine marka başvurusuna itiraz aşamasında ileri sürülen davacı markaları ile başvuru konusu marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, marka işaretlerinin görsel olarak parçalara ayrılması suretiyle iltibas değerlendirilmesi yapılmasının marka hukuku ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, davacı markalarında esas unsurun tek başına "B" harfi olduğunu ve taraf markalarındaki "B" harfinin görsel tasarımın aynı bulunduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte taraf markalarındaki "B" harflerinin üzerinde yer alan şekillerin, markaların kapsamlarındaki tavukçuluk sektöründeki mal ve hizmetler bakımından yaygın olarak kullanıldığını, nitekim bu hususun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira tertip tarzı itibariyle dava konusu başvurunun, davacı markalarına yanaştırıldığı, bu durumun da en azından markaların ilişkilendirilmesine yol açacağı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, mahkemece bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/227, K. 2022/149, T. 08.06.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-227-e-2022-149-k-e98f575afb17