Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 1939/37 E. 2019/65 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 1939/37
- Karar No
- 2019/65
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1911 - 2024/1767 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1911 KARAR NO : 2024/1767 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2024 NUMARASI : 2024/462 Esas - 2024/430 Karar DAVACI : RAY SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 04/07/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 KR. YAZIM TARİHİ : 04/12/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ...nolu Kara araçları kasko Poliçesiyle sigortalı bulunan ... idaresindeki ... plaka nolu araç D100-10 karayolunu takiben Düzce istikametinden Sakarya istikametine doğru seyir halinde iken yolun sol tarafından karanlıktan aniden karayoluna fırlayan bir köpeğe çarpmak zorunda kaldığını, kaza sonrası tutulan kaza tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı, araç malikinin davacı şirkete yaptığı başvuru neticesinde kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasarın tespiti yönünden ekspertiz incelemesi yaptırılmış ve ekspertiz raporunda belirlenen 71.623,07 TL hasar bedeli 27.10.2023 tarihinde sigortalıya ödendiğini, bu ödeme ile davacı TTK hükümleri uyarınca sigortalısına halefiyet kazanmış olmakla alacak için Hendek İcra Müdürlüğünün 2023/1179 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğinin ardından davalı takibe itiraz etmiş olmakla takip durduğunu, davalı kazanın oluşumunda tam kusurlu olmakla itirazında haksız olduğunu, sigortalıya yapmış olduğumuz tazminata ilişkin başlatılan Hendek İcra Müdürlüğünün 2023/1179 sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile ,alacağın en az % 20"si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini , yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm tebligatların davalı idareye yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmiş olmasına karşılık taraflarına vekalet ücretine yer verilmediğini, ilgili durumun hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2024 tarih, 2024/462 Esas - 2024/430 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalının Hendek İcra Dairesinin 2023/1179 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK.'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptıktan sonra 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesine düzenlenen halefiyete göre ödediği tazminatının rücuen tahsili için davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açtığı, ilk derece mahkemesince davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. TTK.'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E. - 2019/65 K.) Davalı sigorta şirketi, davaya konu icra takibini sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur (Yargıtay İBK’nun 22/03/1944 tarih ve 1939/37 E. - 1944/9 K., 17/01/1972 tarih 1970/2 E. - 1972/1 K.). Bu açıklamalar uyarınca ilk derece mahkemesince görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenerek davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi yerindedir. 6100 sayılı HMK'nın 331-(2) maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedileceği, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkemece verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda karar verileceğinin hüküm altına alındığı, bu durumda ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı ile birlikte yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmetmesine olanak bulunmadığı, anılan hükümde yargılama giderleri ile vekalet ücretine ne zaman hangi mahkemece hükmedileceğinin açıkça düzenlendiği, bu nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/202 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*