İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/91 E. 2024/230 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/91
Karar No
2024/230
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/91 Esas KARAR NO : 2024/230 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı gerçekleşen ticari ilişkiden doğan 284.808,65-TL borcun uzun süre ödenmemesi sebebiyle 01.03.2024 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı icra takibi başlatılmış ve davalı/borçlu 14.03.2024 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine takip durdurduğunu, davalı yan takibe itiraz etmiş olmakla kısa bir süre sonra müvekkile haricen asıl alacak tutarında ödeme yaptığını, itirazın icra vekalet ücreti ve masraflarını ödememe niyetiyle yapıldığını, feri alacaklar yönünden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalı-borçlunun takibe yaptığı itiraz sonrası asıl alacağı tam olarak ödediği dikkate alınarak, davalının vekalet ücreti ve dosya masraflarından oluşan 46.739,74 TL'nin tahsili açısından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya üzerinden başlatılan haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, dava vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ayrıca davalı taraf uhdesine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ödeme emrinin 16.03.2024 tarihinde tebliğ olduğunu, henüz daha ödeme emrini tebellüğ etmeden müvekkili şirketin, davacı yana cari hesap alacağından kaynaklı bakiye borcunu 08.03.2024 tarihinde ödediği davacı yanın ikrarıyla da sabit olduğunu, davacı yanın iddia ettiği üzere doğan herhangi bir alacak olmadığı gibi bu alacağın faiz ve ferileri de borç ödendiğinden dolayı bulunmadığını, ödeme emri henüz tebliğ edilmediğinden müvekkil şirketin yaptığı ödemenin takipten önce yapılan ödeme olarak kabul edilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olması durumunda hesaplanacak alacak tutarında icra takip dosyası kesinleşmediğinden tahsil harcı istenemeyeceğinden hesaplama da dikkate alınmaması gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11-3.maddesi uyarınca itiraz süresi içinde ödeme yapıdığından icra vekalet ücretinin 3/4 oranında hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından ödeme emrinin tebliğinden önce ödeme yapıldığından dolayı vekalet ücretinin hesaplanmasında sadece ana paranın dikkate alınması gerekmekte olup, takip tarihinden sonra işleyecek faizin hesaba katılmaması gerektiğini, davacı yanın herhangi bir mevcut likit alacağı bulunmadığından tazminata esas alınabilecek bir alacağı bulunmadığından işbu isteminin reddinin gerektiğini, açıklanan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak sebeplerle, davacının hukuki yararı bulunmaması sebebiyle icra inkar tazminatı isteminin ve davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİ DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Eldeki dava ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı itirazın iptali davasıdır. Davacı ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişkiden doğan 284.808,65 TL borcun ödenmemesi sebebiyle 01.03.2024 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatılmış ve davalının 14.03.2024 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine takip durdurulmuştur. Davalı tarafından 08.03.2024 ve 13.05.2024 tarihlerinde asıl alacak haricen davacıya ödenmiş ancak feri alacaklar ödenmemiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu icra takibi başlatıldıktan sonra davalının asıl alacak tutarını ödediği ancak davalının ödediği tutar dikkate alınarak icra vekalet ücreti ile icra harç ve giderleri açısından ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... E. .... K. 28.02.2008 tarihli kararının; "Davacı, yargılama sırasında asıl alacaklarını tahsil ettiğini ancak icra takibine, icra takip masrafları ve icra vekalet ücreti yönünden devam ettiklerini bildirmiştir. Mahkemece, icra takibinden sonra ödendiği uyuşmazlık konusu olmayan asıl alacak dışındaki davacı talepleri yönünden inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme soncunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir."şeklinde olduğu aynı doğrultuda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E. ... K 31.05.2013 tarihli kararında; "Davacı/alacaklı vekili tarafından, davalı/borçlu aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile 39.911,56 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılarak, takip tarihinden itibaren icra giderleri, vekâlet ücreti ve asıl alacağa uygulanacak avans faizi ile birlikte alacağın tahsili istenmiştir. Takip dayanağı olarak da beş adet fatura gösterilmiştir. Ödeme emrinin 26.08.2011 tarihinde tebliği üzerine, davalı/borçlu tarafından 02.09.2011 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edilmiş ve aynı gün İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtiraz sonucu takibin durmasından sonra aynı gün içinde (02.09.2011) davacıya 39.911,56 TL tutarında ödemenin icra dosyası dışında “haricen” yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, davaya konu icra takibine davalı/borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce bu dosya üzerinde alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında sonuç doğuracak şekilde itiraz konusunda yerel mahkemenin bir karar vermesi gereklidir. Bu nedenle de alacaklının, itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir." şeklinde olduğu anlaşılmakla açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında 46.739,74 TL'nin tahsili için davalının yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 46.739,74 TL'nin tahsili için davalının yaptığı İTİRAZININ İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.192,80 TL karar ve ilam harcının daha önce yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.765,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 916,00 TL toplam harç ile davacı tarafından karşılan 50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ve talep edilmesi halinde yatırana iadesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/91, K. 2024/230, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-91-e-2024-230-k-55e308d256e8