İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/826 E. 2025/396 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/826
Karar No
2025/396
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/826 Esas KARAR NO : 2025/396 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/08/2023 KARAR TARİHİ : 21/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı sigortalı ..... Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketi arasında 21.01.2021 başlangıç, özel güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında sigortalının yönetimindeki sitenin güvenliğini sağlamakla yükümlü davalının kusurlu bir şekilde zarara sebebiyet vererek müvekkili şirket nezdinde sigortalı sitede hasara neden olduğunu, ..... Mah. ..... Sok. No:5 A Sarıyer / İSTANBUL adresinde bulunan ..... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan sitede güvenlik zafiyetinden kaynaklanan hasar nedeniyle sigortalıya 69.756,74.-TL tazminat ödendiğini, ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere bir geceden uzun bir sürede ve birden fazla kişi tarafından yapılabilecek bir hırsızlığın söz konusu olması ve daha önceden de bu tarz hırsızlık olaylarının görülmesi site yönetimi ve özel güvenlik görevlilerinin ihmali ve güvenlik zafiyetinden kaynaklandığını, davalının sözleşme çerçevesinde hırsızlık olayları ile ilgili sorumluluğunun belirlendiğini, Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüği ..... E. sayılı dosyasına vaki İtirazın 69.756,74.-TL alacak açısından İptali ile takibin 29.04.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Cevap Dilekçesinde özetle: Hırsızlık olayının ne zaman gerçekleştiğinin belli olmadığını, hırsızlık olayının ne zaman olduğunun bilinmediğini, yalnızca hırsızlığın olduğunun fark edildiği günün 17.06.2021 olduğunun beyan edildiğini, Maslak Şehit Mürüvvet Akpınar Polis Merkezi Amirliği'nde ifade veren .....'ın ifadesinden anlaşılacağı üzere, hırsızlık olayının tam tarihinin tespit edilemediği, aradaki 5 yıllık sürenin herhangi bir döneminde yaşanmış olması ihtimalinin olacağı, davanın davalı şirkete yöneltilmesinin nedeni hırsızlığın bu dönemde fark edilmiş olması olduğunu, ne zaman yaşandığı belli olmayan bir olay neticesinde davalı şirkete kusur yüklenilmesinin mümkün olmayacağını, İşbu olayın oluş tarihinin davalı müvekkili şirket SYD Korumanın davaya konu hırsızlığın gerçekleştiği ilgili projede faaliyet gösterdiği dönemde olup olmadığı "net" olmadığından, kendilerine rücu edilmesi, rücu edilmek istenmesinin hukuka ve mantığa aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından risk analizinin, ilgili site yönetimine risk analizi mail ve diğer iletişim araçları ile detaylı olarak iletildiğini, davalı müvekkilinin hukuki ve sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini, risk analiz raporunda, söz konusu hırsızlığın oluş yeri olarak tespit edilen C6 Blok arkası B etap ticari alan merdiven altında elektrik odasında kabloların kesilmiş olduğu alan ile ilgili müvekkilinin detaylı olarak keşif ve risk analizini ortaya koymuş olmasına rağmen ilgili site yönetimi tarafından dikkate alınmadığını davalı şirketin hem yazılı hem de tanık anlatımları ile de ispat olacağı üzere sözlü uyarı ikazlarda bulunduğunu, Sitede keşif yapıldığı takdirde görüleceği üzere ..... toplu yapı Sitesi kalabalık bir ziyaretçi kapasitesine sahip olduğunu, müvekkilinin risk analizinde sunmuş olduğu işletmelerden dahi içeriye girişler aleni olarak yapıldığını, söz konusu sitenin, “Açık AVM” konseptine sahip olduğundan “belirli ve tek bir girişi bulunmadığından” Müvekkili şirketin, sigortalı yönetime karşı, söz konusu yere dair güvenlik ile ilgili eksikliklerini ve acilen alması gereken önlemleri “Koruma ve Güvenlik Planıyla” da detaylıca ilettiğini, ilgili site yönetiminin söz konusu koruma ve güvenlik planıyla kendilerine iletilenleri yerine getirmemiş olmasının sonuçları da davalı şirkete yükletilemeyeceğini, söz konusu olayın davalı şirketin ilgili site yönetimine güvenlik hizmeti vermeye başladığı dönemden sonra ve hizmet vermeyi bıraktığı tarih aralığında meydana geldiğine dair ortada geçerli bir tespit, delil veya belge vb. bulunmadığını, Söz konusu kabloların yaklaşık 1 km uzunluğunda olması, kapıda zorlama izi olmaması, kabloların yaklaşık 7 metre yükseklikte ve 2 metre genişliğinde bir pano arkasında yer aldığını, 7 metre yükseklikte ve yarıçapı yaklaşık 20 cm olan bir kablonun bu şekilde çalınması, üst kısım hafif strafor ile kaplıyken bu bölümde birinin sürünerek ilerlemesi ve kabloları alması mümkün olmadığını, arz ve izah ettiğimiz nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın öncelikle davalı müvekkili şirket yönünden husumetten, mahkeme aksi kanaate ise usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : (Kapatılan)Küçükçekmece ...... İcra Dairesi ’nün ...... esas sayılı dosyası, ..... Sigorta, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, başlatılan Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. (Kapatılan)Küçükçekmece ..... İcra Dairesi’nün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 71.872,38 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 22.07.2024 tarihli raporunda; Sigortalı yaşam sitesinde, güvenlik hizmetleri sağlayan ..... firmasına ait güvenlik personellerinin yeterli derecede dikkatli olmadıkları ve güvenlik zafiyeti nedeniyle kimliği belirsiz kişilerin kabloları alıp götürdükleri kanaatine varılmıştır. Sonuç ve Kanaat: söz konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Danıştay 8.Daire Esas No: 2011/2237 Karar No: 2011/2623) sayılı ilamı uyarınca eksper raporunun hukuken geçerli bir belge olduğu kabul edilmiştir. “5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 2. maddesinin (n) bendinde (eski m bendinde); "Sigorta Eksperi", sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 22. maddesinde; sigorta eksperliğinin gerçek veya tüzel kişilerce yapılacağı belirtildikten sonra, sigorta eksperliği ile ilgili ayrıntılı düzenlemelere yer verilerek, sigorta eksperi olabilme koşulları, mesleki faaliyetlerinin kapsamı, denetimi ve faaliyetin gereği gibi yerine getirilmemesi halinde müeyyideler de belirlenmiş. Bu maddeye dayanılarak yürürlüğe konulan Sigorta Eksperleri Yönetmeliğinde, sigorta eksperliği kursları, sınavları ve stajı düzenlenmiş, stajı tamamlayanlara Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne başvurmaları üzerine Hazine Müsteşarlığınca ruhsatname verileceği belirtilmiştir. Davacı ...... Sigorta A.Ş.'nin, 29.04.2022 tarihinde, dava dışı ..... Yönetim Hizmetleri A.Ş. hesabına, (Hasar no ..... Sigorta anonim şirketi hesabından ..... Bankası A.Ş. - ıban .... şubesi nezdindeki TR ..... no.lu ..... Yönetim Hizmetleri A.Ş. hesabına yapılan ..... sorgu nodu EFT) açıklaması ile 69.756,74.-TL ödeme yaptığına dair ..... bank'a ait bir adet dekont sunulduğu, Küçükçekmece ...... İcra Dairesi ..... Esas 18.11.2022 Tarihli, İlamsız Takiplerde deme Emri Özetle; 1-Alacaklı : ..... Sigorta A.Ş. 2-Borçlu : ...... Koruma ve Özel Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. Rücu Bedi 169.756,74.-TL (29.04.2022 (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz)) İşlemiş Faiz : 2.115,64-TL Toplam Alacak :71.872,38.-TL 4-Borcun Sebebi : Rücu Bedeli 29.04.2022 (16.6.2021 tarihinde .... Mah. ..... Sok. No:5-A Sarıyer / İstanbul adresinde bulunan .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan konutta elektrik kablolarının çalınması sonucu oluşan hasar nedeniyle sigortalıya 69.756,74- tazminat ödenmiştir.) 69.756,74.-TL Davacı ..... Sigorta A.Ş. ödediği miktar kadar, T.C, Küçükçekmece ..... İcra Dairesi ..... esas ilamsız takiplerde ödeme emri ile takip başlatıldığı, Davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı alanda meydana gelen zarar nedeniyle yapılan ödemenin, rücuen tahsili istemi olduğu, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. Maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Rücu genel anlamda, başkasına ait borcu ifa eden kişinin asıl borçluya dönüp bunu istemesi olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle rücu hakkı, alacaklı karşısında, şahsen borçlu olsun ya da olmasın, üçüncü bir kişinin başkasına ait borcu ifa etmesi halinde, asıl borçludan talep edebileceği bir alacak hakkını ifade etmektedir. Sigortacının rücu hakkı, zarar sigortalarında geçerli olan halefiyet ilkesinden kaynaklanır. Halefiyet ilkesine göre sigortacı ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya dava açabilir (TTK.1472). Bu ilkenin bir sonucu olarak sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kişinin yerine geçer, onun halefi olur. Böylece, zarara neden olan kişilere karşı sigorta ettirenin açabileceği tüm davaları sigortacı açar ve meydana gelen zararın tazminine ilişkin talep haklarını kullanır. Ancak, sigortacı, zararın tamamını karşılamamışsa sigortalının ödenmeyen kısma ilişkin talep hakları sona ermez. Bu durumda sigortacı, tazmin ettiği zarar ölçüsünde sigortalının halefi olur ve zarardan sorumlu olan kişilere karşı rücu hakkını kullanır. Heyette bulunan uzman bilirkişinin “..... Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. nin kusurunun olmadığı” görüşünün kabulü halinde, davacı ..... Sigorta A.Ş. ödemiş olduğu tazminatın) davalıdan talep edemeyeceği, takdiri tüm hukuki değerlendirmesi tamamen Sayın Mahkemenize aittir. SONUÇ: İddia edilen hırsızlık olayının 2016 yılı ile 29.12.2021 tarihleri aralığında birden çok günlerde meydana gelmiş olabileceği, Sayın Mahkeme, İddia edilen hırsızlık olayının Davalı .... Özel Güvenlik şirketinin hizmet verdiği tarihler kapsamında meydana geldiğinin kabulü halinde; takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere, .... Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin kusurunun olmadığı, Ekspertiz Raporunda belirtilen elektrik kablolarının KDV hariç Kablo Bedeli: 420.705,36.-TL ve İşçilik Bedeli:126.406,38.-TL şeklinde belirlenen tutarın, kabloların maliyeti ve tesisi için gereken işçilik ücreti dâhil bedelin kadri maruf olduğu ve Raporun düzenlendiği tarihteki piyasa şartları çerçevesinde söz konusu hasarın giderilmesi için uygun bir tutar olduğu kanaati tarafımızda oluşmuştur. Davacı .... Sigorta A.Ş. nezdinde, .... Yönetim Hizmetleri A.Ş. adına, Maslak Sok. 4 Sarıyer/İstanbul adresinde, 21.01.2021 / 21.01.2022 tarihleri arasında geçerli .... sayılı Site Ortak Alan Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, Davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı alanda meydana gelen zarar nedeniyle yapılan ödemenin, rücuen tahsili istemi olduğu, Davacı ..... Sigorta A.Ş.'nin, 29.04.2022 tarihinde, dava dışı ..... Yönetim Hizmetleri A.Ş.. hesabına, 69.756,74.-TL ödeme yaptığına dair Vakıfbank'a ait bir adet dekont sunulduğu, Davacı .... Sigorta A.Ş. ödediği miktar kadar, T.C. Küçükçekmece ..... İcra Dairesi ..... Esas, İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile takip başlatıldığı, Heyette bulunan uzman bilirkişinin “..... Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin kusurunun olmadığı” görüşünün kabulü halinde, davacı ..... Sigorta A.Ş. ödemiş olduğu, tazminatı davalıdan talep edemeyeceğini bildirmiştir. Bilirkişi 07.01.2025 tarihli ek raporunda; 12.06.2024 günü yerinde yapılan inceleme esnasında görüldüğü üzere, elektrik panolarından kesilen kabloların tavan arasından tavalar içerisinden geçerek ilerlediği, tavan yüksekliğinin yaklaşık (7) metre olduğu, tavaların sürgülü kapaklarının vidalarla sık aralıklarla bağlantılı olduğu, zeminden (7) metre yüksekliğe kadar olan kısımdaki tavalar içerisindeki kabloların sökülmesi için merdiven veya benzeri iskelenin olması gerekmektedir. Bu alandaki tavalar içerisindeki kabloları söküldüğü var sayımıyla, tavan arasından ilerleyen tavaların içerisindeki kabloları çıkarmak için tavan ile alçıpan arasına geçilmesi gerekmektedir. Alçıpanın ince ve zarif malzeme oluşu nedeniyle şahıs/şahısların ağırlığını tartamayacağı, tavan arasından sürünerek ilerleme imkanının olmayacağı, aydınlatma imkanı olmadığı ve bloklar arası geçişlerin olduğu değerlendirildiğinde, şüpheli/şüphelilerin tavan arasında olan tavalar içerisindeki kabloları sökerek çıkartma imkanının olmayacağı değerlendirilmektedir. Yaklaşık (7) metre yükseklikte ilerleyen tavalar içerisindeki kabloların sökülebilmesi için yüksek merdiven veya benzeri iskelenin olması gerekir. Çalındığı iddia edilen kabloların metrajı, inşaat sahasının fiziki yapısı değerlendirildiğinde; hırsızlık olayını birden fazla kişilerin, birden fazla gün içerisinde yapabilecekleri, şayet gece yapılmış olduğu değerlendirildiğinde, aydınlatma sisteminin kurulması gerektiği, kabloların bulunduğu tavaların sac oluşu nedeniyle söküldüğünde ses çıkaracağı yönüyle şüpheliler tarafından risk teşkil edeceği, gündüz yapılması halinde ise, inşaat alanının faal oluşu nedeniyle diğer çalışanlar tarafından görülebileceği yönünden risk teşkil edeceği değerlendirilmektedir. Dava konusu hırsızlık olayının hangi tarihte olduğu bilinmemekle birlikte, 29.12.2021 tarihinde tespiti yapılan hırsızlık olayının, Sayın Mahkeme tarafından, Davalı ..... Özel Güvenlik şirketinin hizmet verdiği tarihler kapsamında meydana geldiğinin kabulü halinde; .....Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. Sözleşmenin Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 8.9. maddesi edimi kapsamında sorumluluğunu yerine getirerek işyerinin korunması yönünden alınması gereken tedbirleri Risk Analizi Raporu düzenleyerek Davacının dava dışı sigortalısına sunduğu, Raporun sunulduğu tarihten itibaren risklerin değerlendirilerek gerekli tedbirlerin alınması yönünde, geçen sürenin yeterli süre olduğu değerlendirilmekle birlikte, Davacının dava dışı sigortalısı, işyerinin güvenliğini yeterli sayıda güvenlik personelleri ile sağlanması yönünde teknik ve fizikli yönde yeterli seviyede tedbirleri almadığı yönüyle hırsızlık olayına sebebiyet verdiği, Dava konusu olayda; Davalı ..... Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. Davacının dava dışı sigortalısının sağlamış olduğu teknik ve fiziki imkânlarla güvenlik hizmeti verdiği, kendisine sağlanan teknik ve fiziki imkânlarla iddia edilen hırsızlık olayını önleme imkânının olmadığı, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sorumluluklarını yerine getirdiği yönüyle kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamına sunulan Savcılık soruşturma dosyası ve Koruma ve Güvenlik planı yukarıda 4.1. ve 4.2. Madde başlıkları altında incelenerek değerlendirilmiştir. Dosya kapsamının tekrar irdelenerek incelenmesi, yerinde yapılan incelemedeki tespitler, belgeler ve deliller, ihmaller ve kusur oluşturan olgular doğrultusunda, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, itirazların Kök rapora yenilik getirmeyeceği kanaatine varıldığını bildirmiştir. Tanık ......beyanında; "ben davalı şirketin operasyon müdürüyüm, 2018 yılından bu yana davalı şirkette çalışmaktayım. Sitenin güvenliği için sözleşme düzenlenmeden önce, keşfimizi yaptık keşiften sonra sözleşme düzenlenmeden önce risk analizimizi yaptık, risk analizimizi maslak 1453 site yönetimine sunduk, dava konusu hırsızlığın yapıldığı alanda kamera ve fiziki güvenlik yoktu, bunu site yönetimine bildirdik. Hatta bizzat ben kendim bildirdim, hırsızlığın ne zaman olduğu belli değildir, hatta bu kabloların çekilip çekilmediği de belli değildir, tesadüfen teknik personel kapının açık olduğunu görünce hırsızlık olduğu düşünülüyor. Kablolar yerden 4-5 metre yukarıdadır, hırsızın alması çok mümkün değildir, bizden önce sitenin 3-4 tane daha güvenlik firması vardı, fakat hırsızlığın öğrenilmesi bizim zamanımıza denk geldi. Sitede 139 tane fiziki güvenlik görevlimiz vardı, öncesinde 259 idi, aradaki fark kadar olan güvenlik personelimizi karşılama personeli olarak site yönetimi görevlendirdi, bizim çalışanlarımızdan başka karşılama personeli olarak başka bir firmanın çalışanları da vardı, biz emniyete sunduğumuz koruma planı çerçevesindeki alandan sorumluyuz hırsızlık bizim sorumlu olduğumuz bu alanda olmamıştır, buna rağmen kendilerini uyarmıştık, hırsızlık yapılan alandan sorumlu olan karşılama personelinin görevli olduğu diğer firmadır, buna danışma firması diyebiliriz fakat ismini şuan hatırlamıyorum, sitenin dükkanların altı olan kısım yani üst caddenin alt kısmı (-1 katı) henüz boştu, henüz kiraya verilmemişti. Kablo dahi çekilmemişti betonarme halde duruyordu, ışıklandırma da yoktu, olaydan sonra ışıklandırma ve kamera sistemi takıldı. Biz zaten risk analizimizde bu hususu belirtmiştik, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine göre; 6102 sayılı TTK ‘nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir.Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. ‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda; davacı sigorta şirketi halefiyetle birlikte temlik alan sıfatıyla iş bu davayı açmış ise de yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında aynı şekilde davalıların kusurlu olduğunu ispat etmekle mükelleftir. Davacı ile dava dışı ..... Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketi arasında 21.01.2021 başlangıç tarihli sigorta poliçesi bulunduğu, ..... Mah. ..... Sok. No:5 A Sarıyer / İSTANBUL adresinde bulunan sitede davalı arasında güvenlik hizmet sözleşmesinin bulunduğu, dosyaya celbedilen bilgi ve belgeler doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesiyle de tespit edildiği üzere, dava konusu hırsızlık olayının hangi tarihte olduğunun bilinmediği, kaldı ki hırsızlık olayının davalının hizmet verdiği tarihler kapsamında meydana geldiğinin kabulü edilse dahi, davalı şirketin işyerinin korunması yönünden alınması gereken tedbirleri Risk Analizi Raporu düzenleyerek davacının dava dışı sigortalısına sunduğu, dava dışı sigortalının, işyerinin güvenliğini yeterli sayıda güvenlik personelleri ile sağlanması yönünde teknik ve fizikli yönde yeterli seviyede tedbirleri almadığı yönüyle hırsızlık olayına sebebiyet verdiği, davalının dava dışı sigortalısının sağlamış olduğu teknik ve fiziki imkânlarla güvenlik hizmeti verdiği, kendisine sağlanan teknik ve fiziki imkânlarla iddia edilen hırsızlık olayını önleme imkânının olmadığı, davalının, meydana gelen hırsızlık olayında hizmet sebebiyle sorumluluğunun olmadığı ve davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin rücuen tazminat talebinde bulunma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.191,28 TL harcın mahsubuyla bakiye 575,88‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/04/2025 Katip ..... ¸ Hakim .....

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/826, K. 2025/396, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-826-e-2025-396-k-691092eefd5a